ISBN13 978-605-316-196-7
13x19,5 cm, 216 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Marcia Bjornerud, "Yer Bilimlerinin Büyükanneleri"

Biraz utanarak itiraf edeyim ki, ara sıra bir çevrimiçi perakende satış devinin internet sitesinde okurların kitaplarım hakkında yazdığı yorumlara bakıyorum. Olumlu yorumlara gülümsüyorum, yazım hataları ve yanlış okumalar karşısında yüzümü buruşturuyorum, daha genel yorumların bazılarının yapay zekâ ürünü olup olmadığını merak ediyorum ve bazen de sinirime dokunan yorumlara kafayı takıyorum. Birkaç hafta önce bir okur, Yeryüzünün Zamanı: Bir Jeolog Gibi Düşünerek Dünyayı Kurtarabilir miyiz? adlı kitabım hakkındaki genel olarak olumlu yorumunda, metnin “büyükannevari” bir tonu olduğunu söylemiş.

Bunu okuyunca bir anda zihnime bir sürü düşünce üşüştü. İlki infialdi: Ben büyükanne değilim! Hemen sonra kendime, üç oğlu olan elli küsur yaşında bir kadın olarak büyükanne olmamın gayet mümkün olduğunu (hatta birkaç yıl içinde olmayı umduğumu) hatırlattım. Ardından, tam da kitabımın hepimize kaçınmamızı salık verdiği o tuzağa –kibre kapılarak zamanı inkâr etme tuzağına– düştüğüm için kendimi azarladım. Derken, kültürümüzde “büyükannevari” gibi bir nitelemenin tam olarak ne anlama geldiğini sorguladım ve bir okur elli küsur yaşındaki erkek bir biliminsanının yazdığı bir kitabın “büyükbabavari” bir tonu olduğunu söyler miydi acaba diye düşündüm. Böyle bakınca doğru cevap konusunda şüpheye düştüm.

Kültürümüzde kadınlar için kullanılan birçok kelimede suçlama ya da aşağılama tonu var: Evin hanımı için kullanılan mistress kelimesi, erkeklerdeki eşdeğeri olan master’dan farklı olarak metres ya da kapatma gibi anlamlar kazanmış; eskiden itibarlı kadınlar için kullanılan dame kelimesi zamanla argoda hakaretamiz bir tını kazanırken onun erkeklerdeki eşdeğeri olan sir böyle bir değişim geçirmemiş. Fellow gibi bazı akademik unvanların kadınlar için bir eşdeğeri bile düşünülmemiş.

Ne var ki “büyükannevari” nitelemesini kafamda evirip çevirir ve ona farklı açılardan bakarken gördüğüm şey çoğunlukla saygı oldu: tecrübenin, sebatın, zorluklarla kazanılmış bilgeliğin ve duyulması, dikkate alınması gereken bir sese sahip olma hakkının takdir edilmesi. Gerçek şu ki her türlü bilimde ve özellikle yer bilimleri alanında çok az büyükanne var. Jura döneminin deniz canavarlarını keşfeden Mary Anning (1799-1847) kimilerine göre ilk profesyonel paleontologdu. Inge Lehmann (1888-1993) Dünya’nın iç çekirdeğinin katı olduğunu keşfetti (gezegenin manyetik alanının anlaşılmasında çok önemli bir keşifti bu). Marie Tharp (1920-2006) derin deniz tabanının ilk haritalarını yaptı (Dünya’nın yüzeyinin yarısından fazlasını gösteren haritalardı bunlar). Tanya Atwater (d. 1942) Kuzey Amerika’nın batısının son 60 milyon yılda geçirdiği tektonik evrimi ortaya koydu.

Ama şahsen benim lisans ve yüksek lisans öğrenimim sırasında kadın danışman hocalarım olmadı. Amerikan Jeoloji Enstitüsü’ne göre bugün bile ABD üniversitelerindeki yer bilimleri profesörlerinin sadece yüzde 15’i kadın. Öğrenciyken bunun tam olarak farkında değildim, ama şimdi anlıyorum ki akademik büyükannelerin yokluğu bir biliminsanı olarak gelişimimi olumsuz etkiledi. Büyük çoğunluğu erkek olan, fazlasıyla rekabetçi bir çalışma ortamında ciddiye alınmayı başarmış, örnek alabileceğim kadınlar yoktu çevremde; biyolojik saatle mesleki saatleri nasıl senkronize edeceğime dair talimatlar yoktu; başarının mümkün olduğuna dair bir garanti bile yoktu. Yüksek lisans yıllarımda benimle aynı bölümde olan küçük bir grup kadın birbirine destek oluyordu ama hepimizin paylaştığı müzmin kaygıları tek başımıza gideremiyorduk. Destek alabileceğimiz tek bir büyükanne figürü olsaydı, genç biliminsanları olarak yaşadığımız tecrübeler nasıl da farklı olurdu...

Dolayısıyla eğer şimdi bana fahri olarak büyükanne rolü bahşediliyorsa, bu rolü kabul etmekten onur duyarım. Kim bilir, belki bir gün en saygıdeğer biliminsanlarımız –hem erkekler hem de kadınlar– en çok imrenilen “Ulusal Bilim Akademisinin Büyükannesi” ödülüne layık görülürler.


(Çeviren: Özde Duygu Gürkan)

Kaynak: https://press.princeton.edu/ideas/marcia-bjornerud-grandmothers-of-geoscience

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova