ISBN13 978-975-342-604-6
13x19,5 cm, 116 s.
Liste fiyatı: 16.50 TL
İndirimli fiyatı: 13.20 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Didem Madak diğer kitapları
Ah'lar Ağacı, 2012
Grapon Kâğıtları, 2012
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Tarihi Ayı Öfkesi
1. Baskı
Liste Fiyatı: 14.50 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Pulbiber Mahallesi
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Mart 2007
10. Basım: Haziran 2019

Şair Didem Madak son kitabı Pulbiber Mahallesi ile Metis’te. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayımlanan Madak'ın Grapon Kâğıtları ve Ah'lar Ağacı isimli iki kitabı var: Her ikisi de çok sevilmişti, Pulbiber de en az onlar kadar sevilecek...

İÇİNDEKİLER
Pulbiber Mahallesi
Büyümüş Çocuk Şiiri
Gecenin Çekmecesi
Poşet Süt
Pulbiber Mahallesini Tanıyalım
Pulbiber Mahallesi Tarihi
Mahallede Bomba Patlıyor
Bizden Başkalarına, Onlara, Çocuklara
Sevinçli Kedi
Pespaye Kedinin Asaletini Anlatan Satırlar Burada Başlamaktadır
Çatlakların Arasında
Karşılıksız Hayat
Hatalı Teşbihler
Kaza Anılar
Viraj
Kendim Ettim Kendim Buldum

Ardından
Laterna
Yağmur ve Çilingir
Ağrı
Vaziyet
"Didem'le İlgili Şeyler..." Müjde Bilir
128 Dikişli Şiir
OKUMA PARÇASI

MAHALLEDE BOMBA PATLIYOR

Mahallemizde bomba patladı

Martılar çok uçtular

Mahallemizin çığırtkan gözyaşları olup havaya saçıldılar

Bu bir çocuk romanıydı, artık anlaşılmıştı

Çocuk sonunda ölecekti, geleneklerimize göre

Son duası olarak patlamış mısır sunacaktı tanrıya

Bu bir oyun romanıydı, bir araf

Sırtından bıçaklanacaktı daima çocuk

Sendemibrütüs balığı kızartacaktı şiirin kara tavasında

Yanında roka, üstüne tahin helvası

Şangur şungur bir romandı bu, anlaşılmıştı

Gözlerdeki buğu camlar gibi kırılıp inecekti aşağıya.

Biz de ölmüş olabilirdik dedi Leman

Bu söz nedense aklımda kaldı.

Bazı geceler uyanıp sigara içiyorum karanlıkta

Odamdaki aynada yanıp sönen küçük kırmızı bir yıldızım

Musevi bir kadının ruhu dolaşıyor evde, ya da Müslüman

Ya da ateist bilmiyorum

Gelip yamuk tabloları düzeltiyor, biraz çorba içiyor mutfakta

Sanırım yağmuru yapısalcı bir yaklaşımla karşılıyor

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Orhan Kahyaoğlu, “Modern masal tadında şiirler”, Radikal Kitap Eki, 4 Mayıs 2007

Didem Madak, 1990'lı yıllarda ortaya çıkan şairlerin nadir iyilerinden biri. Özellikle, 1980'li yıllarla birlikte beliren farklı şiir çizgilerinin çoğu ortak bir paydada buluşmuştu: yoğun imgecilik. İkinci Yeni şiirinin bunda tabii ki payı vardı. Ancak, modern gelenekçi çizgiler olsun, Divan şiirini çağdaş bir kimliğe dönüştürmek isteyenler olsun ya da bunlara hiç bağlanamayan farklı şiir çizgilerinin çoğu etkili bir imgeciliğin izini sürdüler. Madak'ın 1995 ilkbaharında yayımlanmaya başlayan şiirleri sınırlı da olsa bir grup şiirsever için ilgi odağıydı. Gündelik dil, gündelik hayat tüm içtenliği, çocuksuluğuyla; kendine özgü ironisi, eğretilemeleri ve imgeleriyle şiirde inanılmaz bir duruluğu, insanın hallerini su yüzüne çıkarmıştı. Mükemmel şiirler miydi bunlar? Belki değil. Ama, Madak, farkına fazla varmadan şiire inanılmaz bir hakikiliği taşıyordu. Yıllar geçtikçe yoğ...

Devamını görmek için bkz.

Mehmet Ali Ertan, “Posta Kutusu: Okur”, Virgül, Mayıs 2007

Didem Madak Hanım kızım merhaba...

Size “hanım kızım” dememden alınmayın lütfen, mahallemizin kızına nasıl seslenmem gerektiğine bir türlü karar veremedim; “hanım kız” gelip oturunca dilime, vazgeçemedim. Bir yandan da şair bir kadına nasıl seslenilir, devirdiğim yılların bilgisi arasında yer almıyor. Neyse, uzatmayayım... Geçmiş gün, unuttum; şeytanın bacağını kırıp İstiklal’e çıkmıştım. Bir kitapçı vitrininde görünce bizim mahallenin adını, tuhaftır heyecanlandım. Daha doğrusu, önce kalbimin çarpıntısını duydum, sonra fark ettim ki, Pulbiber Mahallesi yazıyor bir kitabın kapağında. Oysa muhtarlığa gidip gelenler ve belediyede çalışanlar dışında bizim mahallenin adını bilen pek yoktur burada yaşayanlar arasında da. Hemen içeri girdim, dışarı kitabınızla çıktım. Yine hemen oracıkta, vitrinin önündeki çıkıntıya oturup sayfaları çevirdim önce... Destan yaraşır bizim Pulbiber’e de zaten, dedim sayfaları görünce. A...

Devamını görmek için bkz.

Bülent Usta, “Pulbiber Mahallesi'ni bilen var mı?”, Birgün, 20 Haziran 2007

Siz Pulbiber Mahallesi'ni bilir misiniz?"

"Şurada bir yerde olacaktı. Şu arka taraftaki raflarda... Biliyorsunuz, şiir kitapları artık kitapçıların en arkadaki raflarına konulur oldu. Yok hayır, şiir kitabı az basıldığı için değil. Şiir, hâlâ yürümekte... Ama bugünlerde şiir kitaplarına talep azaldı. Neden azaldı bilmiyorum. Halbuki şiir olmazsa edebiyat olmaz derler. Hele ki Türkçede, şiir amiralidir edebiyatın derler.

Amiral battı diyenlere inat, birbiri ardına şiir kitapları yayınlıyor birileri. Sanki hiç satmasa yine de basacaklar o kitapları. İnanmışlar bir kere şiire. Düşün, iki yüz tane şiir dergisi varmış. Ama iki yüz tane satan şiir kitabı bulmak bile zorlaştı bugünlerde. şiir basanlar değil, almayanlar utansın. Tamam, işte oradaki rafta. Didem Madak'ın kitabı. Metis'ten çıkmış..."

"Siz Pulbiber Mahallesi'ni bilir misiniz?"

"Hani Şu devamlı darbuka çalan mahalle mi?...

Devamını görmek için bkz.

Hasan Turgut, “Didem Madak: Gaip, Garip ve Galip”, Mesele, Aralık 2012

Didem Madak şiirinin belirsiz, kararsız kalmış bir tarafı var. Kolay ele geçiyormuş gibi görünen ancak aralıksız okundukça zorluğu giderek ortaya çıkan bir şiirdir karşımızdaki. Gündelik hayatta çokça rastlanan durumlara, olaylara atıfla kat edilirken birdenbire geriye çekilen âdeta çökelen bir külliyat.

Önce dil çıkartan, söz isteyen, çığlık atan, sonra ise kendi kendinin hesaplaşmasına girişen, gardım düşüren, sözünü belli bir yoğunlukta donduran bir şairdir Madak.

Bu noktanın öne çıkmasında şiiri tek başına tanımlanmaktan, kabul görmekten alıkoyan sanat piyasasının, toplumsal süreçlerin etkileri hemen sezilebilir ne var ki çekilmeyi, gardım düşürmeyi ve acıya saplanışı açıklamakta yetersiz kalacaktır bu itkiler.

Bilenler biliyor, başka nedenlerin, mistik ve fizyolojik durumların da etkisini küçümsememek gerekir bu şiir söz konusu edildiğinde. Bir bütün olarak şairlik yaşanan he...

Devamını görmek için bkz.

Şükran Yücel, “Hayatını şiire tercüme etti”, Cumhuriyet, 30 Temmuz 2011

En verimli çağında yitirdiğimiz şair Didem Madak, sıklıkla ölümü yazmıştı, ölüme meydan okuyarak. İç sesini dinleyerek yazdı şiirini. Sezgiyle kaleme aldığı şiiri kendi sesini buldu. Kelimeleri aşkla sevdi. Şiirleri yaşam ırmağından beslendi. Gençler, onun şiirindeki başkaldırıya sahip çıkacaklar. Şair Didem Madak’ı en verimli çağında kaybettik. O ruhu güzel, yüzü güzel, şiiri güzel arkadaşıma veda edemedim. Hastalığa karşı ne büyük bir güçle mücadele ettiğini, küçük kızının büyüdüğünü görmek için hayata nasıl tutunduğunu biliyor, hastalığı yeneceğini umuyordum. Sonra iki kelimelik bir mesaj: “Didem’i kaybettik”.

O, bir şiir gibi yaşadığı şiir kadar kısa ömrüne üç şiir kitabını, henüz yayımlamadığı şiirlerini ve denemelerini sığdırdı. Filozof bir şair gibi yaşadı, fikirlerini şiirine kattı. İç sesini dinleyerek yazdı şiirini. Sezgiyle yazdığı şiiri kendi sesini buldu. O hayatını şiire ...

Devamını görmek için bkz.

Kemal Varol, “Kelimeler ölsün istemem”, Kitap Zamanı, 1 Ağustos 2011

Didem Madak’ın herhangi bir şiiriyle ilk kez karşılaşan okurlar mutlaka şaşırmışlardır. Yürürlükteki şiire hiçbir şekilde benzemeyen, yer yer çocuksu, ironik, fazlasıyla öykülemeci, masalımsı, naif ama ille de kederli olan bu şiirler tersinden bir varoluş kaygısı peşindedir sanki. Görünürde büyük bir şiir değildir Didem Madak’ın şiiri. Dahası, öyle olmamak için özellikle çabalamış gibidir. Didem Madak’ın şiirinin öznesi bu yüzden gizli değildir. Kendisini sakınmadan, saklamaya gerek duymadan şiirin imkânlarına çeker. Sıklıkla bir kız çocuğunun diliyle seslenmektedir bu şiirin öznesi. O çocuk büyür. Zamanla sokaklardan ev içlerine, mutfaklara çekilir, sonra tekrar geri geldiği yere bir pencereden bakar ama o dil geçmişte kalmakta ısrar eder. Hemen hemen her kitabında şiirle, en çok da lirik şiirle bir kavga içindedir. Onun şiirlerinde ‘çocukluk’ kadar ‘şiir’ kelimesinin de bunca yer etmesi bo...

Devamını görmek için bkz.

Ali Topuz, “Şiir şehrinin Pulbiber Mahallesi”, Radikal Kitap Eki, 29 Temmuz 2011

Pulbiber Mahallesi, edebiyat şehrinde yeni bir mahalle; kentsel dönüşümün acımasız çağında görüldüğü yerde üstünden dozerlerle, parayla ve hırsla geçilen şu mahallelerden biri. Kimse yıkamayacak; çünkü ters yönde bir haraketin, yıkıma inatla direnen şiirsel dönüşümün kurduğu bir mahalle. Geçen cumartesi akşamı kaybettiğimiz çok çok kıymetli bir şairimiz tarafından, şiirde kuruldu. Bu şair ve mahalle kısaca anlatılacak bu yazıda.

Didem Madak’ın şiiri hakkında isabetli ve takrarında yarar olan saptamalar yapılmıştır; dergilerde ilk görünmeye başladığı andan itibaren dikkat çeken bu şiir için çeşitli kişilerce, çeşitli defalar, çeşitli biçimlerde dile getirilen bazı özellikleri sıralayalım: Duru. Çekici. Kendine özgü. Hakiki. Anlatımcı. Ve elbette öykülemeci.

Bunların hepsi doğru, doğru ama karşımızdaki şiirsel başarıyı anlatmakta yeterli olacak gibi değil. Zira durul...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova