 | ISBN13 978-605-316-085-4 | 13x19,5 cm, 376 s. |
Liste fiyatı: 382.00 TL İndirimli fiyatı: 305.60 TL İndirim oranı: %20 {"value":382.0,"currency":"TRY","items":[{"item_id":"11265","item_name":"Yıkarak Yapmak","discount":76.40,"price":382.00,"quantity":1}]} |
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et Diğer kampanyalar için |  |
|
| | Yıkarak Yapmak Anarşist Bir Mimarlık Kuramı İçin Altlık Yayıma Hazırlayan: Semih Sökmen |
Kitabın Baskıları: | 1. Basım: Nisan 2017 | 4. Basım: Eylül 2023 |
"Yıkarak yapmaktan söz ediyorum, çünkü genelde ‘ilerici’, ‘öncü’, ‘avangart’ gibi sıfatlarla anılan pek çok kişi ve yönelim, eskileri gözden çıkaramayan, hatta onları çağdaş olanı gerekçelendirmek için hikmet deposu gibi kullanan argümanlar dile getirdiler. Sonuçta bunların tümü bir tür zombi üretimi. Bu kitap işte o zombileri, o yaşayan ölüleri teşhis etmeye ve tartışmaya yönelik bir çaba. "Anarşi terimini kullanıyorum, çünkü mimarlık bilgi alanında egemen iktidar yapılarını –söylemleri, önyargıları, stereotipleri, inançları– sorunlaştırmak istiyorum. Onların çok zayıf düşünce konstrüksiyonları oluşturduğuna inanıyorum. İktidarlarını da paradoksal olarak o zafiyetlerine borçlular. Bunlara inanılır, ikna olunur ve söylemsel ve/veya tasarımsal pratiklerde bulunmaya fütursuzca devam edilir. İman edilmekten vazgeçilseydi tüm bir düşünsel konstrüksiyonun altı oyulacak, zeminsiz kalınacaktı. "Çok daha önemli hedefim ise mimarlık söylemlerinde gizli totalitarizm. Mimarlık düşüncesinin çoğu metninde dünyanın mimarın kişisel becerisiyle cennet kılınabileceği gibi totalitaryen bir beklentiden söz edilir ve çoğu zaman bundan hiç rahatsızlık duyulmaz. Böyle bir inanç aslında, tasarlayan öznenin vehmedilmiş iktidarından çok, siyasal otoritenin denetimsiz gerçek iktidarına uzanan kanala su taşıyor. Diktatoryel iddiaların meşrulaştırılması imkânlarını ortaya koyuyor. Şöyle de diyebilirim: Mimarın tasarımsal iktidarı ile siyasal yöneticinin toplum mühendisliği yapma iktidarı arasındaki mesafe çok kısa. Her ikisi de toplumsallık üzerinde kurulması amaçlanan bir diktaya özlem duyuyor." — Uğur Tanyeli  | İÇİNDEKİLER |
Önsöz Yerine: Neden Anarşist ve Yıkıcı?
I Giriş Yerine: Mimarlık Düşüncesinin Altmetni Olarak Totalitarizm II Yeni Bir İcat Olarak Mimarlık III Mesleği Yeniden Tarif Etmek: Metropolleşen Dünyada Mimarın Rolleri
Kurucu Efsaneler IV Mimarlığın Özü, Esasları, Ana Bileşenleri V Modernlik ve Modernist Düşünce VI İşlev-Biçim Paradigması VII Mimarlığın Maddeselliği VIII Yenilik, İcat, Yaratıcılık ve Diğer Mimarlık Mucizeleri
Mimarlık Kelepçeleri IX Taklit X Unutulamayan Oryantalizm XI Gölge Boksu Olarak Oksidentalizm XII Yer XIII Kutsallık İllüzyonları
İmkânlar XIV Kamusallık ve Kaos XV Biçimi Değil Süreci Tasarlamak XVI Konuttan Konuşmak XVII Çelişme ve Yerinden Olmuşluk
Sonuç Yerine Özgürlük ve Mimarlık ve Yıkarak Yapmak Görseller
 | OKUMA PARÇASI |
Önsöz Yerine, Neden Anarşist ve Yıkıcı?, s. 9-11 Başlığı Yıkarak Yapmak: Anarşist Bir Mimarlık Kuramı İçin Altlık olan bir kitabın daha en baştan bazı açıklamalara ihtiyacı var. Örneğin şöyle sorulara yanıt vermek gerekecek: Yıkmakla yapmanın içsel bir bağlantısı mı var ki, başlıkta “yıkarak yapmak” gibi bir ifade kullanılıyor? “Anarşist bir mimarlık kuramı” ne demek? Ve nihayet, kitap neden bir mimarlık kuramı inşa etmek yerine, mimarlık kuramı için sadece bir “altlık” oluşturma iddiasında. Yıkmakla yapmanın içsel bir bağlantısı kuşkusuz var. Ama yıkmakla yapmak yalın bir karşıtlık da tanımlamıyor. Olsa olsa her yeninin eskinin yıkılmasını zorunlu kıldığını söylemek yanlış olmaz. Bu ifade, yeninin eskinin boşalttığı alanda, bir epistemik vakumda inşa edildiği anlamına gelmiyor. Tam aksine, yeni daima eskinin varettiği bağlamlarda inşa edilir. O yüzden “mutlak yeni” diye bir kavram yok. Her yeninin eskilerle koşullandırılmış olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Ne var ki yine de yeni kendisini vareden eskiyi giderek tasfiye eder. Copernicusçu evren kuramı tabii ki Batlamyus kuramıyla mücadele ederek kurulmuştur; onunla bir iddialaşmanın sonucudur, ama bugün bu mücadeleyi sadece bilim tarihçileri anımsıyor. O artık astronomik bir güncel araştırmanın zeminini tanımlar. Kitabın yıkma-yapma dikotomisini ısrarla vurgulamasıysa, sadece mimarlıkla sınırlı kalmayan bir ölçüde, fakat mimarlıkta sıklıkla, eskiyi feda etmeksizin yeni imal etme b... Devamını görmek için bkz. |  |
 | ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER |
Ömer Erdem, "Mimarlar anonimleşemiyorsa...", Hürriyet Kitap Sanat, 4 Mayıs 2017 Bir Uğur Tanyeli kitabıyla karşılaşmanın her zaman heyecan verici tarafları var. Önünüzde hep yepyeni düşünme yolları açılır, mimarlık bir uzmanlık alanı olmaktan çıkar, kültür tarihi, edebiyat ve felsefe gibi pek çok konuyla birleşen özgün yorumlara kavuşur. Yeni kitabı Yıkarak Yapmak da mimarlık ekseninde ilerlese de aslında çağdaş düşünce tarihi eleştirisi. Ve ‘yıkarak yapmak’ nitelemesini ‘eleştirerek ilerlemek’ diye anlamak da pek ala mümkün. Bütün çalışmalarının ana karakteri eleştirellik aslında Tanyeli’nin. Mesleğini, meşrebini, yöntemini, egosunu parlatıp yüceltmeden ilerleyen ve toplumsallaşan, bilgi, belge ve yorumla genişleyen soğukkanlı bir eleştirellik bu. Verili olanı sorgulayıp karşı çıkmak ana şiarı. Madem ki “Mimarın dünyayı mimari araçlarla değiştirmeye muktedir olduğu fikri, toplum geneline yaygın bazen gizli, bazen açık bir totalitarizm beklentisinden başka bir şeye işaret edemez” ve bu düşünce mimar denilen kişiliğin modern zamanlarda uğradığı onca mutasyona rağmen bir şekilde güncelliğini sürdürür o zaman ilkin mimarı sorgulamak gereklidir. Mimarlık söylemlerinde ‘gizli bir totalitarizm’ olduğu fikrindedir Tanyeli. “Mimarın tasarımsal iktidarı ile siyasal yöneticinin toplum mühendisliği yapma iktidarı arasındaki mesafe çok kısa” olduğu için de totalitarizm tehlikesi büyür. Tanyeli, bir adım ileri çıkar ve bir düşünür kimliğiyle ‘çok za... Devamını görmek için bkz. |  |
Gökhan Kodalak, "Yeraltı Mimarlık Kuramı, Yıkarak Yapmak ve Uğur Tanyeli", Manifold, 2 Mayıs 2017 Uğur Tanyeli yeni çıkan Yıkarak Yapmak: Anarşist Bir Mimarlık Kuramı İçin Altlık adlı kitabında, daha önce yapmadığı bir şeyi yapıyor; bunca yıllık külliyatında ilk kez mimarlık kuramını başlığa taşıyor. Oysaki kitap, geleneksel ayrımlarla konuşmak istersek, bir mimarlık tarihi, hatta bir mimarlık eleştirisi kitabı olarak adlandırılmalı. Belli ki Tanyeli bu geleneksel ayrımlarla konuşmak istemiyor. Mimarlığı pratik, kuram, tarih, eleştiri diye fanuslara kapatmak yerine, mimarlığın tüm düşünme ve eyleme kapasitelerini çaprazlamasına kesen yeni bir mimari yaklaşım içinden konuşmak istiyor. Kitabın başlığında bahsi geçen mimarlık kuramı, bu anlamda, mimarlık düşüncesine dair bir alt disiplinin sınırlarını belirlemeyi değil, mimarlığı sınırötesi düşünsel güzergâhlarda yolculuğa çıkarmayı vadediyor. I. Peki ama nasıl çaprazlanıyor mimarlık, nasıl kuruluyor bu sınırötesi ilişkiler? Tanyeli, öncelikle, mimarlığın zamanla ilişkisini çaprazlamakla işe koyuluyor. Ele aldığı her konuyu, bir yandan tarihyazımsal bir hassasiyetle, kendi tarihsel bağlamındaki ilişki örüntüleri içerisinden okuyor; fakat diğer yandan, bu konuları bağlamötesi sıçrayışlarla, asırlar arasında çizdiği zikzaklarla birbirine dokuyor. Bu rastlantısal bir metodolojik tercih değil Tanyeli için, çünkü mimarlığın kendisi zaten zamanötesi etkileşimlerden o... Devamını görmek için bkz. |  |
Özlem Gülçiçek, "Yıkarak yapmak", Birim Dergisi, Sayı 386 - Haziran 2021 Yıkarak yapmak düşüncenin, sorgulamaya ve eylemeye meyyal düşüncenin, en yapıcı duraklarından, dayanaklarından. Bazen kendiliğinden, fark etmeden akan bir pratik; bazen zor ve cesur kararlar gerektiren bir yol ayrımı; bazen de durup uzaktan bakınca zaten yıkılmış, belki hiç varolmamışı görebilmenin getirdiği yeni ihtimaller. Çokça tesadüf ama teyelliler de birbirlerine. Hiç yıkma deneyimi olmayınca başka birikim ihtimallerini de görmek, tanımak hatta göz göze gelmek bile kolay değil. Bazı sıkışmış hayatlarda ve bazı sıkışmış zamanlarda çatışmasız bir değişim mümkün değil, çatışmasızlığın kendisi bir yıkım hatta. Muhayyel bir huzurun kollarında bir büyüyüp küçülen bir kafes. Öte yandan biriktirdiklerimizi tahakküme esir etmeden paylaşmanın, yıkmadan dönüşmenin de ihtimalini, güzelliğini unutmamak gerek. Yıkarak yapmak hem merakla bakmak da demek, yapmak için yıkmak da gerek. Ama zor iş, nihayetinde kaosta yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Haliyle yoruluyoruz, yıkmaya ve yapmaya eş zamanlı devam ediyoruz. Uğur Tanyeli’nin tazeliğini hâlâ koruyan, görece daha kıyıda kalmış kitabı Yıkarak Yapmak, Anarşist Bir Mimarlık Kuramı İçin Altlık hep dönüp dolaşılası bir tefekkür yeri. Sadece anarşist bir mimarlık kuramı için altlık değil, mimarlığa ve mimarlık tarihine ilgisi olmayanları da hızlıca ve kolayca içine çekecek, başka tartışmalara “altlık” olacak, derinleştikçe... Devamını görmek için bkz. |  |
|