ISBN13 978-975-342-120-1
13x19.5 cm, 136 s.
Liste fiyatı: 18.50 TL
İndirimli fiyatı: 14.80 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Ursula K. Le Guin diğer kitapları
Yerdeniz, 6 Kitap Takım,
Mülksüzler, 1990
Yerdeniz Büyücüsü, 1994
Rocannon'un Dünyası, 1995
Balıkçıl Gözü, 1997
En Uzak Sahil, 1999
Kadınlar Rüyalar Ejderhalar, 1999
Atuan Mezarları, 1999
Tehanu, 2000
Yerdeniz Öyküleri, 2001
Bağışlanmanın Dört Yolu, 2001
Öteki Rüzgâr, 2004
Uçuştan Uçuşa, 2004
Dünyanın Doğum Günü, 2005
Marifetler, 2006
İçdeniz Balıkçısı, 2007
Sesler, 2008
Güçler, 2009
Lavinia, 2009
Rüyanın Öte Yakası, 2011
Aya Tırmanmak, 2012
Yerdeniz (6 Kitap Tek Cilt), 2012
Malafrena, 2013
Zihinde Bir Dalga, 2017
Lao Tzu: Tao Te Ching, 2018
Şimdilik Her Şey Yolunda, 2019
Yazma Üzerine Sohbetler, 2020
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Doyma Noktası
7. Basım
Liste Fiyatı: 18.50 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Dünyaya Orman Denir
Özgün adı: The Word for World is Forest
Çeviri: Özlem Dinçkal
Yayın Yönetmeni: Bülent Somay
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen
Kapak İllüstrasyonu: Tim White
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Eylül 1996
8. Basım: Haziran 2019

Ağaçlarda kardeş gibi yaşayan ve düşleri en az bizim gündelik yaşamımız kadar gerçek olan bir ırk, kendini "gerçekçi" Arzlılara karşı nasıl savunabilir?

1970'lerin başlarında yazdığı Dünyaya Orman Denir'de Le Guin ABD'nin Vietnam savaşı politikasına doğrudan göndermeler yapar. Arz, Athshe'ye uygarlık götürüyordu. Silahlar, sanayi, şehirler ve fahişeler. Tüm bunlara yer açmak için Athshe'nin yüzeyini kaplayan ormanları kesmek gerekecekti; zaten Arz'ın da ahşaba ihtiyacı vardı. Herşey yolundaydı yani. Ancak Athshe'nin yerli halkı olan ufak tefek tüylü yaratıkların dilinde "Orman" ve "Dünya" eşanlamlı kelimelerdi; ikisi de "Athshe" demekti. O güne kadar şiddeti,savaşmayı ve öldürmeyi tanımamış olan Athshe insanları dünyalarını -ormanlarını- yok olmaktan korumak için savaşmayı ve öldürmeyi öğrenmek zorunda kalacaklardı artık. Dünya kurtulsa bile aynı dünya olabilecek miydi peki?

LeGuin, Dünyaya Orman Denir için şunları söylüyor:

"Yazmak çoğunlukla zor ama keyifli bir iştir benim için; bu öyküyü yazması kolaydı ama pek keyifli değildi. Bana hiç seçenek bırakmadı. Ülserli bir patronun sekreterine mektup yazdırması gibi yazdırdı kendini bana. Ben orman ve düş üzerine yazmak istiyordum; yani belirli bir ekolojiyi içeriden bir bakışla betimlemek, biraz da Hadfield'in ve Dement'in uyku düşlerinin işlevleri ve düşün yararları üzerine görüşleriyle oynamak istiyordum. Ama patron ekolojik dengenin tahrip edilmesinden ve duygusal dengenin reddedilmesinden bahsetmek istiyordu. Oyun oynamak istemiyordu. Ahlak dersi vermek istiyordu. Ahlak dersi veren öyküleri pek sevmem, çoğunlukla iyilik duygusundan yoksun olurlar. Umarım bu öykü öyle değildir. Madem bir kere ahlak dersi vermek zorunda kaldım, şunu söyleyebilirim bir tek. Don Davidson olmak Raj Lyubov olmaktan daha da acı vericidir." – Ursula K. Le Guin

OKUMA PARÇASI

Açılış Bölümü, s. 5-9

Aklında bir gün evvelinden kalma iki şeyle uyandı Yüzbaşı Davidson; karanlıkta uzanırken bir süre onları seyretti. İyi olan: yeni kadın yüklü gemi gelmişti. İnanılır gibi değil. Burada, Centralville'delerdi, NAFAL'a göre Arz'dan yirmi yedi ışıkyılı, kopterle Smith Kampı'ndan dört saat uzaklıkta, Yeni Tahiti Kolonisi için ikinci çiftleşgen kadın grubu, hepsi sağlam ve temiz, 212 baş kullanıma hazır insan stoku. Ya da, en azından, yeteri kadar kullanılabilir. Kötü olan: Çöplük Adası'ndan gelen mahsul kaybı ve erozyonla ilgili rapor; tam bir bozgun. 212 baş yatağa atılabilir memeli vücudun görüntüsü Yüzbaşı Davidson'un zihninde, yağmurun sürülmüş toprağı çamura çevirip kırmızı bulanık bir çorba gibi incelterek kayalardan aşağı, hızla dövdüğü denize döktüğünü gördüğünde belirsizleşti. Erozyon, Smith Kampı'nı yönetmek üzere Çöplük Adası'ndan ayrılmasından önce başlamıştı, tanrı vergisi olan olağanüstü görsel hafızası sayesinde herşeyi çok net olarak hat...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Elif Akgül, "Dünyaya Orman Denir!", Bianet, 16 Kasım 2013

Gezi direnişinde Mehmet Ali Alabora’nın o ünlü “Mesele sadece ağaç değil, anlamadın mı” tweeti sanatçının başına dert olduğu kadar, direnişin belki de en çok paylaşılan sloganı haline geldi.

Çünkü Gezi, yaşam tarzına müdahale, işsizlik, polis şiddeti, kentsel dönüşüm, soylulaştırma, yerinden etme, muhafazakarlaşma, gözaltı ve tutuklamalar, üçüncü köprüye verilen Yavuz Sultan Selim ismiydi.

Gerçekten de mesele “sadece ağaç” değildi, keza, üçüncü köprü yapımında, Yavuz döneminde öldürülen binlerce Alevi kadar ağaç da öldürüldü, yüzlerce hayvan yurdundan edildi, ne var ki “insan olmayan”ın yaşam hakkı yine tali kalmıştı.

Oysa direniş tam olarak bu insan olmayanların varlığını savunanların, ekolojistlerin, hayvan özgürlüğü ve yaşam alanı savunucularının başlattığı bir direnişti. Amiyane tabirle, ilk sopayı onlar yemişti.

Belki de bu yüzden meselenin sadece ağaç olmadığı kadar ağacı...

Devamını görmek için bkz.

Pelin Ergül Kurt, "Bir Ursula Le Guin romanı", Gezite.org, 27 Eylül 2015

"Arzlı insan çamur, kırmızı tozdu. Athsheli insan dal ve köktü" [1]

Dünya’nın içinde, dünya kadardık başladığımızda ayrıntıları fark etmeye. Evreni düşündüğümüzde, giderek farklı dünyaların olabileceğini düşlemeye başladık. Düşledikçe insana verilmiş o en büyük hediyeyi fark ettik . Hayal gücümüzü...

Acemice sarıldık başlarda. Tedirgin, korku dolu gözlerle… Dehlizlerine girdik, karanlıklarından ışıklar yarattık. Çeşit çeşit biçimlere, renklere, varlıklara bulamaya başladık, elimizdeki o düş fırçasıyla aklımızın bize düş kurmak için ayrılan sınırsız yerine. Bizi her yanımızdan saran, körleştiren, köleleştiren düzene inat sıkı sıkıya kenetlendik o yere. Giderek özgürleştik o vahada. Daha da genişletmek için yeni keşiflere çıkmaya başladık. İşte Ursula Le Guin o vahaları genişleten fantastik ...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova