ISBN13 978-605-316-394-7
13x19,5 cm, 176 s.
Liste fiyatı: 210.00 TL
İndirimli fiyatı: 168.00 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Ayşegül Devecioğlu diğer kitapları
Kuş Diline Öykünen, 2004
Ağlayan Dağ Susan Nehir, 2007
Kış Uykusu, 2009
Başka Aşklar, 2011
Ara Tonlar, 2015
Güzel Ölümün Öyküsü, 2019
Arkası Mutlaka Gelir, 2020
Anatomi Dersi, 2022
AYIN ARMAĞANIAYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Kuma Daireler Çizen
Kapak Kolajı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Eylül 2024

Köpek ne olup bittiğini anlamaktan vazgeçmiş gibi, salınarak kahvenin önünden ayrılıp arabaların arasından geçerek yandaki sokağa yöneldi. Telefon o sırada çalmış olmalıydı. Sarı, ıslak kuyruğun, kahvedeki yıkık tiplerle nasıl dese bir tür bağ, hatta bir simetri oluşturduğu kesite bakarken. Çantayı bir süre karıştırdıktan sonra telefonu bulup açtı. “Terörle Mücadele Şubesi’nden başkomiser Azmi,” dedi telefondaki ses, “kızınız burada, hemen gelmeniz gerekiyor.”

Ayşegül Devecioğlu koleksiyonunun dokuzuncu kitabı Kuma Daireler Çizen sarsıcı, düşündürücü bir polisiye.

OKUMA PARÇASI

Giriş bölümünden, s. 9-10

Ağır ağır akıyordu, dolambaçlı yollardan, su gibi değil de daha yoğun, o denli duru sayılamayacak kıvamla... İç sızlatan bir süreğenliği, pis bir sırıtışı, diş gösterir bir havası vardı. Akacaktı. Ta ki... ta ki... ta ki...

Mesele de buydu, ülkede, dünyada ve kâinatta hiçbir şey beklenmiyordu. Küf benzeri bir şeyin, ötede beride çirkin lekeler bırakarak büyümesini izledikleri o kulak tırmalayan sessizlik vardı sadece.

Yine de baş ağrılarıyla, iç sıkıntılarıyla başlayan günlerden değildi. Dünyanın gözlerini açar açmaz üstüne çullandığı günlerden değildi. Acı acı çalan telefonla yataktan fırladığın, duşa girip suyun akmadığını fark ettiğin günlerden, bunun gibi irili ufaklı rezaletlerle başlayan günlerden değildi.

Öylesine çıkıp gelen bir gündü; sıradan denebilecek... Her zamanki gibi denebilecek...

İkisi arasındaki fark, inceden inceye tartışılabilirdi. Oyunu nasıl oynamak istediğine bağlıydı.

Biraz düşününce, “önceki günden çok farklı olmayan” ifadesinde karar kıldı. Böylece çember güzelce kapanıyor, fazlalıklar dışarı atılıyor ve her şey yerli yerine konmuş oluyordu.

Bu türden küçük uzlaşmalar konusunda uzman sayılırdı. Peki bu uzlaşma kiminle yapılıyor sorusunun cevabı pek çok şekilde verilebilirdi. Masada kaşlı gözlü, elli ayaklı birilerinin olmadığı belliydi, değil mi?

Havanın da tartışmaya kayda değer bir katkısı oluyordu. Yağmurun kâh şiddetlenmesi, kâh kesilmesi, gökten b...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Necla Akgökçe, "Ayşegül Devecioğlu’ndan sürpriz bir roman: Kuma Daireler Çizen", kadinisci.org, 28 Eylül 2024

Sürprizin ne olduğunu başta söyleyeyim, bir polisiye roman yazmış Ayşegül Devecioğlu. Romanın satırları arasında nostaljik bir seyahate çıkarken 78 kuşağının hayatının “polisiye”yle ne kadar da örtüştüğü düşüncesi uyandı zihnimde. Ama kitap, ülkede şu andaki siyasi atmosferi, talan düzenini ve çatışmaları yansıttığı oranda siyasi, yazarın kimliği, anne- kız arası çelişki ve ilişkileri, kahramanlarının kadın olması, kadınlar arası dayanışmanın niteliği ve önemi hakkında ufkumuzu açması sebepleriyle de bir kadın romanı aynı zamanda…

Öldürülen bir mafyatik adam, onu öldürdüğünü iddia eden genç kız, mafya, devlet işbirliği süreçlerinde kendine yer edinmiş, kara para, yolsuzluk, uyuşturucu ticaretine batmış bir eski solcu eski koca, cinayeti kızının işlediğine inanmayan siyaset dışında kalsa da değerlerini kaybetmemiş, kızının bu işten kurtulması için elinden geleni yapmaya çalışan 78 kuşağından bir kadın… Pol-Der’le uzaktan akrabalığı olan eski solcu kocaya hınç besleyen bir garip polis….

Kitapta 12 Eylül sonrasında hapisten çıkan ve toplum içinde yer edinmeye, yaşamaya çalışan devrimcilerin çok iyi bildiği, bir savrulma hikayesi de hani dibine kadar denir ya, işte öyle işlenmiş. Eski koca Ziya şu andaki iktidar, mafya, uyuşturucu patronlarıyla çok iç içe olmuş bir adam. Ama o, 90’lı yıllarda yaşamak için çalışmak zorunda kalan ...

Devamını görmek için bkz.

Ömer Türkeş, "'Kuma Daireler Çizen': 'Marazi' bir kadın", 10haber.net, 4 Ekim 2024

Ayşegül Devecioğlu, yeni romanı Kuma Daireler Çizen’de karanlık bir işinsanının cinayetini üstlenen kızını aklamak için detektif gibi iz süren bir annenin hikayesini anlatıyor. Arkaplanındaki devletle iç içe geçmiş uluslararası mafyasıyla, anne kız ilişkisiyle, bireysel dramlarıyla, ülkeden insan ve toplum manzaralarıyla Kuma Daireler Çizen edebiyatımızda az rastlanan siyasi polisiyelerin güzel bir örneği.

Kirli ilişkiler

Pandemini etkisini henüz geçirmediği ama maske yasaklarının gevşediği günlerde, yağışlı bir İstanbul sabahında başlıyor hikaye. Roman kahramanı 60’lı yaşlarında, kedisi Natali ile birlikte yaşayan yalnız bir kadın. 80 öncesi devrimci hareketi sırasında tanıştığı kocası Ziya’dan yıllar önce ayrılmış. İkisi de uzun süre hapishanede kalmışlar, çıktıklarında evlenmişler, bir de kızları olmu: Mine.

Ancak hapishaneden sonraki hayat, ilişkilerini yavaş yavaş tüketmiş. Ziya, pek çok eski arkadaş gibi yeni düzene uyarak iş hayatına atılmış. Kadınsa geçmişten kopamamış. Kopmuşlar birbirlerinden. Mine sekiz yaşındayken ayrılmışlar. Aradan geçen 20 yılda arada sırada kızları Mine için telefonlaşmak dışında eski kocası ile pek ilişkileri kalmamış. Mine ise boşanmadan sonra ikisinden de uzaklaşmış.

İşte böyle şeyleri düşündüğü sırada çalan telefon kahramanımızı dehşete düşürecektir. Zira kendisini Terörle...

Devamını görmek için bkz.

Metin Celâl, "Kızınızın cinayet işlediğini öğrenirseniz ne yaparsınız?", 10haber.net, 6 Ekim 2023

Ayşegül Devecioğlu’nun Kuma Daireler Çizen'i cinayet sanığı kızını aklamaya çalışan eski devrimci annenin hikayesi. Edebiyat lezzeti veren iyi bir polisiye olmasının yanı sıra bir anne-kız ilişkisi ya da ilişkisizliği romanı olarak da okunabilir.

“Köpek ne olup bittiğini anlamaktan vazgeçmiş gibi, salınarak kahvenin önünden ayrılıp arabaların arasından geçerek yandaki sokağa yöneldi. Telefon o sırada çalmış olmalıydı. Sarı, ıslak kuyruğun, kahvedeki yıkık tiplerle nasıl dese bir tür bağ, hatta bir simetri oluşturduğu kesite bakarken. Çantayı bir süre karıştırdıktan sonra telefonu bulup açtı. ‘Terörle Mücadele Şubesi’nden başkomiser Azmi,” dedi telefondaki ses, “Kızınız burada, hemen gelmeniz gerekiyor.’”

Ayşegül Devecioğlu’nun Kuma Daireler Çizen’inin kahramanı kızının cinayet işlediği haberini böyle alıyor. Terörle Mücadele Şubesi’nden aranmasının onun için farklı bir anlamı da var. Çünkü 80 askeri darbesi öncesi devrimci mücadele verirken yolu oradan geçmiş ve orada neler yaşanabileceğini çok iyi biliyor.

Mine cinayet işlemekle kalmamış, itiraf da etmiş. Bir iş adamını öldürmüş. Bir türlü kızının Terörle Mücadele Şubesi’nde tutulmasını anlayamaz. Çünkü ona göre kızı Mine kendi halinde birisi, anne ve babasının aksine siyasetle ilgilenmemiş. ‘Kızım siyasetle ilgilenmez’ diye düşünür ve ‘Peki neden orada?’ diye sorar....

Devamını görmek için bkz.

Şule S. Çiltaş, "Kıyıya vuran geçmiş", K24, 20 Şubat 2025

Komiseri, savcısı, adliyesi, avukatıyla bir suç hikâyesinin içine düşmüş bir kadını “nereden” tanırsınız? İlişkisinde mesafeli, epeydir zengin sevgilisiyle yaşayan kızının cinayetle suçlanması, kocasından ayrı, bir kedisiyle yalnız yaşaması, elbette iç açıcı olmayan, üzerinde soğuyan politik geçmişi sürükleyiciliği açısından bir polisiyeyi doyuracak satırbaşları olsa da, mazisi ve yaşadıklarıyla onu bize (bir kadına) bu kadar yakınlaştıran ne olabilir? Kuma Daireler Çizen’i o çok maceralı, çok kahramanlı, çok katmanlı, olaylar açısından çok zengin bir anlatıdan ziyade, yalnızca iç monologlarla ya da ufak tefek diyaloglarla etkisi katbekat artan sezdirmelerle örülü bir hikâye olarak tarif edersek bir adım atmış sayılırız belki de. Eylemlerin aktığı yüzeydeki anlatımın “olaydan” ibaret olmadığını, rastgele edilmiş gibi duran bir cümledeki niyeti, kinayeyi, belirsizliği, söylenmemiş ama metnin kıvrımlarında var olan şeyleri keşfederek de ilerleriz. Bir erken referansla, Behçet Çelik’in Ceyhan Usanmaz öykücülüğü hakkında K24’e yazdığı satırlarla söylersek:

"Anlatılmadan sezdirilen hikâyeler deriz ya, iyi öykülerden konuşurken, bu kez söz konusu olan tam bir varlık kazanamadan farklı öykülerde beliren, belirir gibi olan, sezilen, ama varlığını ne teyit ne de inkâr edebileceğimiz hikâyeler."

Bu kadın da aynı sizin gibi gizliyor üzerini örttüğünüzü sandığınız bir pişmanlığı; ...

Devamını görmek için bkz.
 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2025. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X