ISBN13 978-975-342-590-2
13x19,5 cm, 240 s.
Liste fiyatı: 29.50 TL
İndirimli fiyatı: 23.60 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
John Berger diğer kitapları
Görme Biçimleri, 1978
G., 1984
Ve Yüzlerimiz, Kalbim,
Fotoğraflar Kadar Kısa Ömürlü
, 1987
O Ana Adanmış, 1988
Picasso'nun Başarısı ve Başarısızlığı, 1989
Düğüne, 1996
Fotokopiler, 1997
2000 Yılında 25 Yaşına Basacak Olan Yunus, 1997
Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar, 1999
Kral, 2001
A'dan X'e, 2008
Kıymetini Bil Herşeyin, 2009
Bento’nun Eskiz Defteri, 2012
Uçuşan Etekler, 2014
Bir Fotoğrafı Anlamak, 2015
İstanbul'dan Gelen Telefon, 2016
Hoşbeş, 2016
Sanatla Direniş, 2017
Portreler (karton kapak), 2018
Portreler (sert kapak), 2018
Yedinci Adam, 2018
Manzaralar (karton kapak), 2019
Manzaralar (sert kapak), 2019
Top Sende, 2020
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Sesin Rengi
1. Basım
Liste Fiyatı: 38.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Buluştuğumuz Yer Burası
Özgün adı: Here is Where We Meet
Çeviri: Çevat Çapan, Gönül Çapan, Müge Gürsoy Sökmen
Kapak Deseni: John Berger
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Kasım 2006
4. Basım: Aralık 2018

John Berger'dan, geçen yüzyıla, göçüp gidenlere, tüm zaaflarıyla sevilenlere, yaşanmışlıklarıyla şehirlere duru, ışıltılı bir ziyaret... Lizbon, Krakow, Madrid, Cenevre, Islington ve Küçük Polonya'da, artık hayatta olmayan yakınlarıyla, annesi, babası, eski sevgilileri, öğretmenleri, ustaları, akademiden arkadaşlarıyla buluşup halleşiyor Berger. Hayata ve edebiyata dair güzel ve değerli olan ne varsa bu metnin içinden akıyor usul usul: tenin mucizesi, doğanın ve tarihin nimetleri, kibirinden feragat etmiş bir sevgi, ahlakçı olmayan bir etik ve hayatın neşesi, burukluğu ve sihriyle beslenen bir siyaset...

İÇİNDEKİLER
1. Lizbon
2. Cenevre
3. Krakow
4. Ölülerin Hatırladıkları Kadarıyla Bazı Meyveler
5. Islington
6. Le Pont d'Arc
7. Madrid
8. Szum ve Ching
81/2
OKUMA PARÇASI

Lizbon’dan, sayfa 11-15

Lizbon'daki bir meydanın merkezinde Luzitanya (yani Portekiz) servisi denen bir ağaç var. Dalları göğe doğru değil de, dışa doğru, yatay olarak gelişecek şekilde yetiştirildiği için, çapı yirmi metre uzunluğunda, su geçirmez dev gibi bir şemsiye oluşturuyor. Yüz kişi kolayca sığınabilir bu şemsiyenin altına. Ağacın boğum boğum kütlesel gövdesinin çevresinde daire biçiminde düzenlenmiş metal çubuklar taşıyor dalları; ağaç en az iki yüz yaşında. Ağacın yanında da üzerine geçenlerin okuması için bir şiir yazılmış, resmi bir ilan tahtası var.

Durup çözmeye çalıştım şiirin bir-iki dizesini:

... Ben senin çapanın sapıyım, evinin kapısıyım, beşiğinin de, tabutunun da tahtasıyım...

Meydanın başka bir yerinde tavuklar bakımsız otların arasındaki solucanları gagalıyorlardı. Masaların başına oturmuş adamlar da sueca oynuyorlar, seçtikleri kâğıtları bilgelik ve uysallık karışımı bir ifadeyle masaya bırakıyorlardı.

Burada kazanmak se...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Abidin Parıltı, “Ve ‘kente’ Berger gelir”, Radikal Kitap Eki, 8 Aralık 2006

Geçmiş çağırır. Gidilen, varılan yer neresi olursa olsun hatıralar bazen bir pranga bazen de bir gül demeti kıvamında kişiyi tutsak eder. Yetmişine gelinse bile çocukluğun ilk yıllarının etkisiyle bir şeylere dokunulur. Neredeyse hep o zamanlar anlamlandırılmaya çalışılır. Yani hayallerin ve hayal kırıklıklarının başkentleri, dokunulan, dokunulamayan, dokunulduğunda kaybedilen, hep orada, kişinin yanında olacak duygusuyla davrandığı ama birden bire göçüp giden insanlar ve hep o eski tatlar... Gelir gelir de kişinin yakasını bırakmaz. John Berger de son derece sakin ama bilgece yazdığı Buluştuğumuz Yer Burası kitabında geçmişe, o güzel insanlara, ömrünü tükettiği kentlere döner. Döner de ne yapar? Kendisinin yüzleştiği, hesaplaşma içine girdiği geçmişini bize anlatırken bugünü anlamlandırmamıza ışık olur. Hızdan feragat etmemizi, yavaşlayıp, önümüzden geçip...

Devamını görmek için bkz.

Anıl Gökoğlu, “Yazarların Kentleri / Berger’ın Kentleri”, Remzi Kitap Gazetesi, Sayı13, Şubat 2007

"Sokaklar hep kendini dolanır.

Yolculuk yollarda kalır."

Erol Hızarcı, Toprakaltı Sarayları

Yazarların mekânlarla özel bir ilişkisi olduğuna inanırım. Yazar kimi kez, mekânını da kendisi kurgulamayı seçer. Bu mekânlar, en az yaşadığınız kent kadar gerçek, değişken, devingen, içinde yaşanabilir, yolculuk edilebilir ve tarif edilebilirdir. Italo Calvino Görünmez Kentler’de İsidora’dan Zoe’ye onlarca kent düşler. "Görünmez Kentler", kendi deyimiyle, yazarın ‘kentlere yazdığı son bir aşk şiiri’dir. Bir mekân düşlemeye başladığınızda, bir zaman sonra düşleyen, düşlenenin üzerindeki yaratıcı denetimini yitirir. Düşlenen, başlangıç noktanızdan hareketle kendini tekrar tekrar kurar, değiştirir. Orası kimi zaman dönmek, kimi zaman uzaklaşmak istenilen yerdir. Her iki durumda da varlığını sizden bağımsız sürdürür....

Devamını görmek için bkz.

Turgay Fişekçi, “Yolunu kaybetmek istemeyenler için”, Sabah Kitap Eki, 24 Ocak 2007

John Berger, ülkemiz okurlarının sevdiği yazarlardan. Deneme, inceleme, roman, öykü... Farklı türlerde, her yazdığı ilgiyle karşılanıyor. Geçmiş yıllarda ülkemize sık sık gelmesi, yazarlarımızla dostluklar kurması, kitaplarında Türkiye'den, insanlarından, sanatçılarından söz etmesi bu ilginin kaynakları arasında olsa da temel neden farklı: John Berger, okurlara alışılmadık bakışlar, yaklaşımlar sunarken insanoğlunu, çağın, çağların temel sorunlarıyla yüz yüze getiriyor. Yazdığı her şeyde insanlığın yazgısını, mücadelesini, dünyayı anlama ve değiştirme çabasını temele yerleştiriyor. Bunu yaparken her insanın biricik, benzersiz olduğunu, her birinin ayrı bir dünyası, hikâyesi olduğunu da unutmuyor. En genel doğrularla en kişisel özelliklerden bir arada ve her ikisine de aynı değeri vererek söz ediyor.

Kentten kente anılar

Bu nedenle ne yazarsa yazsın, okuruyla kola...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova