ISBN13 978-975-342-026-6
13x19,5 cm, 272 s.
Liste fiyatı: 36.50 TL
İndirimli fiyatı: 29.20 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Benedict Anderson diğer kitapları
Üç Bayrak Altında, 2007
Sınırları Aşarak Yaşamak, 2017
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Sesin Rengi
1. Basım
Liste Fiyatı: 38.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Hayali Cemaatler
Milliyetçiliğin Kökenleri ve Yayılması
Özgün adı: Imagined Communities
Reflections on the Origins and Spread of Nationalism
Çeviri: İskender Savaşır
Yayıma Hazırlayan: Sosi Dolanoğlu, Semih Sökmen
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ağustos 1993
Yenilenmiş ve Genişletilmiş Basım: Mart 2020

Bugün içinde yaşadığımız dünya bir uluslar sistemidir. Çok değil, yalnızca 150 yıl önce, bugün varolan ulusal devletlerin yarısı bile henüz ortada yoktu. Son iki yüzyıldır milyonlarca insan, kendi uluslarına olan bağlılıkları nedeniyle başkalarına kin ve düşmanlık besledi, farklı ulustan insanları katletti. Bu bir yana, insanları bile bile ölüme gidecek kadar fedakâr kılan bu bağlılığı, bir ulusa ait olma duygusunu nasıl anlayabiliriz?

Benedict Anderson, milliyetçi siyasal hareketler üzerine yapılmış çoğu çalışmanın sormadığı bir soruya yanıt arıyor: Ulusların doğuşunu ve gelişimini, dinsel cemaatlerle, hanedanlıkların çöküşüyle, kapitalizm ve yayıncılığın gelişmesi, resmi devlet dillerinin oluşumu ve "zaman" kavrayışımızın değişmesiyle ilişkilendiriyor. Ulusu, kan bağı ve din gibi eski tip cemaatlerin yerini alan hayal edilmiş bir topluluk olarak ele alan yazar, milliyetçiliğin, ilk kez Amerika'da ortaya çıktıktan sonra, önce Avrupa'daki halk hareketleri, sonra emperyalist güçler ve nihayet Üçüncü Dünya'nın anti-emperyalist mücadeleleri tarafından kopyalanıp çoğaltılabilir bir model oluşturduğunu savunuyor.

İnsanlığı ve coğrafyayı ulusal sınırlara bölerek, herbiri kendinin "en eski ve en köklü olduğunu" iddia eden ve sürekli "dış düşmanlara" karşı bir "biz" kimliğiyle kendilerini meşrulaştıran ulus-devletlerden kurtulmak mümkün mü? Anderson, ulus ve milliyetçilik üzerine, resmi-tarihten gelen önyargılarımızı ve inançlarımızı sarsacak ve yeniden düşünmemizi sağlayacak tezleriyle, ilgiyle okunacak bir tarih sunuyor bize...

Hayali Cemaatler, ilk kez yayımlandığı 1983’ten günümüze, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sosyal bilimler literatürünü derinden etkiledi, birçok çalışma alanına esin kaynağı oldu ve açılım yarattı.

İÇİNDEKİLER
İkinci Basıma Önsöz
1. Giriş
2. Kültürel Kökler
3. Ulusal Bilincin Kökenleri
4. Criollo Öncüler
5. Eski Diller, Yeni Modeller
6. Milliyetçilik ve Emperyalizm
7. Son Dalga
8. Yurtseverlik ve Irkçılık
9. Tarih Meleği
10. Nüfus Sayımı, Harita ve Müze
11. Hafıza ve Unutuş

Ek Bölüm: Seyahat ve Trafik

Kaynakça
OKUMA PARÇASI

Giriş, s. 19-26

Belki henüz çok farkında olmasak da, Marksizm'in ve Marksist hareketlerin tarihinde meydana gelen temelli bir dönüşüm, üstümüze çökmüş durumda. Bunun en belirgin işareti Vietnam, Kamboçya ve Çin arasında geçenlerde çıkan savaşlar. Bağımsızlıkları ve devrimci sicilleri tartışma götürmez rejimler arasında çıktıklarından ve sözkonusu rejimlerden hiçbiri dökülen kanı açıkça Marksist olan bir teorik perspektiften hareketle meşrulaştırmak için gönülsüz birkaç jestin ötesinde hiçbir şeye kalkışmadıklarından bu savaşların dünyatarihsel bir önemleri var. 1969'da Çin-Sovyet çatışmalarını ve Sovyetlerin 1953 Almanya, 1956 Macaristan, 1968 Çekoslovakya ve 1980 Afganistan'daki askerî müdahalelerini hâlâ –tercihe göre– "sosyal emperyalizm"den, "sosyalizmi savunmak"tan hareketle yorumlamak mümkündü ama bu terimlerin Çin Hindi'nde olan bitenlerle bir ilişkisi olduğuna cidden inanan herhangi birinin varolduğunu sanmıyorum.

Eğer Vietnam'ın Aralık 1978 ve Ocak 1979'daki K...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Zeynep Göğüş, “Dil ve Ulus”, Sabah, 10 Aralık 1998

Ulus devletler içinde ezilmiş yerel dillerin yeniden canlandırılması, Batı Avrupa kültür gündeminin baş konusu günümüzde. Bizde de üç aydın bir araya geldiğinde aynı konu açılıyor. Madem ki bu konuları biz de konuşuyoruz, o halde en azından Avrupa’nın hangi dil aşamalarından geçtiğini bilmenin tartışmayı sağlıklı bir zeminde yapmak bakımından yararı var.

"Kutsal" Latince, 16. yüzyıla dek Batı Avrupa'da öğretilen tek dil. Latince kitapların azalması ve halk dillerinde kitap yayınına yöneliş için 17. yüzyılın ikinci yarısına kadar beklemek gerekecektir.

Ne zamanki Latince kitap pazarı doyuma ulaşmış, basımcılar tek dilin konuşulduğu yeni pazarlara ihtiyaç duymuşlar. Benedict Anderson, milliyetçiliğin kökenlerini incelediği Hayali Cemaatler adlı mükemmel eserinde ulusal bilincin oluşmasında önemli bir katkı olarak kitap yayıncılığının taşıdığı ağırlığa dikkati çekmekte. Anderson,...

Devamını görmek için bkz.

Bilal Can, "İnşa edilmiş bir devlet biçimi olarak ulus devlet", Kitap Haber, 22 Temmuz 2015

Milliyetçilik, etkisi büyük kitleler üzerinde görülen bir kavramdır. Özellikle Fransız Devrimi’nden sonra ulusçuluk, ulus-devlet, ulusallık, yurttaşlık gibi kavramlar günden güne kendini geniş kitlelere ve toplumlara kabul ettirmiştir. Milliyetçilik kavramı çokuluslu devlet için yıkıcı bir etkiyi de beraberinde getirirken birçok yeni devletin de kurulmasına neden olmuştur. Sınırlar yeniden çizilmiş, kavramın getirdiği anlam da buna ek olarak genişlemiştir.

Milliyetçiliğin ortaya çıkışı ile ilgili iki tanım vardır. Birine göre "millet" evrensel bir olgudur ve kökleri çok eski zamanlara kadar uzanır. Bu düşünceye göre milletler çok eski zamanlarda da vardı, zamanın ilerlemesiyle insanlar bu birlikteliklerini anladı. İkinci düşünceye göre ise "millet" modern bir kavramdır ve bu kavram bu modern döneme ait bir tanımdır. Birçok bilim adamı bu tanımı kabul eder ve milliy...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova