ISBN13 978-975-342-253-6
13x19,5 cm, 120 s.
Liste fiyatı: 17.00 TL
İndirimli fiyatı: 13.60 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
John Berger diğer kitapları
Görme Biçimleri, 1978
G., 1984
Ve Yüzlerimiz, Kalbim,
Fotoğraflar Kadar Kısa Ömürlü
, 1987
O Ana Adanmış, 1988
Picasso'nun Başarısı ve Başarısızlığı, 1989
Düğüne, 1996
2000 Yılında 25 Yaşına Basacak Olan Yunus, 1997
Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar, 1999
Kral, 2001
Buluştuğumuz Yer Burası, 2006
A'dan X'e, 2008
Kıymetini Bil Herşeyin, 2009
Bento’nun Eskiz Defteri, 2012
Uçuşan Etekler, 2014
Bir Fotoğrafı Anlamak, 2015
İstanbul'dan Gelen Telefon, 2016
Hoşbeş, 2016
Sanatla Direniş, 2017
Portreler (karton kapak), 2018
Portreler (sert kapak), 2018
Yedinci Adam, 2018
Manzaralar (karton kapak), 2019
Manzaralar (sert kapak), 2019
Top Sende, 2020
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Tarihi Ayı Öfkesi
1. Baskı
Liste Fiyatı: 14.50 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Fotokopiler
izler, yazılar
Özgün adı: Photocopies
Çeviri: Cevat Çapan
Yayın Yönetmeni: Müge Gürsoy Sökmen
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kapak Deseni: Abidin Dino
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Temmuz 1997
5. Basım: Kasım 2018

Bir hayatı oluşturan her şey; siyasetin, iktisadın ve tarihin ötesinde, belki de berisinde, hayatlarımızı yaşanmış, yaşanılır kılan küçücük şeyler; günlerimizi ören, bizleri var kılan detaylar... İşte bunların kaydını tutmuş John Berger.

Sözcüklerle çıkardığı bu "fotokopi"lerde kendisinde sevgi dolu bir iz bırakmış kişileri anlatıyor: Bir yabancıya uydurduğu masallarda yaşayan Kathleen'i; hayatının son göçünü Le Corbusier'nin tasarladığı evden yapan André'yi; "Yeni tasarım, şaşırmak!" diyen Cartier-Bresson'u; bütün kısraklarına aynı adı veren Théophile'i; anlaşılmaz biçimde akıcı ve güzel resimleriyle Abidin Dino'yu; dağlarda bile mizah duygusunu kaybetmeyen Subcomandante Marcos'u...

Ve yavaş yavaş, hiç bir araya gelmez sanacağınız bu insanları Berger'ın kaleminden tanırken, yazarın istemeden eleverdiği otoportresi de belirmeye başlıyor gözlerinizin önünde.

İÇİNDEKİLER
1 Erik Ağacının Yanında Duran Kadınla Adam
2 Kucağı Köpekli Kadın
3 Omagh Yolcusu
4 Lacoste Kazaklı Adam
5 Bebek Arabalı Yaşlı Kadın
6 Eli Çenesinde Bir Genç Kadın
7 Tek Parça Deri Giysisi ve Başında Kaskıyla Kımıldamadan Duran Bir Adam
8 Bir Kayanın Altındaki İki Köpek
9 Le Corbusier'nin Tasarladığı Bir Ev
10 Bisikletli Kadın
11 Metroda Dilenen Bir Adam
12 Otların Üzerine Bırakılan Sayfalar
13 139. Mezmur
14 Sokak Tiyatrosu
15 Bir Bardakta Bir Demet Çiçek
16 Kaldırımda Güreşe Tutuşmuş İki Erkek Figürü
17 Atının Gemini Tutan Bir Adam
18 Sifnos Adası
19 Bir Ampulün Resmi
20 Antigone Gibi Bir Kız
21 Bir Dostu Konuşuyor (Güzin için)
22 Bir İneğin Başında Bekleyen İki Adam
23 Göğsünü Açan Bir Adam
24 Sabine Dağlarında Bir Ev
25 Bir Sepette İki Kedi
26 Şapkalı Bir Genç Kadın
27 Masaya Oturmuş Yemek Yiyen Erkekler ve Kadınlar
28 19 Numaralı Oda
30 Başkaldıran Subcomandante
OKUMA PARÇASI

"Le Corbusier'nin Tasarladığı Bir Ev", s. 39-42

André Paris'in varoşlarından Boulogne-Billancourt'daki evini terk etmeyi bekliyor. O bu evi kafasında her zaman bir yuva imgesi olarak taşımıştı; yirmi beş yıldır da zaten bu evde oturmuştu. Ancak ev aslında bir başkasına ait, bu da Amerikalı avukatlarla ilgili bir sorun.

Bir etan daha! diyor André. Belki de sonuncusu, bu benim için yüz yirmi dördüncü etan. Bu Rusça sözcük "transfer" anlamına geliyor. Gulag'daki tutuklular bir kamptan öbürüne gönderilmeleriyle ilgili olarak kullanırlarmış bu sözcüğü. Sık olmakla birlikte tutukluların gene de en korktukları şeymiş transferler. Bilinen şey dayanılmaz olsa bile, bilinmeyen bilinenden daha tehlikeli görünürmüş onlara. Daha o anda bitkin olan gövdeler, çoğu zaman yeni koşullara uyum göstermekte büyük güçlük çekermiş. Her transferde o küçük kimlikleri ya çevreye saçılır ya da kırılır, bu yüzden de toplanıp onarılması gerekirmiş.

André, Boulogne-Billancourt'daki evi boşal...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Turgay Fişekçi, “Çağımızın Öyküleri”, Cumhuriyet, 29 Aralık 1999

Çağımızın görüntüleri de denebilir John Berger'ın yazdıkları için. Görüntü ile öykülemeyi böylesine birleştirebilmiş başka bir yazar var mı, bilmiyorum.

Bildiğim, onun yazdıklarını okurken, duyarlık dünyasını paylaşırken hep görüntülerle baş başa olmamız.

Belki de bu özelliği, onu ülkemizde de sevilerek okunan yazarlar arasına kattı.

Fotokopiler'de yakından ya da kısa süreliğine tanıdığı insanların portrelerini çiziyor. Her şey, yani bir kişiliğin ortaya çıkması, üç-dört sayfa içinde gerçekleşiyor. Bu üç-dört sayfa kimi zaman bir roman, kimi zaman gerçek bir resim ya da fotoğraf izlenimi bırakıyor okurda.

John Berger'ın yazarlığının bir başka özelliği de dünyalı oluşu. O yalnızca yaşadığı ülkenin ya da ülkelerin insanlarını, sorunlarını anlatmıyor yapıtlarında, yeryüzünün her köşesindeki insanlara, onların sorunlarına, hayatlarına ve duyarlıkların...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova