ISBN13 978-975-342-723-4
16x21 cm, 404 s.
Liste fiyatı: 405.00 TL
İndirimli fiyatı: 324.00 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Nadire Mater diğer kitapları
Mehmedin Kitabı, 1999
AYIN ARMAĞANIAYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Sokak Güzeldir
68'de Ne Oldu?
Yayıma Hazırlayan: Müge Gürsoy Sökmen
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Haziran 2009
4. Basım: Haziran 2022

Kişisel anlatılar ile dönemin arkaplanına dair bilgileri bir araya getiren bu kitap 1968'in hakikate daha yakın bir resmini çezebilmek, hakikati tarihten geri kazanabilmek umuduyla yazıldı. Hiç kuşkusuz tek bir '68 yoktu, kitapta da herkes kendi '68'ini anlattı. Yine de diyebiliriz ki '68 kuşağı tutkulu ve başkaldıran bir kuşaktı. Evinden çok sokağı severdi, bir de devrimi ve arkadaşlarını. İnançları için ölümü göze almaktan çekinmeyen kişiler çıktı bu kuşağın içinden. Onların hikâyelerini bugün hatırlamamız bu yüzden önemli. Öte yandan hikâyelerin özgürleştirici oldukları kadar ketleyici, ezici de olabildiklerini unutmamak gerek. Efsane haline getirilmiş bir geçmişin, sonraki kuşakların sırtında ağır bir yük olduğunu da unutmamalıyız. Geçmişi yüceltmek, kolaylıkla bugüne boyun eğmenin bahanesine dönüşebilir.

'68'de gerçekte ne olduğunu bilmek, neyin olmadığını da düşünebilmek için de önemli. Bugünden bakıldığında, '68'de olup bitenler, bize güç ve esin verdiği kadar, neyin olmadığını, neyin hayal edilemediğini, neyin yaşanmadığını da gösteriyor. Henüz ne kadar çok şeyin denenmemiş olduğunu, ufkumuzda bizi ne kadar çok başlangıcın beklediğini de gösteriyor. Bizler, yazar ve yayıncı, Sokak Güzeldir'in böyle bir umutla okunmasını dileriz.

İÇİNDEKİLER
Önsöz
Nadire Mater

Söyleşiler
Bozkurt Nuhoğlu
Kemal Bingöllü
Uğur Cilasun
Ruhi Koç
Osman Saffet Arolat
Çimen Keskin
Çetin Uygur
Haydar İlker
Hikmet Bozçalı
Julide (Zaim) Aral
Selçuk Şahin Polat
Işık Alumur
Esra Koç
Şahin Alpay
Mustafa İlker Gürkan
Ertuğrul Kürkçü
Neşe Erdilek
Sait Kozacıoğlu
Mustafa Lütfi Kıyıcı
Oral Çalışlar
Hatice Yaşar

Ekler

Türkiye 68
Dünyanın 68'i
1960'larda Dünyada ve Türkiye'de Ekonomik ve Sosyal Göstergeler, Barış Alp Özden
Türkiye İşçi Partisi (TİP)
Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı – Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMGT-TMTF)
Türkiye'de Modern Kürt Siyasetinin Doğuşu Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO), Ümit Fırat
FKF'den DEV-GENÇ'e
Milli Türk Talebe Birliği (MTTB)
Ant Dergisi
Aydınlık'lar ve Kurtuluş
Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)
Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C)
Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi (TİİKP)
Türkiye Komünist Partisi-Marksist Leninist (TKP-ML)
Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TİKKO)
Kaynakça
Dizin
OKUMA PARÇASI

Önsöz, Nadire Mater, s. 11-15.

Sokakta bağırmanın tadını ilk kez İzmir'de, Kıbrıs mitinginde yaşadım. Sınıflardan çıkarılıp, otobüslere doldurulup Heykel'e götürülmüşüz. Üniversiteli erkekler konuşuyor, arada Makarios maketi yakılıyor, bizleri de "Ya Taksim, ya Ölüm" diye bağırtıyorlar. Miting ne demek, Makarios kim, ne taksim edilecek, kimler ölecek? Pek anlayamamıştık, sokakta olmak yeterliydi. 15 yaşındaydım, İzmir Kız Lisesi'nde yatılı okuyordum, haftalarca okulun kapısından dışarı bir adım bile atamadığımız o yıllarda duvarların dışına çıkmaktan daha kıymetli bir şey yok gibiydi. Özgürlük orada, sokaktaydı.

Yine lisede sosyoloji dersinde duyduğumuz "grev" ve "boykot" bize oyun gibi geldi; denemek önemliydi, hemen yemek boykotu yaptık, yemekler düzeldi. Dahası, bu "başarı" parasız yatılılara her ay verilen bir kalıp sabun geciktikçe müdür yardımcısının kapısına dayanmanın da yolunu açtı; "neden" diye sormaya başlıyorduk.

Soru sormak, itiraz etmek/talep etmek, sokağa çıkmak! Daha sonra böyle formüle ettiğim bu "üçlü"yle liseden üniversiteye adım attım. 1966'da Orta Doğu Teknik Üniversitesi İngilizce Hazırlık Okulu' nda karşıma yine "yemek sorunu" çıktı. Kafeteryayı boykot ettik; daha iyi ve daha ucuz öğle yemeği talep ediyorduk. İkinci "boykot"um da sonuç verdi, yemekler iyileşti, fiyatlar düştü. Böyle böyle yürüyormuşuz 1968'e.

Sadece Türkiye'de değil, dünyada da gençlik 1968'e gelirken sorma, anlama, itiraz etme pratiğini hızla geliştiriyordu....

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Semih Gümüş, "1968, 1968'de bitmedi...", Radikal Kitap Eki, 3 Temmuz 2009

Bülent Artamlı’ya,

kırk iki yılımız için.

68’de orta birdeydim, Ankara Koleji’nde hazırlık sınıfını geçmiş, bir yanını şimdi uzakta da kalsa hâlâ unutmadığım, bir yanıyla kırk iki yıldan beri arkadaşlığımızı sürdürdüğümüz küçük grubumuzla daha o günlerde politikleşmeye başlamıştık. Yaşımız on üç-on dört, nasıl olmuştu da kendilerini her şeyden önce sosyalist kimlikleriyle tanımlayan çocuklar olmuştuk, bugün düşünüp tarttığımda gene de tam anlayamıyorum. O zaman öyleydi işte. Bülent, Nüvit, Nejat, Naki, Nazım, Mücahit, Fuat, Kader, Barış, Sabri: sosyalizm düşüncesini heyecanla yaşayan, benzeri az bulunur bir ilkgençlik arkadaşlığı.

O yaşlarda okuldan çıktıktan sonra eve gitmeden Kızılay’daki Piknik’te votkalı bira içmek de vardı, Erdal Öz’ün Sergi Kitabevi’ne gidip kitaplara dokunmak da. Sıhhiye’de TÖS’ün düzenlediği, Fakir Baykurt, İlhan Selçuk gibi konuşmacıların bulunduğu mitinge katıldığımızı hatırlıyorum. Artık serde devrimcilik olduğu için, okul ceketimin iç cebinde taşıdığım, 68’li ağbilerimizin simgelerinden Birinci sigarasını arkadaşlarıma gösterdiğim an da gözümün önünden gitmez. Üniversitelerdeki boykotları izleyerek, biz de okul kantininden Coca Cola, Pepsi Cola içmeyi kesmiştik. Ardından orta sonda (1970) lastik damgayla çoğalttığımız, dönemin kült sloganlarından “Tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye” yazılı pulları okulun duvarlarına ya...

Devamını görmek için bkz.

Nur Çintay A., "68'de kadınlık halleri", Radikal, 3 Temmuz 2009

Nadire Mater, unutulmaz çalışması Mehmedin Kitabı’ndaki gibi, bu defa da onlara anlattırıyor. Kimlere? Türkiye’deki 68 hareketinin içinde yer almış 21 kişiye.

