ISBN13 978-605-316-464-7
13x19,5 cm, 152 s.
Liste fiyatı: 285.00 TL
İndirimli fiyatı: 228.00 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Sema Kaygusuz diğer kitapları
Sandık Lekesi, 2000
Doyma Noktası, 2002
Esir Sözler Kuyusu, 2004
Yere Düşen Dualar, 2006
Yüzünde Bir Yer, 2009
Karaduygun, 2012
Sultan ve Şair, 2013
Barbarın Kahkahası, 2015
Aramızdaki Ağaç, 2019
Gaflet, 2019
AYIN ARMAĞANIAYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Saf Canavar
Kapak Tasarımı: Emine Bora
İlk Basım: Nisan 2026

“Dünyasını yitirenler, ancak o zaman evreni keşfeder.

“İçime doğanı sakınacak değilim. Bundan kaçamam zaten. Ama gördüğünüz gibi anlattıkça kayıp veren ulu bir cahilim ben. Bir kelleyi bulmakla lanetli, kendi mahvımı anlatıyorum. Yazılmışla yazılamaz arasındaki sınırı hâlâ bilmiyorum. O yüzden gerekeni siz yapın lütfen. Bütün bu anlattıklarımla az sonra anlatacaklarımı ateşe tutmayı unutmayın.”

OKUMA PARÇASI

BİR LEOPAR GÖRDÜM.

Kemiklerime işleyen bir kış günü dizlerime kadar kara batmış, unutulmuş bir ormanın kıyısındaydım. Hayvan yolundan sapıp beni bulmaya mı geldi, yoksa çağırıldım mı, bilmiyorum. Yürüdüğü yeri dolduran göz kamaştıran bir iradeyle kendinden başka hiçbir şeyi içermeyen tastamam bir varlıktı. Altın ışıkların parladığı kürkünde, hareket ettikçe devinen kara benekler yüzünden aklımı kaçıracaktım. Kuyruğun bilinci, havada salınırken kurduğu denge, bildiğim hiçbir yasaya ait değildi. Kuyruğun bağlı olduğu kalp bir tek ormana açıktı. İstesem de leoparın evreninde yoktum. Ondan çıkan bütün imgeler tekrar ona dönüyordu. Ama yaklaştıkça biri daha belirdi fazladan. Bir kadın. Ya benden taşıyordu ya da leopardan. O ormanın sınırında günlerdir yolunu gözlediğim bir kadındı hayvanla aramızdaki gizli sözleşme. Leoparın değil, benim artığımdı.

ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

A. Ömer Türkeş, "Dışarıda değil, tamamen içeride", sanatatak.com, 15 Mayıs 2026

2016’da yayımladığı ‘Barbarın Kahkahası’ndan bu yana yeni bir Sema Kaygusuz romanı okumamıştık. 10 yıl süren sessizlik nihayet sona erdi ve Kaygusuz, şaşırtıcı bir romanla okuyucularla buluştu. Şaşırtıcı, çünkü ‘Saf Canavar’ edebiyatımızda az sayıda örneği verilen bir türde yazılmış; bilim kurgu motifleri de içeren özgün bir distopik roman. Malzemesini çok iyi kullanarak okuyucuyu hemen içine çeken bir hikaye anlatmış Kaygusuz. Tartışmaya değer pek çok konu başlığa açılabilir. Uygarlık eleştirisi en görünür olanı. Her katmanlı metin gibi ‘Saf Canavar’ da okuyucunun kendi kültüründen, tarihinden, dünya görüşünden taşıyacağı birikimle yeni anlamlara açılacak bir zenginliğe sahip.

Mira’nın Hikayesi

‘Saf Canavar’, Karabalık isimli bir kadının ağzından anlatılıyor. Ne tuhaf isim demeyin; O, karabalığı bulmakla görevli Karabalık Bekçisi. Bölgede soyu tükenmiş endemik bitki ve hayvanları yaşama döndürmekle görevli yüzlerce bekçiden biri.

“Bekçilerin her birinin toprağa yakın adı benimki gibi göreviyle belirlenmiştir. Ayıyı arayana Ayı Bekçisi, keçiyi arayana Keçi Bekçisi, ters laleyi arayana Lale Bekçisi dendiği gibi.”

Aklınıza ‘Ortalık ayı, keçi, lale kaynıyor, aramak da neyin nesi?’ sorusu düşmüştür belki de. Yanıtıyla birlikte distopyanın alanına gireceğiz. Bugünden çok çok uzak zamanlarda, Dersim bölgesinde, Munzur nehri civarlarınd...

Devamını görmek için bkz.

Aytun Aktan, "Hikâyeyi susturmak mümkün mü?", halktv.com.tr, 23 Mayıs 2025

Uzunca bir aradan sonra, yazar Sema Kaygusuz’un, Metis Yayınları tarafından yayımlanan, Saf Canavar romanıyla edebiyatın eşsiz tadına vardım. Ardışık iki okumanın ardından romanla ilgili duygularımın makamlarını aradım. Sarsılmıştım, çarpılmıştım. Zamanı kıran, yarattığı hislerle döngüselliği gerçekleştiren Saf Canavar hakkında yazmak için çok heyecanlansam da içimde bir yer bana romandaki dilin gücüne yetişemeyeceğimi söylüyordu. Ama öte yandan da hikâye anlatmanın yasaklandığı distopik bir evrenden kafamı kaldırmışken susmak olmazdı. Teknofaşist olarak tanımlanan dünyamızda ne yüzyıllarca uzak ne de tam bugünümüz olan Munzur dolaylarında, Milli Park’ın bekçileriyle kemikten, dişten, fosilden yeniden yaratılma evreninin sarsıcı hikâyesine davet ediyorum sizi.

Saf Canavar’ın dünyasında hikâye anlatmak yasak ama Karabalık Bekçisi ceza olarak kazınmış saçlarına, ses tellerinin kesilme ihtimaline ve hatta uyutulma riskine rağmen anlatmaya devam ediyor. Yok olan medeniyetlerin sözlüklerinde aranan, yeniden üretilen sözcüklerle duyguların makamları bulunuyor, sözlü kültür ve mitik anlatı damarı devam ediyor. Cümcümenâme, İsa’nın kemikten diriltme hikâyesi ve kutsal metinlerle kurulan bağ, yazarın önceki romanlarındaki mitik izleri takip ediyor. Ancak bu kez mit, geçmişe ait sabit bir referans değil de bugünü düşünmek için kullanılan canlı bir alan gi...

Devamını görmek için bkz.

Sibel Ünal, "Hafıza, Şiddet ve Kayıp Bir Geçmişin İzinde", oggito.com, 24 Mayıs 2026

Saf Canavar bize ne anlatır?

İçimizde sürüp giden, ehlileşmeyen bir sesin uğultusunu mu; yoksa bastırıldığında daha da büyüyen o karanlığı mı?

Distopik bir dünyadan seslenir. Ancak bu, basit bir distopya olmaktan öte; bastırılmış hafızanın, doğanın ve bedenin içinden yeniden kurulan bir alandır. İnanması güç bir doğayla baş başayızdır.Sema Kaygusuz, geçmişin silinmiş katmanlarını bugünün dilinde yeniden inşa eder. Bu karanlık evrende, bekçiler eşliğinde dolaştırır bizi. İzleri takip etmemizi ister. Konforlu değildir bu izleyiş; huzur da vermez.

Bakışa serilen görüntüler birbiri ardınca geçer önümüzden. Ayak bastığımız, havasını soluduğumuz bu diyarda, düşle gerçek arasındaki sınırda salınırız anlatı boyunca.

Yazarın kurduğu atmosfere hiç kuşku duymadan inanırız. Karabalık Bekçisi’nin peşine düşer, kurumuş nehir yataklarında yürür, yeraltı galerilerine iner, kelleşmiş tepelerde geziniriz. Adımlarımız, o kadın gibi sakınılmalı, tereddütlüdür.

Bu tarihsel mekân tekinsizdir, güven vermez. Neresi olduğunu ancak ilerledikçe anlarız; bize verilen ipuçları kadarıyla. Yasaklı sözcüklerin izin verdiği ölçüde. Fısıltılı.

Artık kayıp bir coğrafyada, yitik bir kültürün göstergeleriyle çevriliyizdir. Kıskıvrak yakalanmış, hapsedilmişizdir. Bu yeni gerçekliğin içinde, Karabalık Bekçisi’nin gördüğü, dokunduğu, kokladığı her şey...

Devamını görmek için bkz.
 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2026. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X