 | ISBN13 978-975-342-557-5 | 13x19,5 cm, 432 s. |
Liste fiyatı: 432.00 TL İndirimli fiyatı: 345.60 TL İndirim oranı: %20 {"value":432.0,"currency":"TRY","items":[{"item_id":"1059","item_name":"Malafrena","discount":86.40,"price":432.00,"quantity":1}]} |
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et |
Yerdeniz, 6 Kitap Takım, 0 | Mülksüzler, 1990 | Yerdeniz Büyücüsü, 1994 | Rocannon'un Dünyası, 1995 | Dünyaya Orman Denir, 1996 | Balıkçıl Gözü, 1997 | En Uzak Sahil, 1999 | Kadınlar Rüyalar Ejderhalar, 1999 | Atuan Mezarları, 1999 | Tehanu, 2000 | Yerdeniz Öyküleri, 2001 | Bağışlanmanın Dört Yolu, 2001 | Öteki Rüzgâr, 2004 | Uçuştan Uçuşa, 2004 | Dünyanın Doğum Günü, 2005 | Marifetler, 2006 | İçdeniz Balıkçısı, 2007 | Sesler, 2008 | Güçler, 2009 | Lavinia, 2009 | Rüyanın Öte Yakası, 2011 | Aya Tırmanmak, 2012 | Yerdeniz (6 Kitap Tek Cilt), 2012 | Zihinde Bir Dalga, 2017 | Lao Tzu: Tao Te Ching, 2018 | Şimdilik Her Şey Yolunda, 2019 | Yazma Üzerine Sohbetler, 2020 |
Diğer kampanyalar için |  |
|
| | Malafrena Özgün adı: Malafrena Çeviri: Cemal Yardımcı Yayıma Hazırlayan: Özde Duygu Gürkan Kapak Resmi: Caspar David Friedrich Kapak Tasarımı: Emine Bora |
Kitabın Baskıları: | 1. Basım: Temmuz 2013 | 2. Basım: Ocak 2020 |
Ursula K. Le Guin'in 1979'da kaleme aldığı Malafrena, yazarın diğer bazı öykülerinden tanıdığımız hayali ülke Orsinya'da geçiyor. Fakat yazarın diğer romanlarında da olduğu gibi, mekân hayali olmasına rağmen resmedilen ortam ve ele alınan meseleler son derece gerçekçi. Sansürün insanları susturduğu, kısıtlamaların her türlü muhalefeti engellediği, iktidarın katı ve kati bir hal aldığı bir ülke Orsinya. Malafrena Vadisi'nde ailesiyle birlikte yaşayan başkahraman İtale Sorde, işte tam da bu koşullarla mücadele etmek üzere güvenli aile toprağını terk edip siyasi çalkantıların hüküm sürdüğü başkente gidiyor. Amacı, devrimci idealleri doğrultusunda toplumun özgürleşmesine katkıda bulunmak — ama tüm iyi niyetine rağmen bunun hiç de kolay olmadığını öğreniyor. Özgürlük, devrim, ideallerle gerçeklik arasındaki kaçınılmaz çatışma ve bu çatışmanın getirdiği hayal kırıklığı, aşk, kimlik arayışı ve aidiyet gibi temaların öne çıktığı Malafrena, Le Guin'in sadece fantastik edebiyatta değil gerçekçi edebiyatta da usta bir yazar olduğunu kanıtlayan bir roman.  | İÇİNDEKİLER |
Birinci Bölüm - Taşrada
İkinci Bölüm - Sürgündekiler
Üçüncü Bölüm - Seçimler
Dördüncü Bölüm - Radiko Yolu
Beşinci Bölüm - Hapishaneler
Altıncı Bölüm - Olmazsa Olmaz Tutku
Yedinci Bölüm - Malafrena  | OKUMA PARÇASI |
Açılış Bölümü’nden, s.12-16. Yıldızsız bir mayıs gecesi, şehir uyuyor, nehir gölgelerin arasından sessizce akıyordu. Üniversitenin bomboş avlularının ötesinde, suskun çanlarıyla kilise kulesi yükseliyordu. Kilise bahçesinin dört metrelik demir kapısının tepesinde bir delikanlı vardı. Delikanlı demir süslemelere tutunarak içeri atladı ve bahçeyi geçip kilisenin kapısına geldi. Ceketinin cebinden büyücek bir kâğıt çıkarıp eliyle düzeltti, biraz aranıp bir de çivi çıkardı; eğilip ayakkabılarının birini eline aldı. Demir çubuklarla sağlamlaştırılmış kapının yukarılarına kâğıtla çiviyi yerleştirdi, ayakkabıyı kaldırdı, bir an durdu ve vurdu. Darbenin sesi karanlık taş avlularda yankılanırken gürültüden ürkmüş gibi yine duraksadı. Yakınca bir yerden birisi bağırdı, taşa sürünen demir sesi geldi. Delikanlı üç vuruşla çivinin tahtaya iyice gömülmesini sağladı, sonra ayakkabılarının biri ayağında, diğeri elinde, seke seke bahçe kapısına koştu. Elindeki ayakkabıyı dışarı attı, kapıya tırmandı, ucu parmaklığın sivri köşesine takılan ceketinden gelen yırtılma sesine aldırmadan kendini dışarı attı ve iki polisin oraya gelmesine ramak kala gölgelerin arasında kayboldu. Polisler kilise bahçesine bir göz atıp kilidi yokladı, kapının yüksekliğine dair aralarında Almanca tartıştı ve botlarıyla kaldırım taşlarını çınlatarak oradan uzaklaştı. Sakına sakına yaklaşan delikanlı tekrar ortaya çıktı, karanlıkta ayakkabısının tekini aramaya koyuldu. İçin için kahkahalar atıyordu. Aya... Devamını görmek için bkz. |  |
 | ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER |
Ömer Türkeş, “Bir zamanlar Orsinya'da”, Sabitfikir, Ağustos 2013 Hikayenin geçtiği zamana uygun düşecek şekilde, Malafrena'yı XIX. yüzyıl romanı tarzında kaleme almış Le Guin; Hugo'yu, Balzac'ı, Stendhal'i okuyormuşuz hissi veriyor. Edebiyatın yaşayan en büyük efsanesi kim diye sorulsa, aklıma ilk gelen isim Le Guin olur. Edebi ustalığının yanı sıra fantastik kurguya kattığı eleştirel ve politik boyut, türü entelektüeller katında da okunur kılıyor. Aslında onun gibi yazarları türlerle değerlendirmek düşülebilecek en büyük hata. Le Guin fantastik türe bağlanmışlıkla yazmıyor; başka dünyalara, başka yaşam formlarına dair hikayeler üretiyorsa eğer, bu başka bir dünyanın mümkün olabileceği inancından. İster karanlık olsun tasarımları, ister iyimser, Le Guin'in derdi şimdiki zamanla, verili olan dünyayla, bu dünyanın gidişatıyla. Malafrena'da, Le Guin'in alışılageldik romanlarından farklı bir zamanda ve yerde bulacaksınız kendinizi; 1800'lü yılların dünyasında, hayali bir Orta Avrupa ülkesi olan Orsinya'da geçiyor. 1825'te başlıyor hikaye. Roman kahramanı İtale Sorde, genç ve ateşli bir üniversite öğrencisi. Avrupa'yı saran savaşlar sonlanmış, Napolyon'un yanında yer alan Orsinya yenilmiş, hanedan iktidardan uzaklaştırılmış. Ülke Avusturya tarafından tayin edilen Grandüşes tarafından yönetiliyor. Gençliğini dedesinin kütüphanesinde Fransız Devrimi'ne dair kitaplar okuyarak geçiren İtale, arkadaşlarıyla birlikte devrim ve ... Devamını görmek için bkz. |  |
Bahar Çelik Omur, ''Özgürlüğü ararken'', Cumhuriyet Kitap Eki, 22 Ağustos 2013 Baskı ve sansür koşullarının egemen, düşüncenin suç olduğu, iktidarı eleştirenlerin hapishanelerde çürüdüğü bir ülke düşünün. Kuşkusuz ilk anda akla gelecek isim herkes için aynı olacak. Lakin bahsedeceğimiz hikâye gerçek değil hayali bir ülkede, Le Guin takipçilerinin iyi bildiği Orsinya’da geçiyor. Bir tarafta sansür baskı ve şiddet ile ülkeyi yönetenler, diğer tarafta korunaklı bir yaşam içerisinde hayatını sürdüren İtale Sorde’nin özgürlük arayışı. Ursula Le Guin’in 1979’da kaleme aldığı Malafrena hayali bir ülkede geçmekle birlikte anlatılanlar son derece gerçek meseleler. 19. yüzyılın ikliminde ilerleyen romanın başkarakteri İtale Sorde olmakla birlikte diğer karakterler de son derece güçlüler ve ondan geri kalmıyorlar. Hikâye yatılı okulda okuyan kahramanımız İtale Sorde’nin, yatılı okulu bitirdikten sonra Malafrena Vadisi’ndeki aileye ait çiftliğine geri dönmesi ile başlar. Babası onun için geleceğini çoktan planlamıştır ancak yatılı okuldaki eylemlerinden de daha başta anlarız ki Sorde’nin Malafrena’da kalmaya hiç niyeti yoktur, zira onun başka bir gelecek düşü vardır. Bu yüzden başkent Krasnov’a gitmek üzere hazırlıklarına başlar. Özgürlüğü aradığı yerdir Krasnov. Eğer özgürlüğün sahibi olursa onu başkalarına da dağıtabileceğini düşünür. Bu yolculukta Sorde’ye ailesinin desteği olmayacaktır. Her şeyi geride bırakıp yola çıkması gerekir. Konfor... Devamını görmek için bkz. |  |
Erim Bikkul, ''Özgürlük peşinde'', Radikal Kitap Eki, 12 Temmuz 2013 Küçükken ilk kez babasının elinde gördüğü, Taocu düşünce sistemine hayat veren geleneksel Çin metni Tao Te Ching’i bir türlü aklından çıkarmaz Ursula K. Le Guin. Nitekim kırk yıl boyunca ciddiyetle incelediği bu metni 1998 yılında kendi yorumuyla yayımlayacaktır. Doğu öğretilerinin yanı sıra feminizm ve anarşizm gibi akımlardan da etkilenen yazar, yarattığı hayali evrenlerde hemen her zaman siyasi bir tablo ortaya koyar. Türkçeye yeni kazandırılan romanı Malafrena, Le Guin’in yapıtları arasında oldukça farklı bir yerde duruyor. Yazarın diğer bazı öykülerine de evsahipliği yapan hayali Orta Avrupa ülkesi Orsinya’da geçen roman hiçbir fantastik öğe barındırmıyor örneğin. Detaylı biçimde tasvir edilen çok sayıdaki karakteri, hem siyasete hem de gönül meselelerine yer veren olay örgüsü, aristokrat sınıfın görkemli şatolarından fakir işçilerin yaşadığı kenar mahallelere dek çeşitlilik gösteren sahneleriyle roman, tipik bir 19. yüzyıl klasiği havası taşıyor. Nitekim Le Guin bu kitabı ve diğer Orsinya öykülerini yazarken en çok Rus edebiyatından esinlendiğini belirtmiş. Romandaki başlıca olaylar, Orsinya’nın Avusturya İmparatorluğu denetimi altında bulunduğu bir dönemde, 1825-1830 yılları arasında geçiyor. Başkahramanımız, Malafrena isimli dağlık bir bölgede birkaç nesildir toprak sahibi olan Sorde ailesinin tek oğlu İtale Sorde. Küçük kasabalarında gördüğü temel öğren... Devamını görmek için bkz. |  |
|