ISBN13 978-605-316-295-7
13x19,5 cm, 104 s.
Yazar Hakkında
İçindekiler
Okuma Parçası
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Sanat Sevdası, 2011
Akademik Aklın Eleştirisi, 2016
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Giriş: Epistemolojik Teyakkuzdan Düşünümselliğe, s. 11-13

Beşeri ve sosysal bilimlerin vazgeçilmez bir ilkesi haline gelen düşünümsellik talebi, Pierre Bourdieu’nün çalışmalarının en önemli katkılarından biridir. Kendi pratiğinde araştırmalarının tümüne damgasını vurmuş olsa da, düşünümselliğin kelime olarak kullanıma girmesi hayli geç bir zamana denk düşer. Yürüttüğü araştırma üzerine yöntemli bir şekilde düşünmek, yani kendi bilimsel pratiğini bilimsel olarak nesnel(l)eştirmek, Bourdieu’nün –düşünümsellik tasavvurunun da içinde olduğu– çok sayıdaki düşünsel yeniliğini önceleyen ve muhtemelen mümkün kılan bir yatkınlıktır.

Standart hale gelmiş yöntemlerin mekanik bir şekilde uygulanması şeklindeki bürokratik araştırma kavrayışından uzaklaşan Bourdieu araştırmacılığa ilk adımını, Cezayir’de savaş yıllarında yaptığı saha araştırmalarıyla atar. Bu olağanüstü şartların sıradan bir araştırma çalışmasıyla bağdaşabilmesinin şartı tam da, araştırma nesnesi ve bizzat araştırmacı üzerindeki etkilerini hesaba katmak üzere, bu sıradışı bağlam üzerinde düşünümsel bir şekilde durmaktı. Doğup büyüdüğü Béarn’ı nesne olarak aldığında da paradoksal bir şekilde aynı mantığa riayet edecektir: Bu sahayı, toplumsal dünyanın gözlemleyen üzerindeki etkilerini kontrol altına alabilmeyi sağlayacak düşünümsel bir pratiğe uygun şekilde, aşina olduğu ancak değişmekte olan Cezayir’in aynadaki aksi gibi inşa eder. Gözlemcinin nesnesiyle ilişkisini mümkün olduğunca nesneleştirme ve ona mümkün olduğunca hâkim olma yönündeki bu kaygı, müdür Raymond Aron’un onu 1961’de işe aldığı Avrupa Sosyoloji Merkezi’nde (Centre de sociologie européenne, CSE) başlattığı ve (ortaklaşa) yönettiği çeşitli araştırmalarda da hep devrede olmuştur. [1]

Düşünümselliğin Bourdieu’de ne anlama geldiğini anlamak için, araştırmacılıktaki ilk zamanlarına bakmak lazım. Hiçbir şeyin izahtan vareste olmadığı gerçeği, ilk araştırmalarına damgasını vurur: Sıradan bir araştırmanın şartlarının hiçbiri yerine getirilememektedir. Mevcut bağlamda bir etnografik veya istatistik araştırmanın alışılagelmiş yöntemlerinin uygulanması aşağı yukarı imkânsız olduğu gibi, felsefe tahsili sırasında edindiği çalışma yöntemleri de Bourdieu’ye pek yardımcı olamazdı. Bağımsızlık savaşı ortamı ile aciliyet ve yüksek risk halleri hem hayatta kalma şartı olarak hem de araştırma yöntemi olarak “daimi ve pratik bir düşünümsellik” gerektirmekteydi. [2] Bourdieu bu hal karşısında kolektif bir oluşumu hayata geçirerek, her biri Cezayir gerçekliğine farklı şekillerde dahil olan araştırmacılardan oluşan bir araştırma ekibi kurdu. Koordine ve seferber edilmesi gereken pek çok avantaj barındıran bu çeşitlilik, araştırma yöntemleri (gözlemler, mülakatlar, istatistik analizler) ile akademik kaynaklar arasında (mesela antropoloji, sosyoloji ve çalışma ekonomisi arasındaki sınırları kaldırarak) gidip gelebilmiştir. Tüm bu bilimsel süreçlere ve çalışmanın yönetilmesine kılavuzluk eden düşünümsel duruş sonraki projelerine de damgasını vuracaktır. Özellikle Cezayir’de Emek ve Emekçiler (1963) [3] kitabında açık bir şekilde anlatılan bu yöntem tüm eser boyunca ele alınacak ve derinleştirilecektir.

Béarn’da 1959’da başlamış araştırmaları o sırada devam etmekte olan Cezayir çalışmaları açısından önemli bir tamamlayıcı gibi görünüyor. Bambaşka türdeki toplumsal çalkantıları konu eden bu araştırmalar Bourdieu’nün çok yakından bağlı olduğu, tamamen farklı bir evrende ortaya çıkmıştı. Genç yaşında, Pau Lisesi’nde yatılı okumak üzere ayrıldığı çocukluk köyüdür mevzubahis olan. Köylerde bekârlığa ve köylü ailelerinin içinden geçtiği krize odaklanan, epey geç zamanda Bekârlar Balosu’nda (2002) yayımlanan bu çalışmalar ilk araştırma tecrübeleri için bir doğruluk sınaması niteliğindedir ve Cezayir çalışmalarını kesin bir şekilde doğrularlar. [4] Bourdieu otoanalizinde, Béarn üzerine araştırmasını “gerçek bir ihtidanın (conversion) vesilesi” olarak tarif eder: [5]

Notlar


[1] Bourdieu’nün kariyerinin sonraki kısmı büyük ölçüde, CSE’nin de bağlandığı Sosyal Bilimler Yüksek Çalışmalar Okulu’na (EHESS) dönüşen Pratik Yüksek Çalışmalar Okulu’nun (EPHE) 6. Bölümü’nde devam etti. Bourdieu 1964 yılında bu okulda araştırma yöneticisi seçildi, 1969’da CSE’nin müdürü oldu ve 1981’de Collège de France’a seçilmesinin ardından da EHESS’in “birden fazla görevi olan” üyesi olarak devam etti. Metne dön.
[2] Pierre Bourdieu, Esquisse pour une auto-analyse, Paris, Raisons d’agir, 2004, s. 6; Türkçesi: Bir Otoanaliz İçin Taslak, çev. Murat Erşen, Dergâh, 2023. Metne dön.
[3] Pierre Bourdieu, Travail et Travailleurs en Algérie, haz. Amin Perez ve Tassadit Yacine, Paris, Raisons d’agir, 2021 [1963], özellikle de “Statistiques et sociologie” başlıklı giriş ve “Les conditions d’une science sociale décoloniale” başlıklı önsöz (s. 19-29 ve 31-47). Eser, Ulusal İstatistik ve Ekonomik Araştırmalar Kurumu INSEE’nin üç istatistikçisinin (Alain Darbel, Jean-Paul Rivet ve Claude Seibel) ortak projesinin sonucu olarak çıkmıştır; yeni basımda istatistik kısmı yer almamaktadır. Metne dön.
[4] P. Bourdieu, Le bal des célibataires. Crise de la société paysanne en Béarn, Paris, Seuil, 2015 [2002]; Türkçesi: Bekârlar Balosu: Fransa Kırsalında Köylü Toplumun Krizi, çev. Çağrı Eroğlu, Dergâh, 2023. Metne dön.
[5] P. Bourdieu, Esquisse pour une auto analyse, s. 79. Metne dön.

 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2023. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X