 | ISBN13 978-605-316-073-1 | 13x19,5 cm, 208 s. |
KAMPANYADA Liste fiyatı: 238.00 TL İndirimli fiyatı: 107.10 TL İndirim oranı: %55 {"value":238.0,"currency":"TRY","items":[{"item_id":"11248","item_name":"Kimi Muhitlerde","discount":130.90,"price":238.00,"quantity":1}]} |
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et Diğer kampanyalar için |  |
|
| | Kimi Muhitlerde Özgün adı: In Certain Circles Çeviri: Özde Duygu Gürkan Kapak Resmi: Michael Carson Kapak Tasarımı: Emine Bora |
Kitabın Baskıları: | 1. Basım: Ocak 2017 |
"Zoe bazen deneylere kobay olan o laboratuvar hayvanlarını düşünürdü. Uyum sağlama kapasitelerinin ötesinde bile bile kafaları karıştırılıyordu. Sonunda kafesin bir köşesine sinip kendilerini tutsak eden insanlara, rutin işkenceyi yeniden başlatacak olan dil dökme ve kandırma girişimlerine aldırış etmez oluyorlardı. Siyasi mahkûmlar da çoğunlukla aynı yöntemle, bile bile yok ediliyordu – ve başka birinin irrasyonelliğine sınırsızca uyum sağlayabileceğini, bu şekilde onu memnun edebileceğini ve bu irrasyonelliği iyileştirebileceğini sanan benim gibi kibirli insanlar da öyle, diye düşündü." Kimi Muhitlerde ilişkilere –aşk, arkadaşlık, aile ilişkilerine– ve insanın kendisiyle olan ilişkisine dair bir roman. İnsanın bir başkasını değiştirmeye, onun bastırılmış “asıl benliğini” –olduğu değil de olabileceği kişiyi– açığa çıkarmaya çalışırken kendi benliğinde yaratabileceği hasarı; bir başkasına özgüven aşılamaya çabalarken kendini tamamen silerek hiçleşmesini ve ardından bu yutucu hiçlikten kurtulmak için verdiği mücadeleyi çarpıcı bir yalınlıkla betimleyen bir roman. İnsan psikolojisinin derinlerine inerek onun çelişkili katmanlarını keşfeden ve gözler önüne seren bir roman. Daha önce Gözetleme Kulesi adlı romanını yayımladığımız Elizabeth Harrower’ın usta kaleminden...  | OKUMA PARÇASI |
Birinci Bölüm, s. 6-9 Russell’ın güldüğünü duydum.” Annesi dertli, dalgın bir ifadeyle söylemişti bunu. Zoe hemen şezlongundan kalkıp verandanın tırabzanına oturdu, bahçenin ötesindeki tenis kortuna baktı: Ağa doğru koşmuş olan dört figür şimdi durmuş, incelikli bir kuralı tartışıyordu. “Alışılmadık bir şey değil. Sık sık gülüyor. Beni de hep güldürüyor.” Gülümsememek mümkün değildi. Zoe Russell’a tapardı. Ama annesinin gereksiz kederi onu utandırıyordu: Böyle şeylerde pek yetenekli değildi. Neticede Russell hayattaydı - birçok arkadaşının aksine. Savaştan dönmüştü, hem de tek parça halinde. Zoe üniversiteye kabul sınavında tarih konusunu seçtiğinden, annesinin tam olarak idrak edemediğini düşündüğü şu gerçeği iyi biliyordu: Erkekler ezelden beri savaşlardan evlerine dönüyorlardı. Buna sevinmek daha doğaldı. Elbette (aniden çöken bir kasavetle, şimdi tıpkı şenlik direğine kurdelelerle bağlanmış figürler gibi kortun köşelerine doğru geri geri koşmakta olan dört kişiye baktı), elbette gazeteler haftalardır, aylardır korkunç gerçeklerden, feci gerçeklerden bahsediyordu. Zoe bir süreliğine gazeteleri saklamış, herkes de bu duruma hem kızmış hem de bir anlam verememiş ve komşulardan birinin köpeğini, böyle hırsızlıklarıyla meşhur bir cocker spaniel’ı suçlamışlardı. Derken birden köpek hakkında konuşmayı bırakmışlardı ve Zoe gazeteyi alırken görüldüğünü anlayıp vazgeçmişti. Zaten zor oluyordu gazetelerden kurtulmak: Havaların sıcak gittiği aşağı yuk... Devamını görmek için bkz. |  |
 | ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER |
Mehmet Said Aydın, "Hasarın romanı", Hürriyet, 9 Mart 2017 Elizabeth Harrower’ın özgeçmişi ilk bakışta enteresan görünüyor: Yazarlık bağlamında uzun suskunlukların tarihi gibi. 1928 Sydney doğumlu Harrower. Çocukluğunun ilk yılllarını Newcastle’da geçirip Sydney’e dönmüş ve 1951’de Londra’ya giderek yazmaya başlamış. Henüz Türkçede olmayan ilk romanı 1957’de yayımlanmış; Down in the City. 1959’da Sydney’e dönmüş ve halen orada yaşıyor. Türkçeye Deniz Keskin tarafından tercüme edilen ‘Gözetleme Kulesi’ (Metis, 2016) 1966’da yayımlanmış. Bundan dört yıl sonra, 1970’de bahsimizin konusu olan Kimi Muhitlerde'yi yazmış fakat ‘son anda’ vazgeçmiş yayımlamaktan. Okuyucuları 1970 yılından ta 2014’e kadar bu romanın gün ışığına çıkmasını beklemiş. Ve bu roman, yazarın ‘tamamlanmış’ son romanı. 1980’lere dek kısa öyküler yazmaya devam etmiş; özgeçmişinde “Avustralya’nın savaş sonrasında ürettiği en önemli yazarlardan biri” denmiş hakkında. Özde Duygu Gürkan’ın tercüme ettiği Kimi Muhitlerde'nin önemli bir kitap olduğu su götürmez. Bunu söyleyerek kitabın bahsine geçmek gerekiyor. Roman, Zoe ve Anna isimli iki karakter aksından kuruluyor. Önce Zoe’nin gözünden izlediğimiz bir aile hayatı ve biraz ‘aşırı mükemmel’ olduğunun altı fazla çizilmiş hayat. Hissimiz şu oluyor Zoe’nin ağzından duyduğumuz şeylere karşın: Yani, her şey nasıl bu kadar mükemmel olabilir? Tabii ki bu mükemmellik aritmetiği uzun sürmüyor. Akademisyen ve lokalde... Devamını görmek için bkz. |  |
Behçet Çelik, "Elizabeth Harrower’ın romanları: İnsanın insana ettiği", K24, 23 Mart 2017 Avustralyalı yazar Elizabeth Harrower’ın iki romanı Türkçede birkaç ay arayla yayınlandı. Harrower’ın biyografisinde, bu iki romanın yazılış tarihleri yakın olmakla beraber yayım tarihleri arasında 40 yıldan fazla bir zaman bulunduğu belirtiliyor. Gözetleme Kulesi 1966’da, Kimi Muhitlerde ise 2014’te yayımlanmış, oysa Harrower Kimi Muhitlerde’yi 1971’de yazmış ve son dakikada romanını geri çekip yayımlamamaya karar vermiş. Harrower, bir söyleşisinde Kimi Muhitlerde’yi kendisinden bir roman daha yazması istendiği için yazdığını, hatta yazmak zorunda kaldığını, son anda yayımlamaktan bu nedenle vazgeçtiğini belirtiyor. İşin ilginci, Harrower aynı söyleşide romanının iyi yazılmış olduğunu belirttikten sonra, “Bir kez yazabilmişseniz iyi bir roman yazabilirsiniz, fakat dünyada yazılmamış olması gereken sayısız ölü roman vardır,” diyor. Harrower’ın bu iki romanını bir başlık altında birlikte değerlendirmek mümkün. Her iki roman da yakın ilişkiler içerisindeki insanların birbirlerinin üzerinde ne gibi olumsuz etkileri olabildiği, nasıl tahakküm kurdukları (elbette böyle bir tahakkümün altına girmenin nasıl olup da kabul edildiği), taraflardan birinin sakatlanmış ruhunun öbüründe ne gibi arazlar yaratabileceği hakkında. Bu iki romanda anlatılan hikâyeler sınıfsal olarak yakın kesimlerden insanlara ait olmasa da izlekler, rom... Devamını görmek için bkz. |  |
|