ISBN13 978-975-342-412-7
13x19,5 cm, 142 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Yvonne Ridley, "Önsöz", s. 11-12

11 Eylül 2001'den bu yana kendimi barış ve adalet için çalışmaya adadım. Bu süre zarfında, Amerika ve Britanya'nın da aralarında bulunduğu birçok ülke bombalar yağdırmakla ve yeni savaşlara hazırlık yapmakla meşguldü. Kara mayınları yüzünden kollarını, bacaklarını kaybetmiş birçok Afganlıyla görüştüm. Bu insanların yanlış zamanda yanlış yerde bulunmaktan başka bir suçları yoktu.

Ailelerini beslemek için tarlalarını sürmek isteyen, ama ölümcül misket bombaları yüzünden bunu yapamayan acılı Afgan çiftçilerle konuştum. Misket bombaları sarı kutular şeklindeydi ve ABD'nin attığı, ülkenin açlık çeken halkının İslam'a aykırı olduğunu düşündüğü fıstık jölesiyle ve başka yiyeceklerle dolu sarı kutularla aynı bölgeye atılmıştı.

İşim gereği Filistin'de, yıkılmış Ramallah ve Nablus şehirlerinde de bulundum. Mayıs 2002'de, silah gücünün silahsız insanların yaşadığı Cenin mülteci kampını yerle bir edişine tanıklık ettim. İsrailliler 13 bin savunmasız Filistinlinin yaşadığı Cenin'e F-16 savaş uçaklarından bombalar attılar, Apache saldırı helikopterlerinden füzeler gönderdiler, tanklarla evleri ateşe tuttular ve tahrip ettiler. Cenin'deki kaos ve katliamı arkamda bırakarak ayrılırken insanlar hâlâ binaların enkazlarını kazıyor, yakınlarını bulmaya çalışıyorlardı.

Bütün dünya, Keşmir yüzünden çekişen, ikisi de nükleer silahlara sahip olan Pakistan ve Hindistan arasındaki gerilimin yükselmesini kaygıyla izliyor. Ama benim için belki de en sarsıcı görüntü, 1991'deki Körfez Savaşı'nda El Amiraye sığınağında öldürülen 408 Iraklı kadın ve çocuktu. Metal tavana yapışan minik parmakların görüntüsü hiçbir zaman gözlerimin önünden gitmeyecek.

Birçok kişinin demokratik biçimde seçilmediğine inandığı

George W. Bush, Irak'a saldıracağını, çünkü hiç kimsenin seçmediği Saddam Hüseyin'i iktidardan indirmek istediğini söylüyor. Böyle bir savaş, yeni bombalar, yeni silahlar, boş yere yeni ölümler demek.

Tüm bu vahşetlerin ortak bir noktası var. Hepsi de dünyanın dört bir yanında üretilen ölümcül silahlarla gerçekleştiriliyor. Öfkeyle ateşlenen silahlar, ne korkunçtur ki çoğu zaman masum sivilleri hedef alıyor. Siyasetçiler ve ordu yetkilileri "ikincil hasar" gibi çirkin bir biçimde yumuşatılmış ifadelerle bu üzücü istatistiklerin göz ardı edilmesini sağlamaya çalışıyorlar. Bir yandan timsah gözyaşları dökerlerken bir yandan da dur durak bilmeyen savaş makinesini beslemek için silah almayı ve satmayı sürdürüyorlar. Birçok silah anlaşmasının tamamıyla yasal ve kurallara uygun olduğu söyleniyor, ama Gideon Burrows bu kitapta paralel bir evrende aynı anda sürüp giden yasadışı silah piyasasında yaşanan çirkin oyunları da ortaya çıkarıyor.

Kitapta, silahların tedarikçiyle alıcı arasındaki siyasi ilişkilerden daha uzun ömürlü olduğu Afganistan örneği gibi bazı çarpıcı ironilere de yer verilmiş (tedarikçi CIA, alıcı Usame bin Ladin).

Silah Ticareti Kılavuzu, bu ticaretin işleyişine ve silahların anlaşmalar sona erdikten sonra da nasıl kullanılabildiğine ilişkin ürpertici bilgiler sunuyor.

* Yvonne Ridley, 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra İngiltere'nin Sunday Express ve Daily Express gazeteleri için muhabirlik yapmak üzere gittiği Pakistan'da Afganistan'daki Taliban güçleri tarafından tutsak alındı.

 


Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2022. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X