ISBN13 978-975-342-083-9
13x19,5 cm, 166 s.
Liste fiyatı: 23.50 TL
İndirimli fiyatı: 18.80 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
John Berger diğer kitapları
G., 1984
Ve Yüzlerimiz, Kalbim,
Fotoğraflar Kadar Kısa Ömürlü
, 1987
O Ana Adanmış, 1988
Picasso'nun Başarısı ve Başarısızlığı, 1989
Düğüne, 1996
Fotokopiler, 1997
2000 Yılında 25 Yaşına Basacak Olan Yunus, 1997
Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar, 1999
Kral, 2001
Buluştuğumuz Yer Burası, 2006
A'dan X'e, 2008
Kıymetini Bil Herşeyin, 2009
Bento’nun Eskiz Defteri, 2012
Uçuşan Etekler, 2014
Bir Fotoğrafı Anlamak, 2015
İstanbul'dan Gelen Telefon, 2016
Hoşbeş, 2016
Sanatla Direniş, 2017
Portreler (karton kapak), 2018
Portreler (sert kapak), 2018
Yedinci Adam, 2018
Manzaralar (karton kapak), 2019
Manzaralar (sert kapak), 2019
Top Sende, 2020
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Sesin Rengi
1. Basım
Liste Fiyatı: 38.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Görme Biçimleri
John Berger ile yapılan BBC televizyon dizisinden
Özgün adı: Ways of Seeing
Çeviri: Yurdanur Salman
Kitabın Baskıları:
1. Basım (Yankı Yayınları): 1978
27. Basım: Eylül 2020

Türkiye'de bütün kitaplarıyla her zaman kendisine geniş bir okur kitlesi bulan John Berger'ın klasiğidir Görme Biçimleri. Dokuz basım yapan kitap, Berger'ın bir ekip çalışmasıyla BBC için yaptığı bir televizyon dizisinden kitaplaştırılmıştır.

Yayımlandığı 1972'den günümüze, yağlıboya resimden reklamlara, görselliği ve imgeleri anlamanın, eleştirel bir görme biçiminin manifestosu oldu bu güzel kitap. Metis Yayınları'nda da “görme” ile ilgili daha sonraki yayınlarımız için damar oluşturan esinleyici bir etkisi oldu.

Henüz okumadıysanız Görme Biçimleri'ne mutlaka bakmalısınız, ama okuduysanız daha anlatısal nitelikteki O Ana Adanmış'la devam edilebilir.

OKUMA PARÇASI

Açılış Bölümü, s. 7-10

Görme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir.

Ne var ki başka bir anlamda da görme sözcüklerden önce gelmiştir. Bizi çevreleyen dünyada kendi yerimizi görerek buluruz. Bu dünyayı sözcüklerle anlatırız ama sözcükler dünyayla çevrelenmiş olmamızı hiçbir zaman değiştiremez. Her akşam güneşin batışını görürüz. Dünyanın güneşe arkasını dönmekte olduğunu biliriz. Ne var ki bu bilgi, bu açıklama gördüklerimize uymaz hiçbir zaman. Gerçeküstücü ressam Magritte Düşlerin Anahtarı adlı resminde sözcüklerle görülen nesneler arasında her zaman var olan bu uçurumu yorumlamıştır.

Düşündüklerimiz ya da inandıklarımız nesneleri görüşümüzü etkiler. İnsanların Cehennem'in gerçekten var olduğuna inandıkları ortaçağda ateşin bugünkünden çok değişik bir anlamı vardı kuşkusuz. Gene de onlardaki bu cehennem kavramı –yanıkların verdiği acıdan olduğu ölçüde– ateşi her şeyi yutan, kül eden bir şey olarak görmelerinden doğmuş...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Olkan Özyurt, Radikal Kitap Eki, 1 Şubat 2002

John Berger'ın çevremizdeki görüntüleri nasıl algıladığımız üzerine yazdığı denemelerden oluşuyor. Berger kitapta görüntünün nasıl kodlandığı, sunulduğu ve çözüldüğü, bu işlemler yapılırken hangi ideolojik zeminler kullanıldığı anlatılıyor. Sanat tarihi üzerine, büyük yankı uyandırmış çok özel bir kitap. Görüntü okuma konusunda bizi bekleyen tuzakları anlamanızı sağlayan Görme Biçimleri'nin fotoğrafla ilgilenenler insanlar tarafından tekrar tekrar okuduğunu belirtelim.

Hasan Bülent Kahraman, “John Berger'ın görme biçimi”, Radikal Kitap, 11 Mayıs 2001

Yıllardır üniversitelerde görsel kültür, görsel ideoloji ve sanatsal çözümleme okuturum. John Berger'ın görselliği söz konusu ettiği kitapları ve yazıları özellikle başlangıç derslerinde vazgeçilmez bir kaynaktır. İlk baskısı 1972 yılında yayımlanan kitabı Görme Biçimleri'yse bugün neredeyse bir 'kanon' (klasik) niteliği taşıyor. Bu konularla doğrudan ilgili olmayan insanlar bile, belki öteki yazılarını değil ama özellikle o kitabı biliyor. Nedir onu bu kadar öne çıkaran?

