ISBN13 978-975-342-229-1
13x19,5 cm, 336 s.
Liste fiyatı: 38.50 TL
İndirimli fiyatı: 30.80 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Nadire Mater diğer kitapları
Sokak Güzeldir, 2009
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Tarihi Ayı Öfkesi
1. Baskı
Liste Fiyatı: 14.50 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Mehmedin Kitabı
Güneydoğu'da Savaşmış Askerler Anlatıyor
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen
Kitabın Baskıları:
1. Basım: 1999
7. Basım: Ocak 2012

"Dünyadaki hiçbir savaş haberlerdeki, TV görüntülerindeki gibi olmamıştır. Mermiler parçalar, yaralar, sakatlar ve öldürür. Orada olmak, asker olarak çatışmanın tam ortasında olmak başkalarına nasıl aktarılabilir ki?

Adları ne olursa olsun askeri "Mehmet" diye biliriz. Oysa askerler de hepimiz gibi birilerinin çocukları, kardeşi, eşi, sevgilisi ya da babası olan adı sanı belli insanlardır. Mehmedin Kitabı'nı böyle 42 genç insan yazdı. Onlar askerliklerini 1984-98 arasında Güneydoğu'da, Olağanüstü Hal Bölgesi'nde yaptılar. Başlarından geçenlerin muhasebesini sizlerle paylaşma cesaretini göstererek bu kitabı yarattılar.

Mehmedin Kitabı sosyolojik ya da politik değerlendirmeler yapmayı amaçlamıyor. İsteyerek ya da istemeyerek kendilerini çatışmanın ortasında bulan kanlı canlı insanların sesini topluma duyurmak, yaşananlara onların baktığı yerden de bakılmasını sağlamak, bu kitabın amacı.

Elbet her şey bu kitaptakinden de ibaret değil. Dinlemek ve okumak da, sonuçta orada olmak değildir çünkü..."

Mehmedin Kitabı'nı arka kapağında bunları söyleyerek yayımlamıştık. Kitap hem tiraj olarak hem tartışma olarak geniş ilgi uyandırdı. Yayımlandığı 1999 yılında, ama dördüncü baskısında Genel Kurmay Başkanlığı'nın ihbarıyla Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından toplatıldı ve yazar Nadire Mater ve Metis Yayınları'na Türk Ceza Kanunu'nun 159. maddesinden dava açıldı. Nisan 2001'de dava beraatle sonuçlandı.

Aralarında okurların, yazar ve gazetecilerin ve Türkiye dışından sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin bulunduğu geniş bir kesim dava sürecini yakından izledi, Mehmedin Kitabı'nı yalnız bırakmadı. Mahkeme süreci düşünce ve ifade özgürlüğü için mücadelenin örneklerinden biri haline geldi. Mehmedin Kitabı'nın beşinci basımından itibaren bütün bu sürecin belgelerini içeren dava dosyasını ek olarak sunduk. Tadımlık'ta, Nadire Mater'in kitaba önsözünü ve Düşmanı Göremeden Geri Geldim başlıklı ilk röportajı okuyabilirsiniz.

İÇİNDEKİLER
Teşekkür
Önsöz
Mehmetler Konuşuyor
Konuşamayanların Yerine
Beşinci Basıma Ekler: Dava Dosyası, Basında Yazılanlar, Yazar ve Yayıncının Savunmaları, Bilirkişi Raporu, Karar
OKUMA PARÇASI

Önsöz, s. 9-18

"'Ölüm yalnızca iki santim yukarıda,' diyor Ahmet acı acı. 'Kafanızı siperden iki santim yukarı kaldırdınız mı alnınızın ortasına kurşunu yersiniz.'

Bunları söyleyen, askerliğini Güneydoğu'da yapan bir yedek subay. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde iktisat yüksek lisansı yapmış 25 yaşındaki genç savaştan şairane bir dille söz ediyor: 'Uzaklardan Kalaşnikovların takırtısı ölüm şarkısını söylerken, silah arkadaşınız kucağınıza yıkılır, beyni dağılmıştır.' Ahmet, Türkiye'nin yükselen finans sektöründe başladığı meslek yaşamına, silah altına alındığında ara vermiş.

'Hepsinden nefret ediyordum,' diye anımsıyor Ahmet, Kars'ın kırları kavuran savaşa sırtını dönmüş yerli halkıyla ilk karşılaşmasını. 'O sırada dağda askerler onlar için can veriyordu ama aşağıda kimsenin umurunda değildi,' diyor, genç askerlerin her savaşta öğrendikleri ilk dersi öğrenmiş olarak. 'Askerler ve siviller birbirinden tamamen farklı iki ayrı dünyadan geliyor.'...

Devamını görmek için bkz.

"Düşmanı Göremedim Geri Geldim", s. 21-23

Biz seyyardık, merkezimiz Nevşehir'di. Destek olarak Tokat'a gönderilmiş, üç dört ay orada kalmıştık. Tokat jandarmanın alamadığı üç dört cesedi biz aldık. Yani, ufak çapta çatışmalar yaşadık. Aldığımız cesetlerin, yani çarpıştıklarımızın kimler olduğunu da bilmiyorduk. Söylenmiyordu, biz de soramıyorduk. "Onlar terörist," dendi, o kadar.

Tokat'tan Nevşehir'e döndük. Döndük, ama dinlenemeden bizi otobüslere bindirdiler, haydi Kayseri, oradan uçakla... Nereye gittiğimizi bilmiyoruz; soramıyoruz, söylemiyorlar. Kendimizi Van Tugay'da bulduk. Bekliyoruz... Askerler, "Şemdinli basılmış," diye konuşuyordu. Kim basmış, neden basmış, Şemdinli'de ne varmış? Bilen yok. İnsan merak ediyor. Geçmiş gün, demek ki 84 senesinin Ağustos sonu gibi oluyor.

Van Tugay'da bir hafta on gün kaldıktan sonra, güvenlik eşliğinde basıldığını bildiğimiz Şemdinli'ye götürüldük. Çadırları kurduk, bekliyoruz, gene ne yapacağımızı, neden orada olduğu...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Ertuğrul Kürkçü, “Yoksulun savaşı, savaşın yoksulu”, Virgül, Sayı 19, Mayıs 1999

Her birinin kendine özgü huyu, suyu, aklı, fikri, değeri olan yüz binlerce insanı mutlak itaat altında tek bir kalıba dökmeyi topluma kabul ettirmenin adı "Mehmetçik." Toplum, gerçek insanlara, silah altına aldığı, üniforma giydirerek bir örnekleştirdiği ve böylece savaşa sürdüğü yoksul gençlerine ettiğiyle, yarattığı "Mehmetçik" suretine tapınarak ödeşiyor. Bu toplumun "Mehmetçik"i çok "sever" görünmesi, askere tapınması, silah altına alınmış tek tek yoksulların hayatlarına beş paralık değer vermediğinden; onların cenazelerinde döker göründüğü gözyaşları, onlar için gerçekten üzüldüğünden değil, ölenin kendisi değil başkası, başkasının oğlu oluşundan duyduğu örtük sevinçten aslında.

Onların yaşantılarının, varlıklarının, umutlarının ve özlemlerinin toplum için gerçekten bir değeri olmuş olsaydı, bu kadar kolay vazgeçebilir miydi gençlerinin hayatlarından? Bu memleketin aklını emanet e...

Devamını görmek için bkz.

Nadire Mater, “Cumhuriyet Okurlarına”, BİA Haber Merkezi, 8 Ağustos 2001

24-25-27 Temmuz 2001 tarihli Cumhuriyet gazetelerinde Deniz Som imzalı üç yazı yayımlandı. Som, Nisan 1999'da yayımlanan çalışmam Mehmedin Kitabı bağlantılı bir dizi "iddia" öne sürüyor. Bu yazıda, "taraflardan görüş alma", "kaynağı araştırma", "iftira, saptırma, manipülasyon, söylenti ve dayanaksız suçlamalardan kaçınma" gibi temel gazetecilik ilkeleri dışı bir yerden yazan Deniz Som'a cevap vermiyorum, benim de içlerinde olduğum okurlara açıklama yapıyorum.

Akademisyenler, gazeteciler ve yazarların belirledikleri çalışmalar için her yerde destek alırlar. Proje özeti, çalışma için öngörülen zaman, çalışma için gerekli giderler ( yol, konaklama, çeviri, kaset çözümü vs.), çalışma için harcanacak emeğin karşılığını belirten bütçeyle burs başvurusu yapılır. Proje, desteklenmeye değer bulunursa burs alınır.

Ben de, sonradan

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova