ISBN13 978-975-342-785-2
13x19,5 cm, 400 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

İspanyolca Basıma Önsöz, s. 15-17.

Bu kitap ilk defa on altı sene önce İngilizce olarak yayımlandı, çok geçmeden de dört dile çevrildi. Peki daha önce İspanyolca, anadilimde yazmaya kalkıştığımda başıma bin bir türlü dert açıldığı halde, kitabı bu dilde yayımlama fikri de nereden çıktı şimdi? Sınırları bir kere daha aşmak için geri dönmek niye, yoksa İspanyolca ile İngilizce arasında koca bir okyanus mu var sınırdan ziyade?

Bu kitap aslında benim tezim; Paris'te araştırma yaptım, New York'ta 1980'lerde yazdım ve Barselona'da Ocak 1991'de, yani Körfez Savaşı sırasında savundum. Madrid'deki Uluslararası Barajas Havalimanı Irak'a giden Amerikan savaş uçakları nedeniyle saatlerce kapalı kalınca, hem tez savunmam ertelendi hem de bir sonraki kitabımın ne olacağı aklımda yavaş yavaş belirmeye başladı, adeta içime doğdu: Domesticity at War (Savaş Vakti Ev Hali).

1980'lerde mimari ile kitle iletişim araçları arasındaki ilişkiden bahsetmeye kalkışsanız, muhtemelen aforoz edilirdiniz. Le Corbusier Vakfı'nın arşivleri etraflıca incelendiğinde, Le Corbusier'nin zamanının yeni kitle iletişim araçlarıyla ne kadar yakından ilgilendiği ve bunları ne kadar akıllıca kullandığı açıkça görülür; yine de, aksini gösteren onca kanıta rağmen, bazı mimarlık tarihçilerinin nazarında bu durum mimar figürüne düpedüz bir saldırıdır. İşin aslı hiç de öyle değil tabii. Le Corbusier'nin döneminin en yeni kitle iletişim araçlarını böyle kullanmış olması takdire şayan bence. Belki de asıl mesele Le Corbusier'nin, destekçilerinin kabul edemeyeceği kadar modern olmasıydı. Le Corbusier mimari üretim için esasen kitle iletişim araçları alanını kullandı ve böylece mimariyi yirminci yüzyıla taşımış oldu.

Bu görüşün ihtilaflı bir tarafı yok artık. Başlangıçta muhalefet etmeye çalışanlar tarafından bile kabul görmüş durumda. Ancak son yıllarda hiç beklenmedik bir devrim, bize fotoğrafları, filmleri, resimli dergileri ve modern reklamcılığı getirenler kadar önemli bir devrim daha gerçekleşti. İnternet, e-posta, e-günlük, Google, Twitter, You-Tube, Facebook, vs. çalışma, yazma, analiz etme, etkileşime geçme ve ilişki kurma biçimlerimizi kökten değiştirdi. Mimarinin bütün bu olanlardan etkilenmemesini beklemek mümkün mü?

Mimarinin aşması gereken eşiği savaş belirliyor bir kere daha. Irak'taki askerler, YouTube'a ve WikiLeaks'e videolarını yüklüyorlar. I. Dünya Savaşı ilk medya savaşıysa (Marne Savaşı'nın telefon görüşmeleri sayesinde kazanıldığı söylenir, ileride bunu da konuşacağız), Vietnam Savaşı televizyonda yayınlanan ilk savaşsa, Irak'taki savaş da ilk internet ve YouTube savaşıdır. Olay mahalline ilk varanlar veya en ilgi çekici haberleri ulaştıranlar gazeteciler değil artık. Mesela Riverbend takma adıyla yazan şu genç Iraklı kadını düşünelim; 2003'ten 2007'ye, artık ne yapacağını iyice şaşırıp ailesiyle birlikte Suriye'ye gidene kadar, işgal altındaki Irak'taki yaşamı "Bağdat Yanıyor" isimli internet günlüğünden günbegün aktarmıştı. Ya da Amerikalı asker Colby Buzzell; o da 2004'te Irak'ın Musul şehrinde görev yaparken kendi gözleriyle gördüklerini internet günlüğüne yazmıştı. Ordunun baskısı yüzünden, birkaç hafta geçmeden günlüğünü kapatmak zorunda kalmıştı. Bu e-günlükler bize savaş konusunda, diğer kitle iletişim araçlarıyla duyduklarımızdan çok daha fazlasını aktardı.

Gazeteciler, eleştirmenler, sanatçılar seyircilerin kendisi artık. Irak'taki askerler videolarını kendileri çekiyor, yayın hazırlıklarını kendileri yapıyor. Riverbend'in internet günlüğü kitap haline getirildi, pek çok dile çevrildi ve birçok ödül kazandı; tiyatroya uyarlandı, BBC'de dizi olarak yayınlandı. Colby Buzzell da internet günlüğünü kitaplaştırdı, Esquire'da yazmaya başladı. Yeni kitle iletişim araçları eskilerin yerini işgal edip onları dönüştürüyor. İnternet gazeteciliğin, edebiyatın, tiyatronun, video sanatının yeni türlerini besliyor. Peki bu bağlamda mimari nerede duruyor?

Mimarların çoğu hâlâ Le Corbusier gibilerin I. Dünya Savaşı'nın peşi sıra geliştirdiği teknikleri kullanıyor, yeni nesil mimarların bazıları ise yeni kitle iletişim araçlarıyla denemeler yapıyor. İşte bu kitabı tekrar güncel kılan da bu gerçek belki.

Beatriz Colomina

New York, Haziran 2010

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2021. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova