ISBN13 978-975-342-348-9
13x19,5 cm, 256 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Kırılgan Temas, 2002
Yamuk Bakmak, 2004
Ahir Zamanlarda Yaşarken, 2011
Komünizm Fikri, 2012
Komünizm: Yeni Bir Başlangıç, 2015
Kendini Tutamayan Boşluk, 2019
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Emre Ayvaz, "İdeoloji: Yakamızı Bırakmayan Hayalet", Akşam-lık, 7 Haziran 2002

... Etimoloji aslında çok daha eskilere uzanan, ama asıl önemli ve tartışmalı anlam yükünü Karl Marx'ın metinlerinde kazanan, Marksist literatürün üzerine oturduğu temel tartışma alanlarından birini oluşturan, ve işlevini, anlamını ve geçerliliğini günümüze taşıyıp taşımadığı hâlâ tartışma konusu olan bir kelime üzerinde dönüyor her şey: İDEOLOJİ. Marx'ın metinlerinde değişik suretlerle sık sık karşımıza çıkan, Althusser tarafından bililnce ilişkin bir durumun adı olmaktan çıkarılıp insanın maddi pratiklerine iliştirilen, Mannheim'ın "ütopya" kavramıyla yan yana koyduğu, Adorno'nun "kavramın nesnesiyle özdeşleştirilmesi" ve "farklılıkların ortadan kalkması" şeklinde formüle edip yaftaladığı, Habermas'ta "sistematik olarak tahrif edilen iletişim" şeklinde tekrar ortaya çıkan, Foucault'nun işlevsizleştiğini, anlamını yitirdiğini söylediği oynak, değişken, ne idüğü hakkında açık bir şey söylenemeyecek bir kavram ideoloji. "Cümlenin maksudu bir amma rivayet muhtelif" denilebilir bu noktada, fakat ne olursa olsun, ister reddedilsin ister kabul, Zizek'in önemli bir makalesine verdiği isim işin aslını söylüyor bize: "İdeoloji: Yakamızı Bırakmayan Bir Hayalet."

Aslında "ideoloji", kitabın, üzerinde döndüğü temalardan sadece biri. "İdeoloji" tartışmalarına farklı bir niyet ve perspektifle dahil olup, Lacancı psikanalizin söz konusu alana yabancı gibi görünen jargonuyla teorik müdahalelerde bulunan Zizek, "sinizm", "totalitarizm" gibi kavramlar, "yüce nesne", "artı-keyif" gibi Lacancı terimlerle tartışmaya büyük katkılarda bulunurken, bir taraftan da hazmının zorluğuyla bilinen Lacan düşüncesine iyi bir giriş hazırlama ve farklı ve yine Lacancı bir okumayla, uzun süredir haber alınamayan Hegel cephesinde yeni bir şey olup olmadığına bakma amaçlarını da taşıyor kitapta.

Ve Zizek'in, yazdıklarını önemli ve çarpıcı kılan özelliği de, galiba, bütün bunları teorisyen kasılmasıyla yukarılardan bir yerlerden değil de, popüler kültürün, Hollywood filmlerinin, edebiyatın ve fıkraların tam içinden anlatıyor olması. Kitapta adım başı karşınıza çıkan ve bir önceki kafa karıştırıcı paragrafı, içinde yüzdüğü bulutsu belirsizlikten söküp, şiddetle somut "gerçekliğin" –ki büyük harflerle GERÇEK de Zizek'in sık kullandığı kilit önemde bir Lacan terimi– ortasına fırlatan film sahneleri –özellikle ve elbette Hitchcock– ve anlatılana tabir caizse "cuk oturan" nefis fıkra ve anekdotlar, hem kurulmak istenen teorik örgüyü sıkılaştırıyor, hem anlatılanları iyi bir hocanın yapacağı gibi sıkıcı olmayan bir dolulukla önünüze seriyor, hem de bir metnin edebi niteliğinin göstergelerinden biri sayılabilecek o "hah işte tam da bu!" heyecanını okuyucusunda sık sık yaratarak, Zizek'in felsefeciliğinin yanına, bence "yazarlık" sıfatını da ekliyor.

İdeolojinin Yüce Nesnesi çok önemli, farklı ve şaşırtıcı bir kitap. Marx'ın psikanalize önemli bir katkısından söz edilebilir mi, hatta Kafka'dan bir Althusser eleştirisi çıkarılabilir mi? Elcevap: Hem de nasıl.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova