ISBN13 978-605-316-114-1
13x19,5 cm, 360 s.
Liste fiyatı: 41.00 TL
İndirimli fiyatı: 32.80 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Fredric Jameson diğer kitapları
Modernizm İdeolojisi, 2008
Ütopya Denen Arzu, 2009
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Sesin Rengi
1. Basım
Liste Fiyatı: 38.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Gerçekçiliğin Çelişkileri
Özgün adı: The Antinomies of Realism
Çeviri: Orhan Koçak
Yayıma Hazırlayan: Savaş Kılıç
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen, Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ocak 2018

Jameson, on dokuzuncu yüzyıl gerçekçi romanının doğurgan gerilimlerini, Balzac, Flaubert, Zola, Tolstoy, Perez Galdós ve George Eliot’ın metinleriyle inceliyor. Bu romanların gücü, birbirine zıt iki yönelişi aynı anda sürdürebilmelerinden kaynaklanır: kronolojik tahkiye dürtüsü ile sahne tasviri dürtüsü. On dokuzuncu yüzyılın büyük gerçekçilerini hem bir “model” haline getiren hem de taklit edilmez kılan özellik, iki dürtü arasındaki gerilimi korumalarıdır. Ama sonsuzca sürdürülebilecek bir “ustalık” değildir bu; sonunda kutuplardan biri ya da öbürü ağır basmaya başlar ve gerçekçi roman da çözülmeye doğru gider. Jameson, bu çözülme sürecinin içinde ortaya çıkan iki ana yönelişe de göz atıyor: bir yanda modernizm (örneğin Faulkner) öte yanda eski gerçekçiliğin tahkiye kalıplarını bazı modernist hünerlerin de ilavesiyle sürdüren “popüler” edebiyat ve melodram.

Kitabın ikinci kısmındaysa güncel durumun bir haritası çıkarılıyor: ileri teknoloji savaşlarıyla belirlenen yeni bir küresel gerçeklik, tarih ve zaman algısını dönüştürerek romancıları yeni deneylere zorlamakta ve bu da tarihsel roman veya bilimkurgu gibi alttürlerin daha bütünsel bir romansal iddiayla kendi dar sınırlarını aşmalarına yol açmaktadır.

İÇİNDEKİLER
Giriş: Gerçekçilik ve Antinomileri

Birinci Kısım:
Gerçekçiliğin Antinomileri
II. Gerçekçiliğin İkiz Kaynakları: Tahkiye Dürtüsü
III. Gerçekçiliğin İkiz Kaynakları: Duygulanım, ya da Bedenin Şimdisi
IV. Zola, ya da Duygulanımın Kodlanması
V. Tolstoy, ya da Dikkat Dağınıklığı
VI. Pérez Galdós, ya da "Başkişi" Olgusunun Zayıflaması
VII. George Eliot ve Mauvaise Foi
VIII. Gerçekçilik ve Türün Çözülüşü
IX. Şişmiş Üçüncü Şahıs, ya da Gerçekçilikten Sonra Gerçekçilik
X. Coda: Kluge ya da Duygulanımdan Sonra Gerçekçilik

İkinci Kısım:
Malzemenin Mantığı
 I. Zaman Deneyleri: Takdiri İlahi ve Gerçekçilik
 II. Savaş ve Temsil
 III. Günümüzde Tarihsel Roman, ya da Hâlâ Mümkün mü?

Dizin

OKUMA PARÇASI

I. Giriş: Gerçekçilik ve Antinomileri*, s. 9-15

Dikkatimizi gerçekçilik olgusu üzerinde yoğunlaştırmaya kalkıştığımızda tuhaf bir gelişmeyle karşılaştığımızı sık sık fark etmişimdir. Baktığımız nesne sanki titreşmeye ve bulanmaya başlamış gibi olur ve o noktada toplamaya çalıştığımız dikkat de fark edilmez biçimde bölünüp iki uca doğru kayar: gerçekçilik hakkında değil de, gerçekçiliğin doğuşu hakkında düşünürken buluruz kendimizi; nesnenin kendisi hakkında değil de çözülüşü veya sona erişi hakkında. Bu iki yana düşen konularda çok önemli çalışmalar çıkmıştır: ilki hakkında, mesela Ian Watt’ın artık kanonikleşmiş Romanın Yükselişi kitabı** ve Michael McKeon’un anıtsal yapıtı Romanın Kökenleri; ikincisiyle ilgili olarak da bir sürü derleme ki, ya “gerçekçiliğin sorunları” gibi bir başlık taşıyorlardır (bu alanda tipik örnek, Lukács’ın gerçekçi pratiğin yozlaşarak doğalcılık, simgecilik ve moderniz...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Eray Ak, "Gerçekçiliği 'görme biçimleri'", Cumhuriyet Kitap, Ocak 2018

Gerçekçiliğin Çelişkileri, Fredric Jameson'ın, anlayışın doğuş ve yok oluş zemini üzerinden yürüyerek on dokuzuncu yüzyıl gerçekçi romanının iki uç arasındaki geliş gidişlerini, kendi içindeki çatışmalarını dönemin gerçekçilik akımının öne çıkmış yazarları ile birlikte yeniden okuma girişimi.

Yazının başlığı John Berger'ın zihin açan kitabı Görme Biçimleri'nden emanet alındı. Berger bu özel kitabında, etrafımızı sarmalayan dünyaya bakışın çok çeşitli iletişim kanalları yaratarak görmeyi belirlediğini ve kelimelerden önce insanda var olan bu yetinin, aslında ilk ifade ediş biçimi olup bin türlü ifade ediş şeklini de kendinden nasıl doğurduğunun hikâyesini anlatıyor bize. Buna bakarak Berger'ın Görme Biçimleri'nin, önümüzde duran gerçeği nasıl yor...

Devamını görmek için bkz.

Yunus Çetin, "Çelişkiler yüzünden çözülüp dağılan gerçeklik", K24, 1 Mart 2018

Gerçekçiliğin Çelişkileri’nde –birkaç satırlığına da olsa– Clarissa’yla tekrar karşılaşınca bu hikâye (ve önümdeki metin) biraz daha derinlik kazandı, ama bizim açımızdan daha önemlisi, Benjamin’in çeviri üzerine sorduğu (ve biraz değiştirerek soracağım) şu temel soru belki de: Asıl adıyla The Antinomies of Realism’ı Türkçeye aktaracak o “kifayetli” çevirmenin sahiden bulunduğunu söyleyebilir miyiz?

Okuduğumuz çeviri kötüyse neden kötü olduğunu az çok sezebilir, hemen bu düşüncemizi destekleyecek bir-iki gerekçe sıralayabiliriz. Oysa bize haz veren bir çevirinin (ya da metnin) hangi nedenlerle “iyi” olduğunu açıklamak pek kolay değil. Orhan Koçak elbette kifayetli bir çevirmen, Jameson çevirisi de iyi bir çeviri. Güzel, hoş ama neden?

Kitabı açar açmaz gözüme çarpan ilk kelime tahkiye oldu. Arapça hikâye ile kökteş, “hikâye etme” anlamına geliyor....

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova