ISBN13 978-975-342-380-9
13x19,5 cm, 280 s.
Liste fiyatı: 300.00 TL
İndirimli fiyatı: 240.00 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Anthony Giddens diğer kitapları
Siyaset, Sosyoloji ve Toplumsal Teori, 2000
AYIN ARMAĞANIAYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Sağ ve Solun Ötesinde
Radikal Politikaların Geleceği
Özgün adı: Beyond Left and Right
The Future of Radical Politics
Çeviri: Müge Sözen, Sabir Yücesoy
Yayıma Hazırlayan: Renan Akman
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Eylül 2002
3. Basım: Aralık 2024

Bugün politik olarak radikal olmak ne anlama gelebilir? Politik açıdan radikal biri, normalde klasik siyasi yelpazenin solunda duran ve muhafazakârlığa karşı çıkan biridir. Oysa günümüzde Sol savunmacı bir kimliğe bürünmüş, Sağ ise gelenek veya göreneğin önlerine çıkardığı engeller ne olursa olsun piyasa güçlerinin serbestçe işlemesini savunarak radikalleşmiştir.

Bu tuhaf perspektif kayması nasıl açıklanabilir? Giddens bu soruyu yanıtlarken, "felsefi muhafazakârlık" olarak adlandırdığı dünya görüşüne dayanan, ama bu bakış açısını, normalde solla bağdaştırılagelmiş değerlerle bütünleştiren yeni bir radikal politika çerçevesi sunuyor. Ekolojik kriz incelemenin merkezinde yer alıyor, ama Giddens bu olguyu genel geçer yaklaşımın dışında, toplumsal ve ahlaki bir düzen olarak modernliğin sınırlarına gelmiş bir dünyaya verilen bir tepki olarak yorumluyor. Geleneğin, ve insan müdahalesinden bağımsız bir varlık olarak doğanın sona ermesi, küreselleşmeyle birlikte, bugün üzerine gidilmesi, değerlendirilmesi ve başedilmesi gereken temel meseleyi oluşturuyor.

Sağ ve Solun Ötesinde, fundamentalizmin yükselişi, demokrasi, süregiden cinsiyet ayrımları ve normatif bir politik şiddet kuramı konularına güçlü bir yorum getiriyor. Karşı karşıya olduğumuz politik sorunlara yeni bir yaklaşım arayışı içinde olanlar için temel bir okuma...

İÇİNDEKİLER
Önsöz
Giriş
1 Muhafazakârlık: Radikalizmin Kucaklanması
2 Sosyalizm: Radikalizmden Geri Çekilme
3 Zamanımızın Toplumsal Devrimleri
4 İki Demokratikleşme Kuramı
5 Refah Devletinin Çelişkileri
6 Yapıcı Politika ve Pozitif Refah
7 Pozitif Refah, Yoksulluk ve Yaşam Değerleri
8 Modernliğin Eksileri: Ekolojik Sorunlar ve Yaşam Politikası
9 Politik Kuram ve Şiddet Sorunu
10 Fail ve Değerler Sorunu
OKUMA PARÇASI

Giriş, s. 9-27

Bugün politik olarak radikal olmak ne anlama gelebilir? Bir zamanlar Avrupa burjuvazisinin uykularını kaçıran ve yetmiş yıldan uzun bir süre somut bir varlığa sahip olan hayalet, cehennemine geri döndürülmüştür ne de olsa. Radikallerin, Marx'ın deyişiyle insanların "gerçekten özgür" olabilecekleri bir toplum umudu artık boş bir hayal gibi görünmektedir.

Politik radikalizm düşüncesi uzun süre esas olarak sosyalist düşünceyle sınırlı kalmıştır. "Radikal" olmak tarihin doğasında bulunan olanaklar hakkında belli bir görüşe sahip olmaktı, geçmişin hükmünden uzaklaşabilmek demekti. Bazı radikaller devrimciydi aynı zamanda: Onlara göre devrim ve belki de yalnızca devrim daha önce olup bitenle keskin bir ayrım yaratabilirdi. Ama devrim kavramı hiçbir zaman politik radikalizmin tanımlayıcı özelliği değildi; bu özellik onun ilericiliğindeydi asıl. Tarih ele geçirilmek, insani amaçlara göre biçimlendirilmek için vardı, öyle ki önceki çağlarda Tanrı tarafından bahşedilmiş gibi görülen üstünlükler ve azınlığın ayrıcalıkları herkesin yararına geliştirilebilir ve düzenlenebilirdi.

Radikalizm, yani her şeyi kökünden ele alma, yalnızca değişimi ortaya çıkarma değil, aynı zamanda tarihi ileri götürmek için bu değişimi denetleme anlamına geliyordu. Bugün artık geçersiz görünen de bu projedir işte. Böyle bir duruma nasıl bir tepki gösterilmelidir? Bazıları radikal değişim olasılığının kalmadığını söylemektedir. Tarih, var olduysa bile, artık sona ermiştir ...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Hasan Bülent Kahraman, “Sağ ve Solun Ötesinde”, Radikal Kitap Eki, 29 Kasım 2002

Yirminci yüzyıl çok uzun ve zengin bir zaman parçası olmasına karşın siyasal kuram alanına daha önceki 18 ve 19. yüzyıllarda olduğu kadar büyük bir katkıda bulunamadı. Örneğin estetik alanında geçen yüzyılın birikimi ve onu doğuran heyecanlar kendisinden önceki bütün yüzyıllarla karşılaştırılabilecek bir düzeyde ve güçtedir. Aynı etkinliğin son derecede karmaşık ve hatta dramatik olaylara (örneğin iki dünya savaşına) sahne olmasına karşın niye siyasal kuram alanında gösterilmediği ciddi biçimde ele alınması gereken bir soru olarak duruyor ortada.

Belki bu durumu açıklayabilecek bir spekülatif cevap, 20. yüzyılın çok uzun bir döneminde daha önceki yüzyıllarda üretilmiş ideolojilerin bir tür sınama alanı olmasıyla ilgilidir. Liberal demokrasinin Batı (kapitalist) blokunda tek seçenek olarak görülmesi, sosyalizmin geniş ölçüde Marx ve Engels'in kurguladığı yörüngede gelişmesi bu sürecin farklılıkları kapsayan iç dönüşümlerle yaşanmasını engellemiştir. Bu anlamda 20. yüzyılın çok büyük bir bölümü kapitalizmle sosyalizm, liberal demokrasiyle daha sert otoriteryen / totaliter / devletçi modeller arasındaki çarpışmalara tanıklık etti. Şimdi içinde bulunulan dönemde 'galip' gelmiş olan liberal demokrasinin sosyalizmi bir bütün olarak yok sayması, dışlaması ise ne türden sonuçlar doğuracağını bilemediğimiz bir süreci açıyor önümüze. Ne var ki, burada ortaya çıkan sorunla büyük siyaset...

Devamını görmek için bkz.
 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2025. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X