ISBN13 978-975-342-559-9
13.5x21,5 cm, 192 s.
Liste fiyatı: 27.50 TL
İndirimli fiyatı: 22.00 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Ludwig Wittgenstein diğer kitapları
Felsefi Soruşturmalar, 2007
Kesinlik Üstüne + Kültür ve Değer, 2009
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Sesin Rengi
1. Basım
Liste Fiyatı: 38.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Tractatus Logico-Philosophicus
Özgün adı: Tractatus Logico-Philosophicus
Çeviri: Oruç Aruoba
Kapak ve Kitap Tasarımı: Semih Sökmen
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Mart 1985
6. Basım: Ağustos 2018

“Bu kitabı belki de bir tek, içinde dilegelen düşünceleri—ya da benzer düşünceleri—kendisi de zaten bir kez düşünmüş birisi anlayacak.—Bir öğretici kitap değil, böylece. Anlayarak okuyan tek bir kişiye zevk verebilirse, amacına ulaşmış olacak.

Kitap felsefe sorunlarını ele alıyor ve—sanıyorum—gösteriyor ki, bu sorunların soru olarak ortaya çıkmaları, dilimizin mantığının yanlış anlaşılmasına dayanır. Kitabın bütün anlamı, şuna benzer bir sözde toplanabilir : Söylenebilir ne varsa, açık söylenebilir ; üzerine konuşulamayan konusunda da susmalı.

Kitap böylece, düşünmeye bir sınır çizmek istiyor, ya da, daha çok—düşünmeye değil, düşüncelerin dilegetirilişine : Çünkü düşünmeye bir sınır çizmek için, bu sınırın iki yanını da düşünebilmemiz gerekirdi (yani düşünülmeye elvermeyeni düşünebilmemiz gerekirdi).

Sınır, öyleyse, yalnızca dilin içinde çizilebilecektir, ve sınırın ötesinde kalan da, düpedüz saçma olacaktır.” —Ludwig Wittgenstein.

Tractatus’un 1933’te son biçimini almış Routledge basımı Almanca metninin tıpkıbasımı ile Oruç Aruoba’nın Türkçe çevirisi yer alıyor kitapta. Tractatus’un yanı sıra, bakışımlı, karşılaştırmalı bir okuma sağlayabilmek için Wittgenstein’ın sonraki döneminin ürünü olan Felsefi Soruşturmalar’ı da Metis’ten okuyabilirsiniz.

OKUMA PARÇASI

METİN ÜZERİNE NOT, sayfa 6-7

Burada sunduğumuz metin ile çevirisi, Wittgenstein'ın Ağustos 1918'de tamamladığı Tractatus'un, W. Ostwald tarafından Annalen der Naturphilosophie'nin son sayısında (Leipzig, Aralık 1921, cilt XIV, sayı 3-4, s. 185-262) ilk kez; 1922'de yazarının elinden geçen bir biçimi, C. K. Ogden ile F. P. Ramsey (ve yer yer Russell) tarafından yapılan İngilizce çevirisi ile birlikte de ikinci kez yayımlanan (Londra, Routledge & Kegan Paul); 1933'de de son biçimini alan (düzeltilmiş yeni basım) metni ile Türkçe çevirisidir.

Çeviride, yer yer, Wittgenstein'ın Tractatus'un ön-hazırlığı olarak yazdığı ya da yazdırdığı metinlere, kitabın bir elyazmasına ve Wittgenstein'ın metin ile çevirisi konusunda İngilizceye çevirenlere yaptığı açıklamalara başvurulmuştur.

Bu kaynaklarla ilgili; ayrıca, çeviride, aslıyla birlikte yayımlanmasına karşın karanlık kalabilecek bazı noktala...

Devamını görmek için bkz.

ÖNSÖZ, sayfa 11-13

Bu kitabı belki de bir tek, içinde dilegelen düşünceleri—ya da benzer düşünceleri—kendisi de zaten bir kez düşünmüş birisi anlayacak.—Bir öğretici kitap değil, böylece. Anlayarak okuyan tek bir kişiye zevk verebilirse, amacına ulaşmış olacak.

Kitap felsefe sorunlarını ele alıyor ve—sanıyorum—gösteriyor ki, bu sorunların soru olarak ortaya çıkmaları, dilimizin mantığının yanlış anlaşılmasına dayanır. Kitabın bütün anlamı, şuna benzer bir sözde toplanabilir : Söylenebilir ne varsa, açık söylenebilir ; üzerine konuşulamayan konusunda da susmalı.

Kitap böylece, düşünmeye bir sınır çizmek istiyor, ya da, daha çok—düşünmeye değil, düşüncelerin dilegetirilişine : Çünkü düşünmeye bir sınır çizmek için, bu sınırın iki yanını da düşünebilmemiz gerekirdi (yani düşünülmeye elvermeyeni düşünebilmemiz gerekirdi).

Sınır, öyleyse, yalnızca dilin içinde çizilebilecektir, ve sınırın ötesinde kalan da, düpedüz saçma olacaktır.

Çabalarımın başka düşünürle...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Ata Devrim, “Felsefenin ergenlik çağı”, Radikal Kitap Eki, 7 Nisan 2006

Felsefe dünyasının en ilginç çehrelerinden birisidir Wittgenstein; Herakleitos ya da Hegel gibi birkaç biçimde yorumlanabilir. Kimisine göre Wittgenstein, söylenebilecek olanı bir seferde söyleyip kendi kabuğuna çekilmek ister gibi felsefede bir 'vur-kaç' taktiği izler, dediği dediktir ve felsefi özgüveni, tüm düşünsel serüvenin doruk noktası olduğu inancına dayanır. Çekiçle felsefe yapmak diye bir şey varsa, işte bu odur. Kimisine göre Wittgenstein, zaten var olan bir gerçeği felsefi alanın bilinçdışından çıkarır: Felsefenin tüm dünyayı tinselleştiren dilden başka bir nesnesi yoktur. Bu nesneyi kullanması onu sınırlandırmak yerine, onun tüm dünyaya erişmesini sağlayacaktır. Buna karşı çıkanlar ise dilin kimi zaman gerçeği açıklamakta aciz kaldığını söylerler. Doğrudur bu; 'beden dili' diyerek, yani yine tinselleştirerek, en ufak kavrama çabasını baltalayarak yabancılaştığımız gözyaşı, ter, yüzün kı...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova