 | ISBN13 978-605-316-287-2 | 13x19,5 cm, 136 s. |
Liste fiyatı: 180.00 TL İndirimli fiyatı: 144.00 TL İndirim oranı: %20 {"value":180.0,"currency":"TRY","items":[{"item_id":"11561","item_name":"Eğlencenin İyisi","discount":36.00,"price":180.00,"quantity":1}]} |
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et Diğer kampanyalar için |  |
|
| | Eğlencenin İyisi Batı Sanatında Ciddi / Eğlenceli İkiliği Özgün adı: Gute Untelhaltung Eine Dekonstruktion der abendländischen Passiongeschchte Çeviri: Haluk Barışcan Yayıma Hazırlayan: Semih Sökmen Kapak Resmi: Emine Bora |
Kitabın Baskıları: | 1. Basım: Nisan 2023 | 2. Basım: Ağustos 2023 |
Eğlence yaygınlaşıyor, yeni bir paradigma, yeni bir dünya ve varlık formülü olarak yükseliyor. Var olabilmek için, dünyaya ait olabilmek için eğlendirici olmak gerekiyor. Artık sadece eğlendirici olan hakiki ya da gerçek kabul ediliyor. Gerçek gerçeklik ile kurgusal gerçeklik arasındaki fark artık geçerli değil. Bizzat gerçeklik eğlencenin bir etkisi olarak görülüyor. Eğlencenin totaliterleşmesi pasyon ruhu için bir düşüş olarak görünebilir. Ancak pasyon ve eğlence temelde kardeştir. Bu kitapta ikisinin pek çok kez örtük yakınlaşmalarına işaret ediyorum. Kafka’nın öyküsünde bir pasyon karakteri olan açlık sanatçısı ile hedonist hayvanın varlık ve özgürlük konusunda farklı anlayışlara sahip olmalarına rağmen aynı kafese konmaları tesadüf değildir. Bu ikisi sirkte sürekli birbirlerinin yerini alacak iki karakterdir. — Byung-Chul Han  | İÇİNDEKİLER |
Yeni Basıma Önsöz Önsöz Tatlı Çarmıh Kelebek Düşleri Lüks Üzerine Satori Eğlencenin Ahlaklısı Eğlencenin Sağlıklısı Pasyon Olarak Varlık Bir Açlık Sanatçısı Dünya Karşısında Sükûnet Eğlencenin Meta-Teorisi
Notlar
 | OKUMA PARÇASI |
Tatlı Çarmıh, s. 15-16 Senden, bütün iyi şeylerin kaynağından Pek çok iyilik gördüm. Ağzın bana can verdi Süt ve tatlılarla Ruhun sundu bana İlahi arzuları. JOHANN SEBASTIAN BACH, Matyas Pasyonu . O döneme ait bir belgeye göre Matyas Pasyonu 1727 yılında Leipzig’deki Aziz Thomas Kilisesi’nde ilk kez seslendirildiğinde herkes “büyük bir şaşkınlık” yaşamıştı. “Üst düzey danışmanlar ve asil bayanlar” birbirlerine bakarak “bu da ne?” demiş, dindar bir dul dehşet içinde “Çocuklar, Tanrı bizi korusun! Sanki bir operada ya da komedideyiz,” diye bağırmıştı. Bunları Gerber isimli bir yazarın Saksonya’da Kilise Ayinlerinin Tarihi [1] adlı eserinde okuyoruz. Rahatlıkla katı bir Kantçı olabilecek nitelikteki Gerber ayinlerde müziğin yaygınlaşmasını hoş görmez. “Böyle boş şeylerden” zevk alan, aynı zamanda “demevi* ve şehvete eğilimli” “mizaçların” mevcudiyetinden yakınır. Müzik ve Pasyon birbirine uymaz: “Orta karar bir müziğin kilisede yer alıp alamayacağına gelince, ... bilindiği gibi bu genellikle aşırıya kaçar, Musa’nın ağzıyla söyleyecek olursak: Levi’nin çocukları, yaptığınız çok fazla (Mos. 16). Çünkü genellikle çıkan ses öylesine dünyevi ve şen şakraktır ki ayinden çok dans salonuna ya da operaya yaraşır. Pek çok inançlı yürek bu şekilde söylendiğinde müziğin pasyona hiç mi hiç uymadığını düşünüyor.” [2] Matyas Pasyonu Leipzig belediye meclisi üyelerine de fazlasıy... Devamını görmek için bkz. |  |
 | ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER |
Yücel Kayıran, "Eğlencenin felsefesi", Hürriyet, 11 Haziran 2023 Kafka’ya göre yazar, sürekli olarak kendine ağlayan kişidir. Dışarıyı, dünyayı değil, kendini mesken tutar. Yaşamak için, der, kendinden zevk almaktan vazgeçmek gerekir. Yazar, kendinden zevk almaktan vazgeçemez. Üzerindeki ve yüzündeki sis bulutu, yaşamamış olmanın derin pişmanlığından olmadır. Yazar, ona göre, insanlık adına acı çeken kişidir. Hem homo doloris hem homo delectionis. Homo doloris, acı çeken insan demek, “çarmıha gerilen İsa’yı tanımlamak için kullanılan bir ifade”. Homo delectionis ise, yabancı demektir; “Roma İmparatorluğu’nda yurttaşlık haklarına sahip olmayan kimse” için kullanılan bir ifade. Kafka’nın dile getiriminde, yaygın olarak birbirine karşıt olarak düşünülen iki durum, iki kavram birbirinde ikamet eder: Zevk ve acı çekme. Kavramdan yaşama, yani dünyevi olana doğru gidildiğinde, ayırım ve bölmeden, birbiri içinde ikamet etme durumuna ineriz. Yaşamın kendisinde ayırım kesin değildir. Byung-Chul Han’ın felsefesini böyle tarif edebiliriz. Aristoteles’in çocuğu değildir Han. Yaşamın kendisine gitmek, söz konusu durumun ya da kavramın kendisini orada oluş halinde irdelemek... Han için, felsefe tarihi bir yorum alanı değil, başlangıcı bulmak ve başlangıcın hükmünü takip etmek için geçilmesi gereken bir labirent. Arkhe’yi, yani hükmeden başlangıcı takip, Agamben gibi Chul Han’ın da yöntemidir. Ama bire bir takip değildir bu, ilerleyen hükmün değiş... Devamını görmek için bkz. |  |
Emek Erez, "Eğlenceli veya çileli olan aynı kafeste nasıl buluştu?", kisadalga.net, 9 Temmuz 2023 Yaşadığımız zamanda eğlence ne anlama geliyor, artık her şey eğlenceyle mi ilişkili, gerçeklik ancak eğlenceli olursa mı anlam kazanıyor? Peki, eğlence, çileyi, acıyı dışlar mı yoksa ikisini bir arada düşünebilir miyiz? Byung-Chul Han, Eğlencenin İyisi: Batı Sanatında Ciddi/Eğlenceli adlı kitabında bu soruları düşündürüyor metin, Metis Yayınları tarafından, Haluk Barışcan çevirisiyle basıldı. Düşünür, Batı kültüründe “Passion” kavramından yola çıkıyor, bu kelime kökeninde bulunan Latince “pati”nin “katlanmak” anlamıyla birlikte İsa’nın çektiği çileyi ifade etmek için kullanılıyor. Ayrıca, Batı dillerindeki sözlüklerde bu kelimenin “çile” anlamının yanında “tutku, ihtiras, hırs” gibi karşılıklarından da söz ediliyor, metnin Türkçe çevirisinde tüm bu farklı anlamları kapsayabilmesi açısından “pasyon” kelimesi tercih edilmiş. Eğlence her yerde Byung Chul-Han kitabın hemen başında şuna işaret ediyor: “Eğlencenin yaygınlığının içinden yeni bir şey beliriyor. Dünya ve gerçeklik anlayışımıza ilişkin temel bir değişiklik kendini göstermeye başlıyor. Eğlence günümüzde yeni bir paradigma haline, hatta neyin dünyaya uygun olduğuna, neyin olmadığına, dahası neyin aslında var olduğu’na karar veren bir varlık formülü haline yükseliyor. Böylece bizzat gerçeklik de kendini eğlencenin özel bir etkisi olarak gösteriyor.” Devamını görmek için bkz. |  |
|