ISBN13 978-605-316-441-8
13x19,5 cm, 320 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Soner Can, "Batan son gemideki mülteciden tarih öncesi çağlara... Akdeniz'de zaman yolculuğu", dokuzeylul.com, 30 Mart 2026

Akdeniz'in tarihine, kadim kültürüne, dil, din ve yönetim biçimlerine, ürettiği farklı füzyonlarla dünyanın dört bir yanındaki halkların hayat tarzlarına modellik eden eşsiz mirasına dair bir kitap daha yayımlandı. Federico Campagna'nın yazdığı Akdeniz'in Hayal Gücü, başardıkları ve eksik kaldığı yönleriyle gerçek bir tarih klasiği olan Fernand Braudel'in Akdeniz'ini hatırlattı.

Akdeniz'e en uzun kıyısı olan ülke Yunanistan. Adalarının da çevresiyle birlikte (Girit, Rodos ve Midilli'yi bir düşünün) Yunanistan'ın Akdeniz kıyıları 18 bin kilometre.

Ondan sonra 8 bin 300 kilometre ile Türkiye kıyıları var. Üçüncü sırada 7 bin 600 kilometre ile İtalya. Ancak Yunanlılar ve İtalyanlar kadar Akdenizli miyiz, bu topraklara kök saldığımız bin yıldan sonra olabildik mi işte orası biraz karışık. Yine de yaklaşık bin yıldır bu büyük denizin kıyılarında yaşıyor, kendi kültürümüzü yaşatıyor, farklı kültürlerden edindiğimiz değerleri de değiştirip dönüştürerek devam ettiriyoruz. Bu yüzden Akdeniz'in yatay ve dikey sayısız etkilenime ve değişime uğramış, çok dilli, çok dinli, çok kültürlü tarihini öğrenmek biraz da bizim de bulunduğumuz geçmişe ulaşmak gibi bir şey.

Dön Dolaş Fernand Braudel

Akdeniz ve hinterlandının tarihinin ne anlama geldiğini vaktiyle Fransız tarihçi Fernand Braudel'den öğrenmiştik. Sanırım ne okursak okuyalım önce onun kitabıyla (Akdeniz: Mekân, Tarih, İnsanlar ve Miras) ölçüyoruz elimizdekini.

Onun; Bu kitapta gemiler yol alır; dalgaların şarkıları sürer gider; bağcılar Cinque Terre yamaçlarından Cenova Rivierası'na inerler; Provence'da, Yunanistan'da zeytinler toplanmıştır; Venedik'in durgun sularında ya da Cerbe kanallarında balıkçılar ağ çeker; tekne yapımcıları, vaktiyle yapılan teknelere benzer tekneler yapar... Ve biz yine, onlara göre, zamanın dışında olduğumuzu fark ederiz..." diyerek üslubunu zirveye taşıdığı ve okurunu kitaba mıhladığı klasiğini aşmak da kolay değil.

Braudel'in hapislik günlerinde tamamladığı 'Akdeniz', Annales ekolünün (sıradan insanların tarihine eğilmeyi de içeren bir yöntem) bir ürünüydü. Braudel o ekolün gerekliliklerine ek olarak coğrafi yapılara, iklime, gündelik hayatta kullanılan her türlü araç gerece yoğunlaşmış, tüm bunları tarihin öznesi haline getirmiş, zaman ve mekân algısını değiştirmişti.

Fernand Braudel'in 'Akdeniz'in sınırlarının konudan konuya göre değişiyor olmasından yola çıkarak geliştirdiği yöntemin bazı özelliklerini İtalyan tarihçi Federico Campagna'nın Burcu Tümkaya çevirisiyle yenice yayımlanan "Akdeniz'in Hayal Gücü" adlı çalışmasında da görüyoruz.

Campagna'nın bu denizin tarihini yazarken benimsediği yaklaşımın sınırlarının nerelere uzandığını kitabının başında Eugenio Montale'den yaptığı alıntıda bile hissediyoruz;

Tarih, sanıldığı gibi,

her şeyi ezip geçen bir buldozer değildir.

Yeraltı geçitleri, mahzenler, oyuklar

ve saklanma yerleri bırakır geride.

Montale, tarih keşfinde sadece mahzenlere, oyuklara ve saklanma yerlerine dikkat kesilmekle kalmıyor, tarihi, edebiyatı, felsefesi ile bütün bir Avrupa'nın hatırı sayılır kısmını, Akdeniz ruhunun nüfuz ettiği, karşılıklı etkileştiği coğrafyalar olarak ilgi alanına dahil ediyor.

Bir diğer fark ise, Campagna'nın altıncı bölümde iyiden iyiye kendini hissettirdiği edebi bakış, konuk ettiği yazarlar ve eserleriyle tarihi olaylara ve Akdeniz'e bakışı.

Odysseus'un Sularında Boğulan Mülteciler

Akdeniz'in Hayal Gücü altı bölümden meydana geliyor.

İlk bölümde, tanrılarla kahramanların eşliğinde Mezopotamya ve Mısır anlatılıyor. Evrenin yaratılışına şöyle bir değinilip mitler ve eski hikayelerle devam ediliyor.

İkinci bölümde Büyük İskender ile birlikte Pers Diyarına ve daha da Doğuya doğru uzunca bir yolculuğa çıkılıyor.

Antikçağın sonları, Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşüne tanıklık eden çalkantılı yüzyıllar ise kitabın üçüncü bölümünü oluşturuyor.

Bir sonraki bölümde ise uzun din savaşlarının tehlikeli akıntılarına kapılarak ortaçağın Maşrık, Mağrip, İberya ve İtalyası'nda geniş bir alana yayılıyoruz. İslam'ın yükselişi, Haçlı Seferleri, İspanya'nın Hıristiyanlarca "yeniden fethi" dördüncü bölümün önemli konuları.

Modern çağın başlarında binlerce korsan ve kölenin maceralarına tanıklık eden açık deniz hikayeleri kitabın beşinci bölümünü oluşturuyor. Yeni bir dünyada yepyeni bir hayata başlamak için din ve ülke değiştirenlerin hikâyeleri, giderayak Akdeniz ruhuna çok şey katıyor.

Altıncı ve son bölüm ise, iki dünya savaşıyla başlıyor ve Akdeniz'deki güneyden Kuzeye yol alan ve aşırı yükleriyle ilk fırtınada batan mülteci gemilerinin enkazında müesses dünya nizamına isyan eden ruhların kendi ruhlarımızda yarattığı depremlerle son buluyor.

 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2026. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X