 | ISBN13 978-605-316-135-6 | 13,5x21,5 cm, 440 s. |
Liste fiyatı: 454.00 TL İndirimli fiyatı: 363.20 TL İndirim oranı: %20 {"value":454.0,"currency":"TRY","items":[{"item_id":"11327","item_name":"Radyo Benjamin","discount":90.80,"price":454.00,"quantity":1}]} |
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et Diğer kampanyalar için |  |
|
| | Radyo Benjamin Özgün adı: Radio Benjamin
Hazırlayan: Lecia Rosenthal Çeviri: Cemal Ener, Elif Okan Gezmiş Yayıma Hazırlayan: Savaş Kılıç Kapak Tasarımı: Emine Bora Hazırlayan İsim: Lecia Rosenthal |
Kitabın Baskıları: | 1. Basım: Eylül 2018 | 2. Basım: Ocak 2025 |
Sevgili görünmezler! Şu lafı sık sık duymuşsunuzdur: “Tanrım! Bizim gençliğimizde bu kadar iyi imkânlar yoktu. Biz o zamanlar derslerden kaç alacağız diye korkardık; sahilde yalın ayak yürümemize izin verilmezdi.” Peki şunu duydunuz mu hiç: Tanrım! Ben çocukken bu kadar güzel oynamazdık. Veya: Ben küçükken böyle güzel hikâye kitapları yoktu. Hayır. İnsan çocukken ne okur veya ne oynarsa, onu hem en güzel ve en iyisi olarak, hem de, çoğu zaman, hatalı da olsa, eşsiz bir şey olarak hatırlar. ~ Walter Benjamin gibi bir düşünürün karşısına radyoda program yapma, çocuklara, gençlere ve yetişkinlere ulaşma imkânı çıksaydı ne tür programlar yapardı? Böyle bir dinleyici kitlesine nelerden söz ederdi? Ve belki daha da önemlisi, söyleyeceklerini nasıl söylerdi? Benjamin, 1929-1933 arasında Frankfurt ve Berlin radyolarında 80’i aşkın yayın yaptı. Bu programlarda sunduğu metinlerin önemli bir kısmının yer aldığı derlemede, eşitlikçi bir pedagoji anlayışıyla kaleme alınmış çok sayıda deneme, öykü ve radyo oyununun yanı sıra düşünürün yetişkinler için yaptığı programlarda sunduğu çeşitli edebiyat eleştirisi metinleri ve radyo hakkında yazdığı kimi yazılar da yer alıyor. Benjamin okurlarının yanı sıra eğitim, çocukluk, medya çalışmaları ve tiyatro gibi temalarla ilgilenenlerin de severek okuyacağına inanıyoruz.  | İÇİNDEKİLER |
Kısaltmalar ve Metinler Üzerine Bir Not Giriş: Walter Benjamin Radyoda
Birinci Kısım Gençlik Saati: Çocuklar İçin Radyo Hikâyeleri
1. Berlin Lehçesi 2. Eski ve Yeni Berlin’de Sokak Satıcıları ve Pazarlar 3. Berlin’de Kukla Tiyatrosu 4. Şeytani Berlin 5. Berlinli Bir Sokak Çocuğu 6. Berlin Oyuncak Turu I 7. Berlin Oyuncak Turu II 8. Borsig 9. Kiracı Kışlaları 10. Theodor Hosemann 11. Pirinç İmalathanesine Bir Ziyaret 12. Theodor Fontane’den Mark Brandenburg’da Yürüyüşler 13. Cadı Davaları 14. Eski Almanya’da Haydut Çeteleri 15. Çingeneler 16. Bastille, Eski Fransız Hapishanesi 17. Kaspar Hauser 18. Dr. Faust 19. Cagliostro 20. Posta Pulu Sahteciliği 21. Kaçakçılar 22. Napoli 23. Herculaneum ve Pompeii’nin Yıkılışı 24. Lizbon Depremi 25. Kanton’daki Tiyatro Yangını 26. Tay Halici’ndeki Demiryolu Faciası 27. 1927 Mississippi Seli 28. Gerçek Köpek Hikâyeleri 29. Karmakarışık Bir Gün: Otuz Bilmece
İkinci Kısım Çocuklar İçin Radyo Oyunları
30. Kaspercik Hakkında Kuru Gürültü 31. Soğuk Kalp: Wilhelm Hauff’un Masalından Uyarlanmış Bir Radyo Oyunu (Ernst Schoen ile Birlikte)
Üçüncü Kısım Radyo Konuşmaları, Oyunlar, Diyaloglar ve İbretlik Radyo Oyunları
32. Çocuk Edebiyatı 33. Toza Toprağa Yazılı: Bir Öykü 34. E.T.A Hoffmann ve Oskar Panizza 35. Komedi Yazarlarına Reçete 36. Meslekler Atlıkarıncası 37. “Zam mı?! Onu da Nereden Çıkardınız!” (Wolf Zucker ile Birlikte) 38. Klasiklerin Yazarları Henüz Yazmaktayken Almanlar Ne Okuyordu? 39. Lichtenberg: Bir Kesit
Dördüncü Kısım Benjamin’in Radyoyla İlgili, Radyoda Yayınlanmamış Yazıları
40. Radyo Hakkında Düşünceler 41. Tiyatro ve Radyo 42. İki Tür Popülerlik 43. Radyo Yayıncılığının Durumu 44. İbretlik Radyo Oyunları
Ekler: Walter Benjamin’in Radyo Yayınları Dizin  | OKUMA PARÇASI |
Giriş: Walter Benjamin Radyoda, Lecia Rosenthal, s. 11-15 Theodor Adorno, Walter Benjamin’in yazılarının bomba tesiri yaratan cazibesini anlatmak için “radyoaktif ” tabirini kullanır. [1] Benjamin’in geniş bir yelpazeye yayılan öngörülemez nitelikteki çalışmalarının gücü, yeni ürünlere vesile olmasından ve farklı disiplinler üzerindeki etkilerinden anlaşılır. Adı ekseriyetle fotoğraf hakkındaki yazılarıyla ve sinema, mimari, Yahudi teolojisi, Marksizm, çeviri çalışmaları, şiddet ve egemenlik alanlarına yaptığı katkılarla anılan Benjamin’in, radyo tarihinin ilk dönemlerindeki katkıları ise nispeten gölgede kalmıştır. 1927’den 1933’ün başlarına dek Berlin Radyosu ile Frankfurt Radyosu arasında mekik dokuyan Benjamin, yeni bir mecra olan Alman radyosunda seksen ila doksan program hazırlayıp sunmuştur. [2] Çoğu çocuklara yönelik yayınlar kapsamında yapılmış olan bu programlar, hayranlık uyandıran genişlikte bir konu yelpazesini ele alır: hızla değişmekte olan Berlin’in tipolojileri ve arkeolojileri; çocukluk alanının değişen yüzünden ve inşasından sahneler; doğru ile yanlışın sınırlarını belirsizleştiren örnek üçkâğıtçılık, dolandırıcılık, sahtekârlık vakaları; Vezüv’ün patlaması ve Mississippi Nehri’nin taşması gibi felaketler ve daha niceleri. Özellikle çocuklar için yapılmış radyo konuşmalarına ve tiyatrolarına ek olarak, Benjamin patronun nasıl yönlendirilebileceğinden, kişisel gelişim ve kendini satma retoriğin... Devamını görmek için bkz. |  |
 | ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER |
Murat Cankara, "Allo, allo muhterem samiin", Agos Kitap/Kirk, Eylül 2018 Radyo Benjamin, dört bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Walter Benjamin’in 1927-33 yılları arasında Berlin ve Frankfurt radyolarında sunduğu 80-90 programdan günümüze ulaşabilenler arasından 29 tanesi yer alıyor. ‘Gençlik Saati’ için hazırladığı ve ortalama 20-30 dakikalık bu programlarda ‘çocuklar için radyo hikâyeleri’ anlatıyor, Benjamin. İkinci bölümde, yine çocuklar için yazdığı (ikincisini ona olağanüstü zor koşullarda bu işi sağlayan okul arkadaşı Ernst Schoen ile birlikte yazmışlar) iki radyo oyunu var. Üçüncü bölümün başlığı ‘Radyo Konuşmaları, Oyunlar, Diyaloglar ve İbretlik Radyo Oyunları’. Son bölümün içeriği ise radyo için değil, radyo üzerine yazılmış kısa metinler. Kitabın orijinalini yayına hazırlayan Lecia Rosenthal’in önsözünden anlaşıldığı kadarıyla, Benjamin radyoyu daha ziyade kendisini maddi bakımdan desteklemek için bir araç olarak görmüş, 1940’ta Paris’e kaçarken arşivinin bir kısmını ardında bırakmış ve bunlara Gestapo el koymuş. Neticede bir dizi tesadüf sonucu gün ışığına çıkan radyo metinleri ancak 1983 yılında, onun toplu eserlerini yayına hazırlayan editörlerin erişimine açılmış. Rosenthal, Benjamin’in kendi ürettiği bu metinlere karşı ‘küçümseyici bakış’ının editörler tarafından da benimsendiğini, radyo için üretilen bu metinlerin daha önce hiç bir arada, anlamlı bir grup olarak sunulmadığını vurguluyor. Bunun haricinde de birtakım gü... Devamını görmek için bkz. |  |
Ali Bulunmaz, "'Kör noktadan' gelen ses", Cumhuriyet Kitap Eki, 11 Ekim 2018 Walter Benjamin’in programlarının metinleri ile radyo üzerine kaleme aldığı yazılar, hikâyeler ve ufak tefek piyeslerin toplamı olan Radyo Benjamin, önce Nazilerin eline geçmiş, ardından bir tesadüf eseri gazete arşivlerine karışıp bugünlere gelmişti. Yıllar sonra okurla buluşan bu metinler, aktardığı dünya sorunlarını yorumlayan bir entelektüeli karşımıza çıkarıyor. Görüntünün her şey olmadığı günlerde Walter Benjamin, sözün ağırlığını hissettiren radyo programları yapmıştı. 1929-1933 arası devam eden yayınlarda Benjamin, mikrofona geçip çocuklara, gençler ve yetişkinlere hikâyeler anlatıyordu. Bir düşünür ve yazarın, büyük bir ekonomik durguluğun pençesine düşen memleketi Almanya’dan Avrupa’ya uzanan sesi, oyun hâlini alırken titizlikle inşa ettiği pedagojik söylemini yansıtıyordu. Söz konusu yayınların metinleri ile radyo üzerine kaleme aldığı yazılar, hikâyeler ve ufak tefek piyeslerin toplamı olan dosya, önce Nazilerin eline geçmiş, ardından bir tesadüf eseri gazete arşivlerine karışıp Radyo Benjamin ismiyle kitaplaşarak bugünlere gelmişti. Geç yayımlanan metinler Kült kitaplarıyla karşılaştırıldığında Benjamin’in radyo yayınları beklenen ilgili görmedi. Hatta yazarın, Berlin ve Frankfurt Radyosu’ndaki yayınlarının metinlerini çok önemsemediği biliniyor. Konu çeşitliliği açısından zengin yayınlarda, akt... Devamını görmek için bkz. |  |
Emek Erez, "'Radyo Benjamin'i okurken...", Gazete Duvar, 28 Ekim 2018 Önce alengirli bir korna, sonra “pattes, soğan!” diye bağıran bir sesle bölündü gündelik zaman. İnsanı pencerenin önüne çeken garip bir çınlamaydı bu. Traktörü durduran satıcı etrafına bakınırken, pencerelere, balkonlara çıkıldı önce. “Kaça kilosu” soruları yerini “taze mi?” sorusuna bıraktı. Bir süre sonra renkli günlük elbiselerle evlerden inenler sardı traktörün etrafını, bir Pazar günü rehavetini sonuna kadar hissettiren sokak, neşeli bir hâle büründü. Herkes bütçesine, hane sayısına göre tarttırırken, “pattes, soğan” sırasını bekleyenler iki lafın belini kırıyorlardı. Normalde sıradan bir andı bu ama bazen bir etkiyle olaylara baktığınızda farklı şeyler hissedebilir, belli bir duygulanım ile etrafınızı fark edip, onlara olması gerekene göre biraz daha fazla anlam yükleyebilirsiniz. Bu deneyimi yaşarken, benim üzerimdeki hissiyat Walter Benjamin’den kaynaklanıyordu. Çünkü daha yarım saat önce, geçtiğimiz günlerde Metis Yayıncılık tarafından, Cemal Ener ve Elif Okan Gezmiş çevirisi ile basılan, Radyo Benjamin”in sayfaları arasında kaybolmuşken, kitapta yazarın, “Eski ve Yeni Berlin’de Sokak Satıcıları” adıyla yaptığı program metnini okumuş ve yaşadığım kentin gündelik yaşamına fazla dâhil olamadığımı düşünüp hayıflanmıştım. Çünkü Benjamin yaşadığı şehirdeki hayatın ayrıntılarına, sokak satıcıların kullandığı şiveye, kendi içlerinde ayrıştıkları noktalara kadar hâkimdi ve ... Devamını görmek için bkz. |  |
Göksun Yazıcı, "Berlin Üzerinde Gökyüzü", Express, Aralık 2018-Şubat 2019, Sayı: 167 Benjamin okurunu dilek dilerken dikkatli olması için uyarır, çünkü kötü yürekli bir cin bu dileğin kabul edilmesini sağlayabilir. Ne dileğine dikkat et, çünkü gerçekleşebilir! Benjamin küçük bir çocuk iken okula gitmek için çok erken kalkmak zorundadır. İşte bu sabahlardan birinde, her sabah uyumayı ve erken kalkmak zorunda olmamayı diler. “Dileğim gerçekleşti” der Benjamin, “sabah uyanıp gitmek zorunda olduğum bir işim hiç olmadı, olamadı”. Tüm hayatı boyunca kendisini idame ettirebileceği bir iş arayan, ama ne üniversitede ne de başka bir kurumda düzenli bir iş bulabilen Benjamin maddi yokluk içinde yaşadı. Kabul edilmeyen doktora tezi, biteremediği Pasajlar kitabı, hatta yayınlanan denemeleri geçimini sağlayamadı. Benjamin’in para getiren tek işi Frankfurt Radyosu ve Berlin Radyosu’nda 1927 yılında başlayan, ama yoğunluklu olarak 1929-32 yılları arasında devam eden yayınlar oldu. Benjamin, belki de dileklerini kabul eden o “kötü cin”in etkisiyle, karşılığında para aldığı çalışmaları değersiz sayma eğilimindeydi. ?1933 yılında Almanya’yı terk ettiğinde bu işleri yanına almaz, hatta radyo işlerini soran Scholem’e “ekonomik gerekçeler” dışında bu işlerin bir önemi olmadığını söyler, radyo oyunlarını önemsese de çocuklar ve gençler için hazırladığı programların önemsiz olduğunu ima eder. Benjamin yorumcuları da bu konuda Benjamin’e katıl... Devamını görmek için bkz. |  |
|