ISBN13 978-975-342-791-3
13x19,5 cm, 224 s.
Liste fiyatı: 252.00 TL
İndirimli fiyatı: 201.60 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Ursula K. Le Guin diğer kitapları
Yerdeniz, 6 Kitap Takım, 0
Mülksüzler, 1990
Yerdeniz Büyücüsü, 1994
Rocannon'un Dünyası, 1995
Dünyaya Orman Denir, 1996
Balıkçıl Gözü, 1997
En Uzak Sahil, 1999
Kadınlar Rüyalar Ejderhalar, 1999
Atuan Mezarları, 1999
Tehanu, 2000
Yerdeniz Öyküleri, 2001
Bağışlanmanın Dört Yolu, 2001
Öteki Rüzgâr, 2004
Uçuştan Uçuşa, 2004
Dünyanın Doğum Günü, 2005
Marifetler, 2006
İçdeniz Balıkçısı, 2007
Sesler, 2008
Güçler, 2009
Lavinia, 2009
Aya Tırmanmak, 2012
Yerdeniz (6 Kitap Tek Cilt), 2012
Malafrena, 2013
Zihinde Bir Dalga, 2017
Lao Tzu: Tao Te Ching, 2018
Şimdilik Her Şey Yolunda, 2019
Yazma Üzerine Sohbetler, 2020
AYIN ARMAĞANIAYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Rüyanın Öte Yakası
Özgün adı: The Lathe of Heaven
Çeviri: Aylin Ülçer
Yayıma Hazırlayan: Özde Duygu Gürkan
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Mart 2011
8. Basım: Şubat 2025

"Her şey rüya görür. Şeklin, varlığın oyunları, maddenin rüya görmesidir. Kayalar kendi rüyalarını görür ve yeryüzü değişir... Ama zihin bilinçli hale geldiğinde, evrim ivme kazandığında, işte o zaman dikkatli olmanız gerekir. Dünyaya karşı özenli olmanız gerekir. Yolu yordamı öğrenmelisiniz. İşin püf noktalarını, sanatını, sınırlarını öğrenmelisiniz. Bilinçli bir zihin, bilerek ve özenle bütünün bir parçası olmalıdır - tıpkı kayanın bilinçsiz olarak bütünün bir parçası olması gibi."

Herkes rüya görür. Peki ya bir gün rüyalarınız gerçek olsa? Hatta her rüyanızla gerçekliği sürekli yeni baştan yaratsanız? Le Guin her zamanki usta anlatımı ve özgün bakış açısıyla bu soruya yanıt arıyor. Denklemin bir tarafında, gördüğü rüyalarla tüm insanlığın ve hatta evrenin kaderini değiştirmeye muktedir gönülsüz bir kahraman, diğer tarafındaysa onun gücünü "faydalı işler" yapmak için kullanırken iktidar hırsına yenik düşen bir bilimadamı var. Gönülsüz kahraman omzundaki bu ağır yükten kurtulmak, herkes gibi dünyanın bir parçası olmak istiyor; bilim adamıysa bu olağanüstü yeteneği kullanıp daha iyi, daha "akılcı" bir dünyanın mimarı olmak.

Rüyanın Öte Yakası, hayal gücünü kamçılayan olay örgüsü ve derin felsefi boyutuyla Le Guin severlerin ve fantastik edebiyat tutkunlarının kaçırmaması gereken bir roman.

OKUMA PARÇASI

Giriş bölümü, s. 7-11.

Konfüçyüs de sen de birer rüyasınız ve sizin birer rüya olduğunuzu söyleyen ben de bizzat bir rüyayım. Bu bir paradoks. Gelecekte bilge bir adam belki bunu açıklayabilir; o gelecek on binlerce kuşak gelip geçmedikçe gelmeyecek.

CHUANG TZU: II

Akıntılarla taşınan, dalgaların elinde oradan oraya savrulan, okyanusun olanca gücüyle akıllara durgunluk veren mesafelere çekelenmiş denizanası, gelgitin dipsiz kuyusunda sürüklenir. Işığın parıltısını geçirir ve karanlığı içine alır. Herhangi bir yerden herhangi bir yere –çünkü denizin derinliklerinde pusula yoktur, daha yakın ve daha uzak, daha yüksek ve daha alçak vardır yalnızca– taşınan, savrulan, çekelenen denizanası öylece asılı kalır ve salınır; ayın hükümranlığındaki denizde gündelik dirimin uçsuz bucaksız nabzı atarken, onun nabzı belli belirsiz ve hızlıdır içinde. Öylece asılı kalan, salınan, nabız gibi atan bu en savunmasız ve güçsüz yaratığın en büyük silahı, varlığını, seyrini ve iradesini ellerine emanet ettiği o koca okyanusun gazabı ve kudretidir.

Ama buracıkta o inatçı anakaralar yükselir. Çakıllı sığlıklar ve sarp kayalar suyu delerek çırçıplak dışarı uğrar; ölümcül ışığın ve istikrarsızlığın yaşam idamesine elverişsiz o kurak, korkunç mekânına taşar. İşte artık, artık akıntılar aldatır, dalgalarsa ihanet eder, kayayla ve havayla çarpışmak için yaygaracı köpüklerle atılıp sonsuz döngülerini kırarak, kırılarak...

Her şeyiyle denizin sürüklemesinden olma bu yaratık,...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Ata Mert Binicioğulları, "Yeni bir dünya yaratmak ister miydik?", Notos Edebiyat Dergisi, Ağustos-Eylül 2011

Çoğumuz hayatın her sahasında bir şeylerin yolunda olmadığını, ideal olmadığını düşünürüz. Hep bir şeyleri değiştirebilmenin, kendi doğrularımıza çevirmenin peşindeyizdir. Belki bir bütün olarak inşa etmeyiz ama kafamızda bir ütopyamız vardır. Dünyayı ideal bir iyi-kötü, doğru-yanlış kavramları açısından eleştiririz. (Modernitenin içine doğmadık mı, sonuçta hepimiz Kant’ın çocuklarıyız.) Moderniteyle beraber bu kıstasları rasyonelliğe göre değerlendiririz. Aklı ve bilimi başköşeye oturturuz bu değerlendirmelerde. İdeal bir ahlak anlayışımız vardır. Peki ya bu değişim isteklerimizi gerçekleştirebilseydik dünya gerçekten çok daha iyi bir yer mi olurdu? Ursula Kroeber Le Guin, 1971 yılında yazılmasına rağmen Türkçeye yeni çevrilen romanı Rüyanın Öte Yakası’nda bu konuya eğilip bir pozitivizm ve determinizm methiyesi yapıyor.

Romanın başkarakteri George Orr, “etkili-rüya” diye adlandırdığı rüyalarıyla dünyayı değiştirebiliyor. Bu değişime tanıklık edenler dışındakilerin bellekleri de değiştiğinden, herkese dünya sanki başından beri bu yeni halindeymiş gibi geliyor. Karakterin adı tabii ki George Orwell’i hatırlatıyor, kitapta Cesur Yeni Dünya tamlamasını fark etmek çok da zor olmuyor zaten.

Rüyanın Öte Yakası’nda modern devlet hayatı kuşatmış halde. Yoğun bir takip düzeni ve otorite hali var. Uzun süredir devam eden küres...

Devamını görmek için bkz.

Oylum Yılmaz, "Yaşam bir rüyadır, bizi öldüren uyanmaktır", Sabitfikir, 25 Nisan 2011

Oldum olası Ursula K. Le Guin’in kimi çalışmalarının fantastik, kimilerinin bilimkurgu olarak değerlendirilmesine, romanlarının türlere ayrılmasına karşı çıkarım. Geldiğimiz noktada nasıl ki roman, hem kendi içinde bütün türleri ağır ağır hazmediyor ve hem şiiri hem öyküyü aynı anda içererek yepyeni bir biçim olarak karşımıza çıkıyorsa, Le Guin de, ne fantastikte ne bilimkurguda, sadece ve sadece bilinçle bilinçdışı arasındaki o kaotik ve büyüleyici yolda yürüyor çünkü. Üstelik bu ayrımsızlığı hemen her çalışmasında okumak mümkün, Türkçeye son çevrilen romanı Rüyanın Öteki Yakası da işte bu yürüyüşün en iyi örneklerinden biri.

Hikâyemiz bu yıllarda, şimdiki zamana pek benzemeyen bir şimdiki zamanda geçmekte. Asit yağmurlarının sürekli yağdığı, küresel ısınmanın son noktasına yaklaştığı, hastalıkların, açlığın, savaşların kol gezdiği bu dünyada kahramanımız George Orr,(Orwell’e hem kahramanın adıyla hem de romanın çeşitli önermeleriyle bariz atıflarda bulunmuş yazar) rüyalarından mustarip bir hasta olarak çıkar karşımıza. Aşırı derecede ilaç kullandığı için devletle başı derde girmiş, psikiyatrik bir hastalığı olup olmadığından şüphelenildiği için de kendisini rüya uzmanı Dr. Haber’in karşısında, Zorunlu Terapi seanslarında bulmuş bir adam olarak... Üzerinde pek çok test yapılmıştır Orr’un, ancak herhangi bir hastalığı olmadığı gibi son derece normal bul...

Devamını görmek için bkz.

Hazal Çamur, "Rüyanın Öte Yakası", kayıprıhtım.org, Temmuz 2011

Yalnız kendi varlıklarını yadsımış olanların oynamaya can attığı bir oyundur Tanrıcılık.

Söz konusu rüyalar olunca klişeleşmiş konuların hücumuna maruz kalma ihtimali biz okurları korkuturken, rüyaların o bilinmez ve tekinsiz âleminde gezip görebileceklerimiz de aynı oranda meraklandırır. Rüyalar âleminin kâbus sosuna batırılmış pembe kapılarının ardından ne geleceğini asla bilemediğiniz ve gündelik hayatımızda da kâh boğuştuğumuz kâh uyanmak istemediğimiz o rüyalarımızın bir de gerçek çıkmak gibi muzip huyları vardır. Hele bir de egomuza sağladığı o “üstün insan” olma hissi yok mudur… Ama bu durum ne kadar ürkütücü veya üstünlük hissi uyandırsa da hiç kimse George Orr’un yeteneğine ve onunu bilinçaltı ile durmaksızın yıkılıp yeniden inşa edilen dünyasına sahip olmamıştır. Yine de George’un şöyle bir sorunu vardır: onun düşüncesine göre, o kimdir ki dünyanın düzenine böyle etki edebilecek bir hakka sahiptir?

Kitabın derinlerine dalıp, rüyalar ile gerçeklerin aynı tezgâhta yoğruluşuna değinmeden önce, kitabın orijinal adı ve başarılarına değinmek en iyisi olacaktır.

Kitap Türkçeye Mart 2011’de kazandırılmış olsa da, ilk olarak 1971’de basılmıştır. Ne kadar üzücü ki bizler ancak 40 yıl sonra bu kitaba kavuşma şansına eriştik… Üzücü diyorum çünkü gerek yapısı gerek ise adaylıkları ve ödüllerine bakacak olursak ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınıza eminim.

Yay...

Devamını görmek için bkz.

Yankı Enki, "Tek gerçeklik rüyalar olursa", Taraf Kitap Eki, Nisan 2011

Edgar Allan Poe, Eureka adlı yapıtını “rüyaların tek gerçeklik olduğuna inananlara” armağan etmişti. Rüyalardan başka, insanın sıklıkla öznesi olup, anlamlandırmak için fazlasıyla uğraşıp durduğu kaç gerçekliği var ki? Rüyalar, Poe ve benzeri yazarlar sayesinde edebiyatın, Freud gibi biliminsanlarının sayesinde de bilimin vazgeçilmez içeriklerinden biri haline geldi. Belki rüyalar hakkında Poe’nun ya da Freud’un zamanınkilerden daha fazla araştırmaya, iddiaya ve yoruma sahibiz bugün. Ne var ki, rüyalarımıza ilişkin ne öğrensek ya da öğrendiğimizi sansak da, tekrar edebiyata ya da psikanalize dönmek kaçınılmaz bir durum bizim için.

Ursula K. Le Guin, rüyalar tek gerçeklik olursa, yani rüya ile gerçeklik arasında bir sınır kalmazsa, her şey “hem rüya hem da gerçek” veya “ne rüya ne de gerçek” olarak karşımıza çıkarsa insan bir özne olarak ne yapabilir onu sorguluyor Rüyanın Öte Yakası adlı romanında. İşte bu sorunun yanıtı bir bilimkurgu romanı için engin bir deniz, hele de bu romanın yazarı Le Guin ise.

Aslında Le Guin’in rüyalar üzerine yazdığı denemelerden konuya nasıl yaklaşabileceğini tahmin edebiliyoruz. O, rüyaların gerçeklik ile, bilinçdışının bilinç ile, hatta fantastik edebiyatın hakikat ile paralel bir biçimde ele alınmasından yana bir entelektüel. Yazarın Kadınlar Rüyalar Ejderhalar adlı Metis seçkisindeki denemelerini okumuş olanlar için b...

Devamını görmek için bkz.

Burcu Ayaz, "Bir rüya gör gerçek olsun", Radikal Kitap Eki, 25 Mart 2011

Sizden bir dünya yaratmanızı istesem nereden başlardınız? Binaları yok edip yerine uçsuz bucaksız yeşillikler koyar mıydınız mesela? Yoksa, uçan arabalar ve görünmezlik yeteneğine sahip insanlarla mı dolu olurdu dünyanız? Nasıl bir dil konuşulurdu? Kadın ve erkek dışında bir cinsiyet daha olsa? Ya da hiçbiri olmasa? Peki yarattığınız dünyanın haritasını çizebilir miydiniz? Ve bu şimdi yaşadığımız dünyadan ne kadar farklı olabilirdi? Detaylar çoğaldıkça sorulara cevap vermek de o kadar zorlaşırdı sanırım.

İşte Ursula K. Le Guin bunu sanki çay karıştırır gibi yapar. Üstelik bunu yaparken hiçbir şeyi şansa bırakmaz. Bir dünyanın içinde ne olması gerekiyorsa ya da olmaması, tüm detaylarıyla onun romanlarında yer alır. “Yerdeniz Beşlemesi” Le Guin’in fantastik yanına hayran olanlar için kutsal bir seridir. Tam da bu yüzden yeni kitabı Rüyanın Öte Yakası’nı elime alır almaz fantastik romanlarının vazgeçilmezi olan haritayı görmek için ilk sayfaya boşuna yöneldim. Zira Le Guin bu sefer Mülksüzler ve Karanlığın Sol Eli hayranlarını sevindiren bir bilimkurguyla çıkmış karşımıza.

Aslında her şey rüyaymış

Freud’un zihnimizin altını kazımaya başladığı yıllardan, belki de daha öncesinden beri, rüyalar insanoğlunun en büyük meraklarından. Bu zaafı en çok kullanan da kuşkusuz beyazperdenin dahileri. “Aslında her şey rüyaymış” k...

Devamını görmek için bkz.
 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2025. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X