 | ISBN13 978-975-342-892-7 | 13x19,5 cm, 128 s. |
Liste fiyatı: 178.00 TL İndirimli fiyatı: 142.40 TL İndirim oranı: %20 {"value":178.0,"currency":"TRY","items":[{"item_id":"1027","item_name":"Her Şeye ve Herkese Karşı Lacan","discount":35.60,"price":178.00,"quantity":1}]} |
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et Diğer kampanyalar için |  |
|
| | Her Şeye ve Herkese Karşı Lacan Özgün adı: Lacan, envers et contre tout Çeviri: Nami Başer Yayıma Hazırlayan: Savaş Kılıç Kapak Tasarımı: Semih Sökmen |
Kitabın Baskıları: | 1. Basım: Kasım 2012 | 3. Basım: Ocak 2021 |
Yirminci yüzyılın en etkili düşünürlerinden olan psikanalist Jacques Lacan, güncelliğini korumaya ve tartışılmaya devam ediyor. Düşüncelerinin özgürlükçülerden ziyade baskıcıların amaçlarına hizmet ettiğini iddia edenler olduğu gibi, şahsı hakkında da olumlu ve olumsuz birçok mit ortaya atılıyor. Lacan'ı yakından tanıyan psikanalist ve tarihçi Elisabeth Roudinesco temelsiz iddiaları çürütmek ve bu önemli şahsiyeti gerek insan olarak gerek düşünceleriyle daha iyi tanımamızı sağlamak için söz alıyor. Lacan'ın psikanalizi ve felsefesi hakkında yayımlayacağımız bir dizi kitabın ilki olan Her Şeye ve Herkese Karşı Lacan, tanımak isteyenler için olduğu kadar tanıdığını düşünenler için de iyi bir kaynak: Canlı bir portre ve buna paralel bir analiz.  | İÇİNDEKİLER |
1. 30 Yıl Sonra
2. Viyana'dan Paris'e
3. Aynalı Çocuk
4. Öznenin Yeniden Bulunması
5. Aileler, Sizi Seviyorum, Sizden Nefret Ediyorum
6. Marguerite'i Sevmek
7. Arşiv
8. Söz, Ses
9. Seminer'den Parçalar
10. Aşk, Kadın
11. 1966: Ecrits
12. Şey, Veba
13. Yerler, Kitaplar, Nesneler
14. Antigone
15. Kant ile Sade
16. Ölüm  | OKUMA PARÇASI |
1. Bölüm: 30 Yıl Sonra, s. 11-16.1993'te, Fransa'da Psikanalizin Tarihi'nin,(1) tamamı Lacan'ın düşüncesine, yaşamına, yapıtı ve eylemine adanmış üçüncü cildinin yayımlanmasından sonra, günün birinde sadece bu aykırı düşünceli ustanın mirasının değil, aynı zamanda benim kendi çalışmamın, gerek psikanaliz topluluğu içinde gerek dışında, nasıl yorumlandığının bir bilançosunu çıkarmamın gerekebileceği duygusuna kapıldım sık sık. Eleştirel yaklaşıma dayalı sakin bir çalışmanın harareti düşüreceğini sanmakla hiç kuşkusuz yanılmışım. Kitabın başına aldığım Marc Bloch'un ünlü sözünün –"Robespierre'ciler, Robespierre'e karşı olanlar yalvarıyoruz size: Söyleyin allahaşkına, Robespierre kimdi?"(2)– Lacan'ın insan olarak kaderine ve düşüncesinin gelişimine sükûnet içinde bakmayı sağlayacağını sanmakla da galiba hata etmişim. Kitabın aldığı tepkiler büyük ölçüde olumlu oldu, ama gerek yapıtı, gerek insan olarak kendisi günümüzde en akıl almaz yorumlara konu olmayı sürdürüyor; öyle bir zamanda yaşıyoruz ki ya her kuşak kendisinden önce olan biteni unutma eğiliminde, ya da geleceğe ışık tutma kaygısıyla geçmişi düşünecek yerde, "altın çağ" olduğu sanılan bir mirasa ve soyağacına dayanarak eskiyi göklere çıkarmak işine geliyor insanların. Buna bir de dönem dönem ortaya çıkan, şöhrete kavuşamadıkları için ona buna saldıran terapistlerin ya da vurdumduymaz yergicilerin hezeyanları ekleniyor: Yok Freud Naziymiş, Yahudi düşmanıymış, baldızıyla yatmış, caniy... Devamını görmek için bkz. |  |
 | ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER |
Halil Türkden, “Sert bir baba olarak Lacan”, Agos Kitap/Kirk, Ocak 2013 Metis Yayınları’nın Lacan’ın felsefesi ve psikanalizine dair yayımlayacağı bir dizi eserin ilki olan ve onu en iyi tanıyan isimlerden biri olan tarihçi Elisabeth Roudinesco’nun kaleme aldığı Her Şeye ve Herkese Karşı Lacan, Türkiye’deki okuyucularıyla buluştu. Lacan’a dair ‘doğru anlaşılması’ bazı güç noktaları çok doğru bir biçimde aktaran çevirmen, öğretim üyesi ve felsefeci Nami Başer’in kitaba olan katkısının önemini en başta belirtmek gerekir. Roudinesco’nun katkısı Lacan’ı tanımak isteyenler, fikirlerini yanlış anlayanlar, daha yakından tanımak isteyenler ya da yanlış kaynaklardan anlamaya çalışanlar için çok yerinde bir çalışma olduğunu söylemek gerekir. Zira, akademik yaşamı boyunca onu en iyi tanıyan isimlerden biri olan, felsefesi üzerine yoğun bir şekilde kafa yoran ve 1993 yılında yine Lacan üzerine kapsamlı bir biyografik inceleme kaleme alan Elisabeth Roudinesco, bu kitabında Lacan’ı anlatmak için daha sübjektif bir yol izlemiş. Bu yolu izlemesindeki en önemli gerekçeyi kendisinin de dile getirdiği gibi, Lacan’ın fikirlerini yanlış anlayıp onu putlaştıran veya yerin dibine sokanlara karşı sahiplenme ihtiyacı olarak görebiliriz. Kitapta Lacan’ın yaşamı ve fikirlerinin anlaşılır ve net bir dille aktarılıyor. Elbette, Roudinesco’nun bu kitaba özgü olan öznelliğine referansla bu anlaşılır ve net bir biçimde yapılan aktarma... Devamını görmek için bkz. |  |
Orhan Tüleylioğlu, “Başka bir Lacan”, Milliyet Sanat, Ocak 2013 Yirminci yüzyılın en etkili düşünürlerinden olan psikanalist Jacques Lacan, 1930’lardan başlayarak ün kazanmış, Fransız düşüncesi üzerine etkisini ise en çok 1950-75 arasında göstermişti. Lacan, demokratik toplumların mümkün tek ufkunun, insanın karmaşıklığının bütün yanlarını anlamayı sağlayacak tek görüşün, Freud’un çıkışı olduğunu inatla savundu. Freud’un diğer mirasçılarından, psikanalizi klinik bir sınıflandırma toplamı olarak gören ve buna indirgeyen her türlü görüşe karşı mesafeli olmasıyla ayrılıyordu. Lacan felsefi düşünceyi Freud’un yazdıklarına yeniden katarak, psikanalizi felsefe tarihi içerisine yerleştirdi. Sonrasında psikanalizi felsefeye karşı bir panzehir, bir “anti-felsefe” olarak düşündü. Eski yunan trajedisinin yanı sıra Marquis de Sade’ın yazılarını da seferber ederek Auschwitz mirasını Freudcu tarzda ele alan, olayın korkunçluğunu gösteren tek psikanalist düşünür de o oldu. Dinsel kurtuluşun yerine ilerlemeyi, obskürantizmin yerine Aydınlanma’yı geçirebilmenin tek yolunun hakikat arayışı olduğuna emindi. Birçok muhafazakarın da oklarına hedef oldu. Lacan günümüzde, gerek yapıtı, gerek insan olarak kendisi günümüzde en akıl almaz yorumlara konu olmayı sürdürüyor. Tıpkı Freud ve tüm ardılları gibi hâlâ kâh bir şeytan kâh bir ideol gibi görünüyor. Fransız tarihçi ve psikanalist Elisabeth Roudinesco, Her Şeye ve Herkese Karşı Lacan adlı yapıtın... Devamını görmek için bkz. |  |
Oylum Yılmaz, “Her şeye ve herkese karşı, ‘aynen’ Lacan”, Sabit Fikir Dergisi, 28 Ocak 2013 Sözcüklerin, şeylerin, listelerin, koleksiyonların, yerlerin, yer değiştirmiş nesnelerin, anlamların terse döndürülmesinin, yarığın, doymaz keyfin, dünyanın kökeninin, bir meydan okuma gibi yaratılan ve başkasına yönlendirilen nefretin oluşturduğu çığın Lacan’ı, yani her şeye ve herkese karşı Lacan… Yirminci yüzyılın hem en zor anlaşılan hem de en etkileyici düşünürlerinden biri Jacques Lacan. Etrafına bir şeytan ve bir idol olarak, nice mitler kondurulmuş, varlığına nice mitler yakıştırılmış, onu anlama şekillerinden bile nice ekoller doğmuş. Hem yapıtının zor anlaşılırlığı hem de karakterinin iniş çıkışlılığı Lacan adına yazılan kitapları, üzerine yapılan analizleri bir tür patlamaya dönüştürür malum. İşte Her Şeye ve Herkese Karşı Lacan, bu varlığıyla da, yapıtıyla da "bir tuhaf" olan adamı