ISBN13 978-975-342-619-0
15x21,5 cm, 100 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Önsöz, George Monbiot, s. 9

İklim değişikliğinin henüz dünyanın en önemli siyasi meselesi olmamasının bence iki nedeni var. İlki, savaşlar, suçlar ve terörizm ya da ekonomik krizlerin aksine, bu suç tamamen başkalarının üstüne atılamaz. Olanlardan hepimiz sorumluyuz ve hiç kimse en duyarlı olmaları beklenen iyi eğitimli, kozmopolit, çok gezmiş ve görmüş kişilerden daha suçlu değil.

İkincisi, toplam küresel etkilerinin feci olduğunu bilmemize rağmen, iklim değişikliğinin en zengin, en ılıman ülkelerde yaşayan bizlere şimdiye kadar çok nazik davrandığının da farkındayız. Birleşik Krallık bir daha asla –Golfstrim durmadığı takdirde– 1947, 1963 ve 1982 yıllarındaki gibi dondurucu bir soğuk yaşamayacak. Bir daha asla yazlarımızın yağmurlarla silinip süprüldüğü kaygısına kapılmayacağız. Elbette sebzelerimizi yetiştirmek için yazları biraz daha fazla yağmur isteriz ve eğer sel yatağında bir ev alma aptallığında bulunduysak, kışları da biraz daha az yağmur yağsın isteriz. Ama çoğu zaman, yarattığımız kirlilik birçoğumuz için genellikle bir nimet. Bu sorunu biz yarattık ama zararını bizden çok gezegenin en yoksulları çekecek.

İklim değişikliğiyle ilgili olarak endişelendiğimizi iddia ediyoruz ve birinin bir şeyler yapmasını istediğimizi iddia ediyoruz. Ama aslında, yapmasınlar diye dua ediyoruz. Aksi takdirde, yaşam tarzlarımızı değiştirmemiz gerekecek çünkü.

İnsanların hâlâ ısrarla aldığı çılgın kararlara baktığımda, hatalı olduğumuzu kanıtlasın diye iklime neredeyse meydan okuyormuşuz gibime geliyor. Arabaların boyutları büyüyor ve uçak seferleri artıyor. İklim değişikliği etkilerinin dünya çapında kabul gördüğü şu sıralarda klimalar ve açık hava sobaları almaya başladık. Dünyanın en ünlü mimarı olan Frank Gehry haricî klima sistemli açık hava konser salonları inşa etmeye başladı. Roma İmparatorluğunun son günlerini yaşıyoruz sanki.

Peki, ne halt edeceğiz? Dünyanın en büyük sorununu, dünyanın en büyük davası haline nasıl getireceğiz? Ben bu konuda yıllardır vızıldanıp duruyorum ve hiçbir sonuç alamıyorum. Benim kitaplarımı ve makalelerimi okuma zahmetine katlanan insanlar zaten konuyla ilgili olanlar. Televizyon iklim değişikliğini seksi bir konuya dönüştürebilir ama televizyonlar, ikinci Porsche’leri için park yeri bulmanın dünyanın yok olmasından çok daha acil bir sorun olduğunu düşünenlerin elinde.

Yani, yeni bir Mesih’e ihtiyacımız var. Bu mümkün değilse, Kate Evans’ımız var. O, bu konuya hiçbirimizin beceremediği yepyeni bir şey getirdi: iklim değişikliği hikâyesini anlaşılır, komik ve dokunaklı bir şekilde anlatmayı başardı. Kate’e uzun zamandır hayattaki en iyi karikatüristlerden biri olduğunu ve ortaya çıkıp, önemli bir yayında günlük karikatürler çizmesini gerektiğini söylüyordum. Ama şimdi bunu yapmamış olduğu için çok memnunum çünkü vaktini çok daha önemli bir şey yapmak için kullandı. Son kitabını – Copse– çok sevmiştim, bunu daha da çok seviyorum. Biyosferi hiç umursamayan kişilere ulaşabilecek birileri varsa o da Kate ve bir de, – bu kitabı alıp okuması gerektiğini düşündüğünüz birine verirseniz – sizsiniz.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova