ISBN13 978-975-342-149-2
13x19,5 cm, 176 s.
Yazar Hakkında
Okuma Parçası
Eleştiriler Görüşler
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Daniel Pennac, 4 Kitap Takım, 0
Roman Gibi, 1998
Silahlı Peri, 1999
Küçük Yazı Satıcısı, 2000
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Gül Dirican, “Gulyabaniler Cenneti”, Gazete Pazar, 31 Ağustos 1997

Pennac 1983'ten beri Fransa'da çok ünlü. Hatta bu polisiyelerdeki yaşam biçimini taklit eden birkaç apartman sakini, toplu yaşamaya başlamış, Pennac'ın esprilerini yapmaya ve her gün iki Pennac aforizmasını tekrarlamaya adamışlar kendilerini. (Ah şu inanç, dışarıdan seyredildiğinde insanı ne kadar utandırır.) Pennac "stil ile anlatı arasında tercih yapmamayı" seçiyor. Geçen zamanın öyküsünü yazıyor. "Şiir ve mizah dolu sagalar yazarak, ortada gülmek için hiçbir neden olmamasına rağmen" okurunu çok güldürüyor. Böylece Fransa'da Pennac fenomeni başlıyor. Ödüller alıyor, televizyonlarda, radyolarda sesi duyuluyor. Paris'in Arap, Türk mahallesi Belleville'de yaşıyor. Oradaki insanların, karmaşanın hayranı. Oradaki çocuklar sokakta oynuyor, esnaf bağırışıyor, en çok müezzinin sesi duyuluyor. Herkes kuskus yiyor. Sabaha karşı sokakta iki sarhoş biri Hırvat biri Sırp, birbirine sarılarak "sonsuza kadar dost olacakları"nı söyleyerek ağlıyor… Pennac "yıllarca kulaklarını doldurmuş olan hiçbir teraneyi kitaplarımda kullanmak istemedim," diyor. Önce yazmak istediği öyküyü dostlarına anlatıyor, uzun uzun. Çevresindeki herkes romanlarında yer alıyor. Artık öykü sağlamlaştığında geriye sadece yazmak kalıyor. Siyasal temalı kitaplar yazmayı terk edip çocuk kitaplarına yöneliyor. (Uzun süre öğretmenlik yaptığı için "otuz tane yumurcaktan daha gerçek hiçbir şey olamaz," diyor.) Sonra polisiyelere başlıyor.

Gulyabaniler Cenneti iç içe geçmiş yapısı, espri dozu, iyi ayarlanmış gerilimi, zekice hazırlanmış polisiye kurgusu ile polisiye severlere "Allah'tan daha ne istiyorsunuz?" dedirtiyor.

Benjamin Malaussene, bir polisiye kahramanı. Fransa'nın en çok satan yazarlarından Daniel Pennac'ın seri romanlarının kahramanı. İlginç bir ailesi var. Kalabalıklar. Benjamin'in annesi rahat duran bir kadın değil. Habire uzaklara gidiyor, gittiği gibi oralarda birilerine aşık olup habire çocuk doğuruyor. İşte Benjamin'in ailesi bu çocuklardan oluşuyor. Hepsinin abisi ama daha çok babası. Beş kişiler, bir de köpekleri Julius var. Hepsinin gereğinden fazla gelişmiş duyguları, farklı ve garip alışkanlıkları, evi zamandışı bir boyuta taşıyor. Clara karşılaştığı kötü şeylerin fotoğrafını çekiyor. Bunun nedeni, küçükken tabağına sevmediği bir şey koyulması ile oldukça alakalı. Sevmediği şeyi neden sevmediğini anladıktan sonra yiyebiliyor çünkü. Fotoğrafları da onun için çekiyor. (Pennac kahramanlarını çevresindeki insanlardan oluşturuyor; bir trende küçük bir kızı doyurmak zorunda kalmış, "Çocuklar sevmediği yiyeceği ağızlarına aldıklarında yutar, sonra da kusarlar. Bu kıza gelince, büyük bir dikkatle onları tadıyor, neden sevmediğini anlayınca 'yemesi daha kolay oluyor' diyordu." İşte Clara da bu anının bir ürünü olarak kitaptaki yerini almış.) Henüz reşit olmayan Therese astroloji ile uğraşıyor. Onun için olayların tek nedeni yıldızların hareketi. Jeremy, okulla ev arasındaki kısacık yolu çok uzun bir sürede katedebiliyor. Çünkü "seyrediyor"; en küçükleri rüyasında Noel Gulyabanileri görüyor; köpekleri sinir krizi geçiriyor...

 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2024. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X