ISBN13 978-975-342-890-3
13x19,5 cm, 320 s.
Liste fiyatı: 38.50 TL
İndirimli fiyatı: 30.80 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Sesin Rengi
1. Basım
Liste Fiyatı: 38.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Doğu Batı Mimesis
Auerbach Türkiye'de
Özgün adı: East West Mimesis
Auerbach in Turkey
Çeviri: Can Evren
Yayıma Hazırlayan: Ali Bolcakan, Özge Çelik
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Mart 2013

Kader Konuk kışkırtıcı bir sav ortaya atıyor: Modern Türk kimliğinin yalnızca Kemalist kadrolar tarafından kurulmadığını, Nazi zulmünden kaçıp ülkeye gelen Alman-Yahudi sığınmacıların, yani Türkiye toplumu içerisindeki ayrıcalıklı yabancıların bu kimliğin inşasında önemli bir rol oynadığını öne sürüyor.

Kitabın merkezinde 1936'da Almanya'yı terk edip İstanbul Üniversitesi'nin yeni kurulan Yabancı Diller Okulu'nun başına gelen Erich Auerbach ve bu dönemde kaleme aldığı çığır açıcı eseri Mimesis: Batı Edebiyatında Gerçekliğin Temsili var. Bu eserin yazıldığı bağlamı ele alan Konuk, İstanbul'un Auerbach'ın Mimesis’i yazma sürecini nasıl şekillendirdiği meselesi üzerinde duruyor. Mimesis’in Türkiye'nin hümanist reform hareketini bir tür kültürel mimesis çerçevesinde anlamamızı sağlayacak bir eser olarak karşımızda durduğunu gösteriyor.

Edebiyat eleştirisi kavramlarını verimli ve yaratıcı bir biçimde kullanarak Türkiye'nin kültürel tarihini kavramamızı sağlayan bu kitap, Doğu-Batı ilişkilerine dair incelemelere de yepyeni bir yaklaşım getiriyor.

İÇİNDEKİLER
Teşekkür

Giriş
1 Hümanizmin Doğu'ya Yolculuğu
2 Türk Hümanizmi
3 Modern Türkiye'de Taklitçilik: Alman ve Türk Yahudilerin Yeri
4 Boğaz'daki Almanya: Nazi Komploları ve Sığınmacı Siyaseti
5 İstanbul'da Mimesis'i Yazmak
Sonsöz: Türkiye'nin Hümanist Mirası

Ekler:
Erich Auerbach'ın Türkiye'de Verdiği Dersler
19. Yüzyılda Avrupa'da Gerçekçilik
Edebiyat ve Harp
İllüstrasyonlar
Kaynakça
OKUMA PARÇASI

Giriş’ten, s. 13-19

Erich Auerbach, hayat diye bildiği şeyi arkasında bırakıp, 1936 yazının sonuna doğru İstanbul'a geldi. Gemiyle mi yoksa trenle mi geldiğini kimse hatırlamıyor; ama kuzeyden gelmeyi seçseydi Doğu Ekspresi'ne binecek, Avusturya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan'dan geçecekti. Münih garında tren platformları Nazi üniformalarıyla dolmuştu bile; yine de hasada başlayan köylüler, Budapeşte'deki Yahudi mahallesi ve Bükreş'in ortaçağ mimarisi gibi daha iç açıcı görüntüler de vardı. Prusyalı araştırmacı doğuya doğru çıktığı bu üç günlük yolculukta, Avrupa'nın nerede bittiğini, aşinalığın hangi noktada artık memleket anlamına gelmediğini düşündü belki de. Ama hattın sonunda, minarelerin gök kubbeyi delip geçtiği noktada bile Avrupa'nın sınırlarını belirlemek kolay olmasa gerekti. Doğu Ekspresi'nin İstanbul hattı Konstantinopolis'in eski surlarına paralel ilerliyor, bir hemşerisi tarafından tasarlanmış gayet modern bir bina olan Sirkeci Garı'nda sona eriyor...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Emrah Pelvanoğlu, “Mimesis’i beklerken”, Kitap Zamanı, 1 Nisan 2013

19. yüzyıl kaynaklı çizgisel/özsel filolojinin, kendi tarihselliğinden kaynaklanan niyet ve yöntemlerle şekillenen bir düşünce dünyası var. Bu filolojik bakışın, Türkiye üniversitelerinin önemli bir kısmında mevcut olan Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde neredeyse bir varoluş sebebi ya da bir misyon gibi sahiplenildiğini ve eleştirel, kuramsal düşüncenin yakın bir zamana kadar yer yer tahkir edici bir söylemle bu bölümlerin programlarından uzak tutulmaya çalışıldığını söylersek çok da haksız bir genellemede bulunmuş olmayız. 1932 sonrası yükselen antropolojinin ve 1933 tarihli “üniversite reformu” nun kesintiye uğrattığı filolojik düşünce, Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı (1938) ile başlayan hümanist dönemle ne kadar barışık olduğunu pek de bilmediğimiz bir geri dönüş yapmıştı. “Yeni Türk Edebiyatı”nın kurumsallaşması ve Tanpınar gibi bir figürün akademiye girişi, bu geri dönüşün ön...

Devamını görmek için bkz.

Yücel Kayıran, “Mimesis’i yazma süreci”, Radikal Kitap Eki, 15 Mart 2013

Alman-Yahudi filoloğu Erich Auerbach’ın İstanbul’daki sürgün deneyimiyle, Türkiye’de, “Rum, Ermeni ve Kürt vatandaşlara uygulanan zulmün örtbas edilmesi” deneyimi arasındaki ilgi nedir? Ne alaka da diyebilirsiniz. Kader Konuk’un, Doğu Batı Mimesis: Auerbach Türkiye’de adlı kitabında, bizi, yüz yüze bıraktığı soru/sorunlardan biri bu. Kuşkusuz ideolojik bakımdan, böyle bir ilgi kurmak pek zor olmasa gerek. Ama kendisini “bir edebiyat eleştirmeni ve kültür tarihçisi” olarak tanımlayan Konuk’un kurduğu ilgi, ideolojik bir temele ve bu temelin bakış açısına değil, tam tersine Auerbach’ın, İstanbul’da yazdığı başyapıtı Mimesis: Batı Edebiyatında Gerçekliğin Temsili’nin temel kavram ve problemlerine dayanmaktadır.

Nasıl? Önce Konuk’u bu çalışmaya götüren ana tezinden bahsetmek gerek.

Hemen söylemek gerekirse, Konuk’un, ki...

Devamını görmek için bkz.

Ömer Erdem, “Mağdur mu fail mi?”, Radikal Kitap Eki, 2 Ağustos 2013

Auerbach’ın eseri Mimesis’i anlamayı irdelemeyi hedefleyen Doğu Batı Mimesis, Auerbach ve eseri kadar laik-antilaik, Doğu-Batı, üniversite ve ilim hayatı gibi meselelere hafıza tazeleyen yaklaşımlarıyla okunmayı çoktan hak ediyor.

Einstein 1933 Eylül’ünde İsmet İnönü’ye bir mektup gönderir ve; “işinin ehli kırk Almanyalı profesör ve doktorun Türkiye’de bir yıl boyunca herhangi bir kurumda, karşılığında da bir ücret talep etmeksizin, Türk hükümetinin emirleri doğrultusunda çalışmaya gönüllü olduğunu” söyler. Elbette geri çevrilmiştir bu “maliyetsiz” öneri. Hem de üniversite vasıtasıyla yeni bir kültür inşasının başlatıldığı zamanda. Üniversite reformu ve bu reformun etrafında gelişen tartışmalar bir yana, sonuç açısından bakıldığında, oldukça ilginç bir kitaptan öğrendim bu ayrıntıyı; Doğu Batı Mimesis. Kader Konuk,...

Devamını görmek için bkz.

Şahin Torun, ''Yabanın ekmeği ne kadar tuzludur?'', Yenişafak Kitap Eki, 10 Temmuz 2013

Alman filolog ve edebiyat tarihçisi Erich Auerbach'a dair iki kitap var elimizde: İlki Martin Vialon'un hazırladığı Sezgin Durgun, Haluk Barışcan, Cevdet Perin ve Fikret Tepe'nin çevirdiği seçme yazılardan oluşan Yabanın Tuzlu Ekmeği diğeri ise 'Auerbach Türkiye'de' alt başlığıyla yayınlanan, Can Evren çevirisi, Kader Konuk'un Doğu Batı Mimesis adlı kitabı.

Mimesis'in büyük kuramcısı Eric Auerbach'ı, İstanbul'da iken yazmış olduğu 'Mimesis / Mimesis Dargestellte Wirklichkeit in der abendländischen Literatur - Batı Edebiyatında Gerçekliğin Temsili' adlı büyük başyapıtı ile biliyoruz. Henüz Türkçede bir çevirisi olmayan bu başyapıtın öğrendiğimize göre Hacettepe Üniversitesi'nden Ender Ateşman ve büyük çeviri ustası Ahmet Cemal tarafından başlanan iki çevirisi birden hazırlanıyormuş.

E...

Devamını görmek için bkz.

Metin Celâl, ''Doğu Batı Mimesis'', Cumhuriyet Kitap Eki, 28 Mart 2013

Kader Konuk Doğu Batı Mimesis’te Hitler’in iktidara gelmesi ile birlikte Almanya’da çalışmak bir yana hayatta kalmaları bile tehlikeye giren Alman Yahudi bilim insanlarının Türkiye’ye sığınma öykülerini anlatırken modern ve laik Türk kimliğinin oluşturulmasında nasıl rol aldıklarını da araştırıyor.

Doğu Batı Mimesis’in (Mart 2013, çev. Can Evren, Metis yay.) alt başlığı “Auerbach Türkiye’de”. Erich Auerbach Alman filoloji geleneğinin en önemli temsilcilerinden, karşılaştırmalı edebiyat alanının kurucularından tanınmış bir akademisyen ve eleştirmen. 1892’de, Berlin’de doğmuş. Filoloji eğitimi almış. Bu alanın en önemli adlarından Leo Spitzer’le çalışmış. 1921’de doktorasını tamamlamış. Marburg Üniversitesi Filoloji bölümünde çalışmaya başlamış. Nazizmin iktidara gelişi ile birlikte Yahudi kökeni nedeniyle üniversitedeki görevinden ayrılmaya zorlanmış. 1935’te Almanya’yı...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova