ISBN13 978-975-342-890-3
13x19,5 cm, 320 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Ömer Erdem, “Mağdur mu fail mi?”, Radikal Kitap Eki, 2 Ağustos 2013

Auerbach’ın eseri Mimesis’i anlamayı irdelemeyi hedefleyen Doğu Batı Mimesis, Auerbach ve eseri kadar laik-antilaik, Doğu-Batı, üniversite ve ilim hayatı gibi meselelere hafıza tazeleyen yaklaşımlarıyla okunmayı çoktan hak ediyor.

Einstein 1933 Eylül’ünde İsmet İnönü’ye bir mektup gönderir ve; “işinin ehli kırk Almanyalı profesör ve doktorun Türkiye’de bir yıl boyunca herhangi bir kurumda, karşılığında da bir ücret talep etmeksizin, Türk hükümetinin emirleri doğrultusunda çalışmaya gönüllü olduğunu” söyler. Elbette geri çevrilmiştir bu “maliyetsiz” öneri. Hem de üniversite vasıtasıyla yeni bir kültür inşasının başlatıldığı zamanda. Üniversite reformu ve bu reformun etrafında gelişen tartışmalar bir yana, sonuç açısından bakıldığında, oldukça ilginç bir kitaptan öğrendim bu ayrıntıyı; Doğu Batı Mimesis. Kader Konuk, özelde Erich Auerbach’ın şöhretli eseri Mimesis’in yazılma şartlarının peşine düşse de yokladığı konular az değil.

Kader Konuk’un da yer yer altını çizdiği gibi incelediği süreç oldukça çelişkilerle doludur. Bir yanda Mimesis’in yazıldığı İstanbul, yeni idare tarafından doğu değerlerinden kaçışının kültürel merkezi yapılmaya çalışılmakta, diğer taraftan da Nazi Almanya’sı ve Batı’dan kovulmuş akademisyenler bu tarihi şehirde yeniden var olmanın mücadelesini vermektedirler. Dönemin Milli Eğitim Bakanı, Reşit Galip’in bu sürgün entelektüellerin “İstanbul’a gelişlerini, 1453’te Osmanlı’ya teslim olan Konstantinopolis’ten kaçan Bizanslı alimlerin telafisi olarak” görmesi, Mübadele ironisinin efektiyle çarpışmakta, tıpkı o günkü dünyanın içinde bulunduğu “buhran” dönemi gibi baş döndürmektedir.

İki İstanbul...

Aslında henüz Türkçeye çevrilmemiş bir kitap üzerinden bir tür dönem çalışması okuması yapmak da ayrı bir çelişki. Keşke çoktan çevrilmiş olsaydı Mimesis. Belki, Kader Konuk’un kendi ifadesiyle “kışkırtıcı sav”ları daha somut karşılık bulurdu. Ama yine de az şey değil söylemleri Konuk’un. Mağdur ile fail olma durumunu ayrıştırma çabası bunlardan birisi. Osmanlının reddi mirasçısı olmakla birlikte, yeni Türkiye, Modern kimliğini inşa ederken aslında, bağımsızlık savaşı verdiği Batı’ya karşı, kültürel anlamda, mağdur konuma çekilmemiştir. Aksine, Modern Türk kimliğinin yalnızca Kemalist kadrolar tarafından kurulmadığını; sığınmacıların bu kimliğin inşasında önemli bir rol oynadığını ileri sürüyor yazar. Dahası Osmanlıları ve Türkleri Batılılaşmanın mağdurları değil de failleri olarak ele alan bir çalışmayı tercih ettiğini vurguluyor...

Söz konusu tercih Edward Said’in fikirlerine eleştirel yaklaşımları içermekle birlikte, “Batılılaşma reformlarını kültürel bir mimesis” olarak yorumluyor. İstanbul odağında yürütülen mimesis hareketini de, Auerbach’ın Mimesis kitabı ile iç içe geçiriyor, paralel tartışmalar ve bağlamlar açıyor. Tam da burada, Beşir Ayvazoğlu’nun Ateş Denizi ile çarpıcı konu ve dönem çakışmalarını barındırıyor Doğu Batı Mimesis. Konuk, Üniversite Reformu ve Nazi baskısı sonucunda önü açılan, Auerbach gibi bir entelektüelin dünyasını çizerken, Ayvazoğlu da bir doğu “mağdur”unun portresini romanına taşıyor.

Kader Konuk, Auerbach’ın Dante üzerinden kendi idealizmini mitleştirmesinin peşine düştüğünü söylese bile, tartışma ve gönderme ekseni oldukça geniş bir mecrada yol alıyor. Çünkü hemen her tartışma hem siyasal, hem kültürel hem de edebiyat bağlamında doğurgan bir karaktere bürünüyor. 1930’lar İstanbul’unu azınlıklar, kütüphane, mektuplar, anılar üzerinden örerek bir tür şehir çalışması örneği de sunmuş oluyor. Oryantalistlerin İstanbul’u ile sürgün akademisyenlerin İstanbul’unu mümkün olan en gerçekçi çerçeveye oturtmaya çalışıyor. Hukuk propesörü Ern Hirsch’in Galata Köprüsü’ndeki şu sözleri ne kadar çarpıcı;

''İnsanlara bakınca, kafataslarının şekil ve fizyonomilerinin bu kadar çeşitli olmasına şaşırıp kaldım. Bu canlı gerçeklik karşısında, Nasyonal Sosyalist ırk kuramı tam bir saçmalıktı...''

Kısacası, Auerbach’ın klasik eseri Mimesis’i anlamayı ve yazıldığı şartları irdelemeyi hedefleyen Doğu Batı Mimesis, Auerbach ve eseri kadar İstanbul ile bizim bitip tükenmek bilmeyen, laik-antilaik, Doğu-Batı, İslam, entelektüel, üniversite ve ilim hayatı gibi pek çok meseleye hafıza tazeleyen yaklaşımlarıyla okunmayı çoktan hak ediyor. Hümanist gelenek ve çalışmalar çökse bile miras ve tartışmalar hiç eskimiyor.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova