ISBN13 978-975-342-494-3
13x19,5 cm, 152 s.
Liste fiyatı: 20.00 TL
İndirimli fiyatı: 16.00 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Sesin Rengi
1. Basım
Liste Fiyatı: 38.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Kedilere Dair
Özgün adı: On Cats
Çeviri: İnci Ötügen
Yayıma Hazırlayan: Tuncay Birkan
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Aralık 2004
4. Basım: Ekim 2019

Kedilere yakın yaşayan herkesin bildiği gibi onlar hakkında genelleme yapılamaz. Her biri apayrı karaktere sahip yaratıklardır kediler, basbayağı "birey"dirler. Has bir yazar olan Lessing de bunun gayet farkında olduğu için kedi ırkına bir güzelleme yazmak yerine, hayatına girmiş kedilerin hikâyelerini, hiçbir süslemeye başvurmadan anlatmayı tercih ediyor. Ama bazı kedilerin güzelliğiyle büyülenmekten de kendini alamıyor:

"Bej renkli, ... ön ayakların bitiminde gümüşe çalan patiler. Kenarları beyazla çerçevelenmiş olduğu için simli gibi duran kulaklar dikilip, öne arkaya oynardı; dinleyerek, algılayarak. ... Kuyruğu, ucu sanki diğer organlarının alamadığı mesajları alıyormuş gibi, bir başka boyutta oynardı. Hava kadar hafif, pür dikkat oturur, tüyleriyle, bıyıklarıyla, kulaklarıyla, bütün varlığıyla, bakar, işitir, hisseder, koklar, içine çekerdi. Eğer balık sudaki hareketin somutlaşmış, şekillenmiş haliyse, endamına bakılırsa kedi de hissedilmeyen havanın çizgiye dökülmüş ve biçimlenmiş hali.

Ah kedi; derdim, daha doğrusu tapınırdım: Güzeeeel kedi! Nefis kedi! Zarif kedi! İpek kedi! Tüylü baykuş gibi yumuşacık kedi, kelebek patili kedi, süslü kedi, inanılmaz kedi! Kedi, kedi, kedi, kedi."

İÇİNDEKİLER
Özellikle Kediler
Hayatta Kalan Rufus
El Magnifico’nun Yaşlılığı
OKUMA PARÇASI

Özellikle Kediler, s. 14-18

Düşünüyorum da, evde her zaman kediler vardı. En yakın veteriner yüz kilometre ötede, Salisbury'deydi. Hatırladığım kadarıyla kedilerin, hele dişi kedilerin "doktora götürülmesi" söz konusu değildi. Dişi kedi demek kedi yavrusu demekti; sık aralıklarla doğan bir sürü kedi yavrusu. Birisi bu istenmeyen yavruları ortadan kaldırmak zorundaydı. Mutfakta çalışan Afrikalılar mı acaba? Evde bulala yena sözlerinin ne kadar da sık duyulduğunu hatırlıyorum. (Öldür onu!) Evin ve çiftliğin yaralı, hasta hayvanları ve kuşları: Bulala yena!

Evde bir tüfek bir de tabanca vardı ve onları annem kullanırdı.

Mesela yılanların icabına çoğu zaman o bakardı. Etrafımızda hep yılanlar olmuştu. Kulağa feci bir şeymiş gibi geliyor bu, galiba öyleydi de; ama yılanlar birlikte yaşadığımız yaratıklardı. Yaşamımı bir eziyete dönüştüren, koskocaman, çeşit çeşit ve sayılamayacak kadar çok örümceklerden korktuğum kadar korkmuyordum onlardan. Kobralar, siyah mambalar, şiş...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Sedef Tekkan, "Kediler ve İnsanlar", Cumhuriyet Kitap Eki, 20 Ocak 2005

19. yüzyılın sonlarında İngiliz bilimci Francis Galton “kedi topluluk halinde yaşamayan tek hayvandır” demişti. “ Onu evde tutan şey, büyüdüğü evin rahatlığına olan olağanüstü düşkünlüğüdür.” Galton’ın düşüncesi bugün de geçerli, özellikle de insanlarla daha çok iletişim kurdukları için köpekleri tercih eden kişiler arasında.

Ama Doris Lessing bu kişilerden değil, kedilerle iletişim kurmayı tercih edenlerden. 80’lerini süren Lessing, Londra’nın kuzeyindeki, kitap ve kedi tüyü dolu, külüstür eşyalarla döşeli büyük evinde, hâlâ yaşlı kedisinin yalayamadığı postundaki kepeklerle, keçeleşmiş tüylerle uğraşıyor. Kedilere Dair’de de yaşamına girmiş kedilerle kurduğu iletişimin, kuralları çoğunlukla kediler tarafından konan iletişimin çeşitli boyutlarını anlatmak istemiş. Kitapta hikâyeleri anlatılan kedilerin ilki, Siyam kırması gri kedi, kuralları başka biri koyun...

Devamını görmek için bkz.

Erol Hızarcı, "Kedilere dair", Dünya Kitap, 4 Mart 2005

Dışarıdan gelen hayvanın çıkıp geldigi yer bir yansıtma mekanı olarak görülür. İnsana özgü durumların (ya da ilişkilerin) temsil edilmesi, aktarılması, sahneye konulması için uygun bir mekan. Bu açıdan hayvan ile, ister mit, ister masal olsun, anlatı arasında temel ve çok eski bir ilişki vardır. Kedilere Dair, sadece bir anlatı. Masalsılığı ise kedilerden, eskilerden...

Descartes’a göre hayvan bir otomattır, insanın ikizi olduğu düşünülebilir; insan sayılmasını engelleyecek hiçbir eksiği yoktur, ne hareketten, ne duyulardan, ne arzulardan yoksundur; elbette tanrısal bir esasa dayanan akıl dışında.

Georges Bataille ise Dinler Kuramı adlı eserinin ilk bölümünde, “Hayvanı da bir şey olarak görebildiğim için (hayvanı yediğimde –başka bir hayvan gibi değil de kendime özgü biçimde yediğimde-, tutsak ettiğimde ya da bilim nesnesi durumuna getirdi...

Devamını görmek için bkz.

Banu Tuna, "Evcil hayvan endüstrisi öncesinden kedi hikâyeleri", Hürriyet Kitap Sanat, 10 Kasım 2017

“Kedileri tanıyıp, hayat boyu kedilerle birlikte olunca geriye insanlara karşı duyulandan çok farklı bir hüzün tortusu kalıyor: Onların çaresizliği karşısında çekilen acı, hepimiz adına duyulan suçluluktan oluşan bir tortu...”

Doris Lessing, 1919’da İran’da doğdu, Güney Afrika’da büyüdü, İngiltere’de yaşadı ve üretti. 2013’te Londra’da gözlerini yumduğunda 94 yaşındaydı. Üç kıtaya, üç ülkeye, dünyanın hızla değiştiği iki farklı yüzyıla, hiçliğin ortasındaki çiftliklerden Londra’nın göbeğindeki apartman dairelerine yayılan bir yaşamı oldu. Ve tüm hayatı boyunca etrafında kediler vardı.

İlk kez 2002’de yayımlanan, Türkçeye Metis Yayınları tarafından 2004’te kazandırılan ve yeni baskısı önümüzde duran Kedilere Dair, alışıldık türden bir ‘kedi kitabı’ değil. Kapağındaki boncuk gözlü, tatlı ve ürkek kara kedi size aksini söylese bile... Ancak Doris ...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova