ISBN13 978-975-342-335-9
13x19,5 cm, 120 s.
KAMPANYADA
Liste fiyatı: 17.00 TL
İndirimli fiyatı: 10.20 TL
İndirim oranı: %40
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Tzvetan Todorov diğer kitapları
Fantastik, 2004
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Doyma Noktası
7. Basım
Liste Fiyatı: 18.50 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Poetikaya Giriş
Çeviri: İ. Kaya Şahin
Yayın Yönetmeni: Orhan Koçak
Kapak Tasarımı: Emine Bora, Semih Sökmen
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ekim 2001
4. Basım: Kasım 2018

Tzvetan Todorov, insan bilimleri ve edebiyat eleştirisinde birçok farklı eğilimin toplanma noktalarından birini temsil eder. Şklovski ve Tinyanov gibi Rus Biçimcilerinin, Roman Jakobson ve Prag Dilbilim Çevresinin, Roland Barthes ve Gerard Genette gibi yapısalcı ve post-yapısalcı eleştirmenlerin yöntemleri, Todorov'un çalışmalarında bir senteze ulaşmaktadır.

Poetika, tek tek yapıtlarla ilgilenmekten çok, bu yapıtları "yazınsal" kılan koşulları ve öğeleri araştırır. Todorov'un ve yapısalcı edebiyat araştırmalarının hedefi, "atomistik" diye nitelebilecek bir okuma tarzını eleştirmek ve aşmaktır. Her metin, sözlü ya da yazılı –ve silik ya da belirgin– başka metinlerle birlikte çok-boyutlu bir anlam ağının içinde yer alır ve çeşitli eksenler üzerinde başka metinlerden ayrışır. Poetikanın asıl konusunu oluşturan "yazınsallığın" elde edilmesi de okurun bu matrisi şu ya da bu şekilde zihninde canlandırabilmesine, başka bir deyişle bu farklılaşmaları kendi okuması içinde "işletebilmesine" bağlıdır: Todorov'un Poetikaya Giriş'i, her iyi okurun kısmen bilinçli kısmen de bilinçsiz olarak gerçekleştirdiği bu işlemlerin bir ilk dökümünü sunmaktadır.

Metis Eleştiri dizisinin üçüncü kitabı olan Poetikaya Giriş’in, Sunuş yazısı Orhan Koçak'a ait.

İÇİNDEKİLER
Sunuş, Orhan Koçak
İngilizce Basıma Önsöz: Poetikanın Geçmişi ve Geleceği
1 Poetikanın Tanımı
2 Edebi Metnin Çözümlenmesi
3 Bazı Perspektifler
Notlar
Kısa Bibliyografya
OKUMA PARÇASI

Orhan Koçak, Sunuş, s. 7-13

Kapsayıcı, sistemli ve nesnel bir edebiyat kuramı düşüncesi yazılı edebiyatın kendisi kadar eskidir. Batı geleneğinde, Aristoteles'in Poetika'sı bu yöndeki çabaların ilk büyük örneği sayılır: Aristoteles trajedi ve destan türlerinin temel özellik ve bileşenlerini ortaya koyarken bu bilgiye edebi yapıtların kendilerinin incelenmesi yoluyla ulaşmıştır. Poetikanın çifte hedefi de böyle tanımlanabilir: Poetika, bir yandan, edebiyatı açıklamaya çalışan herhangi bir başka disiplinin (felsefe, psikoloji, antropoloji, vb.) yapıtlara uygulanmasından değil, edebiyatın kendi terimleriyle incelenmesinden türetilecektir; ama öte yandan, böyle bir bilgi tek tek yorumların toplamından ibaret kalmayacak, poetikanın da incelenen bireysel yapıtlardan bağımsız bir içsel tutarlılığı olacaktır. Prag Dilbilim Okulunun kurucularından Roman Jakobson'un –bu kitabın sonunda Todorov'un da aktardığı– ünlü sözü, bu iki noktayı da özetler: "Edebiyat biliminin nesne...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Muhsin Şener, Todorov’u okurken”, Muhsinsener.name.tr, 22Mayıs 2006

Todorov’un Poetikaya Giriş’i yayımlandı.

Poetika kavramı aslında şiirle ilişkili bir kavram. Şiirle ilişkili olan demektir. Todorov, düzyazı ve şiirin dayandığı kuramları ortaya koyduktan sonra, bunların tümüne poetika diyor. Kavram böylece yazınsalı da kavramış oluyor.

Todorov, yazınsallığın (tabii şiirin) kuramlarını sıralıyor yapıtında.

Yazın incelemelerinin projeksiyon, açımlayıcı şerh ve poetika olmak üzere üç yaklaşım içinde yapıldığını söylüyor.

Projeksiyon, yapıtın ötesinde yer alan toplumsal ya da kişisel durumları, sorunları ele alarak diyeceklerini sıralamaktır.

Açımlayıcı şerh, yapıtın yakın ve kazınarak okunmasından sonra bir tür yeniden yazılmasıdır.

Poetika ise, yapıtta yazınsallığın nasıl sağlandığının araştırılıp incelenmesi ve ortaya konulması amacıyla yapılan çalışmadır; doğrudan doğruya yapısalcılığa açılır. Bu yaklaşım, yazın bilimin nesnesinin yazın değ...

Devamını görmek için bkz.

Atilla Birkiye, "Eleştirel birikim oluşur mu?", Radikal Kitap, 29 Ekim 2004

Edebiyat eleştirisi, doğal olarak bir pratik edimden çok 'ama bununla birlikte', 'kuram'sal alanın sınırları içinde yer alıyor (ya da yer almasını istiyoruz). Devamında da metnin yargılanmasından çok metnin çözümlenmesi günümüz edebiyat kuramlarının eleştireye yüklediği 'misyon'. O zaman eleştirinin kendisi de hangi 'yöntem'e yaslanırsa yaslansın, 'haz' verici bir okuma olabiliyor.

Tabii ki, eleştiri çok farklı işlevleri üstleniyor; ne var ki bizde daha çok 'yargılama', bunu biraz daha tikelleştirelim, 'intikam' alma biçimine dönüşüyor. Edebiyat kuramlarından yoksun kaldıkça da, eleştiri içi boş, bazen süslü bazen sert sözcükler öbeğinden ve yapıta ilişkin bir 'değini/tanıtım' olmaktan öteye gidemiyor. Kuram üretemiyor, çok da şart değil ama, daha önemlisi metne bakmayı bilmiyor, 'eleştirmen'lerimiz! (Bu, metnin hakkını veren, tutarlı çözümleyen, eleştiriyi bir üst metne taşıyan, kuramla ilgile...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova