ISBN13 978-975-342-127-0
13x19,5 cm, 152 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Irk Ulus Sınıf, 1993
Sistem Karşıtı Hareketler, 1995
Liberalizmden Sonra, 1998
Bildiğimiz Dünyanın Sonu, 2000
Amerikan Gücünün Gerileyişi, 2004
İki Kültürü Aşmak, 2007
Kapitalizmin Geleceği Var mı?, 2014
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Sunuş, s. 7-9

Bu kitabı hazırlamamın ilk eldeki nedeni, art arda gelen iki talep oldu. Thierry Paquot 1980 güzünde bana, Paris'te yayımlamakta olduğu bir dizi için kısa bir kitap yazma çağrısında bulundu. Önerdiği konu "Kapitalizm"di. İlke olarak böyle bir kitap yazmayı istediğim, ancak konunun "Tarihsel Kapitalizm" olmasını dilediğim yanıtını verdim.

Marksistlerin ve siyasal soldaki daha başkalarının kapitalizm üstüne epey yazdıklarını, ancak, yazılan kitaplardan çoğunun iki hatadan birine düşmekten kurtulamadığını düşünüyorum. Bunlardan bir türü, kapitalizmin, özünde ne olduğu düşünülüyorsa bunun tanımlarından yola çıkılıp sonra çeşitli yer ve zamanlarda ne ölçüde gelişme gösterdiğinin araştırıldığı, temelde mantıksal-tümdengelimsel çözümlemelerdir. Diğeri, kapitalist sistemin zaman içinde yakın bir noktadan itibaren geçirdiği varsayılan başlıca dönüşümler üzerinde yoğunlaşılması, daha önceki zaman noktalarının ise bütünüyle, şimdinin ampirik gerçekliği ele alınırken, mitolojileştirilmiş bir mihenk taşı olarak kullanılmasıdır.

Bana ivedi gibi gelen görev, son zamanlardaki çalışmalarımın bir anlamda tüm gövdesiyle yöneldiği üzere, kapitalizmin, tüm tarihi ve somut benzersiz gerçekliği içinde, tarihsel bir sistem olarak görülmesidir. Bu nedenle önüme, bu gerçekliğin açıklanması, neyin durmadan değiştiğinin ve (bütün bir gerçekliği tek adla belirtebildiğimize göre) neyin hiç değişmediğinin net bir biçimde betimlenmesi görevini koydum.

Pek çokları gibi ben de bu gerçekliğin tümleşik bir bütün olduğu inancındayım. Ne var ki bu görüş, savunucularının çoğu tarafından, başkalarında buldukları "ekonomizm"e, kültürel "idealizm"e ya da siyasal, "volontarist" etkenlerin fazla vurgulanıyor olmasına saldırı biçiminde öne sürülüyor. Bu türden eleştiriler neredeyse doğaları gereği geri teperek, saldırdıkları hatanın tersi olan hataya düşme eğiliminde oluyor. Ben bu nedenle genel tümleşik gerçekliği doğrudan doğruya sunarak, bu gerçekliğin ekonomik, siyasal ve kültürel-ideolojik alanlarda dile gelişini peş peşe ele almaya çalıştım.

Kitabı hazırlamayı ilke olarak kabul edişimden kısa bir süre sonra Hawaii Üniversitesi Siyasal Bilimler Bölümü'nden bir dizi konferans için çağrı aldım. Kitabı da 1982 baharında verdiğim bu konferanslar dolayısıyla yazma fırsatını değerlendirdim. İlk üç bölümün ilk biçimini Hawaii'de sundum ve sunuşu hatırı sayılır ölçüde daha iyi bir duruma getirmemi sağlayan pek çok yorum ve eleştiri için oradaki canlı dinleyici topluluğuna teşekkür borçluyum.

Geliştirme çalışmalarımdan biri, dördüncü bölümü eklemek oldu. Konferanslar sırasında, bir sunuş sorununun sürüp gittiğini farketmiştim: ilerlemenin kaçınılmazlığı inancının dev boyutlu gizli gücü. Bu inancın, önümüzde duran reel tarihsel alternatifler konusundaki anlayışımızı bozduğunu da fark ettim. Bu nedenle sorunu doğrudan ele almayı kararlaştırdım.

Son olarak, Marx'a ilişkin bir iki söz söyleyeceğim. Marx, modern düşünsel ve siyasal tarihte anıtsal bir kişidir. Bize kavramsal bakımdan zengin, törel bakımdan esinleyici, büyük bir kalıt bırakmıştır. Bununla birlikte Marx, Marksist olmadığını söylediğinde kendisini ciddiye almalı, buna bir bon mot (şaka) gözüyle bakıp geçmemeliyiz.

Marx, yandaşı olduğunu açıklamış pek çok kişinin bilmediği bir şeyi, kendisinin bir on dokuzuncu yüzyıl insanı olduğunu ve ufkunun kaçınılmaz bir biçimde bu toplumsal gerçeklikle sınırlandığını biliyordu. Çoklarının bilmediği bir şeyi, kuramsal açıklamaların yalnızca, açık ya da örtük olarak saldırıya geçtikleri alternatif açıklamalarla ilişki içinde anlaşılabilir ve kullanılabilir olduğunu, başka öncüllere dayalı başka sorunlara ilişkin açıklamalar karşısında ise tümüyle ilgisiz kaçtığını biliyordu. Çoklarının bilmediği bir şeyi, çalışmalarının sunuluşunda, kapitalizmin eksiksiz bir sistem olarak anlatılmasıyla (böyle bir sistem tarihsel olarak hiçbir zaman var olmamıştır) kapitalist dünyanın somut gündelik gerçekliğinin çözümlenmesi arasında bir gerilim olduğunu biliyordu.

Bu nedenle, Marx'ın yazılarını anlamlı olabilecek tek biçimde –bildiği kadarını bilen bir kavga yoldaşının yazıları olarak– kullanalım.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova