 | ISBN13 978-605-316-208-7 | 13x19,5 cm, 120 s. |
Liste fiyatı: 172.00 TL İndirimli fiyatı: 137.60 TL İndirim oranı: %20 {"value":172.0,"currency":"TRY","items":[{"item_id":"11419","item_name":"Arkası Mutlaka Gelir","discount":34.40,"price":172.00,"quantity":1}]} |
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et | Armağan2. Basım Liste Fiyatı: 405.00 TL yerine armağan |
Diğer kampanyalar için |  |
|
| | Arkası Mutlaka Gelir Kapak Fotoğrafı: Emine Bora |
Kitabın Baskıları: | 1. Basım: Kasım 2020 |
"Mırıltı kesintisizdi. Çok uzaklardan geliyordu; sanki durmadan yağmur yağan, yine de suyun aç toprağı beslemeye yetmediği bir yerden... Bazen bir yakarışa, bazen ağlamaya, bazen inlemeye benzeyerek uzayıp gidiyordu. Şimdiye kadar duyduğu bütün seslerden farklıydı. İnsan aklının sınırları içinde düşünmüştü; mırıltı yaralı toprağı yatıştırmaya, sakinleştirmeye mi çalışıyordu? Sonra yanıldığını anladı. Yeni gelenlerin kulaklarına fısıldanan kindar bir ninniydi bu, anlatılmaz, dile gelmez yıkımların dehşetli ezgisi." Yedi öyküyü bir araya getiren Arkası Mutlaka Gelir, Ayşegül Devecioğlu koleksiyonunun yedinci kitabı.  | İÇİNDEKİLER |
Avcı
Görme Biçimleri
Tek Başlılığın Anatomik Eleştirisi
Rüyada
Yaşlılığın Tehlikeleri
Edebiyat Dersleri
Arkası Mutlaka Gelir
 | OKUMA PARÇASI |
Avcı, s. 9-10 Avcılığa ne zaman başladığını tam anımsayamıyordu. Bütün bildiği yıllardır avlandığıydı, bir hayvan gibi diyebilirdi. Av insandan çok, hayvanlara özgü sezgilere dayanıyordu. Ağzındaki sulanma, ellerinin aslında işin içinde olmamalarına rağmen pençe gibi açılıp kapanması, dişlerindeki o kamaşma, kalbinin hızlı hızlı atması... Öte yandan pek çok yırtıcı gibi geceyi beklemesi gerekmiyordu, av her saatte olabilirdi. Ortada kan, doku ve kemik parçaları yoktu, ısırılmış kafalar, çıkmış gözler, parçalanmış deriler... Yine de yırtıcı bir avcı sayılırdı. Avını heyecanla, ilkel bir tutkuyla yakalıyor, avdan sonra tıpkı bir hayvan gibi doygun hissediyordu kendini. Avlandığını anladığı andan itibaren, o müthiş doygunluk hissi geçer geçmez, avın kendi tarafından konmayan, ama uymak zorunda olduğu temel kurallarını sezmişti. Onlara zamanla birkaç tanesini daha ekledi. Böylece avın yasası oluştu. Avın gerçekleşmesi bu kurallara titizlikle uyulmasına bağlıydı. Kurallar, tutkuya ve yırtıcılığa biraz olsun ket vurabilmek amacını taşıyor ve avı daha zevkli hale getiriyordu. Onları tek başına yakalıyordu, diğerlerinden ayrıldıkları, soluğun alınıp verilmesi kadar kısa bir sürede havada titreştiklerinde; tüfeğe, oka ya da eski usul bir mızrağa ihtiyaç duymadan. En sıradan organlarından biriyle hallediyordu bu işi. İyi bir avcı sayıyordu kendini. Yeter ki avı tek başına savunmasız kalsın. Başlarına geleni anlamıyorlardı bile, havada, saniy... Devamını görmek için bkz. |  |
 | ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER |
Şadiye Dönümcü , "Ayşegül Devecioğlu'dan öyküler: Arkası Mutlaka Gelir", bianet, 6 Kasım 2020 “Eve döner dönmez çalışma odasına girip camı açtı, kaynağı belirsiz duman yıkık bahçenin ve küçük evin imgesiyle birlikte içeri süzülüverdi, keskin bir koku da edinmişti. Dumanı izlerken o deli haykırışın da duyulmasını bekledi, o keskin, vahşi adalet çığlığının. Arkası mutlaka gelir, diye mırıldandı kendi kendine, bu zavallı, bu viran dünyanın iyi kötü dönüyorum diyebilmesi için, arkası mutlaka gelmeli...” Yukarıdaki cümleler Ayşegül Devecioğlu’nun, son kitabına da adını veren “Arkası Mutlaka Gelir” öyküsünden. Yanı sıra “Edebiyat Dersleri”, “Görme Biçimleri”, “Avcı”, “Yaşlılığın Tehlikeleri”, “Rüyada”, “Tek Başlılığın Anatomik Eleştirisi” öyküleri de kitapta yer alıyor. Sayfası az, içeriği yoğun Arkası Mutlaka Gelir öyküleri bittiğinde Devecioğlu'nun bir önceki kitabı Güzel Ölümün Öyküsü'nde olduğu gibi yüreğim yalazlandı, is koktum, dilim paslandı. Kafamda zincirleme çağrışımlar uçuşturan "Yaşlılığın Tehlikeleri" ve "Edebiyat Dersleri" öykülerini dönüp tekrar okudum. Bir sivil toplum kuruluşunun projesine katkı vermek üzere hapishanedeki tutuklu ve mahkumlara edebiyat dersleri vermeye giden bir yazar ve öğrencisi Tatar oğlanla tanışıyoruz, “Edebiyat Dersleri” öyküsünde. Yazar/ öğretmen ve bir öğrenci “Sonra birden gardiyanların ve polislerin görünüşteki kibarlıkl... Devamını görmek için bkz. |  |
Beyza Ertem, "Dünyanın Dönüyorum Diyebilmesi İçin 'Arkası Mutlaka Gelmeli'", Gazete Duvar, 19 Kasım 2020 Ayşegül Devecioğlu’nun yeni öykü kitabı Arkası Mutlaka Gelir, Metis Yayınları tarafından geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Devecioğlu koleksiyonunun 7. halkasını oluşturan kitapta 7 öykü bulunuyor. Bu öykülerde yer alan kişilerin hem yaşamış hem yaratılmış olduklarını hissettiğimiz gibi, öykülerin muhtevalarına baktığımızda ise yazarın hem yaşanmış olayları ‘yeniden üretim’e dahil ettiğini hem de kurmacayı ön planda tuttuğunu görüyoruz. Ayşegül Devecioğlu, günümüz kadın yazarları arasında kendi okur kitlesini oluşturabilmiş yazarlardan. Özellikle dil üzerine tasarrufu, yanı başımızda duran malzemeleri işleme ve onları hem bayağılıktan hem de abartıdan uzak sunuş şekli, Devecioğlu kitaplarını bir çırpıda okuyabilmemizi sağlayan nitelikler arasında. Kitaplarıyla vedalaşmanın zor olduğu yazarlar arasında olmak, kolay elde edilmiş bir başarı değil şüphesiz. Uzun yıllar gazete, dergi ve televizyonlarda çalışmış ve makaleleriyle, denemeleriyle de kalem kuvvetini göstermiş olması, Devecioğlu’nun geniş okur kitlelerine ulaşabilmesinde mühim bir rol oynuyor. Yine de yazarla hiç tanışmamış okurlar için, yazarın 4 romanı ve Arkası Mutlaka Gelir’le birlikte 3 öykü kitabı bulunduğunu söyleyelim. Ağlayan Dağ Susan Nehirromanının 2008 Orhan Kemal Roman Armağanı’na layık görüldüğünü de ekleyelim. Okurun ... Devamını görmek için bkz. |  |
Niyazi Zorlu, "Ayşegül Devecioğlu öyküleri: Asla geçmeyen 'geçmiş'", K24, 21 Ocak 2021 İster roman ister öykü olsun, Ayşegül Devecioğlu’nun herhangi bir kitabına ilişkin bir sohbete, onun diğer kitapları da karışacaktır. Bu karışma hâli Devecioğlu Edebiyatı için zorunluluktur denebilir. Birincisi, Ayşegül Devecioğlu, yeni edebi arayışların peşinden koşmaktansa, ta en başından (Kuş Diline Öykünen) bu yana kendine has bir ritme, anlatım tarzına sımsıkı tutunan, bu tarzdan çok da fazla uzaklaşmayan bir yazardır. Neredeyse yirmi yıldır devam eden edebi uğraşında “tek bir kitap” veya “aynı kitabın devamını yazan yazarlar” kategorisine dahil edebiliriz onu. (Burada farklı arayışlar içindeki yazarları mahkûm etmek gibi bir niyetim yok, sadece edebi bir tercihten, edebi bir tutumdan bahsediyorum. Devecioğlu’nunkine benzeyen tercihin en büyük örneklerinden biri Yaşar Kemal’dir. Van-Adana hattı üzerinde seyreden dilini –mesela Deniz Küstü’de– İstanbul’a olağanüstü bir şekilde taşımasını bilmiştir.) Devecioğlu’nun yeni kitabı Arkası Mutlaka Gelir’e, diğer öykü kitaplarının karışacak olmasının ikinci ve çok daha somut nedeni var… Yazarın ilk öykü kitabı Kış Uykusu’nun, kitapla aynı adı taşıyan ilk öyküsündeki kahramanlar veya Devecioğlu’nun verdiği adla “Onlar”, on iki yıl sonra Arkası Mutlaka Gelir’de, yine kitaba adını veren son öyküde karşımıza çıkarlar. “Seninkiler çok huzursuzluk çıkard... Devamını görmek için bkz. |  |
Behçet Çelik, "Arkası Mutlaka Gelir", Gazete Kadıköy, 29 Ocak 2021 Siyasetten, özellikle güncel siyasetten söz etmenin edebiyata zarar vereceği, mesaj kaygısının estetik arayışın önüne geçeceği kanısı hayli yaygın. Kişisel gözlemim, özellikle siyasetle yakından ilgilenmiş kişilerin bunu daha sık dile getirdikleri yönünde. Bunda sanırım siyasetin hemen her şeyi kolayca araçsallaştırdığını yakından görmüş, deneyimlemiş olmaları etkili. Şunu göz ardı etmemek lazım: Edebiyat, önüne çıkarılan engelleri aştığı gibi, kendisine dayatılan, önerilen yollardan gitmeyi de pek sevmez. “Şunlarla ilgilenmelidir,” tezini yıktığı gibi, ilgilenmemelidir diyenleri de aşıp geçer; edebiyat tarihi edebiyata set çekecek önerilerde bulunmanın, emirler vermenin beyhudeliğini gösteren sayısız örnekle dolu. Bununla birlikte, edebiyatın siyasetle ilişkisinin siyasi bir tezin “estetik” bir biçim içerisinde yeniden ifade edilmesi olmadığı da unutmamalı. Her şey bir yana, bu yaklaşım, yaratım sürecini önkoşullu bir deneyime indirgediği için edebiyat dışıdır. Edebiyat, öncelikle siyasetin dil vasıtasıyla dünyalarımıza –bildiğimiz ve kolayca saptadıklarımızın ötesinde– nerelerden, nasıl sindiğini görmemizi sağlar, daha önemlisi, iktidarın dilinin ne gibi saklı müdahaleler, yönlendirmeler içerdiğini de açık eder. Benzer biçimde, muhalif siyasetin tutum, alışkanlık ya da stratejilerini de sorunsallaştırır edebiyat, barındırdığı sakınca ve tehlikeleri gözler önüne serer. Özetle, e... Devamını görmek için bkz. |  |
Abdullah Ezik, "Yalnızca Baktığımız Şeyleri Görürüz", Sanat Kritik, 20 Temmuz 2021 Ayşegül Devecioğlu’nun geçtiğimiz aylarda Metis Yayınları’ndan çıkan son öykü kitabı Arkası Mutlaka Gelir, okuru yeniden Devecioğlu’nun büyülü dünyasıyla buluşturan, son derece ilgi çekici, farklı tür ve içerikteki metinleri bir araya getiren, güncel göndermeler de içeren özel bir kitap. Arkası Mutlaka Gelir, her şeyden önce sahip olduğu dil malzemesiyle fark yaratan, çağdaş okura farklı bir yerden seslenen, bu sesleniş sırasında kendisine özgü bir yapı meydana getiren, üzerine oldukça düşüldüğünü gösteren uzun soluklu bir anlatı. Devecioğlu, kitaptaki metinleri kurgularken dil bağlamında kararını daha en başta vermiş olacak ki farklı içeriklerdeki metinler boyunca dilsel olarak okura hep özel, aykırı bir noktadan yaklaştığı hemen fark edilir. Bu yaklaşım bağlamında kelime oyunları, göndermeler, içeriği değiştirilen ve anlamı dönüştürülen kelimeler ve bilinçli olarak ön plana çıkarılan cümleler başı çeker. Öyle ki kitap bağlamında kelimeler, bir süre sonra okur için çok farklı anlamlar ifade etmeye ve akla ilk gelen anlamlarının ötesinde çok daha farklı şeyler fısıldamaya başlar. Bu noktada Devecioğlu’nun kelimelere yüklediği yeni anlamlar, okur için yoluna bambaşka mecralarda devam etme olanağı sağlar. Bu da yazarın bilinçli tavrının, kitabı baştan sona dizayn eden farklı bir düşüncenin sonucu olarak ortaya çıktığı bize yeniden gözler önüne sere... Devamını görmek için bkz. |  |
|