ISBN13 978-975-342-563-6
16x21 cm, 184 s.
KAMPANYADA
Liste fiyatı: 216.00 TL
İndirimli fiyatı: 97.20 TL
İndirim oranı: %55
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
AYIN ARMAĞANIAYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Sertifika No: 000358
Nükleerin Doğa ve İnsan İçin Bedeli
Yayıma Hazırlayan: Tuncay Birkan, Ebru Kılıç, Başak Ertür
Metin çevirileri: Aynur Kolbay, İnalcan Güleç, Burcu Erdoğan, Çağla Orpen, Orkun Yeşim
Metin: Antoinette de Jong
Grafik Uygulama: Emine Bora, Semih Sökmen
Fotoğraf: Robert Knoth
Katkıda Bulunan Greenpeace Akdeniz
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Nisan 2006

İkinci Dünya Savaşı'nda Amerika Birleşik Devletleri'nin Hiroşima'ya atom bombası atmasından sadece dört yıl sonra Sovyetler Birliği'nin de artık bir bombası olmuştu. Bütün Soğuk Savaş boyunca askeri programların yanı sıra sivil nükleer endüstrisi de dizginsiz bir şekilde küreye yayıldı. Beyaz Rusya'dan Annya Pesenko, "Sertifika No: 000358" diye tanınıyor. Devlet çok sayıda nükleer mağduruna böyle kimlik numaraları vermiş. Sertifika No: 000358 çalınmış bir hayatın simgesi ve insana karşı işlenebilecek en büyük suçun canlı kanıtı.

Göz göre göre gelen felaketlere "kaza" demek, insan elinden çıkma felaketlerin sonuçlarına gözlerimizi kapamak gibi bir alışkanlığımız var. Radyoaktivite soyut bir şey. Elle tutulamıyor gözle görülmüyor. Bundan 20 yıl önce Çernobil'de nükleer santralin patlamasıyla dünyaya yayılan, ve kuşaklarca temizlenmeyecek radyasyonun doğaya ve insana yaptığı tahribat ise son derece somut. Bu kitaptaki fotoğraflara bir bakın, bu ölümcül mirası hemen kavrayacaksınız. Mayak, Çernobil, Semipalatinsk ve Tomsk: Resmedilen bu dört bölge, dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir zamanda olabileceklerin sadece bir örneği. Nükleerin yıkıcı ve kirletici gücü büyük bir küresel risk; nükleerin etkileri "ulusal sınır" tanımıyor. Anlatılanların sahnesi eski Sovyetler Birliği olmasına rağmen, aslında nükleer endüstrisini başta ABD olmak üzere G8'ler finanse ediyor. Tam bir ırkçılıkla, bu felaket bölgelerini bütün dünyanın nükleer çöplüğü olarak kullanmak istiyorlar.Nükleerin bedeli hakkındaki bu kitap aslında bizim sorumluluğumuzla, kendimizi başkalarının yerine koyabilme kabiliyetimizle ilgili.

Hem onlar için, hem kendi çocuklarımız için bu basireti gösterebilmeliyiz.

İÇİNDEKİLER
Türkçe Basıma Önsöz
Semih Sökmen

Önsöz
Gerd Leipold

Giriş, Sertifika No: 000358
Mayak: Nehir Hastalığı
Çernobil: Tasfiye Memurları
Doktorlar ve Çernobil
Tomsk/Seversk: Kapalı Şehir
Tilki Kafası
Kobaylar
Geleceği İncelemek
Semipalatinsk: Test Sahası

Türkçe Basıma Sonsöz
Nükleer Tehdit: Çok Uzak Çok Yakın
Hilal Atıcı
OKUMA PARÇASI

Türkçe Basıma Önsöz, sayfa 8-9.

Sertifika No: 000358, Greenpeace'in Çernobil felaketinin 20. yılında nükleerin doğaya ve insana yüklediği ağır bedeli kamuoyuna duyurmak amacıyla dünya çapında düzenlediği fotoğraf sergisinin kitaplaşmış halidir.

