ISBN13 978-605-316-203-2
13x19,5 cm, 88 s.
Liste fiyatı: 142.00 TL
İndirimli fiyatı: 113.60 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Theodor W. Adorno diğer kitapları
Minima Moralia, 1998
Edebiyat Yazıları, 2004
Sahicilik Jargonu, 2012
Ahlak Felsefesinin Sorunları, 2012
Teori ve Pratik Üzerine, 2013
Negatif Diyalektik, 2016
AYIN ARMAĞANIAYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri
ve Geçmişin İşlenmesi Ne Demektir?
Çeviri: Şeyda Öztürk, Tarhan Onur
Yayıma Hazırlayan: Semih Sökmen
Kapak Resmi: John Heartfield
Sunuş: Volker Weiss
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Eylül 2020

"Sağ radikalizmin burada bahsettiğim hilelerini kati bir şekilde belirlemek, her birini sözünü hiç esirgemeden adlandırmak, eksiksiz betimlemek, her birinin içerimlerini iyice tarif etmek ve böylece kitlelere bu hilelere karşı bağışıklık kazandırmak için çaba göstermek gerekir. Çünkü nihayetinde hiç kimse aptalın teki olmak istemez. Ve bütün bunların nihayetinde devasa bir psikolojik istismar tekniği, devasa bir psikolojik kazıklama olduğu da açıkça gösterilmelidir."

Adorno'nun bu sözleri 1967 yılına ait. "Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri" başlıklı konferans metninden. Bu kitaba, yakından ilgili daha erken bir konferansını, 1954 tarihli "Geçmişin İşlenmesi Ne Demektir?" metnini de ekledik. Bu iki yazısında Adorno savaş sonrası dönemde demokratik ortak temsil ile sermayenin yoğunlaşma eğilimi arasındaki yapısal karşıtlığın devam ettiğini, bu nedenle milliyetçi ve faşist hareketlerin sürdüğünü vurgular, onlardan "kendi kavramsal içeriğinin hakkını bugüne kadar tam anlamıyla verememiş bir demokrasinin yara izleri" olarak söz ederek, radikal sağ propagandanın başvurduğu hileleri ve yenilginin toplumda yol açtığı narsisist incinmenin izlerini ele alır.

Bu hikâyedeki her şey tekinsiz biçimde tanıdıktır. Uzun yıllar önce ve Alman deneyimi üzerine yapılmış bu konuşmaların günümüz için ve sadece Türkiye gibi demokrasi olmayan ülkeler için değil, Avrupa ülkeleri ve ABD için de geçerli olmasında, evet, çok ürkütücü bir yan var — ama diğer yandan bu genellik faşizmin süregiden dünya düzeninin bir ürünü olduğunu da açıkça gösteriyor.

İÇİNDEKİLER
Editörlerin Notu

Bugünden Bakınca
Volker Weiss

Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri 
1967

Geçmişin İşlenmesi Ne Demektir?
1959
OKUMA PARÇASI

Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri, s. 31-32

Evet, saygıdeğer hanımlar ve beyler,

Bugün, eksiksiz bir sağ radikalizm teorisi sunmak yerine, birbirine gevşekçe bağlı birtakım fikirler aracılığıyla, belki de hepinizin hatırında olmayan belli başlı meseleleri öne çıkarmayı deneyeceğim. Yani, bu söyleyeceklerimle başka teorik yorumları hükümsüz kılmayı falan amaçlamıyorum, sadece, bu konular hakkındaki genel düşünceleri ve bilgileri bir parça tamamlamayı diliyorum.

1959 yılında, “Geçmişin İşlenmesi Ne Demektir?” başlıklı bir konferans vermiş, sağ radikalizmin, daha doğrusu o dönemde henüz görünür olmayan sağ radikalizm potansiyelinin, faşizmi olgunlaştıran toplumsal önkoşulların hâlâ geçerli olmasıyla açıklanabileceği tezini geliştirmiştim. Yani, hanımlar beyler, rejim yıkılmış olmasına rağmen, faşist hareketlerin yeşermesi için gerekli önkoşulların, doğrudan siyasal düzeyde olmasa da, toplumsal düzeyde bugün de eskisi gibi devam ettiğinden yola çıkıyorum. Her türden istatistik hesabı marifetiyle görünür olmaktan çıkarılmış olsa da, gerçek varlığından şüphe edilmeyen ve eskisi gibi hüküm sürmeye devam eden sermayenin yoğunlaşma eğilimini kastediyorum ilk etapta. Öte yandan, bu yoğunlaşma eğilimi, öznel sınıf bilinçleri uyarınca bütünüyle burjuva olan, imtiyazlarına, toplumsal statülerine sıkı sıkı tutunan ve onu mümkün olduğunca pekiştirmek isteyen sosyal tabakalar için de sınıfını temelli kaybetme riski taşımaya devam ediyor. Bu gruplar, eskiden ol...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Emek Erez, "Theodor W. Adorno ve geçmişin hayaletleri", Gazete Duvar, 1 Ekim Perşembe 2020

Theodor W. Adorno’nun, Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri ve Geçmişin İşlenmesi Ne Demektir? adlı kitabı, Şeyda Öztürk ve Tarhan Onur çevirisiyle Metis Yayınları tarafından basıldı. Kitap, Adorno’nun, 1967 yılında yaptığı “Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri” adlı konuşmasını ve 1954 tarihli, “Geçmişin İşlenmesi Ne Demektir?” metnini bir araya getiriyor. Bu iki metnin önemi, günümüzle diyalog içerisinde okunduğunda, hem uyaran hem de yaşadığımız zamanla ilişkilenebilecek ayrıntılar içeren bir konumda durması. Bu nedenle en sonda söyleyeceğimizi başta söylersek, şimdimizin koşullarını düşünme ve anlama çabasında olan okurun dikkatini çekecek bir metin olduğunu hatırlatabiliriz.

Metnin güncel bağlantıları

Adorno’nun 1967 yılına ait, "Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri" adlı metni, düşünürün Viyana Üniversitesi'nde yaptığı konuşmanın bant kaydından aktarılmış. Her ne kadar Adorno, Volker Weiss’in giriş yazısında bahsettiği gibi; “irticalen söylenen sözün başka mecralara tercümesinin, yazıyla arasındaki temel farkı kaldırdığına inansa da” ve bu tür reprodüksiyonların, “hakikati geçiciliğinde bulunan süreksiz sözü sabitleştirerek, söz sahibini sözü üzerine ant içmeye mecbur eden, yönetilen dünyaya özgü yöntemlerden” biri olarak görse de, bu yazının güncele dair öngörüleri üzerine düşündüğümüzde, sözün sabit kalmadığını, tam tersine dünya ...

Devamını görmek için bkz.

Fatmagül Berktay, "Adorno'nun merceğinden...", T24, 9 Ekim 2020

Eleştirel teorinin önde gelen temsilcisi Adorno'nun 1959 ve 1967 tarihli iki konuşması yakın zamanda yayımlandı (Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri ve Geçmişin İşlenmesi Ne Demektir?). Geçen yüzyılın ortalarında ve esas olarak Almanya'nın totalitarizm sonrası deneyiminin çeşitli veçheleri üzerine düşünmeyi içeren bu kitap, ilk bakışta pek güncel değilmiş gibi görünebilir, ancak bu çok yanıltıcı. 20. yüzyılın felaketlerine ilk elden tanık olan Adorno'nun her daim bağımsız ve eleştirel düşünme yetisini koruyan bir kamusal aydın olarak totalitarizm sonrası Alman toplumu üzerine geliştirdiği düşüncelerin bugün ne kadar bizimle birlikte olduğunu görmek zor değil.

Formalizmin sıkıntıları ve "yetmez ama evet"

Modern koşullarda bireyin kaderi konusunda derin bir duyarlığa sahip olan düşünür, zamanında kültürel pesimizmle hatta apolitik olmakla suçlandı. Oysa Almanya'ya döndükten sonra, toplumun en önemli sorunu olan Nazi geçmişiyle hesaplaşmanın gerçek anlamıyla yapılamamış olması konusunda yorulmak bilmeden düşündü, yazdı, konuştu. Kitaptaki ikinci metin olan Geçmişin İşlenmesi Ne Demektir? tam da bu konuyu, geçmişle yüzleşilemediği için aşılamamış olmasını ele alıyor. Toplum, geçmişten kurtulmak ve unutmak isteği içindedir. Adorno'nun başında bulunduğu Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü'nün grup deneylerinde önemli bir kesim olup bitenlerden hiç haberl...

