ISBN13 978-975-342-880-4
13x19,5 cm, 128 s.
Liste fiyatı: 17.50 TL
İndirimli fiyatı: 14.00 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Andrey Platonov diğer kitapları
Dönüş, 2009
Çevengur, 2010
Can, 2010
Muhteşem Vahşi Dünya, 2014
Çukur, 2017
Birbirimiz İçin Yaşayacağız, 2018
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Tarihi Ayı Öfkesi
1. Baskı
Liste Fiyatı: 14.50 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Mutlu Moskova
Çeviri: Günay Çetao Kızılırmak
Yayıma Hazırlayan: Özde Duygu Gürkan
Kapak Resmi: Kazimir Maleviç
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Eylül 2012
3. Basım: Ekim 2019

Rus edebiyatının geç keşfedilmiş ustalarından Andrey Platonov'un 1930'larda yazdığı Mutlu Moskova, Rusya'da ancak 1991'de, eski rejim yıkıldıktan sonra yayımlanabildi. Roman küçük yaşta öksüz kalan Moskova Çestnova'nın etrafında dönüyor. Hayatı keşfetmeye çalışan, içi içine sığmayan Moskova meslekten mesleğe ve bir romantik ilişkiden diğerine geçerken hem değişik tecrübeler yaşıyor hem de ilginç karakterlerle karşılaşıyor.

Moskova'nın yaşadıkları ve tanıştığı kişiler üzerinden, insan ruhunu amansız bir savaş meydanına çeviren karşıt güçleri de ustalıkla betimliyor Platonov: Birilerine, bir şeylere bağlanma ihtiyacı ve bu bağlılıktan duyulan korku, mantık ve duygular, toplumsal benlik ve bireysel benlik, bir şeyler yapma arzusu ve bu arzuyu öldüren nafilelik hissi...

Tıpkı Platonov'un diğer eserleri gibi, Mutlu Moskova da Stalin dönemindeki idealist propagandalara karşılık toplumsal gerçekliği gözler önüne seren, insana dair ebedi ve ezeli meseleleri kurcalayarak varoluşu sorgulayan, her cümlesi yazarın özgün zihninin ve kaleminin damgasını taşıyan bir roman.

OKUMA PARÇASI

Açılış bölümü, s. 7-9

Güzün son demlerinde sıkıcı bir gece vakti, karanlık bir adam elinde meşale geçti sokaktan koşarak. Sıkıcı rüyasından uyanan küçük kız evinin penceresinden gördü onu. Sonra sağlam bir tüfek sesi ve kederli âciz bir çığlık duydu – galiba meşaleli adamı öldürmüşlerdi. Az sonra birçok uzak silah sesi ve yakınlardaki hapishaneden yükselen uğultu işitildi... Küçük kız uykuya daldı ve ilerleyen günler boyunca gördüklerini unuttu gitti: Henüz çok ufaktı ve müteakip yaşamı, vücudunun içinde ilk çocukluğun hafızasını ve aklını ebediyen örtmüştü. Yine de ileri yaşlarına değin yüreğinde –hafızasının solgun ışığında– isimsiz bir adam, beklenmedik bir anda, ansızın kederle ayaklanıp koşmaya başlardı ve geçmişin karanlığında, büyümüş çocuğun yüreğinde ölüp giderdi tekrar. Açlık ve uykunun orta yerinde, aşk yahut başka bir gençlik hazzına kapılmışken ölünün kederli çığlığı uzaklardan, vücudunun derininden ansızın yükseliverir ve genç kadın yaşamasını derhal değiş...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Ahmet Büke, ''Can ve Mutlu Moskova neden bizdendir?'', Birgün Kitap Eki, 5-18 Ocak 2013

Platonov. Ben ona abi diyorum. John Berger ne diyor bilmiyorum. Ama o da seviyor Platonov’u.

Biz onunla Beyoğlu’nda kitapçıda tanıştık. Çok yorgunduk. Dolmabahçe’den kalkan rüzgâr yaz sıcağını dindirmiyordu bir türlü. Kitabını uzattı: Can.

Uzaylı olduğuna dair laflar vardı ortada. Uzak gezegenlerden gelmiş. Sibirya’da indirmiş can kurtaran mekiğini. Köknar ormanına dalmış alet. Bir iki fidanı yıkmış. Yaban domuzu sürüsünü ürkütmüş. Kurt yuvasının yanına, gübre yığınının üzerine düşmüş.

***

Tam o anda, Joaquin Phoenix, The Master’ın senaryosunu okuyordu ve tiner damlattığı içkisini yudumlarken radyoyu açtı: http://www.youtube.com/watch?v=FPZsYAphUSg

***

Şiirci’de oturduk ve karşıda peruk satan dükkânların ışıkları yandı. Bana bunları anlattı. Uzaylı yalanını herkese inandırmış. Tam da “Abi, g...

Devamını görmek için bkz.

Serpil Gülgün, ''Platonov’un gücü'', Milliyet Kitap Eki, Eylül 2012

Güzün son demlerinde sıkıcı bir gece vakti, sıkıcı rüyasından uyanan küçük bir kız, evinin penceresinden bakar ve elinde meşale, sokakta koşan bir adam görür. Platonov’un 1930’larda yazdığı tıpkı Zamyatin ya da Bulgakov gibi sansüre uğrayan ama ancak KGB’nin 'edebiyat arşivini' açmasıyla 1980’lerde okurun karşısına çıkan romanı Mutlu Moskova işte böyle başlar.

Küçük kız uykuya dalar ve gördüklerini unutur gider: Tüfeğin patlayışı. Sonrasında kopan kederli, aciz çığlığı. Çığlığın ardı ardına patlayan silah sesleriyle yakınlardaki hapishaneden yükselen uğultuya karışması...

Ekim devrimi

Ama gelgelelim ilerleyen yıllarla birlikte küçük kızın yüreğinde, "Hafızasının solgun ışığında", isimsiz bir adam, ansızın beklenmedik anlarda; kimi zaman dans sırasında, kimi zaman bir şeyler atıştırırken ve kimi zaman da uykusunun orta yerinde; kederle ayaklanıp koşmaya başla...

Devamını görmek için bkz.

Asuman Kafaoğlu-Büke, ''Bu Moskova başka Moskova'', Radikal Kitap, 21 Eylül 2012

Joseph Brodsky, Andrey Platonov için yirminci yüzyılın en büyük edebiyatçılarından biri der; buna rağmen bu büyük edebiyatçıyı kendi dilinde ölümünden kırk yıl sonra, tüm dünyada ise okurlar yeni yeni tanımaya ve değerini anlamaya başladılar. Brodsky de yıllar sonra ancak okuyabilmişti hayran olduğu Platonov’u ve “Edebi başyapıtlar yasaklandığında, zaman tahrif edilmiş olur” sözlerini Platonov için söylemişti. Onlarca yıl Sovyetler Birliği’nde yasaklanan yazarın tamamlanmamış romanı Mutlu Moskova Brodsky’nin ne denli haklı olduğunu gösteriyor.

Mutlu Moskova başkenti değil, bir genç kızı anlatıyor. Moskova, anne ve babasını küçük yaşta yitirmiş bir kız, verildiği yetimhanede kendisine Moskova adı veriliyor. Geçmişinden bir tek anı var zihninde, o da bir adamın elinde meşaleyle koşarken vurulduğu bir sahne. Bu aynı zamanda Ekim devriminin başlangıcı. Moskova, devrim çocuğu, dev...

Devamını görmek için bkz.

Elif Tanrıyar, ''Parlak renklerin ardına saklanmış bir öykü...'' Sabah Kitap Eki, 14 Eylül 2012

Andrey Platonov, son derece parlak bir çıkış yaptığı yazarlık kariyerinden maalesef aynı hızla inmek zorunda kalmıştı. Bunun nedeni yeteneğinin zayıflamasıyla falan ilgili değildi.1926 yılından itibaren kısa öyküleri yayınlanmaya başlanan ve yeteneğinin Maksim Gorki tarafından keşfedilmesiyle de parlak bir başlangıç yapan Platonov, maalesef daha neredeyse kulağındaki alkış sesleri dinmeden, girdiği parlak salonlardan aynı hızla geri yollanıvermişti. Çünkü başta Stalin olmak üzere dönemin pek çok ileri geleni yazdıklarını sert bir şekilde eleştirmeye ve hoşnut kalmamaya başlamıştı. Sonuçta şöhret yıldızı, II. Dünya Savaşı sırasında yaptığı savaş muhabirliği döneminde kazandığı başarılar hariç bir daha parlayamadı. 1951 yılında da, henüz genç bir yaşta, 52 yaşındayken, çalışma kampından dönen oğlundan kaptığı tüberküloz sonucu öldü. Böylesine parlak bir kalem için ne...

Devamını görmek için bkz.

Ömer Özgüner, ''Platonov'un mutlu, yalnız Moskova'sı...'', Vatan Kitap Eki, Ekim 2012

Kıymeti hem ülkesinde hem de dünyada daha yeni yeni bilinen bir yazar Andrey Platonov... Rusya’nın Sovyetler Birliği olduğu dönemin yazarlarından olan, hayranı olduğu Stalin tarafından yasaklanan… Onun son eseri olan Mutlu Moskova aşkı arayan, bulamayan insanların hikâyesini derin ve şiirsel bir dille anlatıyor. İnsanı şaşırtacak kadar…

Moskova seyahatlerimden birinde, görkemli metronun önünde durmuş,rehberi dinliyorduk. Burada komsomollar gönüllü olarak çalıştı dedi. Duvarlarda da komsomallara teşekkür vardı. Aklımın bir yerinde "Kimdi onlar?" sorusu asılı duruyordu. Onlardan birine Andrey Platonov'un tamamlanmamış son eseri Mutlu Moskova’da rastladım.