İyi şeylerden söz etmek isterdik. Yayıncı olarak, insan acılarını "göstermenin" her zaman sorunlu bir yanı olmuştur. Başkalarının acısı insanda bir hicap duygusu yaratır. Ne var ki içinde yaşadığımız koşullarda bu albümü yayımlamayı bir sorumluluk olarak gördük. Bu kitapta bir kaç yerde belirtildiği gibi, radyasyon soyuttur. Fotoğrafı çekilemez, resmi çizilemez. Onu ancak beden üzerindeki tahribatıyla, neden olduğu semptomlarla görüntüleyebilirsiniz. Elle tutulur gözle görülür olmaması, nükleer tehdidin unutturulmasını, umursanmamasını çok kolaylaştırıyor.

Son yıllarda iptal edilmiş ihalelere rağmen, Türkiye bu yıl tekrar nükleer üzerinden enerji planları yapmaya başladı. Plansızlığın kılıfı olan sözde planlar bunlar. Belli ki birileri demode teknolojilerini satmak, başka bazıları da komisyon almak istiyor. Geçtiğimiz iki ay boyunca, bir yandan komşumuz İran'ın İslamcı totaliter rejiminin nükleer kutlamaları, diğer yandan Amerikan Bush yönetiminin onu nükleer silahla vurma planları yer aldı günlük gazetelerde. Silah ya da enerji olması farketmez: nükleer tehdit hem çok uzak hem çok yakın. Kazakistan kadar uzak, İran, İncirlik ya da Sinop kadar yakın!

İyi şeylerden söz etmek isterdik. Ama daha dikk...

Devamını görmek için bkz.

Önsöz, sayfa 10-11.

İnsanlar başkalarının acı ve ıstırapları karşısında anlayış ve merhamet duyarlar; ne yazık ki aynı zamanda birbirimize mutsuzluk ve ıstırap da veririz, ya da insan elinden çıkma felaketlerin etkilerini görmezden geliriz. İşte insanların birbirlerine yaptıklarını, Mayak (Rusya), Semipalatinsk (Kazakistan), Çernobil (Ukrayna) ve Tomsk'taki (Rusya) nükleer felaketler nedeniyle kuşaklar boyu çekilen ve daha da çekilecek acıları konu alan bir kitap bu elinizdeki.

Greenpeace, bu kitabı nükleer çağın insanlık trajedilerini göstermek için hazırladı. Bu kitap, nükleer felaketlerin etkisine maruz kalmış, hâlâ da kalmakta olan binlerce insanın yürekliliklerine adanmıştır. Hem hayatın sert gerçekleriyle baş etmekte her gün gösterdikleri yüreklilik ve azim için hayatta kalanlara, hem de hayatlarını kaybedenlere bir saygı duruşu olarak...

Beyaz Rusya'da, minik Annya Pesenko, "Sertifika No: 000358" diye tanınıyor.

Çok sayıda mağdurla "başa çıkmak" için Annya'ya bir kimlik numarası verildi çünkü bu onun adıyla uğraşmaktan daha kolay. Sertifika No: 000358, çalınmış bir hayatın simgesi haline geldi. Peki ama bu simge bizlere bir sorumluluk yüklemiyor mu?

Hem ürkütücü hem de kabul edilemez olan şey şu ki, bugün hâlâ Batı Avrupalı bazı şirketler radyoaktif atıkların bir kısmını geçmişte nükleer felaketlerden etkilenmiş bölgelere ihraç etmeyi sürdürüyorlar.

Şimdilerde Mayak, Semipalatinsk ve hatta Çernobil'e büyük miktarlarda, yüksek seviyed...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Elif Tunca, “Felaket isimleri bile siler: Sertifika No: 000358”, Zaman, 26 Nisan 2006

Teknoloji yolculuğu insana, ihmalkârlık, vurdumduymazlık ve belki de aymazlık gibi yine ‘insanî’ gerekçelerle bir felaket olarak dönüyor.

26 Nisan 1986’da, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nde (SSCB), Ukrayna’nın Çernobil kentinde yaşanan, tam da buna örnekti. Kentteki nükleer enerji santralında meydana gelen kaza, kuşaklar boyunca sürecek bir faciaya yol açtı: Yüksek düzeyde radyasyona maruz kalan insanların sadece kendileri değil, çocukları ve torunları da ölümcül hastalıklarla mücadele etmek zorunda kaldı. Bu mücadele esnasında sadece sağlıklarını ve umutlarını değil, isimlerini bile kaybetti kimileri. Örneğin 15 yaşındaki Annya Pesenko, hükümetin gözünde “Sertifika No: 000358” olarak tanınıyor. Annya’da simgeleşen Çernobil faciasının etkileri, Greenpeace’in hazırladığı ve felaketin 20. yıldönümünde yayımlanan Sertifika No: 000358 adlı kitapta toplandı.

Beyaz Rusya’nın Gomel kentinde yaşayan Annya’nın dramı dört yaşında ortaya çıkmış. Beyninde tespit edilen tümörün, Çernobil’den miras olduğu anlaşılınca hükümet ona adı geçen sertifikayı vermiş. Bu sertifika, sahibine belli sağlık kuruluşlarına giriş, aspirin ve parasetamol gibi bir dizi ilacı ücretsiz temin, kamu hizmeti faturalarında indirim ve kamu araçlarıyla ücretsiz dolaşım hakkı veriyor. Ama bu, Annya ve ailesinin, yatakta sabit yatmaktan kaynaklanacak yaraları önlemek için her gec...

Devamını görmek için bkz.

Burcu Aktaş, “Felaketin yirminci yılı...”, Radikal Kitap Eki, 28 Nisan 2006

Yirmi yıl... Bir felaketi unutmak, unutturmak, aklın ve vicdanın kuytu köşelerine saklamak için yeterli bir süre. 26 Nisan 1986'da meydana gelen Çernobil felaketi yirmi yılı geride bıraktı. Ama biz çoktan bu felakate kimlerin maruz kaldığını, onların ödediği ve ödemeye devam ettiği bedelleri unuttuk gitti... Aslında Çernobil öyle unutulacak gibi bir şey de değildi. Çünkü o, anne babaların çocuklarına bıraktıkları ve kuşaklar boyu devam edecek olan ölümcül bir miras ve insanın insanı gözden çıkarmasının en somut kanıtı. Ukrayna'nın Çernobil şehrindeki nükleer santralde meydana gelen patlamada çevreye yayılan büyük miktarda radyasyon, hastalıklı bir geleceğin ve aynı zamanda bu hastalıklı geleceği kaderiyle baş başa bırakacak bir dünyanın habercisiydi. Peki bunca zamandan sonra Çernobil'in günümüze yansıması ile yüzleşebilir miyiz? Bunu Sertifika No: 000358 adlı kitap ile deneyebiliriz.

Sertifika No: 000358, Çernobil felaketinin 20. yılında Greenpeace'in hazırladığı fotoğraf sergisinin kitaplaşmış hali. Çernobil'in insana ve tabii ki doğaya ödettiği bedeli hatırlatan sergiyi, dünyanın birçok kentinde görmek mümkün. Londra, Roma, New York, Berlin, Amsterdam, Melbourne, Ankara, Sinop ve İstanbul serginin açıldığı şehirler arasında. Sertifika No: 000358, Mayak (Rusya), Çernobil (Ukrayna), Semipalatinsk (Kazakistan) ve Tomsk'taki (Rusya) kuşaklar boyu sür...

Devamını görmek için bkz.

Derya Sazak, “Sinop Çernobil olmasın”, Milliyet, 29 Nisan 2006

Başını koyduğu yastıktan oyuncak ayısına ve bez bebeklerine hüzünle gülümseyen kız çocuğunun adı Annya Pesenko. Beyaz Rusya'da, Gomel Belediyesi'nin "Çernobil felaketzedeleri" için hazırladığı sertifikaya sahip. Onun ve benzeri çocukların, 1986 yılındaki nükleer kazadan sonra yaşadıkları trajedinin fotoğrafları, Greenpeace örgütünce bir albümde toplandı.

Metis Yayınları, Çernobil'in 20. yılında "nükleerin doğa ve insan için bedeli"ni anlatan bu albümü Sertifika No: 000358 adıyla Türkiye kamuoyunun dikkatine sundu. Annya 1990 doğumlu. Nükleer felaket onun köyünü de kirletti. 1994'te kanser teşhisi kondu. 16 yıldır beynindeki tümörle savaşıyor. Annya her on beş dakikada bir yatağında hareket etmek zorunda. Anne ve babası, kızlarını bu güç durumda yalnız bırakmamak için geceleri Annya'nın başucunda uyuyorlar.

Çernobil kurbanı binlerce çocuk ve aile, kazanın 20. yılında bile felaketin sonuçlarını yaşıyorlar. Rusya, Beyaz Rusya ve Ukrayna'da milyonlarca insanın yaşamı kazadan olumsuz etkilenmesine karşın, "nükleer çılgınlığın önü alınabilmiş değil."

İran'ın nükleer programda "uranyum zenginleştirme aşamasına" gelmesi ülkenin sokaklarında kutlandı. Hindistan, Pakistan, Kuzey Kore ve İran gibi ülkeler, nükleerin doğa ve insan üzerindeki tehditlerini bir yana bırakıp salt bir güç gösterisi olarak Rusya'dan teknoloji satın alıyorlar. ABD de özellikle İran'ı caydırmak uğruna, nükleer r...

Devamını görmek için bkz.

Cenk Ağcabay, “Çalınmış hayatların simgesi”, Özgür Gündem, 15 Mayıs 2006

Hükümet, yakın zamanda enerji üretimi amacıyla, nükleer santraller kurulması yönünde açıklamalar yaptı. Bu konuda somut adımlar atma hazırlığı yaptığını açıkladı. Nükleer santral yapımı, dünyaya kâr ve güç odaklı bir bakışa sahip olanlar açısından son derece normal bir tercih. Peki, bu durum, doğa ve insan odaklı bir bakışa sahip olanlar açısından hangi anlamı taşıyor? Nükleer felaketlerin sonuçlarının en açık biçimleriyle karşı karşıya kalınan zamanların ardından, bu anlam daha da netleşti. Nükleer santraller, 'Çalınmış hayatların simgesidir.' Nükleer santraller, insana ve çevreye dönük saldırının en somut araçlarıdır.

Metis Yayınları tarafından yayımlanan, Sertifika No: 000358 - Nükleerin Doğa ve İnsan İçin Bedeli adını taşıyan çalışma, Greenpeace'in Çernobil felaketinin 20. yılında nükleerin doğaya ve insana yüklediği ağır bedeli kamuoyuna duyurmak amacıyla dünya çapında düzenlenen fotoğraf sergisinin kitaplaşmış hali. Kitapta, Mayak, Semipalatinsk, Çernobil ve Tomsk bölgelerinde yaşanan nükleer felaketler sonucu kuşaklar boyu çekilen ve çekilecek olan acılar sergileniyor. Nükleer mağdurları bu kitapta, kendi öykülerini dünyayla paylaşmaya çalışıyor. İnsanın ürettiği bu yıkıcılığın sonuçlarını dünyanın her tarafına göstermeye çalışıyorlar. Tüm bunlar, her gün farklı bir araçla gün yüzüne çıkarken, dünyanın dört bir tarafında nükleerin yıkıcı sonuçları tartışılıp, mahkum ...

Devamını görmek için bkz.
 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2025. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X