Devamını görmek için bkz.

Metin Yetkin, "Manipülatif ve yalancı: Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri", Gazete Duvar, 13 Ekim 2020

Theodor W. Adorno’nun 1959 ve 1967 yıllarında verdiği iki konferans, başlıkları korunarak Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri ve Geçmişin İşlenmesi Ne Demektir? adıyla Şeyda Öztürk ve Tarhan Onur’un çevirisi, Volker Weiss’ın sunuşuyla Metis Yayınları’ndan çıktı. İki konferansta da benzer noktalara değinen Adorno, faşizmi oluşturan ön koşullar devam ettikçe sağ radikalizmin de devam edeceğini işaret ederek bugüne ışık tutmakta.

Yaşar Kemal, bir konuşmasında, “Deniz anası gibidir Türkiye’deki politika, yakalayamazsın. Türkiye’deki politikaya tavır alamıyorsun, boyuna geziniyor ortada” demektedir. Esasen milliyetçiliğin en güzel benzetmelerinden biridir bu söz zira milliyetçilik, imparatorluklar yıkıldıktan sonra kurucu elitlerin elinde bir köken miti yaratarak geçmişi, tarihi ve kimliği kendine göre değiştiren bir kavramdır. Ancak daha kötüsü, bu değişimin sürekli olması, milliyetçiliğin her kalıba uyum sağlayan yapısının kitleleri manipüle ederek bir şekilde ayakta kalmasıdır. Bu minvalde Almanya örneği üzerinden sağ radikalizmi açıklıyor Adorno çünkü sağ radikalizmin faşizmi oluşturan ön koşullara sahip olduğunu görmekte: Dönem Almanya’sında Keynesçi liberalizm enflasyonu arttırıyor ve Fordizm revaçta. Bu yüzden de “teknolojik işsizlik hayaleti” kol gezmekte ve insanlar kendilerini potansiyel olarak işe yaramaz sanmaktalar. Aynı sebepten dola...

Devamını görmek için bkz.

Özgür Amed, Hasan Kılıç, "Adorno bizi 1967’ye neden çağırır?", gazetekarinca.com, 6 Mayıs 2021

“Tüm göçüp gitmiş kuşakların oluşturduğu gelenek, yaşayanların beyinlerine bir kâbus gibi çöker. Kendilerini ve bir şeyleri altüst etmekle, şimdiye dek hiç olmamışı var etmekle uğraşıyor göründükleri esnada, tam da böylesi devrimci kriz dönemlerinde, endişe içinde geçmişten ruhları yardıma çağırır, onların adlarına, sloganlarına, kıyafetlerine sarılır, dünya tarihinin yeni sahnesinde bu eskilerde hürmet edilen kılıklara bürünür ve bu ödünç dille oynamaya çalışırlar.”

Karl Marx, Louis Bonaparte’ın On Sekiz Brumaire’i

Batı merkezci tarih, toplum ve siyaset anlayışının ‘ilerleme’ düsturu, faşizmi parantez içerisine alsa da Adorno bizi 1967 yılında yazdığı metinle bugünlere çağırma yeteneğini sergiliyor. Metin Türkçeye de çevrilen Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri başlığını taşıyor.

1967’den bugüne çağırma yeteneği, bulunduğumuz zamanın içerisinde boğulma ve güncele saplanıp kritize edememe halimizi ifşalayarak 2000’li yılları davetkar bir şekilde betimliyor.

Sağın, köktenciliğin, yabancı, mülteci düşmanlığının yükseldiği bir dönemde yaşıyoruz. Sosyal medyada Çinlilere atfedilen ‘tuhaf zamanlarda yaşayasın’ paylaşımlarının gün aşırı timeline meşgul ettiği zamanlar…

Adorno, 1967’de yaptığı tespitlerle ve uyarılarla bugüne rehber olurken, 2000’li yıllardan Adorno’ya baktığımızda ise her anına şahit olduğum...

Devamını görmek için bkz.
 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2025. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X