ISBN13 978-605-316-280-3
13x19,5 cm, 120 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Açılış bölümünden, s. 9-10

Öğretmen Hanım

Kayıp ilanını gördüğüm zaman artık çok geç olduğunu anladım. O şiş yüzü ismi olmadan da tanırdım, o kısık gözleri ve o tuhaf gülümsemeyi; hiçbir şeyin yolunda gitmediği apaçıkken, “Her şey yolunda” demeye çalışan o yorgun yüzü, bana düşmanca değilse de umutsuz gözlerle bakan, ulaşılmaz bir yere çekilmiş o yüzü; “Hiçbir şey yapamayacaksın” diyen bakışı. Gerçekten de hiçbir şey yapamadığımı o gün anladım. Fotoğrafta iri ilmekli, beyaz bir hırka giymişti, boynundaki fular bluzunun üzerine sarkıyordu, uygunsuz bir kıyafet, sekiz yaşında bir çocuk kıyafeti değil, bir erişkinin kıyafeti; ama hepsinden öte, o tuhaf duruşu; kollarını kendine farklı bir hava vermeye çalışır gibi garip bir biçimde kavuşturmuştu. Fotoğraf bana, her tarafı acıdığı halde iyiymiş gibi görünmeye çalışan o dokunaklı halini hatırlatıyordu, acısı sakar hareketlerinden, gergin kollarından ve bacaklarından belli olduğu halde; içinde bir şeylerin paramparça olduğu hemen fark ediliyordu. Gazeteyi aldım, mekanik bir hareketle büfenin sahibine uzattım, söylediklerine karşılık verecek halde değildim, duymuyordum, üstelemedi. Kayıp ilanında şöyle deniyordu: “Mavi gözlü, açık kumral saçlı, iri yapılı; kaybolduğunda üzerinde uzun kollu pembe bir tişört, mavi bir kot ve siyah taçyapraklı çiçekleri olan bale ayakkabıları vardı”; her şey kulağa sahte geliyordu, uydurulmuş gibi. Bir zamanlar onu tanımış, onun için bir şeyler yapmaya çalışmış olan insanları düşündüm (bizim okuldan alındıktan sonra başladığı okulun personeli), o gün değilse bile sonraki günlerde bu ilanı görecek, birden artık çok geç olduğunu anlayacaklardı çünkü Diana’nın o şiş yüzü, o tuhaf biçimde kavuşturulmuş kolları, iri ilmekli beyaz hırkanın üzerine sarkan fuları günlerce her yerde olacaktı. İçimden birini aramak geldi ama kimi, bilmiyordum, kımıldayamıyordum. Birkaç adım sonra müthiş bir mide bulantısı hissettim; oturdum, kalkıp evime dönmeden önce biraz zaman geçmesini bekledim. Bir de ertesi gün o sınıfa dönmek vardı, yalnızca iki haftadır gördüğüm, birbirinden ancak ayırt etmeye başladığım yirmiden fazla minik yüze bakmak; sıkılmış, dikkatli, gülümseyen, inatçı, anlayışsız ya da neşeli yüzler; onlara topluca aynı yöne doğru rehberlik etmem gerekiyordu; birden her şey başa çıkılmaz ve başarısızlığa mahkûm göründü gözüme. Bu mesleğe başladığımdan beri yaptığım her şey başarısızlığa mahkûmmuş gibi geldi.

 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2023. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X