ISBN13 978-975-342-401-1
13x19,5 cm, 80 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Çağdaş Söylenler, 1990
Yazı ve Yorum, 1990
Bir Aşk Söyleminden Parçalar, 1992
Sesin Rengi, 2017
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Sunuş, Tahsin Yücel, s. 7-9

Yazının Sıfır Derecesi Roland Barthes'ın ilk kitabıdır. Pek çok ilk kitap konusunda olduğu gibi Yazının Sıfır Derecesi konusunda da belirgin etkilerden söz edilir sık sık, özellikle de Sartre'ın ve Marx'ın etkileri önemle vurgulanır. Hiç kuşkusuz, büyük ölçüde doğru bir saptamadır bu. Bildiğimiz kadarıyla, Roland Barthes'ın kendisi de bunu yadsımaz. Ne var ki, daha ilk yayımlandığı günlerde bile usta işi bir yapıt olarak algılanması bir yana, belirli etkilenmelerin izlerini taşıması, bu kitabın Fransız yazınına yeni bir bakış ve yeni bir söylem getirmesini, böylece, yalnızca Barthes'ın yazarlık yaşamında değil, çağdaş Fransız yazınında da önemli bir başlangıç olmasını önlememiştir.

Bu küçük kitabın ilk kez yayımlandığı 1953 yılında, gerek yazın yapıtının öncelikle dilsel niteliği, gerekse yazarın toplum ve yapıt karşısındaki konumu üzerine geliştirilmiş yeni söylemler yok değildir. Gaston Bachelard'ın ve Jean-Paul Sartre'ın yapıtları yeterince kanıtlar bunu. Barthes da, söylendiği gibi, onlardan çok şeyler öğrenir. Örneğin yazarın konumu ve bunalımı üzerine söyledikleri Jean-Paul Sartre'ın, biçem üzerine söyledikleri Gaston Bachelard'ın söylediklerinden fazla uzak değildir. Ama Roland Barthes onlardan fazla bir şey yapar: Bir bilimsellik savı gütmemekle birlikte, deneme türünün sınırlarını zorlayarak, olguları elden geldiğince dizgesel bir biçimde değerlendirmeye, bunun için de onları adlandırmaya ve sınıflandırmaya yönelir. Böylece, kendine özgü anlatımı da işin içine girince, kendinden önce başkalarının da söylediği şeyler bile, Barthes'ın yapıtında bambaşka bir gerçeklik ve somutluk, bambaşka bir çarpıcılık ve inandırıcılık kazanır. Örneğin ilk kez Yazının Sıfır Derecesi 'nde karşılaştığımız "yazı" kavramı, bir ölçüde yeniden tanımlanan "biçem" ve "dil" kavramlarıyla birlikte, çağdaş Fransız yazınının derin yönelimleri konusunda gerçekten göz kamaştırıcı bir ışık tutar bize, nerdeyse bir açınlama işlevi görür. Üstelik, yorumların belirli tarihsel verilere dayandırılmasına karşın, Roland Barthes burada yalnız çağdaş Fransız yazınının değil, bütün Batı yazınının, giderek bütün Batı ekininin birtakım temel özelliklerini daha iyi kavramamızı sağlar.

Öyleyse Yazının Sıfır Derecesi 'ni her yönüyle kusursuz bir yapıt olarak mı nitelemek gerekir? Hayır kuşkusuz, Roland Barthes'ın getirdiği açıklamaların tümünü, özellikle de temellerinde yatan çözümleme biçimini sonuna dek benimsemek kolay değildir. Yazınsal olgularla tarihsel olgular arasında kurduğu sıkı koşutluk biraz zorlama gibi gelir insana: "Burjuvazi (yani klasik ve romantik) çağında, bilinç parçalanmamış olduğuna göre biçim de parçalanamazdı" ya da "bir yazı çıkmazı vardır, bu da toplumun ta kendisinin çıkmazıdır" türünden kesinlemeler tutarlı kanıtlamalarla temellendirilmemiş savlardır, ama daha başka kesinlemelere temellik ettikleri görülür. Daha önemlisi, yazarımız, düşünen kişiler gerçekte aynı kaldıklarından, bir başka deyişle yalnızca düşünsel iktidardan siyasal iktidara geçtiklerinden, 1789 devriminin klasik yazının ilkelerini değiştiremediğini söyledikten sonra, yazıların çoğalmasını 1850 dolaylarında gerçekleşen üç tarihsel olaya (Avrupa nüfusunun altüst olması; dokuma endüstrisinin yerini demir-çelik endüstrisinin alması sonucu çağdaş kapitalizmin doğması; Fransız toplumunun üç düşman sınıfa bölünmesi) bağlar. Ne var ki, "düşünsel iktidardan siyasal iktidara geçmek" türünden bir açıklamanın yetersizliği bir yana, toplumsal sınıfların bölünmüşlüğü (Fransa'da ve başka yerlerde) 1850'lerden çok daha önce de gözlemlenmiştir; sonra, Batı Avrupa toplumlarında, dokuma endüstrisiyle gelen "ilkel" kapitalizmin demir-çelik endüstrisiyle gelen "çağdaş" kapitalizme göre çok daha acı, çok daha keskin bunalımlara yol açtığı ileri sürülebilir. Bunun yanında, Yazının Sıfır Derecesi'nde, aşağı yukarı birbirinin çağdaşı olan iki büyük yazar: Balzac ile Flaubert arasında kurulan eskilik/çağdaşlık karşıtlığı* ve bu eskilik çağdaşlık karşıtlığında örneğin bir Mallarmé'ye ayrıcalıklı bir yer verilirken bir Nerval'in sözünün bile edilmemesi, Roland Barthes'ın görüşlerini dizgeleştirme ve olguları tarihle açıklama çabası içinde, gerçeğin kimi yönlerini gözden kaçırabildiğini sezdirir bize.

Ama, yapıtın konusu belirli sanatçıların değerlendirilmesi ya da bir yazın tarihi değil, bir "yazı tarihine giriş" olduğuna göre, bütün bunlar temel gözlemlerin açınlayıcı doğruluğu yanında fazlasıyla ikincil kalır. Öte yandan, sonraki yapıtlarda bu türlü tümcü açıklamaların payı "sıfır derece"ye ininceye dek azalırken, ilk yapıtta tanık olduğumuz benzersiz gözlem ve anlatım gücü kesinleştikçe kesinleşerek Roland Barthes'ı çağımızın en ilginç yazarlarından biri durumuna getirecek, Yazının Sıfır Derecesi 'yse, bu ilginç yazarın birbirinden ilginç yönelimleri arasında ilk yönelim olarak, önemini hep koruyacaktır.

* Barthes'ın yıllar sonra Balzac'ın Sarrasine'i üzerine yazdığı S/Z bir bakıma bir haksızlığın düzeltilmesi, dolayısıyla doğrulanması olacaktır.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova