ISBN13 978-975-342-413-4
13x19,5 cm, 144 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Hız ve Politika, 1998
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Orhan Tüleylioğlu, "Dehşetin Dengesi, Bilginin Trajedisi", Milliyet Sanat, Kasım 2003

Paul Virilio, Enformasyon Bombası adlı kitabında, çağımızı çeşitli biçimlere sokmaya çalışan küreselleşmeyi temel alarak, saf teknolojiden tekno-kültüre, daha sonra da totaliter bir tekno-kült'e kayışın trajik yazgısına tanıklık ediyor. Modern bilimin felsefesinin temellerinden uzaklaştığını ve farklı yollara saptığını söyleyen yazar, silahlanma yarışına alet olan bilimin bugün artık yalnızca sınır performanslar peşinde koştuğunu, bunu yaparken de insanlığa faydalı, tutarlı bir şey keşfetme çabasını da bir kenara bıraktığını belirtiyor. Çünkü ona göre, modern bilim giderek tekno-bilim haline dönüşüyor. Böylece bilim, kendi çöküşünü hazırlarken bir yozlaşmaya doğru da sürükleniyor; kendi sözde gelişmelerinin aşırılığı içinde kayboluyor ve artık kaydedilen ilerlemenin azlığı ya da çokluğuyla değil, yol açtığı teknik facialarla anılıyor. Yazar, bu durumu "aşırılık bilimi" olarak niteliyor ve bunun her tür bilimin tamamen ortadan kalkması gibi, hesaplanmayacak kadar büyük bir risk aldığını, tüm nesnel gerçekliği reddeden, ansiklopedik değil, sibernetik bir bilgi türü ortaya çıktığını iddia ediyor.

Paul Virilio, bugün hiç durmadan yinelenen küreselleşme teriminin altında nelerin yattığını araştırıyor. Yaşadığımız yüzyılın, iddia edilenin aksine "imgenin" yüzyılı değil optiğin, özellikle de optik yanılsamanın yüzyılı olduğunu ortaya koyuyor. Ona göre, dalgaların sınır-hızlarının kullanılması sayesinde canlı yayının, "doğrudan"ın belirişi, bildiğimiz televizyonu uzaktan görmeyi bir büyük gezegen optiği haline getirmiş. Yerelliği dışlayan küreselleşme ise, yalnızca "ulusal" değil, "toplumsal" kimliğin de doğasını etkiliyor, ulus devletten çok kentin kendisini ve ulusların jeopolitikasını sorguluyor. Bunun sonucunda bilgisayar ekranı, çeşitli verileri almaya değil küreselleşmenin ufkunu, küreselleşmenin giderek hızlanan sanallaşmasının mekânını seyretmeye yarar bir pencere haline dönüşüyor. Klasik afişlemelerle, radyo ve televizyon programlarının akışı içinde verilen reklamlarla yetinmeyen küresel reklamcılık bu arada birer teleaktör ve telemüşteri haline gelen televizyon izleyicilerine kendi "ortam"ını dayatmak istiyor. Hiçbir şey gerçekleşemiyor, her şey geçiyor. Geçmişte bir araya getiren ve yakınlaştıran şeylerin yerini bugün uzaklaştırılan, dışlayan, reddeden, bölen alıyor.

Amerikan reklamcılarının planına göre dünyanın bütün büyük şehirleri birkaç saat içinde aynı afişle baştan aşağı donatılacak. Böylece insanlar kendi isteklerine rağmen, kendilerine sunulan değil dayatılan şeyi görmek zorunda kalacaklar. Oysa bu, enformasyon tekniklerinin insafına bırakılmış, yabancı ve edepsiz hale getirilmiş bir dünyanın içeriden sömürgeleştirilmesi demek. Yalana karşı yalan, yanılsamaya karşı yanılsama, motora karşı motor çözümünü benimsemiş olan ABD'nin bu açlığı, arazi açlığı değil, güzergâh açlığı. Hareket oburluğunun ortaya konması...

Paul Virilio bu noktada ilginç görüşler öne sürüyor: Ulaşımın ve haberleşmenin hızlanması dağınık insan topluluklarına hükmedecek. Dünyanın sonu su baskınlarıyla değil, ses ve görüntü dalgalarıyla gelecek. Bilim maceracılık batağına saplanacak. Sözde bireycilik, liberal hedonizm artık yalnızca canını sevenin kaçması gerektiği anlamına gelecek. Siberoptik hem Avrupa modernitesinin yarattığı eski estetiği, hem de Batı demokrasilerinin etiğini parçalayacak. Teknolojik gelişmeler, sahte gündüz ile yapay bir güneşi beraberinde getirecek ve bu, yeni bir çağ açan bir acil durum aydınlatması olacak...

Paul Virilio, dünyanın Amerikalılaştırılmasına karşı çıkıyor. Başkan Clinton'ın zamanında söylediği "iç politika ile dış politika arasında bir fark yok" sözlerini küresel hale gelen bir gücün meta-siyasal boyutunu ortaya koyan sözler olarak değerlendiriyor ve Amerika'nın geri dönüşsüzlüğün, tek yönlülüğün ülkesi; özgürlük, ilerleme ve modernlik fikirlerine bağlı bitişsiz bir yarışın tekinsiz bir karışımı olduğunu vurguluyor. Ancak bununla da yetinmiyor, dönüp dolaşıp, küreselleşme olgusuna geri dönüyor ve sonuç olarak "Küreselleşme tarihin hızlanmasının tamamlanması değil sonlanmasıdır, dünyanın sunduğu imkânlar alanının kapanmasıdır," diyor.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova