ISBN13 978-975-342-793-7
13x19,5 cm, 176 s.
KAMPANYADA
Liste fiyatı: 22.50 TL
İndirimli fiyatı: 13.50 TL
İndirim oranı: %40
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Doyma Noktası
7. Basım
Liste Fiyatı: 18.50 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Edebiyat Ne İşe Yarar?
Özgün adı: Uses of Literature
Çeviri: Emine Ayhan
Yayıma Hazırlayan: Savaş Kılıç
Kapak Deseni: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Kasım 2010
4. Basım: Mayıs 2019

İnsan neden okur? Edebiyat okumanın hoşça vakit geçirmek dışında bir faydası olabilir mi? Üniversitelerde neden edebiyat bölümleri vardır? Edebiyatın iyi ahlak sahibi, entelektüel bakımdan gelişmiş bireyler yetiştirmeye hizmet ettiği söylenebilir mi hâlâ? "Disiplinimizi geliştirmekle yükümlü öğretmen ve araştırmacılar olarak bizler, verdiğimiz uğraşın haklılığını gösterecek daha kuvvetli gerekçelere fena halde muhtacız," diyor Rita Felski. "Estetik değerin faydadan ayrı tutulamayacağını, bununla birlikte metinlere bağlanma biçimlerimizin sıradışı bir çeşitlilik, karmaşıklık, hatta öngörülemezlik sergilediğini" öne sürüyor. Edebiyatın anlamının sunduğu faydada yattığını öne sürmenin "muazzam bir pratikler, beklentiler, duygular, umutlar, hayaller ve yorumlar alanını", bir bakıma "akla hayale sığmayacak kadar bereketli, girift, bulanık, sancılı ve çapraşık bir alanı" soruşturmaya açtığını savunuyor.

Felski'ye göre okur ile edebiyat arasındaki etkileşim dört tarzda gerçekleşiyor: Okurun kendini kitapta bulduğu, kendini öteki olarak teşhis ettiği tanıma süreci, yapıtın içine çekildiği ve etkisinden kurtulamadığı büyülenme süreci, geçmişe veya başka yerlere dair bir şeyler öğrendiği bilgi amaçlı okuma tarzı ve okuru şaşırtarak verili olan üstüne düşündürmek isteyen yapıtın başvurduğu şok stratejisi. Bu tarzları ele aldığı dört bölümde yazar edebiyat teorisi ile edebiyata ilişkin yaygın kanılar arasındaki uçurumu kapatmaya çalışıyor.

Edebiyat Ne İşe Yarar? özgün ve kışkırtıcı düşüncelerle dolu bir kitap. Okurun kendi okuma uğraşı hakkında, kurumların ise edebiyat eğitiminin gerekçeleri hakkında daha bilinçli olmasına yardımcı olmayı amaçlıyor.

İÇİNDEKİLER
Teşekkür
Giriş
1 Tanıma
2 Büyülenme
3 Bilgi
4 Şok
Sonuç
Dizin
OKUMA PARÇASI

Sonuç, s. 163-167.

Okur tepkisinin düğümlerini çözerek tek tek tutamlara ayırmak ve bunları daha yakından görmek için birer birer mikroskop altına tutmak, kuşkusuz, son derece eğreti bir işlemdir. Sanat eserlerine verdiğimiz tepkiler hiçbir zaman bu kadar kesin biçimde parsellere ayrılmış, bu kadar düzenli bir şekilde birbirinden bağımsız kümelere bölünmüş değildir. Bu anlamda, "dağınık", "bulanık", "alaşımlı" ve "çelişkili" gibi sıfatlarla daha doğru tanımlanabilecek olan bağlanma biçimlerini farazi sınıflandırmalara sokmanın vebalini kabul ediyorum. Üstelik böyle bir yaklaşım gündelik estetik deneyimin mahiyeti ve yapısını bir parça kavrayabilme arzuma da ters düşüyor sanki. Şayet okuma edimi bilişsel ve duygusal itkileri kaynaştırıyor ve içe, yani benliğe olduğu gibi dışarıdaki dünyaya da bakıyor ise, iç içe geçmiş bu unsurları birbirinden yalıtarak inceleme gayreti akademik bir kılı kırk yarma alıştırmasından başka bir şeye benzemez.

Benim bu yaklaşımımın gerekç...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Semih Gümüş, “Karşılıksız bir dünya”, Radikal Kitap Eki, 11 Aralık 2010

Edebiyat ne işe yarar? Son yıllarda katıldığım her söyleşiye bu soruyla başlıyorum. Karşımdaki okurların kuşkuları olabileceğini baştan varsayıyorum demek ki. Kitabın da artık yazınsal değerinden önce kullanım değerine bakıldığı, öncelikle işlevsel bir meta olarak alınıp satıldığı günümüzde, yerinde bir soru değil mi bu? Artık piyasanın isterlerine ve oraya buraya diktiği oklara göre yolunu bulan okur da, içinde savrulduğu bu piyasanın aktörlerinden biri oldu. Somut, elle tutulur bir karşılığı olmayan, kaldı ki kendisi somut ve elle tutulur olmayan edebiyatın karşılıksız bir dünya kurduğunu, ama zaman içinde yeri başka hiçbir şeyle doldurulamayacak derinlikte iz bıraktığını nasıl anlatmalı? Rita Felski, “Fakat kitaplar birer özne olmasa da,” diyor, “öylesine birer nesneden, sayısız başka şey arasına sıkışmış gelişigüzel şeylerden de ibaret değildir.”

Oysa edebiyat, okurken kendimizi içinde buldu...

Devamını görmek için bkz.

Ali Duman, “Edebiyatta yarar sorgusu”, Yeni Şafak Kitap Eki, 2 Şubat 2011

Rita Felski, daha ziyade 'feminist eleştiri' alanında kalem oynatmış bir İngiliz Edebiyatı ve Karşılaştırmalı Edebiyat profesörü. Felski'nin Edebiyat Ne İşe Yarar? ("Uses of Literature"; 2008) adlı yapıtı, Metis Yayınları tarafından "Eleştiri" dizisi kapsamında yayımlandı. Çeviri Emine Ayhan'a ait.

Felski, "Geriye dönüp baktığımızda son otuz yılda ortaya çıkan büyük teorilerin birçoğu, şimdi artık spekülatif düşünce alanının kendilerini düzensiz, alelade, hataya meyilli varoluşun utanç verici sıradanlığından kurtaracağı inancında olan Aydınlanmacı filozof krallar geleneğinin ölmeden önceki son çırpınışı gibi görünmektedir." diyor ve kendi çalışmasını edebiyat teorisini tanımlamaya devam eden bu duyarlılığa karşı çıkan bir manifesto olarak tanımlıyor. Felski'ye göre, otuz sene öncesine kadar edebiyat teorisi alanında ifşa edici görünen ("merkezsizleşmiş ö...

Devamını görmek için bkz.

Selim Salih, “Edebiyat devrim yapabilir mi?”, Kitap Zamanı, 30 Ocak 2011

İngiliz edebiyatı ve karşılaştırmalı edebiyat profesörü Rita Felski’nin 2008’de yayımlanan Uses of Literature (Edebiyatın Yararlılığı) isimli kitabı, Edebiyat Ne İşe Yarar? adıyla Türkçede. Felski, çalışmasını tarihsel perspektifi ıskalamayan bir okuma fenomenolojisi, edebiyat kuramını önemli ölçüde tanımlamaya devam eden öncü duyarlığa karşı bir ‘gayri manifesto’ olarak nitelendiriyor.

“Edebiyat ne işe yarar?”, bütün olası “ne işe yarar?” soruları gibi işgüzar bir soru. Bu soruyla edebiyat eleştirisine dair akademik bir çalışmanın başlığında karşılaşınca, nesnesi ile ironik bir düzlemde uğraşan işgüzar bir kitap okuyacağımızı tahmin ediyoruz. Ancak Rita Felski’nin 2008 yılında yayımlanan Uses of Literature (Edebiyatın Yararlılığı) adlı çalışmasının bu başlıkla çevrilmesinin tercih edilmesini, “Yeni Türk Edebiyatı” adı altında öbeklenerek m...

Devamını görmek için bkz.

Ertuğrul Meşe, “Edebiyat insanı vandalizmden arındırır”, Bireylikler Dergisi, Mart-Nisan 2011

Edebiyat, insanın içinde yaşadığı toplumsal dünyada yine insan tarafından üretilen ve insanın kendi yarattığı cehennemden kurtulmasına, kendini ve ötekini anlamasına hizmet eden en önemli insan üretimidir. İnsan edebiyat ile kendini tanırken ve anlatırken, kendinden ötekine bir yol açar. Bu yol yürünmesi zor ve sonuna ulaşılması ise olası bir yoldur. Edebi yapıtları üreten, onları okuyan insanlarda, yaşamda olup bitenler hakkında bir farkındalık, kendini sorgulama ve insani bir aydınlanma yaratma imkânını içinde barındırır. Edebiyat insanın kendine tahammül etmesi ve bunu öğrenmesidir. Kendi çıplak ben’i ile yüzleşmesini de içeren bu tahammülü öğrenme durumunda edebiyat, bireye entelektüel bir birikim, vicdani bir duyarlılık, başka dünyalara dair bir algı ve estetik bir his dünyası verir. İyi edebiyat ve bu edebiyatın yazarı ve okuru olan insanlarda genel olarak vandalizmin, fa...

Devamını görmek için bkz.

Celil Civan, “Edebiyatın bir yararı var mıdır?”, Mostar, Ocak 2011

Akademik dünyanın edebiyat eserlerine bakışı üç eğilim gösterir: Yapısalcılık metni hayatla ve yazarla ilgisi olmayan bir bütünlük olarak görürken yapıbozumcu yaklaşım esere bir ötekilik atfeder: Metin, ona ne kadar yaklaşırsak yaklaşalım öteki olmaya devam eder, başka bir deyişle bir anlaşılmazlık içerir. Bu iki bakış açısının aksine Marksist edebiyat teorisi esere ideolojik yaklaşır. Eldeki metin ya bir ideolojiyi saklamak ve yeniden üretmekle suçlanır veya mevcut ideolojiye açtığı gedikler sayesinde baş tacı edilir.

Rita Felski bu üç yaklaşımı inkâr etmeden edebiyatın okur tarafından alımlanmasına farklı bir yaklaşım gösterir. Aslında Felski’nin perspektifi yeni sayılmaz. Akademisyenlerin belki amatörce ve naif bulacağı tutum, edebiyatın teoriye indirgenemeyen yönüyle ilgilenir ve şu soruyu sorar: Edebiyat metinleriyle ilişkimiz nasıldır?

Sıradan okur, akademik eleştirinin aksine çoğu...

Devamını görmek için bkz.

Hivren Demir Atay, "Okumanın Dünyevi Halleri: Felski, Kafka ve Proust", Varlık Dergisi, Ekim 2011

Dahice bir yapıtın çevremizi dağlayarak açtığı oyuk, insanın kendi küçük lambasını içine yerleştireceği en iyi köşedir,” diyor Kafka. Yazamamanın sancısını çektiği günlerde okuyarak “kendine gelen” bir yazarın “dahice” bir yapıtta bulduğu sığınak, yaratıcılığı teşvik ve ilham yoluyla korurken küçük pırıltıların güçlü ışıklara dönüşmesinin de yolunu açar (Günlükler 1, 285-90). Kafka bu dönüşümün “dağlayıcı” ve “sarsıcı” etkisini insanın sevdiği birini kaybettiğinde hissettiklerine benzetir. Ona göre, ihtiyacımız olan kitaplar bizi bir felaket kadar etkileyen, herkesten uzak bir ormana sürülmüş gibi hissetmemize sebep olanlardır. Dahası, böylesine sarsıcı bir etki ancak aşina olmadığımız dünyalar tarafından yaratılabilir. Bu yüzden Kafka, çevremizi dağlayarak oyuklar açan kitapları, “kendi şatomuzda aşina olmadığımız odaların anahtarı” olarak tanımlar (Le...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova