ISBN13 978-975-342-831-6
13x19,5 cm, 176 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Rüya Âlemi ve Felaket, 2004
Görmenin Diyalektiği, 2010
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Önsöz’den, s. 9-11.

2000 yılının yazında Critical Inquiry dergisinde yayımlanan "Hegel ve Haiti" makalesi düşünsel bir hadise oldu neredeyse. Makalenin beklenmedik bir şekilde sanat kataloglarından siyasi dergilere ve internet bloglarına, işçi gazetelerinden üniversite dersliklerine kadar yayılması ve çeşitli dillere çevrilmesi, makalede ayrıntılarıyla ortaya konulan alışılmadık zaman ve mekân topolojilerine bir karşılıktı ve belki de, bize öğretilen ayrı ayrı tarihlerden ziyade hayatlarımızın fiili akışıyla uyumluydu. Çeşitli bağlamlarda bu makaleyi faydalı bulan ve bana pek çok şey öğreten akademisyenlerin, sanatçıların ve aktivistlerin gösterdiği ilgiden, sergilediği cömertlikten ötürü minnettarım. Bu makale ihtilaflara da yol açtı. Avrupamerkezciliği eleştiren akademisyenleri memnun etti, ama bir dereceye kadar. Batı modernliğinin mirasını merkezinden ediyordu etmesine (ve bundan dolayı methediliyordu), ama birçok alternatif modernlik olduğu beyanında bulunmaktansa, daha az rağbet görebilecek bir hedefe yönelip modernliğin evrensel yönelimini kurtarmayı öneriyordu. Bazılarının gözünde, evrensel tarih tasarısının modern metafiziğin küllerinden yeniden doğmasını sağlamayı önermek, Batı emperyalizmi (daha doğrusu onun daha soyut ve bazılarına göre daha sinsi bir biçimi olan Amerikan emperyalizmi) ile işbirlikçilik yapmakla aynı kapıya çıkıyordu.

Bu kitaptaki "Evrensel Tarih" başlıklı ikinci makale, ilk makaleyi eleştirenlere yanıt olarak kaleme alınmıştır. Burada, ilk makalede öne sürülen argümandan caymak şöyle dursun, en çok ihtilafa sebep olan iddialar geliştiriliyor. İkinci makale, tarihi siyaset felsefesi olarak yazıyor; "Hegel ve Haiti" ile ilgili, geçmiş hakkında bildiğimizi düşündüğümüz şeyleri ve dolayısıyla bugünü düşünme biçimimizi değiştiren malzemeleri bir araya getiriyor. Bu tasarının siyasi bir aciliyeti var. Günümüzün "Küresel Düşün, Yerel Hareket et" sloganını değiştirmek gerek. Öncelikle, küresel düşünmenin ne anlama geldiğini sorgulamamız gerek, çünkü bunu nasıl yapabileceğimizi henüz bilmiyoruz. Kendi geleneklerimizin yerel özgüllükleri içinden geçerek küresel eylemi şekillendirebilecek kavramsal bir yönelime ulaşmanın yollarını bulmamız gerek. Bunun, bu kitapta geliştirilen bir yolu, belirli tarihsel verilerin şaşmış olan pusulasını doğrultmak ve böylece evrensel tarih nitelendirmesine yaraşır bir tarihe işaret etmelerini sağlamaktır. Bu görevde herhangi bir birlik öngörüsü, farklılık retoriğinin altında hepimizin sorunsuz bir biçimde aynı olduğumuza dair bir varsayım yoktur. Farklılık yargıları askıya alınmaz. Siyasi mücadeleler devam eder. Ama bunlar, daha belli bir mesele üzerine enine boyuna düşünmeye bile başlamadan ahlaki tahayyüle engeller koyan geleneksel yerleşik anlayışlar olmadan da gerçekleşebilirler.

Bu makaleler, tarih ile felsefe arasındaki sınırda duruyor. İleri sürdükleri evrensel tarih anlayışı, Hegel'in geçmişi sistematikleştirilmiş bir şekilde kavrayışından da, Heidegger'in tarihselliğin varlığın özü olduğu yolundaki ontolojik iddiasından da farklı. Evrensel tarih içerikten ziyade yönteme göndermede bulunur. Bir yönelimdir, kavramsal düzenlemesiyle siyasi şimdiki zamana ışık tutan ve somut malzemede temellenen bir felsefi tefekkürdür. Bu yolla açığa çıkarılan hakikat imgesi zamana duyarlıdır. Değişen şey hakikat değildir ama; biz değişiriz.

Bu tarihsel anda Amerikan tarihinin evrensel tarih tasarısına katabileceği bir şey varsa eğer, o da kolektif, siyasi katılımın göreneğe ya da etnik aidiyete, dine ya da ırka dayanması gerekmediği fikridir (ne yazık ki pek gerçeğe dönüşemediğini herkesin bildiği bir fikirdir bu). Bu fikrin kökeni Amerikan emperyalizmi falan değildir; çok daha eskilere gider, Yeni Dünya köleliği deneyimine kadar uzanır. "Evrensel Tarih" başlıklı ikinci makalede varılan sonuçlardan biri de budur. Çeşitli disiplinlerden alınan tarihsel fragmanlardan inşa edilen bu makale, şimdiki zamanın engin ufkuna duvar çekercesine kavramsal anlayışın önüne konmuş engelleri ve ahlaki tahayyüle çizilen sınırları unufak eder. Hümanistliğinden dolayı hiçbir mahcubiyet hissetmeyen bu tasarı, "Hegel ve Haiti"yi eleştirenlere ağızlarının payını verince filan değil aslen ihtilafın bahislerini yükseltirse amacına ulaşmış olacaktır.

...

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova