ISBN13 978-975-342-889-7
16x21 cm, 136 s.
Liste fiyatı: 188.00 TL
İndirimli fiyatı: 150.40 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
AYIN ARMAĞANIAYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Gece Kitabı
Yayıma Hazırlayan: Semih Sökmen
Kapak Resmi: Tuncer Erdem
Metin: Bilge Karasu
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Aralık 2012
4. Basım: Aralık 2023

"Gece yavaş yavaş geliyor. İniyor. Çukur yerlere dolmağa başladı bile. Oraları doldurup ovaya yayılmağa başlar başlamaz, her yer boza dönüşecek. Işıklar yanmayacak bir süre. Ne çukurda ne düzde. Gece oluyor yavaş yavaş. Bağırsaklarımızın içinden yüreğimize gözlerimize doğru yükseliyor..."

Bilge Karasu'nun Türkçe edebiyatın en önemli metinlerinden biri olan Gece'si böyle başlıyor. Gece’nin başlangıç bölümlerini resimleyen Tuncer Erdem bize bir yandan bu metinle kurduğu kişisel ilişkiyi gösterirken, diğer yandan da hepimizin aslında yaşarken de okurken de deneyimlerimizi nasıl resimleyerek, görselleştirerek kaydettiğimizi hatırlatıyor.

Hatırlıyoruz: Gecenin imgeleri hâlâ çok yakın.

OKUMA PARÇASI

ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Ömer Türkeş, “Gecenin çizgileri”, Radikal Kitap Eki, 14 Aralık 2012

Türk edebiyatında farklı bir ekoldü Bilge Karasu. Düş ve gerçeğin birbirine karıştığı, zaman zaman ürkütücü bir atmosfere bürünen çok katmanlı öykü, roman ve metinlerin yazarıydı. Bilge Karasu bir filozof, yazar, gönül adamı; aynı zamanda “deli”ydi. Öykü ve romanları onun elleriyle çevrelediği, kafasını kapattığı, bir kalkıp bir oturduğu dünyasının izlerini taşıyordu. Pencere-koltuk-sokaktan geçenler üçgenine bir de kedisini eklemiş, 1995 Temmuz’unda köşelerinin sayısını beşe çıkarmıştı: Ölüm. Aslında 1963’te yayımlanan ve öykülerini bir araya getirdiği ilk kitabı Troya’da Ölüm Vardı’dan 1980’de yayımlanan Göçmüş Kediler Bahçesi’ne, yine 1963’te çevirdiği ilk kitaptan (Ölen Adam, D.H. Lawrence) 1985 tarihli Gece’ye kadar bütün eserleri bu soğuklukla örülüydü. Karasu, kendini anlattığı her cümlesinde varoluşu sorgulattırıyordu okura.

Bilge Karasu’nun belki de en soğuk, en rahatsız edici anlatısı Gece, Tuncer Erdem tarafından resimlenerek Gece Kitabı adıyla yayımlandı. Tuncer Erdem de soğuk ve kasvetli çizgileriyle tanıdığımız bir sanatçı. Gece’nin başlangıç bölümlerini resimlemiş ama bu kadarı bile metnin barındırdığı imgelerin okuyucu zihnindeki görsel yansımalarını sergilemeye yetiyor. Bilge Karasu-Tuncer Erdem birlikteliği Gece Kitabı’nda mükemmel bir uyum sağlamış.

Her yer karanlık

Devamını görmek için bkz.

Fikri Sabit, “Gün geçer, gece gelir yeniden”, Sabitfikir, 27 Aralık 2012

Bilge Karasu’yla ilk karşılaştığımda yaklaşık on beş-on altı yaşlarındaydım, Göçmüş Kediler Bahçesi... İlk duygum sonsuz bir şaşkınlık olmuştu. Demek ki demiştim için için, edebiyat böyle bir şeymiş. Sonra diğerleri gelmişti tabii hemen arkasından, ama en çok Gece, illa ki Gece. Karasu’dan içime en çok Gece işlemişti. Hâlâ zaman zaman hatırlatıp durur kendini. Güzel bir günde yaşadığınız bir yaralanma gibi, tatlı tatlı sızlar Gece zihnimde. On beş yaşımın saf sezgisine hak veririm. Demek edebiyat gerçekten de böyle bir şeymiş, derim..

Bizzat kendi saflığımdır tabii burada söz ettiğim. Benim keşfim bir yana, Gece, Türk edebiyatının tartışmasız en önemli metinlerinden biridir. Yazın alanındaki geleneksel ölçülere, alışılagelmiş kalıplara, duruşlara, seslere, ne varsa işte orada, hepsine karşı bir duruştur. Bilge Karasu "Gece" ile yazı, yazar, anlatı, anlatıcı, karakter, öykü gibi tüm yazınsal kavramları değişime uğratmış ve özellikle dilin sınırlarını yitirmesine sebep olmuştur. Tabii bir de günün geceye dönmesine.

21 Aralık, evet, bir söz kıyametiydi. Ne çok konuşuldu, alay edildi, korkuldu belki de ya, bir ekinoks olduğu, en uzun geceyi içinde taşıdığı, mevsimin geçtiği, kışın geldiği, günün döndüğü, Temmuz’un yeraltından çıktığı, konuşulmadı. Bu en uzun gecenin, ne kadar, ama ne kadar da uzun, upuzun olduğu...

Devamını görmek için bkz.

Hülya Soyşekerci, “Tuncer Erdem’le Gece’de buluşma”, Taraf Kitap Eki, Şubat 2013

Bilge Karasu Gece adlı o müthiş eserinde, ruhunun derinliklerine işleyen 12 Eylül öncesi dönemi; gecenin en koyu, en vahşi karanlığındaki ölüm, şiddet, korku, cinayet ve işkence hallerini etkili imgeler aracılığıyla dile getirdi.

Tuncer Erdem, çok katmanlı bir metin olan Gece’nin ilk bölümünü resimlemiş Gece Kitabı’nda. Erdem’in çizgi dünyasında gece başka karşılıklar da bulmuş; sanatçı, farklı bakış açısıyla Gece’nin anlamlarını görsellik üzerinden yeniden üretip kurgulamış. Erdem’in, Karasu’nun yazınsal metni Gece ile görsel sanatçı olarak kurduğu yakın ve bireysel ilişkideki görme biçimleri ve yorumlar, Gece metnini yeni anlam boyutlarına açarak sıra dışı bir çizgi-öyküye dönüştürmüş. Erdem, Karasu’nun Gece’sinden kendi iç dünyasına yansıyan ışığın peşine düşmüş; Gece’den gelen ışığın yaşamdaki karşılıklarını açılımlarken gölgelerin ve karanlığın da bütünsel ve aynı zamanda çelişik resmine ulaşmış.

Bilge Karasu,1985’te yayımlanan Gece ile 1991 Uluslararası Pegasus Ödülü’nü alırken “Her yazın yapıtı, dünyaya, yaşama, dilin içinden bakmağa bir çağrıdır; her pencere gibi de belli bir açıdan, belli bir biçimde bakmağı önermektedir” sözleriyle dil-yaşam-edebiyat arasındaki göreceli ilişkiyi özlüce dile getirmişti. Gece, farklı anlam ve kurgu katmanları içinde okunan, kendini zor ele veren, kendini dillendirirken bir anda darmadağınık eden bir anlatı… A...

Devamını görmek için bkz.
 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2025. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X