Fakat 68’e dair ilgisi, bilgisi Hatırla Sevgili’yle sınırlı olanları bile dışarıda bırakmayan bir kitap olmuş Sokak Güzeldir / 68’de Ne Oldu?. Zira tüm sayfaların kenarında aydınlatıcı küçük notlar, ‘çerçeveler’ var; konuşmalarda adı geçen kişi, kurum, olay ve kısaltmalara dair. Bir numarada Deniz Gezmiş yer almakta mesela, o kadar da A’dan başlıyor.

Benim en çok ilgimi çeken, kadınlık durumlarını anlatan bölümler oldu: Kadın-erkek ilişkileri... Kadınların/ilişkilerin ‘cinsiyetsizliği’... 68 hareketinde kadının yeri, belki ‘yersizliği’, ‘lojistik’ meselesi... Özgürlük sokakta, kadın da sokakta, ama sanki ikisi bir türlü aynı parke taşına basamıyor.

Jülide Aral’ın anlattıkları bu açıdan çok ilginç:

“Önce mini eteklerimiz uzamaya başladı, sonra makyajdan vazgeçtik, giderek militanlaştık, cinsiyetsiz olmaya başladık. Her birimizin değilse bile benim sevgilim vardı; 19 yaşından beri Fahri (Aral) hayatımda. İlişkiler, ‘Anlaşamadım bitti, başka biriyle olayım’ gibi değildi. Bir sevgilin var, hiç tevatüre yol açmayan, hiç ‘çirkinleşmeyen’, ‘hiç söz getirmeyen’ mazbut bir hayat yaşıyorsun, muhafazakâr olman gerekiyor. Bir-iki ilişki yaşayan bir arkadaşımız vardı; çok da akıllı, hoş, entelektüel bir kızdı. Gayet ...

Devamını görmek için bkz.

Necmiye Alpay, “68 Yeniden”, Radikal, 2 Temmuz 2009

Pek çok açıdan ilgi çekebilecek bir kitap. İçerdiği bilgiler açısından bir başvuru kaynağı, yoğunluğuna karşın içermediği bilgiler açısından gerçekliğin genişliğini gösteren bir çalışma, düzeni açısından ise ‘öznellik/nesnellik’ kavramlarını çağıran bir metin. Özne nedir, ölmüş müdür tartışmalarını bir yana bırakarak söylüyorum: Epeydir ‘öznellik/nesnellik’ kavram çiftini bu derece güçlü bir biçimde temsil eden bir metin görmemiştim.

Nadire Mater, ‘68’i hem gazeteci olarak konu ediniyor, hem de içeriden, olayın kişilerinden biri olarak. Olayın kişilerinden olmak zaten yazarın öznelliğini elde bir kılan bir konumdur (kimsenin öznellik dışında olamayacağı fikrini kabul edersek, elde iki!). Mater de, Sokak Güzeldir’i düzenlerken, en uçtaki bir öznellik ile yine en uçtaki bir ‘nesnellik’ türünü bir araya getirmiş.

Kitap, kişisel/öznel bir konumdan başlıyor: “Sokakta bağırmanın tadını ilk kez İzmir’de, Kıbrıs mitinginde yaşadım” diye. Sayfada yol aldıkça, kişisel olan ile toplumsal olan birleşmeye başlıyor. Yine de, kitabı oluşturan iki ana bölümden ilki pek çok açıdan ‘öznelliğin’ temsilcisi: Mater’in ‘arkadaşım’ dediği, ama herhalde ayrıca bir tür temsil niteliği bularak seçtiği ‘68’lilerle yapılmış konuşmalardan, daha doğrusu sorulara verilmiş yanıtlardan oluşuyor bu bölüm. Seçilmiş ‘68’lilerden her biri kendi bireysel deneyimini ve düşüncelerini anlatmış. Bu bölüm, kitabı çoksesli kılıyor....

Devamını görmek için bkz.

Osman Saffet Arolat, “68’de sokakta olanlar konuşuyor”, Dünya Kitap Eki, 3 Temmuz 2009

Nadire Mater 68 kuşağı temsilcisi. Kendisi gibi 68 döneminde sokakta olan 6’sı kadın 15’i erkek 21 kişiyle söyleşiler yapmış. İlk kez 20 yıl önce yaptığı söyleşileri uzun süre kitaplaştırmamış. Sonra muhataplarıyla yeniden gözden geçirerek Sokak Güzeldir. 68’de Ne Oldu? başlığıyla yayına hazırlamış. Ayrıca, kitabı sadece bu 21 söyleşiyle sınırlı tutmamış, eklerle dönemin, örgütlerinin, yayınlarının daha iyi algılanmasını saylayacak geniş bir ek bölümünü kitaptaki söyleşilerin ardına yerleştirmiş. Söyleşilerin akışını bozmayacak şekilde de, kişiler, olaylar, mekânlarla ilgili yan notlar ile anlaşılırlığı ve okurun bağ kurmasını kolaylaştırmış. Bu titiz çalışma ile de 41 yıl öncenin 68’ini yaşayanların doğru hatırlamasına, ilgi duyanların, gençlerin daha iyi algılamasına zemin hazırlamış.

...Nadire Mater’in 68’i...

Nadire Mater, 1949 Söke doğumlu bir genç olarak “sokakta bağırmanın tadını” ilk kez bir lise öğrencisi olarak İzmir Kız Lisesi’nde sınıftan çıkarılıp otobüslerle götürüldükleri Kıbrıs mitinginde yaşamış. Sonra ODTÜ İngilizce Hazırlık öğrencisiyken daha ucuz ve iyi yemek talebi ile kafeteryayı boykot eden arkadaşlarına katılıp başarı elde etmiş. Fiyatlar düşürülmüş. Liseden üniversiteye adım atan Mater, “soru sormak, itiraz etmek/ talep etmek, sokağa çıkmak” ile 68 kuşağının içinde yer almış.

peki, ona göre 68 neydi?

Devamını görmek için bkz.

Kerem Öncül, “68, 1968’de bitmedi...”, Virgül, Temmuz-Ağustos, 2009

1968, simgeleşmiş, efsane haline gelmiş, hatta tabulaştırılmış bir tarih. Nadire Mater, bir yandan 68 hareketinde yer almış kişilerle söyleşiler yaparak kişisel anlatıları derlemiş, bir yandan da dönemin atmosferini yansıtan bilgileri bir araya getirmiş. Kitapta kendi 68’ini anlatanlar, Bozkurt Nuhoğlu, Kemal Bingöllü, Uğur Cilasun, Ruhi Koç, Osman Saffet Arolat, Çimen Keskin, Çetin Uygur, Haydar İlker, Hikmet Bozçalı, Jülide Zaim Aral, Selçuk Şahin Polat, Işık Alumur, Esra Koç, Şahin Alpay, Mustafa İlker Gürkan, Ertuğrul Kürkçü, Neşe Erdilek, Sait Kozacıoğlu, Mustafa Lütfi Kıyıcı, Oral Çalışlar, Hatice Yaşar.

Kitabın eklerinde, Türkiye ve dünyada 1968’de olup bitenlere dair ansiklopedik bilgiler yer alıyor. Daha önemlisi, TİP, TMTF, FKF, DEV-GENÇ, MTTB, DDKO, Aydınlık, Kurtuluş, THKO, THKP-C, TİİKP, TKP-ML, TİKKO gibi bugünün gençliğine pek az şey ifade eden öğrenci örgütleri ve siyasi yapılar hakkında verilmiş bilgiler. Nadire Mater, 68’i ele alırken, aslında bir yandan da 1960’ları ve 1970’leri anlamaya, Türkiye’deki sol hareketin bu yıllardaki haritasını çıkarmaya çalışmış. “Dünyanın 68’i” bölümünün sonunda vurguladığı gibi: “1968, 1968’de bitmedi, 68’de başlamadığı gibi.” (s. 341) Kitabın, özellikle genç kuşağa, hakkında hep abartılı ve neredeyse mistik güzellemeler işittikleri o sihirli yıl ve sonrasına dair ayakları yere basan bir çerçeve sunacağı kesin. (Söyleşi sayfalarındaki bol ...

Devamını görmek için bkz.
 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2025. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X