ISBN13 978-975-342-307-6
13x19,5 cm, 288 s.
KAMPANYADA
Liste fiyatı: 34.50 TL
İndirimli fiyatı: 15.00 TL
İndirim oranı: %56.52
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Ruşen Çakır diğer kitapları
Ayet ve Slogan, 1990
Vatan Millet Pragmatizm, 1991
Resmi Tarih Sivil Arayış, 1991
Sol Kemalizme Bakıyor, 1991
Ne Şeriat Ne Demokrasi, 1994
Direniş ve İtaat, 2000
Recep Tayyip Erdoğan, 2001
Nereye Gitti Bu Ülkücüler?, 2003
Türkiye’nin Kürt Sorunu, 2004
100 Soruda Erdoğan x Gülen Savaşı, 2014
Ji Realîteya Kurd
Ber Bi
Realîteya
Kurdistan ve
Serencama Meseleya Kurd
, 2016
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Sesin Rengi
1. Basım
Liste Fiyatı: 38.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Derin Hizbullah
İslamcı Şiddetin Geleceği
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Mart 2001
3. Basım: Kasım 2016

Bundan on yılı aşkın bir süre önce, 17 Ocak 2000 tarihinde İstanbul Beykoz'da yapılan Hizbullah operasyonu televizyondan canlı olarak yayınlanmış, kazılan her mezar ev, bulunan her ceset, domuz bağları, işkenceli sorgu kasetleri Hizbullah'ı Türkiye gündeminin ilk sırasına yerleştirmişti. Bir yıl sonra, 24 Ocak 2001 tarihinde Diyarbakır' da, ilin Emniyet Müdürü Gaffar Okkan ve beş meslektaşı aynı örgüt tarafından öldürüldü. Bu suikast, örgütün belini kırdıklarını iddia eden yetkililere çok sert bir tekzip olmuş, aynı zamanda Hizbullah hakkındaki senaryoların daha da artıp karmaşıklaşmasına yol açmıştı. Ocak 2011'de ise Hizbullah davasından yargılanan sanıklar, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Derin Hizbullah'ın bu genişletilmiş ikinci basımı, sanıkların serbest kalışından sonraki dönemi "Üçüncü Hizbullah" olarak ele alan ek bir bölüm içeriyor. Ruşen Çakır'ın hem farklı ve başarılı bir gazetecilik örneği hem de bir tür örgüt sosyolojisi çalışması olan kitabı, örgütü başka odaklarla kurduğu "derin ilişkiler" temelinde değil, bizzat kendi derinliği içinde ele alıyor ve Mısır, Cezayir, Afganistan gibi ülkelerde yaşananlardan hareketle, dünyada ve Türkiye'de İslamcı şiddetin geleceğini tartışıyor.

İÇİNDEKİLER
Yeni Baskıya Önsöz
Sunuş

Birinci Hizbullah
İslamcı Şiddetin Kökleri
Türkiye'de Radikal İslam
Cemaat ve "Abi"
PKK ve Menzil ile Çatışma
İslamcı Harekete Domuz Bağı
Hizbullah Devletin Neresinde?
Medya ya da Hizbullah'ı Anlamamak
Cemaat'in Sosyolojisi
Ek 1: Hizbullah Ana Davası İddianamesi, Giriş Bölümü
Ek 2: Abdülaziz Tunç ile Röportaj

İkinci Hizbullah
Beykoz'dan Sonra Yeni Dönem
Bir İntikam Örgütü
Küresel İslamcı Pazarda Hizbullah'ın Yeri
Topyekûn Savaş
Kendi Kendini Yok Eden Şiddet
Sonuç: Hizbullah'a Karşı Demokratik Laiklik

Üçüncü Hizbullah
Cemaat-Örgüt İkileminde
OKUMA PARÇASI

Sunuş, s. 9-14

29 Aralık 1991 tarihli Cumhuriyet gazetesinin manşeti "Batman'da Hizbullah Şoku"ydu. Cumhuriyet'in bölgedeki muhabirlerinin haberine göre PKK'nın düzenlediği kepenk indirme ve kontak kapatma eylemi Batman'da Hizbullah adını kullanan kişilerce sabote edilmişti. Bu gruba yakın esnaf dükkân açmış, kepenk indirenlerin işyerlerineyse molotof kokteyli atılmıştı.

Bir gün sonra aynı gazetenin manşeti "Hizbullah-PKK çatışması" olacaktı. Alt başlıktaysa "İran yanlısı İslamcı Kürt grubuyla PKK arasındaki çatışmalarda son yedi ayda 13 kişi öldü" bilgisi yer alıyordu. "İç Politika Servisi" imzasını taşıyan bu haberi, o servis çalışanlarından biri olarak ben yazmıştım, fakat haber kaynaklarımın "başına iş açarsın" uyarısını dikkate alarak adımı kullanmamıştım. Türk medyasında, bu iki grup arasındaki çatışmanın adının ilk kez konulduğu bu haberde, adının açıklanmasını istemeyen İslamcı bir Kürt, Hizbullah için, "3-5 ay direnebilirlerse bölgede önemli bir güç,...

Devamını görmek için bkz.

Genişletilmiş Yeni Basıma Önsöz, s. 15-20

Bundan on yıl önce Derin Hizbullah adında bir kitap kitapçı raflarında yerini aldığında birçokları bunu Hizbullah ile "derin devlet" arasındaki bağları ifşa eden bir çalışma olduğunu düşünmüştü. Hizbullah'a o zamana dek yüklenen anlamlar akla geldiğinde pek de haksız sayılmazlardı, ancak o kitabın yazarı olarak, Hizbullah'ın derinliğinin devlet içindeki bazı odaklarla var olduğu ileri sürülen ilişkilerden değil, toplumun belli kesimleriyle olan bağlarından kaynaklandığını savunuyordum.

Son Ergenekon soruşturmaları bağlamında Hizbullah'ın aslında bir "derin devlet projesi" olduğu iddialarının tekrarlandığını görüyoruz. Fakat bu iddiaların doğru olduğunu kabul etsek bile Hizbullah'ın, bu ülkenin önde gelen toplumsal ve siyasal hareketlerinden biri olduğu gerçeğini reddetmek mümkün olamıyor.

On yıl önce bu kitapta Hizbullah'ın geleceğini tartışırken Fransız araştırmacı Gilles Kepel'in...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Metin Sever, “Hizbullah'a farklı bir bakış”, Radikal Kitap Eki, 11 Mayıs 2001

Hayatı ve olayları anlamadaki kolaycılık alışkanlığı her alanda olduğu gibi son 20 yıldır Türkiye siyasetinde etkin olan İslamcıları değerlendirirken de yaşandı. Farklılaşan toplum yapısında, alt, orta tabakalara dayanan İslamcı gruplar, dini veya İslam'ı muhafazakar bir ideoloji olarak yeniden üretirken, sürekli homojen bir yapı olarak algılandı. RP'nin ve FP'nin savunduğu islamla, Fethullah Gülen'in savunduğu İslamın veya Nakşibendiliğin savunduğu islamla, Aczmendilerin veya Hizbullah'ın savunduğu islamın aynı olmadığı hiçbir zaman görülmedi. Türkiye bu kolaycı yaklaşımı, 2000'lerin başında Hizbullah'ın mezar evleri ortaya çıktığında da sürdürdü.

Hizbullah'la ilgili genelde iki bakış açısı hakim oldu. Bunlardan birincisi devlete aitti. Emniyet güçleri, genel olarak tüm İslamcıları şiddet taraftarı ve terörün kaynağı olarak gören resmi önkabulden hareketle mezar evlerden çıkan cesetlere,...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova