 | | ISBN13 978-605-316-476-0 | | 13x19,5 cm, 216 s. |
Liste fiyatı: 375.00 TL İndirimli fiyatı: 300.00 TL İndirim oranı: %20 {"value":375.0,"currency":"TRY","items":[{"item_id":"11675","item_name":"İzler","discount":75.00,"price":375.00,"quantity":1}]} |
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et | Polemikler1. Basım Liste Fiyatı: 280.00 TL yerine armağan |
| Diğer kampanyalar için |  |
|
| | İzler Özgün adı: Tracks Çeviri: Aslı Biçen Yayıma Hazırlayan: Özde Duygu Gürkan Kapak Tasarımı: Emine Bora |
“İhtiyar bir adama kalan son zaaf konuşmaktır. Çenem öyle bir açıldı ki oğlanın kulakları yoruldu, ama benim hatam değildi. Bu kadar uzun yaşamamam, bu kadar çok ölüm görmemem, beynimin her köşesine bu kadar çok hikâye sıkıştırmamam gerekirdi. Hepsi birbirine bağlı ve bir kere başladım mı anlatmayı bitiremiyorum çünkü birinin ağzı ötekinin kuyruğuna yapışıyor. Hastalık senesinde, geriye bir tek ben kaldığımda, kendimi bir hikâye anlatmaya başlayarak kurtardım. Ölüm araya kendi sözünü sokamadı, yıldı ve çekip gitti.” Geçtiğimiz yüzyılın başlarında Kuzey Dakota’da bir Yerli rezervasyonu. Topraklarının büyük bölümü ellerinden alınmış, kalanını da bürokratik oyunlarla yavaş yavaş kaybeden, yaşam tarzlarına ve inançlarına müdahale edilerek kültürleri erozyona uğratılan, yetmezmiş gibi bir de beyazların getirdiği hastalıkların kırıp geçirdiği bir topluluk. Herkesin çekindiği, doğaüstü güçler atfettiği, dikbaşlı, cesur, yabani Fleur’ü merkezine alan hikâye işte böyle bir ortamda başlıyor; hikâyenin iki anlatıcısından biri olan ihtiyar Nanapush’un onu bulup kurtarmasıyla. Yerli kültürüne sırt çevirerek Katolik öğretisini benimseyen ve giderek fanatikleşen melez Pauline ise olaylara başka bir perspektiften bakarak kendi gerçekliğini kuruyor. Pulitzer ödüllü usta yazar Louise Erdrich’in geleneksel hikâye anlatıcılığıyla çağdaş romanı harmanlayarak şiirsel bir dille kaleme aldığı İzler, edebiyatseverlerin kaçırmaması gereken bir eser.  | İÇİNDEKİLER |
Birinci Bölüm 1912 Kışı Küçük Ruh Güneşi
İkinci Bölüm 1913 Yazı Ahududu Güneşi
Üçüncü Bölüm 1913 Sonbaharı - 1914 Baharı Kar Kabuğu Güneşi
Dördüncü Bölüm 1914 Kışı - 1917 Yazı Yabanmersini Güneşi
Beşinci Bölüm 1917 Sonbaharı - 1918 Baharı Güçlü Ruh Güneşi
Altıncı Bölüm 1918 Baharı - 1919 Kışı Tespihböceği Güneşi
Yedinci Bölüm 1918 Kışı - 1919 Baharı İskelet Kışı
Sekizinci Bölüm 1919 Baharı Toprak Parçaları Güneşi
Dokuzuncu Bölüm 1919 Sonbaharı - 1924 Baharı Yabani Pirinç Güneşi
 | OKUMA PARÇASI |
Birinci Bölüm, 1912 Kışı, Manitou-geezisohns, Küçük Ruh Güneşi, s. 15-17 Nanapush Kar yağmadan önce ölmeye başladık ve kar gibi düşmeye devam ettik. Bizden geriye ölecek bu kadar çok kişi kalmış olması şaşırtıcıydı. Güneyden gelen lekeli hastalığı, Nadouissioux topraklarının batısındaki uzun savaş sonunda imzaladığımız anlaşmayı, beraberinde sürgün ve hükümet belgeleri fırtınasını getiren doğu rüzgârını atlatanlarımız için 1912’de kuzeyden inen bu şey akıl almazdı. İlk başta felaketin artık gücünü tükettiğini, hastalığın, toprağın kabul edebileceği bütün Anishinabeleri almış olması gerektiğini düşündük. Fakat toprak sonsuzdur, talih de, bir zamanlar halkımız da sonsuzdu. Torunum, sen görünmezlerin çocuğusun, kış başlangıcının ilk amansız cezalarıyla zuhur eden yeni bir hastalığın yok ettiklerinin çocuğu. Cemaatini kırıp geçiren illete kurban giden eski rahibin yerine o sene gelen genç rahip Damien verem demişti bu hastalığa. Çiçekten ve hummadan farklıydı bu hastalık çünkü yavaş ilerliyordu. Yine de neticesi belliydi. Koskoca aileler, akrabalarımız onun yüzünden hasta düşmüş, çaresiz yatıyorlardı. Sıkışık bir halde yaşamaya zorlandığımız rezervasyonda klanlar küçülüyordu. Bizim kabilemiz de içinden yaşlısı genci giderken, iki tarafı kesilmiş kalın bir halat gibi çözüldü. Benim ailem birer birer silindi, geriye sadece Nanapush kaldı. Ondan sonra elli kıştan daha fazla yaşamadığım halde beni ihtiyar saymaya başladıla... | Devamını görmek için bkz. |  |
|