ISBN13 978-975-342-643-5
13x19,5 cm, 352 s.
Liste fiyatı: 41.00 TL
İndirimli fiyatı: 32.80 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Kullanılmış Biletler
1. Basım
Liste Fiyatı: 41.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Körlük ve İçgörü
Çağdaş Eleştirinin Retoriği Üzerine Denemeler
Özgün adı: Blindness and Insight
Çeviri: Ferit Burak Aydar, Cem Soydemir
Yayıma Hazırlayan: Bülent Doğan, Tuncay Birkan
Kapak Tasarımı: Emine Bora, Semih Sökmen
Kapak Deseni: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Şubat 2008
2. Basım: Kasım 2019

Edebiyat eleştirisi alanının yirminci yüzyıldaki en önemli isimlerinden Paul de Man'ın, okumanın problemli yapısına yoğunlaşan, ve edebiyatla ilgilenenlerin birer okur olarak kendi rollerine ilişkin varsayımlarını sorgulayan, geniş etkili ve klasikleşmiş eseri Körlük ve İçgörü nihayet Türkçede.

De Man bu kitaptaki denemelerinde başka edebiyat kuramcıları gibi doğrudan edebiyat eserlerinden değil, edebiyata bakışlarındaki derinlik herkesçe kabul edilmiş olan eleştirmenlerden hareketle geliştiriyor düşüncesini. Blanchot, Lukács, Poulet, Derrida, Heidegger, Bloom gibi eleştirmenlerin, inceledikleri metinlerin yapısı hakkındaki bulgularının, en başta model olarak kullandıkları genel anlayışla çeliştiğini gösteriyor. Bu yazarların pek de farkında olmadıkları, kör noktalarını oluşturan bu çelişki ve uyuşmazlıkların aslında onları beslediğini, "en iyi içgörülerini, bu içgörülerin çürüttüğü varsayımlara borçlu olduklarını" gösteriyor. De Man'a göre "modern eleştirmenler edebiyatı gizeminden arındırdıklarını zannettiklerinde aslında edebiyat onları gizeminden arındırıyordur; ama bu, zorunlu olarak bir kriz biçiminde gerçekleştiğinden, kendi içlerinde olanlara kördürler. Tam da edebiyatın hesabını gördüklerini iddia ettikleri anda edebiyat aslında her yerdedir; antropoloji, dilbilim, psikanaliz diye adlandırdıkları şey, aynen Hydra'nın başı gibi, her kesildiğinde yeniden zuhur eden edebiyattan başka bir şey değildir."

Edebiyatla ve edebiyat kuramıyla ilgilenenlerin yanı sıra, beşeri bilim alanlarında çalışan bütün araştırmacıların da dikkatle okuması gereken, zorlu ama zihin açıcı bir klasik.

OKUMA PARÇASI

Önsöz, s. 7-9.

Bu ciltte bir araya getirilen denemeler hiçbir şekilde eleştiri tarihine bir katkı olma ya da günümüz Avrupa edebiyat eleştirisi alanındaki eğilimlere dair, çok kaba bile olsa, bir panaroma sunma iddia-sında değildir. Burada daha farklı bir sorun ele alınmaktadır. Her denemede farklı bir edebi anlayış sorunu irdelense de, hiçbirinde soruna sistematik bir şekilde yaklaşılmamaktadır. Bu yazılar çeşitli vesilelerle –konferanslar, dersler, toplantılar– kaleme alındı ve yaptığı çalışmalar ABD ile Avrupa arasında hemen hemen eşit bölünmüş birinin zihninde ister istemez uyanacak ilgi alanlarını yansıtıyor. Konular belirli bir eleştirmene gösterilen kendiliğinden ve kimi zaman kişisel bir ilgi neticesinde seçildi ve kapsamlı bir seçki sunmaya çalışılmadı. Denemelerin çoğu romantizm ve romantizm-sonrası edebiyatla ilgili, eleştiriyle bağlantısı olmayan daha kapsamlı incelemelerin bir yan ürünüdür. Kitabın mükerrer örüntüsü sonradan geriye dönülerek kuruldu ve yerl...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Bülent Usta, “Damardan gerçekçi bir roman”, Birgün Gazetesi, 5 Şubat 2008

Metis, iki önemli kitap yayımladı bugünlerde. Çokça tartışılması gereken, aslına bakarsanız, Türkçeye kazandırılmış olması da oldukça gecikmiş iki yapıt. Biri, Şili'den bir romancı Roberto Bolano'nun Vahşi Hafiyeler adlı romanı, diğeri de edebiyat eleştirisi denilince akla ilk gelen isimlerden birisi olan Paul De Man'ın Körlük ve İçgörü adlı yapıtı. İkisi de Türkçeye çok geç kazandırılmış yazarlar. Örneğin Kafka'nın Türkçede daha yeni yayımlandığını düşünebiliyor musunuz? Ne büyük bir kayıp olurdu. Belki de Kafka olmaksızın pek çok eser ve yazar ortaya çıkmazdı ya da çıksa bile başka türlü, doğal olarak Kafka'yı bilmeyen bir yazar ve onun eseri olarak ortaya çıkardı. Kafka'nın edebiyatımıza, günümüzün en güçlü yerli yazarları kadar, belki de daha da fazla katkıda bulunduğunu düşündürecek çok fazla veri var elimizde. Kafk...

Devamını görmek için bkz.

Semih Gümüş, "Okuma dersi olarak eleştiri", Radikal Kitap Eki, 29 Şubat 2008

Eleştirinin dünya edebiyatındaki özel adlarından Paul de Man'ın Körlük ve İçgörü kitabının kendi çevresindeki alanı etkilediği kuşkusuz söylenebilir. Bazı kitaplar böyledir ama şu da sorulabilir: Bir kitap, sonunda yalnızca okuyanların bilişsel dünyasına mı sızmış olur? Bununla sınırlı kalsaydı, belki de hayatımızdan çoktan çıkmış olurdu kitap. Yaratıcı yazının taşıdığı anlamın gizilgücü ve sürekliliği kitabın etkisini geometrik biçimde çoğaltırken, ayrıca anlamın yeniliği, özgünlüğü de ikinci bir katsayıyla bu etkinin katlanmasını sağlar.

Körlük ve İçgörü ise okuduğumuz kitap, edebiyatın düşünce evreninin genişlemesine büyük bir katkı yaptığı biliniyor. Bu nitelikte bir kitabın bizim edebiyatımız üstündeki düşünsel etkisinin çok daha büyük olması da beklenir. Bu tür kitaplar düşünmediklerimizi düşündürür.

Verilmiş enerjinin yol açacağı katkı büyü...

Devamını görmek için bkz.

Mahmut Temizyürek, "Eleştirmenlerin eleştirmeni", Radikal Kitap Eki, 29 Şubat 2008

Belki de biraz geç rastladım sana/ Ama her şey geç gelmiyor mu yurdumuza/ 1929 buhranı bile geç gelmemiş miydi/ Eksikliğe mi alışmışız mutsuzluğa mı yoksa. Cemal Süreya'nın bu dizeleri önemli bir kitap Türkçeye geç çevrildiğinde geliyor aklıma daha çok. Bu kez Paul de Man'ın Körlük ve İçgörü'sü vesilesiyle anımsadım Süreya'yı ve dizelerini. 1971'te yazılmış, edebiyat eleştirisinin vazgeçilmezlerinden biri niteliğindeki bu kitap, bütün halinde 37 yıl sonra nihayet Türkçede.

De Man'ın Türkçeye çevrilen ilk bütün yapıtı bu kitap. Daha önce bazı parçaları Türkçeye ulaşan De Man'ı çevirenlerin öncüsü Bilge Karasu'dur. Karasu, Batı'yla yaklaşık aynı zamanlarda görmüştü De Man'ı. Bildiğim kadarıyla, Türk Dili dergisine 70'li yılların başında çevirdiği, yaratıcılık ve benlik üzerine yazı da bunun kanıtı. Bunun dışında, Enis Batur'un hazırla...

Devamını görmek için bkz.

M. İlhan Atılgan, "Sanatkâr eleştiri olur mu?", Kitap Zamanı, 3 Mart 2008

Tam da Kitap Zamanı'nın kapak dosyasında eleştirmen-yazar hiyerarşisini tartışmaya hazırlandığımız günlerde, eleştiri uğraşına ilişkin köklü soruları ortaya atan bir kitap yayımlandı: Edebiyat eleştirisinde geçen yüzyılın en önemli adlarından Paul de Man'ın Körlük ve İçgörü'sü (Metis Yayınları, çevirenler: Ferit Burak Aydar - Cem Soydemir). Paul de Man, edebiyat eleştirisi alanında "en çok fotokopisi çekilen" makaleler toplamı kitabında, eleştiri ediminin gerekli olup olmadığı gibi, bu disipline ilişkin en temel soruları okura hınzırca hatırlatıyor. Blanchot'dan Derrida'ya, Heidegger'den Bloom'a birbirinden farklı eleştiri ve yorum biçimlerinin ayrı ayrı irdelendiği yapıt, bana kalırsa, tek bir sorunun farklı görünümlerine de indirgenebilir. Soru şu: Birincil metin (ele alınan metin) ile ikincil metin (eleştiri metni) arasındaki ilişki nasıl olmalı, ayr...

Devamını görmek için bkz.

Semih Gümüş, "Edebiyat nerede aranır... ", Radikal Kitap Eki, 7 Mart 2008

Kendi yazdıklarıyla yetinmeyip onların ardındaki yazınsal gerçekliği araştıran; içine kapanmak yerine daha öteye geçirecek yolları arayan; nereden geldiğini yalnızca kendi varoluşunu anlamak için değil, edebiyatın gizlerini irdelemek için düşünen; dolayısıyla geleceğe dönük tasarımlar kurup öngörülerde bulunarak bir bilici gibi edebiyatımızın nasıl gelişeceğini saptamaya çalışan; içinde bulunduğu yazınsal gerçekliğin başkalarınca da paylaşıldığı endişesini taşıyan düşünme biçimi, edebiyatımızın asıl sorunlarından olmamıştır.

Öte yandan yazınsal metnin derin yapısının biçimlerini araştıran; kesintisiz bir yeniden anlamlandırma süreci kuran; metni bütün örgenleriyle çözümleyen; dolayısıyla yüzeyde görünenle ilgilenmeyen; dizgesel; bu arada kendini yazınsal dilin parçası olarak yaratan edebiyat eleştirisi, bizim edebiyatımızın hiçbir döneminde birkaç yazarın ilgi alanından çıkamadı.

Yazdıkların...

Devamını görmek için bkz.

Mahir Bora Kayıhan, ''Eleştirinin 'kör' noktası'', Olay gazetesi, 1 Mayıs 2008

Paul de Man, 20. yüzyılın en önde gelen eleştirmenlerinden biri hiç kuşkusuz. Kendine özgü bakış açısıyla edebiyatta saygın bir yer edinen de Man'ın bir klasik kabul edilen yapıtı Körlük ve İçgörü, Metis Yayınları'ndan çıktı.

1970'li yıllardan itibaren dünyada büyük ses getiren kitaptaki denemelerinde düşüncesini yapıtlardan değil de eleştirmenlerden hareketle geliştiriyor de Man. Ferit Burak Aydar ve Cem Soydemir'in dilimize kazandırdığı kitap, 'Çağdaş Eleştirinin Retoriği Üzerine Denemeler' alt başlığını taşıyor. De Man'ın yapıtının bunca ilgi çekmesinde Blanchot, Lukacs, Poulet, Derrida, Heidegger, Bloom gibi eleştirmenlerden yola çıkmış olmasının da payı var. De Man'ın ana izleği; bu ünlü eleştirmenlerin, inceledikleri metinlerin yapısı hakkındaki bulgularının, en başta model olarak kullandıkları genel anlayışla çeliştiğini göstermesi. Bir bakıma...

Devamını görmek için bkz.

Ali Galip Yener, “Edebiyat eleştirisinde ölçüt sorunu üzerine”, Karayazı, Mart 2010

Okuduğunuz denemede, edebiyat eleştirisinde referans ya da birincil olarak benimsenen ölçüt sorununu geçen yüzyılda bu alandaki önemli katkılardan birini yapan Paul de Man’ın yapıtları aracılığıyla tartışmak amaçlanmıştır. Burada kapsamlı bir biçimde ele alacağım kitap, Körlük ve İçgörü, “Çağdaş Eleştirinin Retoriği Üzerine Denemeler” alt başlığıyla yayımlanan ve de Man’ın (1919-1983) entelektüel birikimine okurun sağlıklı bir biçimde yaklaşması sağlayan bir derlemedir. Kitaptaki denemeler sistematik bir bütünlük oluşturmazlar. De Man için edebi metin eleştiriden önce gelir. Özerk bir disiplin anlamındaki eleştiri biliminden de kendini uzakta hisseden bir yazardır. Deneysel çabasının esasen bir eleştiri teorisi geliştirmeye değil de, genel anlamda bir edebiyat dili geliştirmeye yönelik olduğunu belirtir.

Amerikan Yeni Eleştirisi’nde biçim ve am...

Devamını görmek için bkz.

Ali Galip Yener, “Paul de Man'ın edebiyat eleştirisine katkısı üzerine, Virgül Dergisi, Kasım-Aralık 2009

Edebiyat eleştirisi alanına geçtiğimiz yüzyılda yapılmış en önemli katkılardan biri Paul de Man’a aittir. Okuduğunuz yazıda de Man’ın (1919-1983) Türkçeye çevrilen iki önemli yapıtından birinin ayrıntılı sunumu, diğerinin ise kısa tanıtımı amaçlanmıştır.

Ayrıntılı bir biçimde değinmek istediğim ilk kitap, Körlük ve İçgörü, (Çev. F. B. Aydar – C. Soydemir, Metis Yay. 2008) “Çağdaş Eleştirinin Retoriği Üzerine Denemeler” alt başlığıyla yayımlanan ve iki ek yazı ile birlikte toplam 14 denemeyi içeren, yazarın bütün birikimine okurun sağlıklı bir biçimde yaklaşması imkânını sunan bir derlemedir. Önsöz’de yazar, edebiyat eleştirisi alanında durduğu yerin ne olduğunu net bir biçimde tanımlar. Eleştiri tarihine katkı yapmayı hedeflemediğini ya da Avrupa edebiyat eleştirisi alanındaki eğilimlere ilişkin bir panorama sunma iddiasında ...

Devamını görmek için bkz.

Murat Özbek, "Körlük ve İçgörü’de Zamansallık ve Mesafe", Şerhh Dergisi, Nisan 2016

Gösterge bir keyfiliği de barındırdığından söz ve yazı merkezli tartışmalar uzamsal ve zamansal bir belirsizliğe dönüşür. Bu belirsizlik elbette belirlenimin bir sorunsala dönüşmesi yoluyla ortaya çıkar. Burada sözü edilen, dile ilişkin bir sorundur. Belirlenme ve belirsizlik meselesinin uzamsal ve zamansal olanda açığa çıkması, bir mesafe –burada mesafe sadece toposu barındırmıyor, aynı zamanda zamansal olanı da ifade ediyor- dolayısıyla mümkün olmaktadır. Göstergenin öğeleri olan gösteren ve gösterilen, sembol, alegori, mecazlı dil bu mesafeyi mevcut kılmaktadır ve bu örnekler kolaylıkla çoğaltılabilir. Edebiyat eleştirisi mefhumunu ele alırken belirsizlik ve mesafe arasındaki retoriğin dramatik zorluğu bir soruna dönüşür.

Bu yazıda ele alınacak olan Paul de Man’ın Körlük Ve İçgörü isimli kitabı, edebiyat eleştirisini körlük ve içgörü retoriği üzeri...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova