ISBN13 978-605-316-466-1
13x19,5 cm, 80 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Kötümser! Ne Umuyordun ki?, s. 9-10

Eleştirel düşünce günümüzde her zamankinden de kötü karşılanıyor. Alttan alta huzursuzluk duymadan güzel bir nisan gününün bile tadının çıkarılamadığı, obskürantizmin güçlerinin Aydınlanma kisvesi altında öne çıktığı, vakanüvislerinin soğukkanlılıkla “savaş öncesi dönem” diye adlandırdığı bir zamanda, en ufak bir eleştirel çekince bile rahatlıkla hakaret olarak algılanabiliyor. Küresel bir araştırmaya göre, gitgide daha çok çağdaşımız haberleri takip etmeyi bırakıyor. Kitle iletişim araçlarından bilgi almayı reddedenlerin sayısı her geçen gün artıyor ama haberlere güvenmedikleri için değil, haberler çok olumsuz olduğu ve onları kötümserliğe sevk ettiği için. Bilmek istemiyorlar artık. Medya da tüketicilerini kaçırmamak için pozitif ve çözüm odaklı sunumlar hazırlamakta birbiriyle yarışıyor. Birçok örnekten biri: Süddeutsche Zeitung’un internet sitesi geçtiğimiz günlerde kullanıcılarını iklim değişikliğiyle ilgili bir makaleyi okumaya teşvik etmek için yeni bir numaraya başvurdu. Tıklanabilir iki emojinin altında –başparmak yukarı, başparmak aşağı– şu talimat yer alıyordu: “İklimimizin geleceğiyle ilgili iyimser görüş ile kötümser görüş arasında bir tercih yapın. Aynı grafikleri, aynı rakamları göreceksiniz, sadece bakış açınız değişecek.”

Her şey bakış açısına bağlı. Gerçekler artık inkâr edilemediğinde, geriye bu gerçeklerin sunumunun iyimser ya da kötümser olması için tıklama özgürlüğü kalıyor. Bardağın yarısının dolu mu boş mu olduğuna tamamen demokratik bir şekilde herkes kendi karar verebiliyor. Ne var ki bu karara pek özgür bir ortamda varılmıyor. Zira liberal mutabakatın anahtar sözlerinin yazarı Karl Popper’ın bir sloganı gitgide daha sık dillendiriliyor: “İyimserlik bir görevdir.” Görev bilincinin –özellikle Almanya’da– fanatizme hızla dönüşebildiği göz önüne alındığında, bu slogan pek de gizlenmeyen bir tehdit gibi geliyor kulağa. Çünkü kötümser olduğu düşünülen herkes ya aşağılanma ya da daha kötüsü susturulma tehlikesiyle yüz yüze. Örneğin son kitabım Geist und Müll’e (Zihin ve Çöp) gelen az sayıdaki eleştiride, övgülerin yanı sıra, kitabın kötümser, hatta son derece kötümser olduğu konusunda okurlara yönelik uyarılar yer alıyordu ki bu da pazarlamaya pek elverişli bir durum değil elbette. Ancak bu konuda kendimi hiç de yalnız hissetmiyorum, özellikle de aynı suçlamaya kendine özgü kara mizahıyla karşılık veren Günther Anders geliyor aklıma: “Kötümser bile çok iyimser bir ifade.”

 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2026. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X