Platonov, bir zamanlar dahi diye tanımlandığı Stalin tarafından sansürlenen bir yazar. İade-i itibarı 1950'li yılların sonunda, ölümünün ardından oldu. Rusya'da öyküleri yeniden basıldı. Çok küçük yaşta yazmaya başladığ...

Devamını görmek için bkz.

Esra Ertan, "Platanov'un Mutlu Moskovası", Birgün Kitap, Şubat 2014

Kelimeleri bizim yerimize düşleyenlerin aldırmazlığa terk edilmesi ne büyük talihsizlik. Tarihinin susturulup sürgün edilmesi…

Andrey Platonov, metinlerinin değerliliği hak ettiği ilgiyi sonradan kazanan, Rus edebiyatının önemli kalemlerinden biri. Eski rejimin yıkılmasıyla dolaşımı hız kazanan metinleri, artık pek çok dile çevriliyor, kendisine tecrübe etmek nasip olmayan kıymetli bir ilgiyi görmeye devam ediyor…

"Güzün son demlerinde sıkıcı bir gece vakti, karanlık bir adam elinde meşale ile geçti sokaktan koşarak…"

Mutlu Moskova adlı romanı böyle başlar Platonov’un. Anne babasını kaybeden, kaldığı yetimhanede Moskova adı verilen devrim çocuğunun, geçmişiyle ilgili anımsadığı tek şey, elinde meşale ile gecenin içinde koşan bu adam olur. Moskova genç kız olduğunda düşleri, devrimin idealleri ile süslenirken, yaşadığı sokaklardan birinde şehir planlamacısı Bojko ...

Devamını görmek için bkz.

Engin Taşkaya, "Moskova’yı mutlu tahayyül etmek", Agos, 9 Haziran 2014

Yaşadığımız günlerin istisnasız her birinde mutluluğu arıyor ve bulamıyoruz. Bu yüzden mutluluğu bulacağımız günü hep bir sonraki tarihe öteliyor, en sonunda onu bulacağımıza dair umutlar besliyor ve hayaller kurarken mutsuz oluyoruz. Andrey Platonov’un da 1930’larda Moskova Çestnova’yı mutluluğun peşinden koşturduğu zamandan beri aslında hiçbir şey değişmedi. Günümüzün -sorsanız her şeyi bilen ancak hiçbir şeye sahip olmayan- tamahkâr insanı, elindekilerle yetinmeyi öğrenmedi, öğrenmeyecek de.

Platonov’un dünyası

Bugüne kadar roman ve öykü okumanın, insanı ve hayatı tanımaya yetmeyeceğine dair önüme servis edilen saçma argümanların aksine, ben her zaman yaşamaya ve insana dair olan şeylerin büyük bir kısmını elimdeki kitaplardan öğrendiğimi düşünüyorum. Yaşamın ne olduğunu, yaşamdan ne beklemem ve neler beklememem gerektiğine dair ne kadar inancım ve ne kada...

Devamını görmek için bkz.

Esra Ertan, "Platonov, Mutlu Moskova'yı yazar, biz mutsuz oluruz ", İzdiham, 3 Temmuz 2015

Kelimeleri bizim yerimize düşleyenlerin aldırmazlığa terk edilmesi ne büyük talihsizlik. Tarihinin susturulup sürgün edilmesi.

Andrey Platonov, metinlerinin değerliliği hak ettiği ilgiyi sonradan kazanan, Rus edebiyatının önemli kalemlerinden biri. Eski rejimin yıkılmasıyla dolaşımı hız kazanan metinleri, artık pek çok dile çevriliyor, kendisine tecrübe etmek nasip olmayan kıymetli bir ilgiyi görmeye devam ediyor…

"Güzün son demlerinde sıkıcı bir gece vakti, karanlık bir adam elinde meşale ile geçti sokaktan koşarak…"

Mutlu Moskova adlı romanı böyle başlar Platonov’un. Anne babasını kaybeden, kaldığı yetimhanede Moskova adı verilen devrim çocuğunun, geçmişiyle ilgili anımsadığı tek şey, elinde meşale ile gecenin içinde koşan bu adam olur. Moskova genç kız olduğunda düşleri, devrimin idealleri ile süslenirken, yaşadığı sokaklardan bir...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova