 | ISBN13 978-975-342-648-0 | 13x19,5 cm, 152 s. |
Liste fiyatı: 192.00 TL İndirimli fiyatı: 153.60 TL İndirim oranı: %20 {"value":192.0,"currency":"TRY","items":[{"item_id":"377","item_name":"Tutkular ve Çıkarlar","discount":38.40,"price":192.00,"quantity":1}]} |
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et Diğer kampanyalar için |  |
|
| | Tutkular ve Çıkarlar Kapitalizm Zaferini İlan Etmeden Önce Nasıl Savunuluyordu? Özgün adı: The Passions and the Interests Çeviri: Barış Cezar Yayıma Hazırlayan: Bülent Doğan Kapak Tasarımı: Semih Sökmen |
Kitabın Baskıları: | 1. Basım: Ocak 2008 | 4. Basım: Ekim 2022 |
Siyasal iktisadın tanınmış isimlerinden Albert O. Hirschman, kapitalizmin şekillenmekte olduğu on yedinci ve on sekizinci yüzyıllardaki düşünsel havayı inceleyerek, çok uzun süre günah sayılan maddi çıkar peşinde koşmanın nasıl olup da hayatın merkezine oturduğu sorusuna cevap arıyor. Kapitalizmin yükselişine farklı bir yorum getiren yazar, Marksist ve Weberci düşüncenin ortak paydası olan kopuş fikrine değil, eski ile yeni arasındaki sürekliliğe vurgu yapıyor. Montesquieu, James Steuart, John Millar, Adam Smith gibi düşünürlerin görüşlerini inceleyen Hirschman, yaşanan uzun süreli ideolojik değişimi içsel bir süreç olarak tanımlıyor ve uzun bir tarihsel dönem boyunca zıt kavramlar olarak tanımlanmış tutku ve çıkarların, Adam Smith tarafından aynı kefeye konmasıyla birlikte koskoca bir düşünce zincirinin hafızalardan silindiğine işaret ediyor. Kapitalizmin "eksiksiz insan kişiliğinin" gelişmesine engel olduğu yolundaki eleştirileri ele alırken, on dokuzuncu yüzyıl öncesinde kapitalizmin zaten hükümdarların ve diğer soyluların tutkularını bastırma ve "daha az yönlü, öngörülemezliği azalmış, tek boyutlu bir insan kişiliği" yaratma amacıyla savunulduğuna dikkat çekiyor. Keynes gibi "bırakınız yapsınlar" ideolojisi savunucularının savlarının da, kapitalizmin gerici yüzünü göstermesinden önce hakim olan "herkesin kendi çıkarının peşinden koşması iyi bir düzen sağlayacaktır" fikrinin bir tekrarından ibaret olduğunun altını çiziyor. Düşünce tarihinin bu kitapta ele alınan bölümü hakkında bilgi edinmek, kapitalizm üzerine yapılacak çalışmalara ciddi ölçüde katkı sağlayacaktır.  | İÇİNDEKİLER |
Önsöz, Amartya Sen Yirminci Yıldönümü Basımına Yazarın Önsözü Teşekkürler Giriş
1. Bölüm Tutkulara Karşı Çıkarlara Başvurulması: Şan Kavramının Gözden Düşüşü "Gerçekte Olduğu Gibi" İnsan Tutkuların Bastırılması ve Yönlendirilmesi Dengeleyici Tutku İlkesi "Çıkar" ve Tutkuların Terbiyecisi Olarak "Çıkarlar" Çıkar, Yeni Bir Paradigma Çıkar Tarafından Yönetilen Bir Dünyanın Artıları: Öngörülebilirlik ve Tutarlılık Para Kazanma ve Ticaret: Masum ve Doux Para Kazanma: Ilımlı Bir Tutku
2. Bölüm İktisadi Genişleme Siyasal Düzeni Nasıl İyileştirecekti? Bir Öğretinin Öğeleri 1. Montesquieu 2. James Steuart 3. John Millar Benzer Ama Uyuşmayan Görüşler 1. Fizyokratlar 2. Adam Smith ve Bir Öngörünün Sonu
3. Bölüm Düşünce Tarihinde Bir Dönem Üzerine Düşünceler: Montesquieu-Steuart'ın Öngörüleri Nerede Hatalıydı? Çıkar Tarafından Yönetilen Bir Dünya Vaadine Karşı Protestan Ahlakı Güncel Notlar
Notlar Dizin  | OKUMA PARÇASI |
Önsöz, Amartya Sen, s. 11-18, Albert Hirschman çağımızın büyük entelektüellerinden biridir. Yazıları iktisadi gelişme, toplumsal kurumlar ve insan davranışları hakkındaki fikirlerimizi etkilemiş; kimlik, sadakat ve bağlılıklarımızın doğası ve kapsamı konusundaki anlayışımızı değiştirmiştir. O yüzden, bu kitabı Hirschman'ın en iyi katkılarından biri olarak nitelemek fazlasıyla iddialı olacaktır. Bugünlerde pek ilgi çekmeyen, saygı görmeyen ve dünyanın önde gelen üniversitelerinin ders programlarından da silinmeye yüz tutmuş bir konu olan iktisadi düşünce tarihi üzerine bir kitap –hatta incecik bir monografi– olduğunu düşünürsek bu niteleme daha da iddialı görünecektir. Tutkular ve Çıkarlar kamu kararlarına katkı niteliğindeki bir eserin (Hirschman'ın The Strategy of Economic Development'ında –İktisadi Kalkınma Stratejisi– bulunan) siyasi önemine ya da pratik aklın gereği olan bir aciliyete (Exit, Voice, and Loyalty'nin –Terk Etme, Sesini Yükseltme ve Sadakat– mükemmel biçimde ortaya koyduğu gibi) sahip değil. O zaman bu kitabı böylesine özel kılan nedir? ZARARSIZ ÇIKARLAR VE ZARARLI TUTKULAR Bu sorunun cevabı yalnızca Hirschman'ın kapitalizmin ideolojik temellerine yeni bir gözle bakmamızı sağladığını kabulde değil, aynı zamanda bu yeniliğin iki yüz yıldan daha eski olan düşüncelerden kaynaklandığı gibi şaşırtıcı bir gerçekte gizlidir. Dile getirilme tarzlarını ve gelişimini araştırdığı temel varsayım, kapitalizm savunusun... Devamını görmek için bkz. |  |
 | ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER |
Orhan Tüleylioğlu, "Tek boyutlu insan", Milliyet Sanat, Ocak 2008 Para kazanmaya yönelik uğraşlar; yüzyıllarca doymak bilmezlik, paragözlük ve açgözlülükle ilişkilendirilerek aşağılandıktan ve lanetlendikten sonra nasıl oldu da modern çağın bir noktasında namuslu işler durumuna geldiler? Siyasal iktisadın tanınmış adlarından Albert O. Hirschman, Tutkular ve Çıkarlar adlı kitabında, kapitalizmin şekillenmekte olduğu on yedinci ve on sekizini yüzyıllardaki düşünsel havayı inceleyerek bu soruya yanıt arıyor. Yeninin eskiden doğma düzeyinin genelde sanıldığından daha yüksek olduğunu gösteren ve pek çok kaynaktan kanıtlar sunan yazar, kapitalizmin "ruhu" ve yükselişine dair yorumlara yeni bir yaklaşım getiriyor. Montesquieu, James Stevart, John Millar, Adam Smith gibi düşünürlerin görüşlerinde iz sürüyor; dönemin tarihsel önemine ve bazı güncel sorunlarımızla nasıl ilişkilendirilebileceğine dikkat çekiyor. Ortaçağ felsefesinin ana hatları Hıristiyanlık döneminin başlarında Aziz Augustinus tarafından ortaya konmuştu. Buna göre, cennetten kovulmuş insanın üç temel günahı şöyle sıralanıyordu: para ve mal edinme arzusu, iktidar arzusu ve cinsel arzular. Bireysel kazanç peşinde koşulmasını serbest bırakma ve teşvik etme yaklaşımı Batı düşüncesinde uzun süreçlerin bir sonucuydu. On yedinci yüzyıldaki insan doğasına kötümser yaklaşımlar ve tutkuların tehlikeli ve yıkıcı oldukları hakkındaki yaygın inanç sonraki yüzyılda değişmeye başlayacak, para kazanma dür... Devamını görmek için bkz. |  |
Ayşe Çavdar, “Çeteler, çıkarlar ve tutkular”, Aktüel, Şubat 2008 Hayatın tutkudan arındırılması sürecinin bireysel yaşamların ötesinde, modern toplumun ağız tadı bağlamında neye tekabül ettiğini anlatan bir kitap yayınlandı geçtiğimiz günlerde. Tutkular ve Çıkarlar: Kapitalizm Zaferini İlan Etmeden Önce Nasıl Savunuluyordu, tutkulu bir akademisyenin kesinlikle edebi nitelik taşıyan bir çalışması. Hirschman, kapitalizmin neden can sıkıcı bir düzen olduğunu anlatıyor. Tutkusuzluğumuzun neden olduğu can sıkıntısının, ağırlıklı olarak 17 ve 18. yüzyıllarda bir toplumun nasıl yönetileceği sorusuna cevap arayan düşünürlerin attıkları bir nevi kazık olduğunu söylüyor. Hirschman’a göre söz konusu düşünürler, “çıkarların yalan söylemeyeceklerini” keşfettiler, çünkü onlara göre “çıkarlar üzerine kurulmuş bir dünya daha öngörülebilir, dolayısıyla yönetilebilir” bir dünyaydı. Oysa tutkuların insanları nereye sürükleyebileceği bilinemezdi ve tutkularını ön planda tutan insanlar kolay kolay yönetilemezlerdi. İsimlerini burada sayamayacağım söz konusu düşünürler daha da ileri gittiler ve “çıkar temelli insan davranışlarının öngörülebilirliğinden en fazla faydayı sağlamanın, öngörülebilirliği bireylerin ekonomik etkinlikleriyle ilgili olarak kullanmakla mümkün olabileceği”ni dikte ettiler. Dolayısıyla, iradelerimizi yönetmeye talip olanların tek yapması gereken bizlere kimi çıkarlar vadetmeleriydi; daha konforlu, güvenli, zengin yaşamlar, iyi gelecekler, uzun ömür... Devamını görmek için bkz. |  |
|