ISBN13 978-605-316-029-8
13x19,5 cm, 296 s.
Liste fiyatı: 310.00 TL
İndirimli fiyatı: 248.00 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Pierre Bourdieu diğer kitapları
Sanat Sevdası, 2011
Sosyolojiyi Düşünmek, 2023
AYIN ARMAĞANIAYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Akademik Aklın Eleştirisi
Pascalca Düşünme Çabaları
Özgün adı: Méditations pascaliennes
Çeviri: P. Burcu Yalım
Yayıma Hazırlayan: Savaş Kılıç
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Şubat 2016
4. Basım: Mayıs 2023

Kırk yıllık araştırmalarının sentez ve değerlendirmesini gerçekleştirdiği Akademik Aklın Eleştirisi’nde Pierre Bourdieu sosyoloji teorisi, tarih bilgisi ve felsefi düşünceyi harmanlıyor.

Bourdieu tartışmaya akademik aklın görmezden geldiği temel önkoşulla başlıyor: Batı dillerinde okul anlamına gelen sözcüklerin ve “skolastik”in kökeni olan skhole, yani boş zaman. İnsan üstüne düşünen filozoflar ve genel olarak “skolastik eğilim”, düşünmek için boş zamana sahip olmak gerektiğini akıllarına getirmezler. Akademik aklın felsefi antropolojide yaptığı bu manidar ihmalin vahim sonuçları vardır. Bourdieu eleştiri oklarını akademik aklın kendisine olduğu kadar, “skolastik eğilim”in dışında olanlar hakkında yürüttüğü spekülasyonlara da yöneltir: Kendini özgür sanan ve ne yaptığını bilen “özne” varsayımını kıyasıya sorgularken, meslek yaşamı boyunca yaptığı çalışmaların altında yatan alternatif insan tasavvurunu sistemli bir şekilde sergiliyor. Pascal’ın yanı sıra Wittgenstein, Austin ve Dewey gibi “sapkın” filozoflar eşliğinde gerçekleşen bu serimlemede simgesel şiddet, iktidar, çıkar, zaman, tarih, evrensellik ve varoluşun sosyolojik açıdan amacı gibi temalar yeni bir bakışla ele alınıyor.

Sosyal bilimler ve felsefeyle ilgilenenlerin ilgiyle okuyacağını düşündüğümüz sarsıcı ve bir o kadar güzel bir kitap.

İÇİNDEKİLER
Giriş

1 Skolastik Aklın Eleştirisi
İçerilme ve İçerilen / Örtük Olan
Skolastik Eğilimin Belirsizliği
Skolastik Eğilimin Doğuşu
Büyük Bastırma
Skolastik Onur Meselesi
Radikal Kuşkuyu Radikalleştirmek
1. Hamiş: Kişisel Olmayan İtiraflar
2. Hamiş: Tarihin Unutuluşu

2 Skolastik Yanılgının Üç Biçimi
Skolastik Episteme-merkezcilik
Arasöz: Beni Eleştirenlerin Eleştirisi
Egoist Evrenselcilik Olarak Ahlakçılık
Saf Bir Hazzın Saf Olmayan Koşulları
Aklın Belirsizliği
Arasöz: “Saf” Düşüncenin “Alışılmış” Bir Sınırı
Simgesel Şiddetin En Üst Biçimi
Hamiş: Bir Yazar Nasıl Okunur?

3 Aklın Tarihsel Temelleri
Şiddet ve Yasa
Nomos ve illusio
Arasöz: Sağduyu
Kurulu Bakış Açıları
Arasöz: Güçlerin Farklılaşması ve Meşrulaştırma
Çevrimleri
Rasyonalist Tarihselcilik
Bilimsel Aklın İki Yüzü
Alanın Sansürü ve Bilimsel Yüceltme
Köken Anımsaması
Düşünümsellik ve Çifte Tarihselleştirme
Evrenselleştirme Stratejilerinin Evrenselliği

4 Bedensel Bilgi
Analysis Situs
Toplumsal Uzam
Kapsama/ Anlama
Skolastik Körlük Hakkında Arasöz
Habitus ve Bünyeye Dahil Etme
Eylem Halindeki Bir Mantık
Örtüşme
İki Tarihin Karşılaşması
Eğilimler ve Konumlar Diyalektiği
Örtüşmezlikler, Uyumsuzluklar ve Sekteler

5 Simgesel Şiddet ve Siyasi Mücadeleler
Libido ve illusio
Bedensel Kısıt
Simgesel İktidar
Çifte Doğallaştırma ve Etkileri
Pratik Sezgi ve Siyasi Çaba
İkili Hakikat
Bilgi Kiplerinin Bilgisi
1. Vaka İncelemesi: Armağanın İkili Hakikati
2. Vaka İncelemesi: Emeğin İkili Hakikati

6 Toplumsal Varlık, Zaman ve Varoluşun Anlamı
Gelecek Olanda Mevcudiyet
“Ardıllıklar Düzeni”
Beklentiler ile Olasılıkların İlişkisi
Arasöz: Birkaç Skolastik Soyutlama Daha
Toplumsal Bir Deneyim: Geleceksiz İnsanlar
Zamanların Çoğulluğu
Zaman ve İktidar
Beklentiler ve Olasılıklar Arasındaki İlişkiye Dönüş
Bir Özgürlük Alanı
Gerekçelendirme Meselesi
Simgesel Sermaye
Dizin
OKUMA PARÇASI

Giriş, s. 11-14

Normalde felsefeye bırakmayı yeğleyeceğim bazı soruları sormaya karar verdiysem eğer, bunun sebebi bu denli sorgulayıcı olmasına rağmen felsefenin bunları sormadığını düşünmem; keza, bilhassa sosyal bilimler konusunda, zorunlu olmadığını düşündüğüm soruları habire sorduğu halde bu soruların genellikle pek felsefi olmayan gerekçelerini ve bilhassa nedenlerini sorgulamaktan kaçtığını düşünmemdir. Esasında akademik aklın (Kantçı anlamdaki) eleştirisini sorgulamaların genellikle dokunmadığı bir noktaya kadar itmek ve skhole* durumunun, yani serbest ve dünyadaki aciliyetlerden azat olmuş –bu aciliyetlerden ve dünyadan azat olmuş ve serbest bir ilişkiyi mümkün kılan– zaman durumunun varsayımlarını açıklığa kavuşturmak istiyordum. Fakat filozoflar, tıpkı diğer düşünce profesyonelleri gibi, bu varsayımları kendi pratiklerine katmakla kalmamış, bunları analiz etmekten ziyade meşrulaştırmak üzere, söylemin düzenine taşımışlardır.

Felsefenin, ulaşılmalarını zorlaştırmaya katkıda bulunduğu hakikatlerin önünü açmayı ümit eden bir araştırmayı gerekçelendirmek için, filozoflar tarafından adeta düşüncenin düşmanları olarak algılanan düşünürlerin (çünkü, Wittgenstein gibi, felsefenin ilk görevinin yanılsamaları, bilhassa felsefi geleneğin ürettiği ve yeniden ürettiği yanılsamaları dağıtmak olduğunu ileri sürüyorlar) sunduğu örnekten icazet alabilirdim. Fakat, göreceğimiz gibi, benim bu düşünümleri Pascal’ın himayesi altına yerleştirmemin...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Ali Temiz, "Akademik Aklın Eleştirisi", Dünya Bülteni Haber Portalı, 13 Şubat 2016

Pierre Bourdieu (1930-2002), 20. yüzyılın Fransız sosyologları arasında, bugün dünyada en çok tanınan ve sosyolojik yöntemi en çok tartışılandır. Habitus, simgesel şiddet, alan gibi anahtar kavramlara dayanan, yeni bir toplumsal kuramın kurucusu olan Bourdieu’nün amacı, toplumsal ilişkilerin gerçekliğini ortaya çıkararak, bu ilişkileri daha etkili biçimde eleştirmektir.

Kendisi genel olarak toplumsal hiyerarşilerin yeniden üretilmesi ve hâkimiyet mekanizmalarının yanı sıra, bireylerin toplumsal kökenleri ile tercih ve uygulamaları arasındaki ilişkiyi ele almıştır. Bourdieu’nün sosyoloji mesleği hakkında epistemolojik değerlendirmeleri; okul, kültür gibi alanlardaki araştırmalara kattığı özgün kavramlar üzerinde gerek hakkında hazırlanan dergilerde gerekse çeşitli incelemelerde sıkça duruluyor.

Bourdieu’nün sosyolojik çalışmaları kariyeri boyunca pek çok konuyla; geleneksel toplumlar, akademik dünya, medya, iktisat...ilgilendi. Ayrıca Türkiye’de son yıllarda Bourdieu’nün araştırmalarından ve yaklaşımlarından esinlenen geniş bir çevreden bahsedilebilir. Zira eserleri oldukça farklı dünya görüşlerine sahip yayıncılar tarafından neşrediliyor.

En çok satan kitapları, tartışmacı veya ana akım eserleri yanında sosyoloji klasikleri arasında yerlerini almış fakat erişilmesi daha güç eserleri dahil olmak üzere çok yönlü bir ilgi var. Gün geçmiyor ki bir Bourdi...

Devamını görmek için bkz.

Uğur Cumaoğlu, "Akademik Aklın Eleştirisi", Kitaphaber.com, 28 Mart 2016

Akıl, insanlığın kendi tarihi içerisinde her zaman en büyük sermayesi ve bununla birlikte varlığın anlamına ulaşmada onun yegâne yolu olmuştur. Evrenin düzenini anlamada ve insanın evrendeki koordinatlarını belirlemede akıl bir izlek ve insanlığın yörüngesi olmuştur. Her insan teki için akıl ayrışabilirken, aynı zamanda tüm insanlığın tecrübesi içinde birleşebilmektedir.

İnsanlığın, geçmişten günümüze bilgi yolunda tecrübe ettiği her alan, ayrı bir akıl alanı olarak isimlendirilebilmektedir. Her tecrübe birbirinden bağımsız gibi görünen, fakat birbirine sıkı bir şekilde bağlı tecrübelerin ürünüdür. İnsanlığın tarihi aklın tarihidir de diyebiliriz.

Bu büyük tecrübe içerisinde kendisine has bir geçmiş ve yöntemlerle yer edinen akıllardan biri de ‘akademik akıl’dır. Akademik akıl, kimine göre fildişi kuleden seslenen ve orada ikamet eden bir tecrübe, kimine göre ise üst perdeden konuşan ve halkın aşağı tabakası ile bağlantı kurmaktan imtina eden bir kibirdir. Kendine has bir üslubu, dili, inancı olan; çoğunlukla kendi erkini kurma konusunda bağımsız davranan, farklı erkleri yeri geldikçe de facto durumuna düşürebilen, bilginin ve görgünün tek kaynağı ve yolu olarak kendini gören bir deneyimdir. Akademik akıl içerisinde yine akademik akla karşı düşük bazlı çatlak sesler olsa da, tüm insanlığın meramını anlatacak düzeyde yüksek bir desibele ulaşamamaktadır.

Aka...

Devamını görmek için bkz.

Kahraman Çayırlı , "Farklı bir sosyoloji: Bourdieu", Taraf Gazetesi, 30 Mart 2016

Pierre Bourdieu farklı bir sosyolojinin, farklı bir sosyoloji metodolojisinin peşinde oldu hep. Sosyo-kapital, kültürel sermaye, habitus, doxa vb. kavramları kültürel alanlardaki incelemelerinin merkezinde tuttu. Benim için en az Durkheim, Marx ve Weber kadar önemli olan Bourdieu'nün umarım tüm kitaplarını Türkçe'de görürüz bir gün.

Orijinali 1997 yılında yayımlanan Méditations pascaliennes, şimdi dilimizde. Akademik Aklın Eleştirisi / Pascalca Düşünme Çabaları'nda Bourdieu, felsefeyi tarih ve sosyoloji teorisiyle bir arada düşünüyor. Sırf Pascal değil, Dewey, Wittgenstein, Austin vd. filozoflardan da destek alıyor, harmanlıyor, skolastik düşünme biçimini eleştirirken, aklın tarihsel temellerine de, toplumsal varlığa da, bedensel bilgiye de uzak kalmıyor.

Pierre Carles'nin Pierre Bourdieu hakkında Sosyoloji Bir Dövüş Sporudur [La Sociologie est un Sport de Combat, 2000] diye 146 dakikalık şahane bir belgeseli var, fırsat bulduğunuzda muhakkak izleyin derim. Sosyolojinin kuru bir bilgi yığını olmadığını, hayatın içinde olduğunu, iyi kullanıldığında, gerçekten yanınıza aldığınızda ne kapılar açabileceğinizi göreceksiniz.

Bourdieu'ye kitaplıklarınızda yer açın...

Akademik Aklın Eleştirisi, çok kıymetli ve önemli bir eser. Ancak Bourdieu'yü daha önce hiç okumayanlar için, bu şahane sosyologla ilk tanışılm...

Devamını görmek için bkz.
 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2025. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X