ISBN13 978-605-316-010-6
13x19,5 cm, 160 s.
Yazar Hakkında
İçindekiler
Okuma Parçası
Eleştiriler Görüşler
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Güzel Tehlike, 2013
Foucault ve Şeyler, 2022
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Semih Gümüş, "Edebiyat ve dil", Radikal Kitap, 9 Ekim 2015

Edebiyatın dilden, sözcüklerden yapılmış bir metin olduğu ve sıradan sözcüklerin özel bir biçimde seçilip düzenlenmesiyle dile getirilemez, sözle anlatılamaz bir şey olarak ortaya çıktığı gibi düşünceleri doğru bulmaz Foucault. Pırıltılı sözlerden hoşlanmadığı gibi, edebiyatın gösterişli sözlerle anlatılmasına karşı da direnç gösteriyor o.

O da sözcüklerin bir başlarına edebiyat olmadığını belirtiyor. Sözcükler, yazınsal metin içinde bulundukları yerde edebiyata dönüşür. Bunu sık sık dile getiriyoruz ve biliyoruz elbette.

Foucault Büyük Yabancı kitabında, “Uzun zaman, geceleri erkenden yattım” cümlesini örnek gösteriyor. Kayıp Zamanın İzinde’nin ilk cümlesi bu. Demek ki büyük bir romana giriş cümlesi. Başlangıcın önemli olmadığını dışımızdan söylesek de içimizden söylemeyiz. Ve bu sözcükler bir yazınsal metin içinde kullanıldığı anda artık başka bir şeye işaret eder, diyor Foucault. Bu arada aynı cümleyi kendisinin (ya da birisinin) söylemesiyle Proust’un söylemesi arasında da temelli bir ayrım vardır: İkisi de sözel olarak aynı olmakla birlikte, sonunda yazınsal bakımdan farklı anlamlar taşır.

Çünkü sonunda bir edebiyat eseri, anlattığı her neyse onu, odak noktasındaki sorunu, hikâyesini belirtirken edebiyatın ne olduğunu da gösterir. Böylece biz, okuduğumuz metnin dilinin bilimsel bir yazıdan niçin farklı olduğunu, rüya gibi bir dünya kurduğunu, kurguladığını görürüz ve o zaman edebiyatın ne olduğunu ayırt ederiz. Proust örneğini veriyor Foucault, Proust’un hayatını askıya aldıktan, kendisini sildikten sonra Kayıp Zamanın İzinde’yi yaratmaya başladığını belirtiyor.

Sanırım hep yanımda dolaştırdığım Vüs’at O. Bener imgesi de aynı durumu gösteriyor. Öykülerinde ve romanlarında Vüs’at O. Bener’in kendisini arayan okur pek çoktur; bilirler ki bir Vüs’at O. Bener hayaleti yazarın hayatından izler bırakarak dolaşır metinlerin içinde. Yanlış okumadır bu da.

Vüs’at O. Bener de hayatından çıkıp karşı kaldırıma geçmiş, gerçek kimliğini evde bırakıp sözcüklerden oluşan dilin içinde erimeye çıkmıştır. Yoksa yazdıkları hiçbir zaman bugün olduğu kadar önemli ve değerli olmazdı. Biz yazarın kendisine değil, yazdıklarına gereksinim duyuyoruz. Yaratıcılığın içinde kurmaca kişilere dönüşmedikçe, gerçek kişiler edebiyat metinlerinin içinde ne yapalım.

Dışarıdaki hayatta olanı gazeteden okuruz, bunun için edebiyata gereksinim duymayız. Edebiyatta aradığımız, gerçeği aşan, bazen uçuran özelliklerdir. Ve ne kadar sahici olduğunu da düşündürtmeli okuduklarımız. Demek dil gündelik dille sınırlı kalmadığı gibi –bu zaten olanaksızdır–, alışık olmadığımız biçimler almaya, taklalar atmaya da başlar edebiyat metninde. Dolayısıyla anlamak için o dolaylı dille yakınlık kuracak düzeyde bir dil bilincine sahip olmak gerekir. Öteki hiçbir alanın diliyle karşılaştırılamayacak bir zenginlik ve karmaşıklık vardır önümüzde.

Yaşadıklarımızdan bambaşka gerçeklerle karşı karşıya gelirken onların günlük hayatta hiçbir zaman karşılaşamayacağımız bir dille anlatılması, edebiyatın ne olduğunu tastamam gösterir.

Foucault bunu, “Bir başka deyişle, hiçbir şey söylemeyen geveze bir dil ile her şeyi söyleyen ama hiçbir şey göstermeyen mutlak bir dil arasında başka bir dil olması gerekiyordu,” diye anlatıyor: “yani, edebiyat dili.”

Onu böyle tanımlamak belki kolay da, içinde olduğumuzu düşünürken dışına çıktığımızı görmek bazen zorlaşabiliyor. Düzanlatımı neredeyse günlük dilin kısıtları içinde bıraktığımız zaman da edebiyat diline sahip olunmaz, edebiyat dilini yakaladığımızı sandığımız yerde marifetlerini göstermeye başladığımız retorik içinde de. İkisinin de alıcısı olabilir dışarıda. Biri her şeyi kolayca anlattığını düşündüğü için bir tür okurda karşılığını bulurken öbürü güzel yazıyı retorikle bulduğunu sanırken başka bir tür okur tarafından sevilip okşanabilir.

 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2024. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X