anlama yolunda atılan adımlardan biri. Elisabeth Roudinesco hem bir tarihçi hem de Lacan’ı yakından tanıyan bir psikanalist olarak Her Şeye ve Herkese Karşı Lacan'da doğası gereği ilginç bir Lacan portresi ve analizi çıkarıyor. Peki kimdi Lacan? Ya kendisinden önce olan biteni unutma eğilimde ya da bugün ve gelecek adına geçmişte olan biteni çarpıtıp göklere çıkaran bireyci ve pragmatist günümüz insanı için birini tanımak ve anlamak mümkün mü gerçekten? Sapık, cani, sahtekâr, Maocu, tecavüzcü, silah koleksiyoncusu demek, ya da denilene ina... Devamını görmek için bkz. |  |
Barış Yıldırım, "Lacan '68'li miydi?", Milliyet Kitap Eki, Aralık 2012 Son on yılda Türkçeye çevrilen Julia Kristeva ve Slavoj Zizek gibi radikal yazarların incelemeleriyle beraber, Jacques Lacan'ın düşüncesi artık ülkemizde sadece psikanalistlerin değil bütün sosyal bilimcilerin ilgi alanına nüfuz ediyor. Hatta kimi psikolog ve psikiyatrların hiç okumadığı Lacan'ın felsefe, sosyoloji ve dilbilim çalışanlar için temel bir referansa dönüştüğü söylenebilir. 1993 yılında Lacan'a dair kallavi bir biyografik inceleme yazan Elisabeth Roudinesco, Fransa'da büyük psikanalistin düşüncesi üzerine çalışan en önemli isimlerden biri addediliyor. Hem kişisel tarihi hem özgürlükçü duruşuyla 1968 kuşağının parçası olarak tanımlayabileceğimiz Roudinesco, Tzvetan Todorov, Michel Foucault ve Michel de Certeau gibi hep akıntıya karşı yüzen isimlerden ders aldıktan sonra Lacan'ın kurduğu Paris Freud Okulu'nun üyesi olmuş 1969-1981 döneminde. Zamanla psikanalizin tarihine –belki de psikanalizin analizine– soyunan Roudinesco, Fransız psikanaliz tarihini iki ciltilik kapsamlı bir eserle incelemiş. 2011 yılında ise, Lacan'ın 30. ölüm yıldönümü dolayısıyla, şişkin bir broşür kalınlığında olan Her Şeye ve Herkese Karşı Lacan’ı kaleme almış. Aydın muhafazakâr Önceki kitabında Lacana'a dair kapsamlı ve titiz bir inceleme sunduğu için, Roudinesco bu kitabında daha kişisel hatta öznel bir dil tutturuyor. Lacan'ın hayat ve düşüncesinin gelişi... Devamını görmek için bkz. |  |
Kaya Özsezgin, ''Freud sonrası Lacancı psikanalizm'', Cumhuriyet Kitap Eki, 18 Nisan 2013 Ana figür olarak Freud’dan bu yana psikanalizmin yan bilim dallarıyla bağlantısı ve yaygın yorumlara olanak veren içeriksel kavramları onu, yüzyılımızın sık sık gönderide bulunulan disiplinlerinden biri haline getirmiştir. Fransız tarihçi ve psikanalist Elisabeth Roudinescu da Freud sonrasının düşünürleri arasında seçkin bir yere sahip olan Lacan’ın yaşamına, düşüncesine ve eylemine geniş yer ayırdığı kitabının (Fransa’da Psikanalizin Tarihi, 1994) ardından, bu aykırı düşünürün psikanaliz topluluğu içinde nasıl yorumlandığının bir “bilanço”sunu çıkarma gereği duyduğunu ve Her Şeye ve Herkese Karşı Lacan adını verdiği çalışmasını bu amaçla kaleme aldığını belirtiyor. Ancak Marc Bloch’un Robespierre’den yana olanlarla ona karşı olanlara yönelttiği ünlü soru, Lacan için de geçerli olacaktır: Gerçekten de insan ve düşünce adamı olarak kimdir Lacan? Bu soruya “sükûnet” içinde yanıt aramanın ne kadar zor olacağını, işe giriştikten sonra anladığını itiraf etmek zorunda kalıyor yazar. Nitekim biz de kitabı okurken Lacan üzerine yapılan yorumlar arasında ilişki kurmakta ve bu ünlü psikanalizcinin kimliği konusunda net bilgilere ulaşmakta zorlanıyoruz. Çünkü onu yorumlamak gerçekten de güç. Bireyci ve pragmatist çağımızda, popülizmin bazı aydınlara çekici gelmesinin yarattığı zorluktan kaynaklanıyor biraz da bu. Gene de kitabının, Lacan’ın yapıtının ve yaşamının... Devamını görmek için bkz. |  |
|