Her şeyden önce Berger bu konuların bu derecede yaygınlık kazanmadığı bir dönemde konuyu televizyonda tartışmak ve olanları, insanların çağdaş dünyada neye maruz kaldığını onlara açıklamak istedi. Bu, aslında Berger'ın genel yaklaşımını göstermesi yönünden de ilginç bir nokta. Çünkü Berger, bütün o yazılarında daima iki noktayı gözetti. Öncelikle üslubunun çok açık, çok anlaşı...

Devamını görmek için bkz.

Ayşegül Engin, "Görme Biçimleri" , DüşLE Edebiyat dergisi, 26. sayı

Görme Biçimleri gerek düzenlemesi gerekse anlatımıyla farklı bir bakış açısı olan daha ilk sayfasında yerleşik görme biçimlerimizi sallamaya başlayan bir kitap.

Yazarın anlatımıyla özetlersek kitap yedi denemeden oluşmuştur. Denemelerin dördünde hem sözcükler hem de imgeler, üçünde yalnız imgeler kullanılmıştır. Yalnız resimlerden oluşan bu denemeler, yazılı denemeler gibi seyirci-okurun kafasında soru uyandırmak amacıyla hazırlanmıştır. Resimli denemelerde yayınlanan imgeler üzerine bazen hiçbir bilgi verilmemiştir. Yazara göre bu tür bilgiler dikkati, anlatılmak istenen şeyden başka yere kaydırabilir. Bu denemelerde konunun belli yanları dışında başka hiçbir şey üzerinde durulmamıştır. Yalnızca konunun çağdaş tarihsel bilinçlenmeyle aydınlığa çıkan yanları üzerinde durulmuştur. Amaç bir sorular süreci başlatmak olmuştur.

Yazarın amaçladığı bu süreç beni...

Devamını görmek için bkz.

Filiz Ateş, “Zamanın soytarısı değildir sevgi*”, Cumhuriyet Kitap Eki, 4 Aralık 2008

İnsan, ömrünün önemli bir kısmını insan olmaya çalışarak geçiriyorsa, onu çevreleyen dünyanın bilgisine, kendisine benzeyen diğerlerinin deneyimine ve zihnine ihtiyaç duyar. John Berger'in on yıllardır deneyimiyle, gördüğüyle, paylaştığıyla edinip kendi zihninden süzdüğü bu evrensel hikâye, aşkı anlamak, yaşamak isteyenlere yardımcı olabilir.

Küçük şeyler korkutuyor bizi. Ölümümüze sebep olabilen büyük şeyler cesaret veriyor. (s. 75)

John Berger'in son romanı, belirsiz bir kentte eczacılık yapan A'nın (A'ida) kendisi gibi direnişçi olan, ömür boyu hapse mahkûm edilmiş sevgilisi X'e (Xavier) yazdığı mektuplardan oluşuyor. Dünyanın herhangi bir yerinde, eşitsizliğe, adaletsizliğe karşı mücadele eden, bu nedenle zulüm gören herhangi iki insanın evrensel hikâyesini, aşklarını, karşı koyuşlarını anlatıyor bu mektuplar. Yalnızca çok sıcak olduğunu bildiğimiz bu kentteki mekânlar ve –İ...

Devamını görmek için bkz.

Özgür Taburoğlu, “Görme politikaları ve iktidar” Birgün Kitap Eki, 17 Nisan 2010

Görme duyusu, hem bir apaçıklık hem de bir belirsizlik taşır. Görülen şey, teşhirle, bilinmezliği beraberce kuşanabilir. Görme, görünüşle, yansımayla, gölgeyle ve yanılsamayla da karıştırılır. Birçok felsefi ve mistik öğretiye göre de hakikat, bu göz yanıltan görünüşlerin ötesinde aranmalıdır. Birçok yazınsal yapıtta, görünüşe aldanmak büyük yıkımların da habercisi olur. Bu yazınsal izleğe göre, güzelliğiyle aldatan bir kadın, gönül alan gösterişli bir adam ya da kimseyi bulamazsa, kendi güzel yansısına dalıp giden, bir aldatmacanın da içerisine çekilir. Orta yerde görünmenin, özellikle de alımlı ve çekici görünmenin, felaketlerle trajik bir işbirliği vardır çoğunlukla. Açık seçik ortada olmak, gözler önünde bulunmak, görünene ve görene zarar verecek bir apaçıklıktır. Bu yüzden, güzellikler gözlerden sakınılmalıdır. Kıskanç babaların ve kocaların, sevgililerin yaptığı da böylesi bir kırılga...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova